- IMKB
% - Altın
6873.55
%0.46 - Dolar
45.3492
%0.24 - Euro
53.2446
%0.01
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 00:43 - KÜBRA’YI HAYATTAN KOPARANLAR, SOSYAL MEDYA HESABINA GİRİP YAŞIYOR SÜSÜ VERMİŞ
- 00:43 - KAHRAMANMARAŞ’TA KAYIP VATANDAŞIN CANSIZ BEDENİ BULUNDU
- 23:20 - BAKAN GÜRLEK: "GÖKHAN BÖCEK ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANDI"
- 22:38 - İSKELE DÜŞTÜ İŞÇİLER HALATTA ASILI KALDI
- 22:38 - BAŞKAN BOLTAÇ: "DENETİMLERİMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ"
- 22:28 - BERBERDE TIRAŞ OLAN ŞAHSA SATIRLA SALDIRMIŞTI, O ANLARIN GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKTI
- 22:18 - TARSUS’TA 6 BİN 167 SAĞLIKSIZ ÜRÜNE EL KONULDU
- 22:08 - DEPREMDE ZARAR GÖREN KAHRAMANMARAŞ ULU CAMİİ İBADETE AÇILDI, ANTAKYA ULU CAMİİ DE VATANDAŞLA BULUŞACAĞI GÜNÜ BEKLİYOR
- 22:03 - ATLARA İŞKENCE KAMERADA
- 22:02 - ANTALYA RİSK ZİRVESİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 21:48 - KÜBRA YAPICI’NIN KATİL ZANLILARI TUTUKLANDI
- 20:52 - KÜBRA'NIN CESET PARÇALARI BARAJDA BULUNDU
- 20:37 - ŞABAN TAT: "ŞEBEKE VE TESİSAT KAYNAKLI YANGIN RİSKİ BÜYÜYOR"
- 20:13 - KADIN KARAVANCILAR KOROSU HOLLANDA YOLCUSU
- 19:38 - TIRLA ÇARPIŞAN SEPETLİ MOTOSİKLETİN SÜRÜCÜSÜ HAYATINI KAYBETTİ
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


TÜRK, TÜRKİYE, TÜRKİYELİ
Kader bizi hangi sosyo-kültürel coğrafyada doğurursa, biz o kültür coğrafyasının ürünü oluruz. Yani, Burdur'da doğarsak büyük ihtimalle yörük/türkmen, Tunceli'de doğarsak büyük ihtimalle zaza/alevi, Akçaeniş'te doğarsak türkmen/alevi, Nusaybin'de doğarsak büyük ihtimalle şafi/kürt, Çankırı’da doğarsak büyük olasılık sünnı/türkmen. Moskova’da doğarsak ortodoks/hristiyan, Roma'da doğarsak katolik/hristiyan, Münih'te doğarsak protestan/hristiyan, Delhi'de doğarsak budist vsvs...
Dolayısıyla, hangi dinin ya da hangi inancın içine doğacağımıza biz değil, kader karar verir. Yani bu mevzu o kadar da kutsanacak bir şey olmadığı gibi, elbette alâlâde bir şey de değildir. Çünkü doğduğumuzdan itibaren ömrümüz büyük ölçüde dünyaya geldiğimiz bu sosyo-kültürel coğrafyanın haklılığını ve çıkarlarını savunmakla geçer. Mensubu olduğumuz, içine doğduğumuz halkın, milletin, toplumun, dinin, inancın, mezhebin tarihi mirasına sahip çıkmak, vakıf olmak, bu tarihin tecrübelerinden ve birikimlerinden feyz almak, yararlanmak, doğal bir insani eğilimdir. Hatta, o kadar öyle ki, bir devlet kurulurken muhakkak bir kavme ve bir dine yaslanmak zorundadır.
Yukarıda ettiğim lakırdının gayesi şudur, son zamanlarda Türkiyeli, Türkiye vatandaşı, Anadolu halkı, Anadolu insanı gibi kavramlar güçlü bir şekilde dolaşıma sokuldu. Bu bağlamda ben de kendi halimce bu husustaki düşüncelerimi belirtmek isterim.
Evvela şöyle bir girizgah yapalım mevzuya, teknik olarak Türk bir kavmin adıdır, evet. Ama artık günümüzde ve Anadolu’da Türk bir kavmi değil, bu ülkeye vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesi tanımlayan bir sosyolojik kavramdır. Türkiye ise, az önce tanımladığım ve çerçevesini çizdiğim sosyal kitlenin yaşadığı ülkenin, coğrafyanın adıdır.
Yabancı tarihçilerin kitaplarına, yabancı elçilerin mektuplarına baktığımızda, genellikle devletin adını değil, milletin adını anarlar. Mesela, “Türkler Viyana’yı kuşattı”, ya da “Ruslar Türk ordusunu bozguna uğrattı” derler. Yani Osmanlılar şunu yaptı, Selçuklular bunu etti demezler. Elbette ordunun ve devletin bünyesinde pek çok kavimden insan vardır, Kürt, Arnavut, Yörük, Boşnak, Laz, Arap, Çerkes vs. Bunu o kitabı yazan tarihçiler de pekâlâ bilirler. Ama bütün dünyada, akademilerde, diplomaside, dünya edebiyatında, bu gün üzerinde yaşadığımız ülkenin adı TÜRKİYE, üzerinde yaşayan insanlar da TÜRK diye anılırlar. Kitaplara böyle yazılır, hatıratlarda böyle geçer.
Bu bağlamda, TÜRK sözcüğü Anadolu'da salt bir kavmi içermez, sadece Türk ırkından gelenleri değil, bu topraklarda yaşayan herkesi içeren “toplayıcı ve toparlayıcı” bir hukuki tanımdır. İşin daha da ilginç yanı, Anadolu’ya Türkiye ya da Türkmenia adını da taa 13. yüzyılda Batılı gezginler koydular, biz o yıllarda bu topraklara “Diyar-ı Rum” diyorduk, yani “Rumların ülkesi”. Türkiye ya da Türkmenia, kısaca, Türklerin ülkesi anlamına geliyor, ama bu ismi biz değil İtalyan tüccarlar tarihe yazdırdılar.
Yörük, Kürt, Laz, Çerkez, Arap olabiliriz. Atalarımız bu saydığım etnik ve kültürel yapılara mensup olabilir, biz de kültürel ve etnik olarak bu kavimlerden birisine mensup olabiliriz. Atalarımız Kürtçe, Lazca, Çerkezce, Arapça konuşmuş olabilirler ve bizler de o dilleri konuşuyor olabiliriz. Amma ve lakin, bazı coğrafyalar bazı kavimlerin adıyla anılırlar. Meselâ bir Fransız futbolcuya, ister Berberi olsun ister yerli Katolik ya da Kıptî, hiç bir yerde "Fransalı" denildiğini duymayız, okumayız. "Fransız futbolcu" deriz. Mesela hiç bir Alman boksöre, "Almanya'lı boksör" demeyiz, Alman boksör deriz. O boksör zenci bile olsa böyle deriz, böyle denilir.
Bazı ülkeler de o ülkeyi fetheden ya da o coğrafyayı keşfeden insanların adıyla anılırlar. Örneğin Amerika, Avustralya, Yeni Zellanda, San Salvador, gibi. Böylesi “oluşturulmuş” ülke insanlarına da, gayet doğal olarak, Amerikalı, Yeni Zellandalı, Avustralyalı, Salvadorlu denilir.
Özetle, "Türkiyeli sporcu" denmez, "Türkçe şiir" denmez, “Türkiye edebiyatı" denmez, "Türkiyeli sinemacı" denmez. Tıpkı "Fransalı romancı, İngiltereli futbolcu, İtalyalı şair, Almanyalı filozof” denilemediği gibi.
Son söz; Yılmaz Güney "Türk sinemacısıdır", Orhan Pamuk "Türk romancısıdır", Nazım Hikmet "Türkçenin şairi" değil, Türk şairidir. Yaşar Kemal, "Türk yazardır". Bu şahsiyetlerin siyasi görüşleri ve etnik mensubiyetleri ne olursa olsun, bu böyledir ve böyle anılırlar tüm dünyada.
Son yıllarda bu ülkede böylesi "yapay" ve zorlama tartışmalar sıkça gündeme geliyor ve açıkçası bunu son derece yersiz buluyorum. Kimse kusura bakmasın.
ANNE OLMAK, ANNE KALMAKGÖZDE SARI
HAYATIN FIRTINALARINDA AYAKTA KALMA SANATIAHMET İLBARS
KUMLUCA TURİZMİ YÖRÜK ŞENLİKLERİNE SIĞMAZMUHARREM YELLİCE
BİR ANLAMI VARMIŞSÜLEYMAN EKİN
OĞUZHAN ÖZENCİ, ŞAKA MI BU?YAVUZ ALİ SAKARYA
BAŞKA TÜRKİYE YOK!..VEDAT GÜRHAN
İKLİM KRİZİ KAPIDA DEĞİL; İÇERİDE...CEM ARÜV
M. YELLİCE'NİN YAZISINA İSTİNADENM. ALİ ÖZDOĞAN
İÇİNŞENER METE
KONTRBASLA SAHNEDE DOLU DOLU 34 YILBİHTER GÖRDÜ
KADİM DİNLER VE BİLGELİKLER KİTABI ÜZERİNEALİ İHSAN DİLMEN
YİNE DE KENDİNE GİT/ŞERİF KUTLUDAĞNİNA ŞAHİN
SANAT DOLU BİR RÖPORTAJGAZANFER ERYÜKSEL
GERÇEK ALİM İLE SAHTE AYDIN ARASINDAKİ UÇURUMMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
68 DEĞİL, YETMİŞSEKİZLİLERTARIK ÇELENK
TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ BİR MARKET KURULUŞU MUDUR?HASAN YAKUP CANGÜVEN
MASLOW PİRAMİDİ'NİN BASAMAKLARINDABAHAR UYSAL HAMALOĞLU
CUMHURİYET VE DEVRİMCİLİKNURİ SEZEN
DUAYEN GAZETECİ MUSTAFA UYSAL'I KAYBETTİKYUNUS YAŞAR
ANTALYASPOR ALTYAPI BAŞARILIKAHRAMAN KÖKTÜRK
DİJİTAL GÜÇ: KADINLARIN SOSYAL MEDYADA YÜKSELEN SESİGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
LİYAKATMEHMET ZORLU
RUZ-I HIZIR GÜNÜ: KUANTUMDAN GÜL DALINA DİLEK YOLCULUĞUIŞIK YARGIN
ANTALYA NEDEN 'BURASI RADYO ŞARAMPOL’ Ü ISKALIYOR?NİZAMETTİN ŞEN
KADIN KARAVANCILAR KOROSU HOLLANDA YOLCUSU
KEPEZ'DE OTODRAG ŞAMPİYONASI HEYECANI
YARIŞLI GÖLÜ'NDE FLAMİNGOLAR HAYRAN BIRAKTI
‘ANNA KARENİNA’ DÜNYA PRÖMİYERİ İLE SAHNEDE!
ANTALYA, TİYATRO FESTİVALİNE HAZIR
ÖZBEK: "AVRUPA İLE ENTEGRASYON, GELECEĞİN STRATEJİK KALDIRACI"
YÖRÜK TÜRKMEN TOYU, 8-10 MAYIS'TA
EDEBİYAT DOSTLARI TOPLUMCU GERÇEKÇİLİĞİ TARTIŞTI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





