- IMKB
% - Altın
7108.15
%0 - Dolar
44.0327
%0.18 - Euro
50.8495
%0.04
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 00:43 - SİLAHLI KAVGADA EVİNİN ÖNÜNDE DURAN GENÇ KADIN BAŞINDAN VURULARAK HAYATINI KAYBETTİ
- 00:33 - AFŞİN-GÖKSUN KARAYOLUNDA KAZA: 2 YARALI
- 00:18 - ADANA’DA İŞ YERİNDE SİLAHLI KAVGA: 2 YARALI
- 23:33 - OSMANİYE’DE KADİR GECESİ’NDE CAMİLER DOLDU TAŞTI
- 23:33 - DEPREMİN ARDINDAN YENİDEN İNŞA EDİLEN HABİBİ NECCAR CAMİİ, KADİR GECESİ’NDE VATANDAŞLARIN AKININA UĞRADI
- 23:28 - KAHRAMANMARAŞ’TA YANGINA MÜDAHALE EDEN İTFAİYE ERİ DARBEDİLDİ
- 23:18 - HAFIZLIK EĞİTİMİ ÖĞRENCİLERİNDEN FİLİSTİN’E BAĞIŞ
- 21:58 - ALKÜ AİLESİ GELENEKSEL BAYRAMLAŞMADA BULUŞTU
- 20:36 - TOUR OF ANTALYA ÖDÜL TÖRENİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 20:13 - ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE YÖNELİK DAVANDA TUTUKSUZ SANIKLARIN SAVUNMALARI ALINDI
- 19:27 - RÜŞVET VE YOLSUZLUK DAVASINDA ZUHAL BÖCEK VE İLKER ARSLAN İFADE VERDİ
- 19:13 - ADANA’DA SİVİL TOPLUM VE EĞİTİM CAMİASI İFTARDA BULUŞTU
- 18:53 - BURDUR’DA PİDE SALONUNDA DOĞALGAZ PATLAMASI: 1 YARALI
- 18:38 - CAM PİRAMİT’TE KARADENİZ VE BURDUR RÜZGARI ESTİ
- 18:03 - KAŞ’A MODERN HÜKÜMET KONAĞI

EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


TÜRKÇE’NİN SU YÜZÜNE ÇIKTIĞI AN
1893 yılının sisli bir kış günü, 15 Aralık, Danimarkalı büyük dilbilimci V. Thomsen, çok önemli bir açıklama yapacağını tüm dünyaya duyurdu.
Geçen yüz yıllık süreçte Orta Asya ve Sibirya bölgesine seyahat eden bazı seyyahlar, buralarda, üzerinde anlaşılamayan şekiller olan bazı taşlar gördüklerine dair bilgiler paylaşıyorlar ve açıkçası epeyce de merak uyandırıyorlardı. Avrupalı dil bilimciler bir taraftan bu yeni bulguları merak ederken, diğer yandan da, bunların hangi dile, hangi medeniyete ait olabileceğine dair tahminlerde bulunuyorlardı. Bazı araştırmacılar Avrupa kavimlerine, bazıları da uzak asya kavimlerine ait olabileceğini söylüyorlardı. Ama hiçbir araştırmacı, taş üzerine yazılmış bu yazıların Türkçe olabileceğini ve dolayısıyla yazıtların da Türklere ait olabileceğini söylemiyor, belki de söylemek istemiyordu.
Nihayet büyük Thomsen sahneye çıktı ve hiç tereddüt etmeden; “bulunan abidelerdeki metinleri çözdüm, yazı Türkçe’dir ve Türklere aittir” diye haykırdı! Büyük Thomsen’in “okudum” dediği taşlar, bizim şimdilerde “Orhon Yazıtları” diye bildiğimiz Göktürk hükümdarı Bilge Kağan ile onun kardeşi Köl Tigin’e ait mezar taşlarıdır. Yazıtlar dört metreye yakın dikdörtgen bir anıt şeklindedir ve her yüzeyinde muhteşem bir Türkçe ile yazılmış bilgiler vardır. Her iki yazıtta da konuşan kişi Bilge Kağan’dir.
Ve bu tarihten itibaren, başta Rus Türkologlar olmak üzere, pek çok Avrupalı araştırmacı, bu bölgeye hücum etti. Devletler yeni şeyler keşfetmek için resmen seferber oldular. Ve Avrupa’nın bu konudaki seferberliği 20. Yüzyılın ortalarına kadar hız kesmeden devam edecektir. Hiç kuşku yok ki Orhon Abidelerinin bulunması ve okunmuş olması, Orta Asya Türk Tarihi açısından ve hatta insanlık tarihi açısından büyük bir olaydır ve bütün tarihçiler bu hususta hemfikirdirler.
1914 yılının soğuk bir Şubat günü, bir İstanbul hanımefendisi, ürkek adımlarla Sahaflar çarşısında yürümektedir. Tesadüfen bir sahafa girer ve çantasından çıkarttığı eski bir kitabı dükkan sahibine uzatır. Hanımefendi, eski maliye nazırlarından birisinin kardeşidir, belli ki paraya ihtiyacı vardır, 30 lira istediğini söyler. Sahaf, değerini bilmediği bu kitabı emaneten alır ve raflardan birisine koyar.
Ali Emiri Efendi, zaman zaman sahafları gezen bir kitap kurdudur. Bir gün yine sahaf gezerken uğradığı bir dükkanda; “yeni bir şeyler var mı?” diye sorar ve sahaf da ona bu kitabı gösterir. Ali Emiri Efendi, böyle bir kitabın varlığından haberdardır, birden elleri titremeye başlar. Ederini sorar, sahaf 30 lira der, ödemeyi yapar ve soluk soluğa evinin yolunu tutar.
Ali Emiri Bey’in elindeki bu kitap, yüzlerce yıldır bir türlü ortaya çıkmayan, kayıp olduğu sanılan Kaşgarlı Mahmut’un o meşhur Divan-ı Lügat-it Türk adlı Türkçe sözlüğüdür. Kitabın Ali Emiri Bey’de olduğu bilgisi hızla duyulur. Ziya Gökalp kitabı görmek için Ali Emiri Efendi’nin yanına gelir, ancak Ali Emiri Efendi o derece kıskançtır ki bu hususta, dönemin en kudretli siyasi aktörlerinden birisi olan Ziya Gökalp’i bile gücendirmekten çekinmez ve kitabı göstermez.
Ziya Gökalp, meseleye odaklanmıştır bir kere. Ne yapıp edip, bu kitabı görmeli ve muhakkak yayımlanmasını sağlamalıdır. Kendisini durduramaz ve dönemin sadrazamı Talat Paşa’ya mevzuyu aktarır, Ali Emiri Efendi’nin bu konuda çok kıskanç olduğunu, yayımlanması hususunda ikna edilmesi gerektiğini söyler. Ve şöyle bir plan yaparlar; Ali Emiri Efendi’nin evinde bazı ileri gelen kişiler ziyarete gideceklerdir ve Başbakan Talat Paşa da, tesadüfen o eve uğrayacaktır!
Manzaraya bakar mısınız? Koskoca devlet erkanı, üstelik cihan harbinin en karmaşık zamanlarında, işi gücü bırakıp bir kitabın peşine düşmüş durumdalar! İnanılmaz bir teatral sahne ile karşı karşıyayız! Gerçekten de Talat Paşa gelir, sohbete katılır, Ali Emiri Efendiyi onore edecek sözler söyler ve kitabın basımı hususunda ondan izin ister. İzin çıkar, Ali Emiri Efendi verilen hiçbir ücrete de tenezzül etmez, Paşa onun elini öper ve mesele bu şekilde sonuçlandırılır. Ve kitap, 1917 yılında üç cilt olarak basılarak insanlığın hizmetine sunulur.
Gerek Orhon Yazıtları’nın ve gerekse Kaşgarlı Mahmut’un bu büyük eserinin bulunmuş olması, hiç abartmadan söylüyorum, bilim tarihinin en önemli yol ayrımlarından birisidir. Bu iki eser sayesinde tarih, dil bilimi, arkeoloji ve antropoloji gibi bilim dallarının önündeki büyük soru işaretleri ortadan kalkmış, Türklerin tarihi yolculuğunun hikayesi büyük ölçüde aydınlanmıştır.
Ve bazen bir kitap, yukarıda görüldüğü gibi, gerçekten de tarihin akışını değiştirebilir.
DAVUL BİLE DENGİ DENGİNE!..VEDAT GÜRHAN
'BOMBALARIN KARBONU'CEM ARÜV
TAZİYEMİZ VARPROF DR RAMAZAN DEMİR
YEMEK SİTELERİNE YENİ DÜZENLEMEAV İBRAHİM GÜLLÜ
VATAN MİLLET SEVGİSİNE DAİRALİ İHSAN DİLMEN
AYIPLI HİZMET VE TÜKETİCİNİN HAKLARIAV CÜNEYT KARASU
ULVİYE KÜCCÜK İLE EDEBİYAT VE YAŞAM YOLCULUĞUNU KONUŞTUKGAZANFER ERYÜKSEL
YÜREĞİN HAFIZASIBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
FATMANUR ÇELİKLERE NE ZAMAN DUYARLI OLURUZ?TARIK ÇELENK
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIMIŞIK YARGIN
SON SAHURLARŞENER METE
SANA BİR MEKTUP YAZDIMYUNUS YAŞAR
MEKANIN CENNET OLSUN / İLBER ORTAYLI'NIN ANISINA...MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİR TATLI UYKU SONRASI HÜZÜNŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
ÇOCUK EĞİTİMİ Mİ, DİNİ PROPAGANDA MI?MUHARREM YELLİCE
BİR RESSAM POTRESİ: CEMALETTİN TİMURHALİL ERDEM
DOĞRUYU BİLİP YANLIŞI SEÇMEKNİNA ŞAHİN
GÖNÜLLÜ SADELİKAHMET İLBARS
KADIN OLMANIN SESSİZ HİKAYESİGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
ANTALYASPOR YAYIN GELİR PAYI ARTAR MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ÇANAKKALE SAVAŞI'NDA EDEBİYATÇILARHAKAN ERCAN
SAYIN MANSUR YAVAŞ’A AÇIK MEKTUPHASAN YAKUP CANGÜVEN
MOBİLİTE ÇAĞINDA KİTLE TURİZMİNİZAMETTİN ŞEN
DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜOYA BOYSAN
'AŞK İKSİRİ' YENİDEN SAHNEDE
LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR VE AİLELERİ İFTARDA BULUŞTU
KOLON KANSERİNDE YAŞ SINIRI GİDEREK DÜŞÜYOR
KEMER, DÜNYA SUP ŞAMPİYONASI TAKVİMİNE GİRDİ
CAN SUYU PROJESİ İLE 10 TON SU ÜCRETSİZ
KILIÇ: "EMEKLİYE BAYRAMDA EN AZ BİR MAAŞ İKRAMİYE VERİLMELİ"
'GRİ BOŞANMA' YÜZDE 56 ARTTI
ERCAN YAVAŞ: "KADINLAR OLMASAYDI, DÜNYA KARANLIK OLURDU"
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





