Zaman o kadar hızlı geçiyor ki, bir çok şeye yetişemez olduk!
Siyaset, yerel seçimler, sonuçlar derken bazı konuları es geçmemek gerekiyor...
Teknoloji, değişim, unuttuğumuz değerler ve hızla geçen zaman.
Teknoloji devrindeyiz ve bu anlamda iç açıcı olmayan ayrıntılar var.
Giderek birbirimize daha az zaman ayırırken, aslında kaybolan değerler için sık sık şikayette bulunuyoruz.
Ve maalesef birçok şey için zamanımızı boş yere harcarken, kendimize ne kadar az zaman ayırmaya başladık? Bunun farkına hiç varamıyoruz.
Cep telefonuna dalıp saatlerce gereksiz biçimde oyalanırken, yanı başımızda ilgi isteyen, belki de samimi bir sohbet isteyen yakınlarımıza, arkadaşlarımıza birkaç dakikayı artık çok görüyoruz.
Aslında hiç olmadığı kadar bencil ve vurdumduymaz olduk!
Bize gerçek değeri veren dostlarımıza bile bir selamı esirger olduk ve sanal ortamda teselli arar hale geldik.
Sitede yıllardır birlikte oturduğumuz üst komşumuzun bile varlığından ‘’habersiz’’ hale geldik!..
Şöyle bir düşünüyorum da; zaman zaman kendimizle çeliştiğimiz anlar oluyor. Teknoloji ve bilişim çağı sanırım tüm dengelerimizi alt üst etti.
Benliğimizi yerle bir etti!
Soğuk, kasıntılı, duyarsız, önyargılı ve asabi olduk…
Göründüğünden “farklı” görünmeye çalışan insanlar sardı sanki etrafımızı. Bir yerlerde bir şeyler eksik, fazlasıyla “gösteriş” eğilimi var!
Bir konu hakkında görüş veya düşüncelerini dile getirirken “samimi” olmayan insanların yaklaşımları gerçekten üzüyor beni.
Kaçamak ifadeler, içten olmayan, inandırıcı olmayan söylemler…
Bu tutarsızlık yaşam felsefesine de yansıyor.
En çok ihtiyaç duyduğumuz insani olguların başında gelen hoşgörü ve anlayış kültürüne sıkı sıkıya sarılmamız gerekirken anlamsız biçimde kendini farklı noktalarda ve mevkilerde gösterme çabası içinde olanların sayısı rekor derecede arttı.
Ve olduğundan farklı görünmeye çalışanlara değinmek istiyorum.
Hani; ne olduğu gibi görünemeyen, ne de göründüğü gibi olamayan insanlar!
Eleştiriyi de, övgüyü de sanki onlar biliyor…
Sanırsınız ki her şey hakkında, her konu hakkında bilgileri var.
Oysa; o kadar boş ve kişiliksiz karakterler ki!
Anlamak mümkün değil…
Anlamamak için uğraşmak veya o pencereden bakmak en güzeli…
Kendisiyle barışık olmayan insanların, etrafı ile barışık olmasını bekleyemezsiniz.
Sanırım teknolojik gelişmeler de değişimler değer yargılarımızı da alt üst etti…
Teknolojik gelişmeler doğrultusunda oluşturulan ya da oluşan duyarsız, ilgisiz, robotik duygular ve yaklaşımlar sardı etrafımızı!
Bu yazı toplam 337 defa okunmuştur.