- IMKB
% - Altın
6477.37
%-0.23 - Dolar
47.586
%0.02 - Euro
54.9357
%-0.15
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 19:38 - ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUŞTURMASINDA 2 ŞÜPHELİ SERBEST BIRAKILDI
- 18:48 - ALANYA’DA MİKROPLASTİK KİRLİLİĞİNE KARŞI MÜCADELENİN STARTI VERİLDİ
- 18:38 - MERSİN ERDEMLİ ‘DE 3,4 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM
- 18:03 - PASAJDA ÖLÜ BULUNAN EYÜP CAN DAVASI SÜRÜYOR
- 17:47 - YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
- 17:21 - EŞYALARI GÖTÜREN EŞE TAZMİNAT CEZASI
- 17:09 - SICAK VE NEM BUNALTTI
- 16:58 - MANAVGAT BELEDİYESİ’NDEN YAYLALARA KÜTÜPHANE DESTEĞİ
- 16:47 - DANIŞTAY'DAN KIRCAMİ KARARI
- 16:38 - MERSİN’DE PATLAYAN DOMATES KONSERVESİ 9 AYLIK BEBEĞİ YAKTI
- 16:38 - TÜRKİYE MUHTARLAR KONFEDERASYONU’NDAN BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN’E ‘YILIN EN BAŞARILI BELEDİYE BAŞKANI’ ÖDÜLÜ
- 16:33 - KAHRAMANMARAŞ’TA YANGIN VE KURTARMA TATBİKATI
- 16:22 - KIYILARDA MİKROPLASTİK ALARMI
- 16:07 - RÜŞVET SORUŞTURMASINDA 2 YENİ GÖZALTI
- 15:48 - BURDUR’DA GÖL VE GÖLETLER YAVRU SAZANLARLA BULUŞTU
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


TÜRKÇE’NİN SU YÜZÜNE ÇIKTIĞI AN
1893 yılının sisli bir kış günü, 15 Aralık, Danimarkalı büyük dilbilimci V. Thomsen, çok önemli bir açıklama yapacağını tüm dünyaya duyurdu.
Geçen yüz yıllık süreçte Orta Asya ve Sibirya bölgesine seyahat eden bazı seyyahlar, buralarda, üzerinde anlaşılamayan şekiller olan bazı taşlar gördüklerine dair bilgiler paylaşıyorlar ve açıkçası epeyce de merak uyandırıyorlardı. Avrupalı dil bilimciler bir taraftan bu yeni bulguları merak ederken, diğer yandan da, bunların hangi dile, hangi medeniyete ait olabileceğine dair tahminlerde bulunuyorlardı. Bazı araştırmacılar Avrupa kavimlerine, bazıları da uzak asya kavimlerine ait olabileceğini söylüyorlardı. Ama hiçbir araştırmacı, taş üzerine yazılmış bu yazıların Türkçe olabileceğini ve dolayısıyla yazıtların da Türklere ait olabileceğini söylemiyor, belki de söylemek istemiyordu.
Nihayet büyük Thomsen sahneye çıktı ve hiç tereddüt etmeden; “bulunan abidelerdeki metinleri çözdüm, yazı Türkçe’dir ve Türklere aittir” diye haykırdı! Büyük Thomsen’in “okudum” dediği taşlar, bizim şimdilerde “Orhon Yazıtları” diye bildiğimiz Göktürk hükümdarı Bilge Kağan ile onun kardeşi Köl Tigin’e ait mezar taşlarıdır. Yazıtlar dört metreye yakın dikdörtgen bir anıt şeklindedir ve her yüzeyinde muhteşem bir Türkçe ile yazılmış bilgiler vardır. Her iki yazıtta da konuşan kişi Bilge Kağan’dir.
Ve bu tarihten itibaren, başta Rus Türkologlar olmak üzere, pek çok Avrupalı araştırmacı, bu bölgeye hücum etti. Devletler yeni şeyler keşfetmek için resmen seferber oldular. Ve Avrupa’nın bu konudaki seferberliği 20. Yüzyılın ortalarına kadar hız kesmeden devam edecektir. Hiç kuşku yok ki Orhon Abidelerinin bulunması ve okunmuş olması, Orta Asya Türk Tarihi açısından ve hatta insanlık tarihi açısından büyük bir olaydır ve bütün tarihçiler bu hususta hemfikirdirler.
1914 yılının soğuk bir Şubat günü, bir İstanbul hanımefendisi, ürkek adımlarla Sahaflar çarşısında yürümektedir. Tesadüfen bir sahafa girer ve çantasından çıkarttığı eski bir kitabı dükkan sahibine uzatır. Hanımefendi, eski maliye nazırlarından birisinin kardeşidir, belli ki paraya ihtiyacı vardır, 30 lira istediğini söyler. Sahaf, değerini bilmediği bu kitabı emaneten alır ve raflardan birisine koyar.
Ali Emiri Efendi, zaman zaman sahafları gezen bir kitap kurdudur. Bir gün yine sahaf gezerken uğradığı bir dükkanda; “yeni bir şeyler var mı?” diye sorar ve sahaf da ona bu kitabı gösterir. Ali Emiri Efendi, böyle bir kitabın varlığından haberdardır, birden elleri titremeye başlar. Ederini sorar, sahaf 30 lira der, ödemeyi yapar ve soluk soluğa evinin yolunu tutar.
Ali Emiri Bey’in elindeki bu kitap, yüzlerce yıldır bir türlü ortaya çıkmayan, kayıp olduğu sanılan Kaşgarlı Mahmut’un o meşhur Divan-ı Lügat-it Türk adlı Türkçe sözlüğüdür. Kitabın Ali Emiri Bey’de olduğu bilgisi hızla duyulur. Ziya Gökalp kitabı görmek için Ali Emiri Efendi’nin yanına gelir, ancak Ali Emiri Efendi o derece kıskançtır ki bu hususta, dönemin en kudretli siyasi aktörlerinden birisi olan Ziya Gökalp’i bile gücendirmekten çekinmez ve kitabı göstermez.
Ziya Gökalp, meseleye odaklanmıştır bir kere. Ne yapıp edip, bu kitabı görmeli ve muhakkak yayımlanmasını sağlamalıdır. Kendisini durduramaz ve dönemin sadrazamı Talat Paşa’ya mevzuyu aktarır, Ali Emiri Efendi’nin bu konuda çok kıskanç olduğunu, yayımlanması hususunda ikna edilmesi gerektiğini söyler. Ve şöyle bir plan yaparlar; Ali Emiri Efendi’nin evinde bazı ileri gelen kişiler ziyarete gideceklerdir ve Başbakan Talat Paşa da, tesadüfen o eve uğrayacaktır!
Manzaraya bakar mısınız? Koskoca devlet erkanı, üstelik cihan harbinin en karmaşık zamanlarında, işi gücü bırakıp bir kitabın peşine düşmüş durumdalar! İnanılmaz bir teatral sahne ile karşı karşıyayız! Gerçekten de Talat Paşa gelir, sohbete katılır, Ali Emiri Efendiyi onore edecek sözler söyler ve kitabın basımı hususunda ondan izin ister. İzin çıkar, Ali Emiri Efendi verilen hiçbir ücrete de tenezzül etmez, Paşa onun elini öper ve mesele bu şekilde sonuçlandırılır. Ve kitap, 1917 yılında üç cilt olarak basılarak insanlığın hizmetine sunulur.
Gerek Orhon Yazıtları’nın ve gerekse Kaşgarlı Mahmut’un bu büyük eserinin bulunmuş olması, hiç abartmadan söylüyorum, bilim tarihinin en önemli yol ayrımlarından birisidir. Bu iki eser sayesinde tarih, dil bilimi, arkeoloji ve antropoloji gibi bilim dallarının önündeki büyük soru işaretleri ortadan kalkmış, Türklerin tarihi yolculuğunun hikayesi büyük ölçüde aydınlanmıştır.
Ve bazen bir kitap, yukarıda görüldüğü gibi, gerçekten de tarihin akışını değiştirebilir.
GAZÂLÎ’DEN AYDINLATMAYA: NEDENSELLİKMUHARREM YELLİCE
TARİH BİLGİSİ VE TÜRKİYE SOLUEŞREF URAL
YENİ ARAYIŞLAR ve SORUMLULUKLARALİ İHSAN DİLMEN
YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YENİ YÖNETMELİK ve ESKİ DÜZENLEME İLE KARŞILAV CÜNEYT KARASU
TÜKETİCİNİN PAZARDA ÜRÜNLERİ SEÇME HAKKI VAR MI?AV İBRAHİM GÜLLÜ
CAZİBE YA DA SOSYAL ZARAFETAHMET İLBARS
ANTALYA'NIN İHTİYACI, BİR DENİZCİLİK MASTER PLANIDIRCEM ARÜV
MÜCEVHERİN GÜCÜ VE ÖNEMİSERDAR YILMAZ
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN SESSİZ SEMBOLÜ: YERE ATILAN İZMARİTMUSTAFA YALÇIN YALÇINKAYA
NİŞAN SADECE YÜZÜK TAKILAN GÜN DEĞİLDİR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
NEYZEN TEVFİK (1879-1953)GAZANFER ERYÜKSEL
TEVAZU:HARCI TER, GÖZYAŞI, EMEK, BİLGİ, ZAMAN, SABIR, DİRENÇ VE İNANÇTANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
ANTALYA DENİZCİLEŞME PLATFORMU'NDAN DRON SALDIRISINA KINAMA
ÖZDEMİR, GÖKBEL GÜREŞLERİNE KATILDI
YAZIN BÖBREK TAŞINA KARŞI 4 ETKİLİ ÖNLEM!
ATB, TEMMUZ AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 300 YATAKLI OLACAK
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






