- IMKB
% - Altın
6817.14
%0.07 - Dolar
48.8155
%0.02 - Euro
55.964
%0.02
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:00 - MÜZE İÇİN KARAYOLLARI ARAZİSİNE 'PLAN' TALEBİ
- 22:38 - ANTALYA’DA SAĞANAK TAŞKINLARA NEDEN OLDU
- 22:04 - HALI DOKUMA GELENEĞİNİ GELECEK NESİLLERE AKTARIYOR
- 21:43 - 'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
- 21:33 - GÜRCİSTAN UYRUKLU ADAM EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
- 21:31 - MARKET ÇALIŞANININ BIÇAKLANMASI OLAYINDA 2 KARDEŞ TUTUKLANDI
- 21:25 - ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
- 21:03 - AYŞEGÜL YAŞAR CİNAYETİ SORUŞTURMASINDA KATİL ZANLISI VE AİLESİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
- 20:00 - ÖZ, TOPTANCI HALİ'NDE PROJELERİNİ ANLATTI
- 19:13 - TIRLA ÇARPIŞAN MOTOSİKLET ARDINDAN KAMYONETE ÇARPTI: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
- 19:02 - BARO SEÇİMİNDE İKİNCİ ADAY
- 18:51 - CİNAYET ŞÜPHELİSİ: "YİNE OLSA YİNE YAPARIM"
- 18:44 - KUNDAKLAMA İDDİASIYLA GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 18:38 - KAHRAMANMARAŞ’TA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 10 GÖZALTI
- 18:37 - KIYAFETLERİ, KİMLİĞİ VE KEMİK PARÇALARI BULUNDU
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


ÖZÜR DİLEYEN AYDINLAR (1): SABAHATTİN ALİ
Özür dilemek erdemdir. Özür dilemek fazilettir. Her insan özür dileyemez. Özür dilemek, esasen, kişinin kendisine olan saygının, kendisine duyduğu güvenin ve kişilik olarak samimiyetin ifadesidir. Siz hiç cahil, kaba saba bir adamın yaptığı bir olumsuz davranıştan ötürü karşısındakinden özür dilediğini gördünüz mü? Hayır, göremezsiniz. Çünkü özür dilemek bir medenilik işaretidir. Özür dileyen kişi, bunu yaptığı andan itibaren büyük bir yükten, taşınması güç bir ağırlıktan ruhunu kurtarmıştır artık. Bundan sonrası karşı tarafın, yani özür dilenenin bileceği iştir. Ya bu özrü medeni bir şekilde kabul eder ve gereğini yapar, yahut kibirli bir edayla karşılar ve özür dileyeni zavallı bir böcek gibi görür. Bu, tamamen onun kişiliğine ve ahlaki seviyesine bağlıdır.
Bu yazıyı yazmama, yaşayan en büyük fikir adamlarımızdan birisi olan Dücane Cündioğlu vesile oldu. Aklımda fikrimde yoktu, ama Dücane Hocanın kendi YouTube kanalında 8 Şubat gecesi yaptığı yayın o kadar muhteşemdi ki, ben de bu yazıyı yazmaya kendimi vazifeli saydım.
Sabahattin Ali ile başlıyorum. Sabahattin, 1930’ların başında istikbal vadeden genç bir yazar olarak Konya’da Almanca öğretmenliği yapmaktadır ve henüz 25 yaşındadır! (Bana göre çocuk denebilecek bir yaş). Bu günlerde yazdığı bir roman, Konya’da yayımlanan Yeni Anadolu gazetesinde yayımlanmaya başlar. Bu sayede gazetenin satışları epey artınca, yazar, gazetenin sahibinden bir miktar telif ücreti ister. Vay, sen misin bunu isteyen?! Bu talebi sert bir şekilde reddedilir. Peki kimdir gazetenin sahibi? Ünlü “tarihçi?”, ünlü Kürt aşiret reisi Bedirhan Beyin torunu Cemal Kutay! Zavallı Sebahattin, hiçbir şeyden habersiz emeğinin karşılığını istemiş, ama bilmeden başını “büyük kayaya” çarpmıştır.
Birkaç ay içerisinde Sebahattin Ali’ye ait olduğu söylenen ve Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşaya hakaret içeren bir şiir ortalıkta dolaşmaya başlar ve derhal konu yargıya intikal eder. Zaten Bedirhan aşiretinin devletin ve yüksek yargının yukarılarında yeterince elemanı vardır, Sabahattin Ali’yi cezaevine atmakta hiç zorlanmazlar. Böyle bir suç işlemediğini kimselere anlatamayan genç yazar, çareyi “en yukarıya”, bizzat Mustafa Kemal Paşa’ya mektup yazmakta bulur. “Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Hazretlerine” diye başlayan, kişisel bir husumetten dolayı kurban edildiğini dile getiren ve ”beni affedecek kadar büyük ve iyi kalpli olduğunuzdan eminim. Ellerinizden öperim efendim” diye biten bu kısa mektup, 14 Nisan 1933 tarihlidir ve bu genç öğretmen henüz 26 yaşınadır!
Sonra ne mi oldu? Hiçbir şey olmadı, Sabahattin bir yıllık cezasını doldurup dışarı çıktı, sonra bir şekilde memuriyete geri döndü. Ama devlette yer tutmuş olan birilerinin “radarına girmişti” bir kere. Her yaptığı hareket izleniyor, her yazdığı, çizdiği, konuştuğu daima rapor ediliyordu. Evet, iyi bir şair, iyi bir yazardı, ama aynı zamanda “tehlikeli bir vatan ve millet düşmanı komünistti!” artık. O günlerde “komünist” olmak, Allah, millet, din, devlet, memleket ve insanlık düşmanı bir şey demekti bu topraklarda! Yani “katli vacipti”.
Biraz çenesi düşük olmakla birlikte hiçbir örgütlü siyasi çalışması olmayan, hatta dönemin sol çevrelerinde “solcu” olarak bile görülmeyen, tek derdi iyi şiir, iyi kitap yazmak ve bu noktada takdir edilmek, beğenilmek olan genç bir adam, koskoca bir ülkeye sığacak bir delik bulamıyordu. Hakkında sürekli soruşturmalar açılıyor, mahkeme kararları hiç yakasını bırakmıyordu. Açıkçası bu genç ve zeki adam, ilk gençlik yıllarında Konya’da, “yanlış yerde yanlış zamanda” bulunmuş ve büyük bir aşiretin varisi konumundaki birisini kendisine düşman etmeyi başarmıştı! Pek muhtemeldir ki henüz 25 yaşındaki bu yoksul öğretmen, emek hakkı gasp edildiğinde, öfkenin verdiği duygusallıkla Kutay hakkında ileri geri laflar etmiş, Cemal Kutay da bunları duymuştu! Ama Cemal Kutay’ınki ne dinmek bilmez bir kindir böyle yahu!
Ve tam on beş yıl süren bu amansız sürek avı, bu usanmaz kovalamaca, endişeli zamanlar, takipler, gözaltılar, davalar, tehditler, şantajlar, nihayet 1948 yılının Nisan ayında son bulur. Artık kendisine bu ülkede yaşama hakkı kalmadığını anlayan bu büyük yazarımız, yurt dışına kaçmak için bu işi yapan birileriyle iletişime geçer. Ve fakat kaderin cilvesine bakın ki, iletişim kurduğu bu insanlar da devletin istihbarat biriminin elemanlarıdır. Bulgaristan üzerinden yurt dışına çıkmak üzere anlaşırlar. Ama sınıra yaklaşınca da Sabahattin Ali’yi taşlarla parçalayıp öldürürler. Öldüğünde henüz kırk bir yaşındadır.
Adım kadar eminim ki Sabahattin Ali yoksul, kimsesiz, gariban bir öğretmen değil de, varlıklı, hatırlı bir ailenin çocuğu olarak aynı davranışları göstermiş olsaydı bu trajik kaderi yaşamayacaktı, bundan zerre kadar kuşku duymuyorum. Hepsi bu kadar!
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-6NİZAMETTİN ŞEN
BANA GÖRE DEĞİL, HAYATA GÖREMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: TEVFİK FİKRETGAZANFER ERYÜKSEL
BİLE BİLE GÖRMEZDEN GELMEKALİ İHSAN DİLMEN
DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR SİPARİŞ ETTİ, KUTUDAN MERMER ÇIKTI!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYA'NIN TELEFERİĞİ NEREDE?VEDAT GÜRHAN
BEN BİR KIZ ÇOCUĞUYUM!MERAL KILINÇ
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





