- IMKB
% - Altın
6174.48
%0 - Dolar
47.4686
%0 - Euro
54.7711
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:33 - KAN DONDURAN KAZA: ÇARPTIĞI YARALILARI OTOMOBİLİYLE EZEREK KAÇTI
- 01:23 - DÜĞÜNDE ÇIKAN YANGINA ALDIRIŞ ETMEDEN HALAYA DEVAM ETTİLER
- 23:43 - GAZİPAŞA’DA BİR KİŞİ EVİNİN MERDİVENİNDE ÖLÜ BULUNDU
- 23:00 - GÖKYÜZÜNDE ŞÖLEN YAŞANACAK
- 22:30 - ANTALYA HAVALİMANI'NDA YENİ DÜZENLEME
- 20:23 - YAYA YOLUNDA TEHLİKELİ SÜRÜŞ YAPAN ADAY SÜRÜCÜNÜN EHLİYETİ İPTAL EDİLDİ
- 20:12 - ÖZEL: "TESİSLERİN YÜZDE 64'Ü BASİT KONAKLAMA"
- 20:08 - OSMANİYE’DE OTOMOBİL UÇURUMA SAVRULDU: 1 YARALI
- 18:53 - DEVRİLEN TRAKTÖRÜN ALTINDA KALAN MUHTAR AĞIR YARALANDI
- 18:33 - 839 BİN LİRA CEZA YEMESİNE SEBEP OLAN SES SİSTEMİNİ BELEDİYE ÖNÜNDE YAKAN İŞLETME SAHİBİ TUTUKLANDI
- 18:23 - BAKAN KURUM: "HER YETİŞEMEZSİNİZ İDDİASINA, YENİ BİR ANAHTAR TESLİMİYLE CEVAP VERDİK"
- 18:10 - PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
- 17:54 - 5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
- 17:38 - MERSİN’DE TERS ŞERİTTE İLERLEYEN SÜRÜCÜNÜN EHLİYETİNE EL KONULDU
- 17:23 - ALANYASPOR’DA ERZURUM KAMPINDA YOĞUN MESAİ
TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


FATMANUR ÇELİKLERE NE ZAMAN DUYARLI OLURUZ?
Geçenlerde Yenikapı sahilinde kızı ile ölü bulunan istismar mağduru Fatmanur Çelik ve kızının hikâyesini mahalleli, ehli tasavvuf eğitimi almış bir dosta göndermiştim. Kendisi cevaben bana şöyle dedi:
“Niçin bana adalet ve vicdana ilişkin paylaşımlar gönderiyorsun? Farkında değil misin, bir toplumda ahlak bozulmuşsa Cenab-ı Hak ona layık yönetimler verir. Bu işleri elinde kadeh ile mezarlıkta poz veren muhalefet liderinin mi toparlayacağını sanıyorsun?”
Ben de kendisine şu cevabı verdim:
“Fatmanur Çelik’i ve masum kızını koruyamayan bir sistem var. Bu sistemde yalnız siyasiler değil, oy verenler, yanlışlara ikaz etmeyenler de sorumludur. Belki ilaveten muhalefet dahil hepimizin de payı olabilir; ancak ana sorumluluk yönetenlerde ve onları uyarmayan toplumdadır.”
Mahalleli dostum daha yorum yapmadan doğrudan şu sonuca vardı:
“Yani sen CHP gelsin istiyorsun.”
Oysa son yıllarda bilinçli olarak siyasi polemiklerden uzak durmaya çalışıyordum. İlginçtir, bu tür suçlamaların tam tersine de zaman zaman maruz kalmışlığım vardır.
Türkiye daha önce böyle bir dönem yaşadı mı?
Hem evet hem hayır.
1970’lerdeki sağ–sol ayrımı bugünü andırıyordu. Önyargılar benzerdi; fakat kimlik kapanı bu kadar sert değildi. Liderler farklıydı, temas alanları daha açıktı. Çatışmaları bazen çok küçük tetikleyiciler başlatabiliyordu.
Mesela Cüneyt Arkın’ın oynadığı, İsmail Güneş’in yönettiği “Güneş Yeniden Doğacak” filmi Maraş’ta katliamı tetiklemişti. Bizim Haydarpaşa Lisesi’nde TRT’nin Mustafa Cemiloğlu’nun Kırım haberini vermesi sol grupları çok rahatsız etmiş ve yeni gerilimlere yol açmıştı.
1980’li yıllar ise depolitizasyon dönemiydi. Eski komünistlerin ve faşistlerin geçim derdine düştüğü, birbirlerini anlamaya başladıkları yıllardı. Bu iklimde, “dört eğilimi birleştireceğim” diyen ve sonradan karizma kazanan Turgut Özal’ın önemli bir rolü oldu.
O yıllarda biri bana, ileride Türkiye’nin karşı tarafını yerli–milli olmamakla ya da çok kültürcü olmakla suçlayan, ideolojik derinliği zayıf ama kimlik olarak sertleşmiş kutuplara bölüneceğini söyleseydi, buna inanmazdım.
Peki Fatmanur Çelik veya Yasin Börü gibi trajedileri anlamak istemeyen bir üst grup psikolojisi nasıl oluşur?
Bunun için önce şu gerçeği kabul etmek gerekir: Bu toplum üç kuşak öncesinden bugüne; iç ve dış göçler, değersizlik duygusu, bitmeyen savaşlar, imparatorluğun kaybı, yağma, mübadele ve sürekli yer değiştirme travmalarıyla şekillenmiştir.
Avrupa kimlik sertleşmelerini neden daha sınırlı yaşıyor?
Burada akla doğal olarak şu soru gelir:
İki dünya savaşı yaşamış Avrupa, neden bugün bu tür kimlik sertleşmelerini daha sınırlı yaşamaktadır?
Bunun birkaç nedeni vardır.
Birincisi, Avrupa özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında travmalarıyla yüzleşmeyi seçti. Almanya başta olmak üzere birçok ülkede tarihsel hesaplaşma eğitim sistemine ve kamusal kültüre yerleşti. Bu süreç toplumların kolektif sorumluluk duygusunu geliştirdi.
İkincisi, güçlü demokratik kurumlar ve hukuk düzeni inşa edildi. Bu kurumlar bireysel hakları güvence altına alarak kimlik gerilimlerinin şiddet üretmesini sınırladı. Max Weber’in de vurguladığı gibi güçlü kurumlar, toplumsal gerilimleri kontrol altına alan en önemli mekanizmalardan biridir.
Üçüncüsü ise Avrupa’da gelişen entelektüel öz eleştiri geleneğidir. Felsefe, tarih ve sosyal bilimler alanındaki yoğun tartışmalar toplumların kendi hatalarını sorgulamasını mümkün kılmıştır.
Türkiye gibi geç modernleşmiş, köylülüğünü-göçebeliğini zihinsel olarak dönüştürmekte zorlanmış ve imparatorluk sonrası travmalar yaşayan toplumlarda ise süreç daha karmaşık ilerlemiştir. Ulus-devletin kuruluşu büyük ölçüde hayatta kalma refleksiyle yürütülmüş, bu nedenle geçmişle yüzleşmekten çok yeni bir sentetik birlik anlatısı kurmak tercih edilmiştir.
Bu da farklı grup acılarının aynı anda tanınmasını zorlaştırmıştır.
Psikanaliz ve siyasal psikoloji literatürü, kapanmış büyük grup kimlikleri ile kolektif narsizm arasındaki ilişkiye uzun zamandır dikkat çeker.
Freud’un grup psikolojisi analizine göre bireyler grup içinde davranırken bireysel akıl yürütmelerini büyük ölçüde askıya alırlar. Grup kimliği güçlendikçe insanlar lider figürü üzerinden birbirleriyle özdeşleşir.
Siyasal psikanalist Vamık Volkan ise büyük grup kimliklerinin yalnız tarih ve kültürle değil, aynı zamanda paylaşılan travmalarla şekillendiğini söyler. Yenilgiler, kayıplar ve aşağılanma deneyimleri toplumların hafızasında güçlü izler bırakır.
Bu durum zamanla kolektif narsizm dediğimiz psikolojik yapıyı besler.
Kolektif narsizm, bir grubun kendi büyüklüğüne güçlü bir duygusal yatırım yapması ama aynı zamanda bu büyüklüğün yeterince tanınmadığını düşünmesidir. Bireysel özgüveni zayıf toplumlarda bu duygu daha kolay güçlenir.
Modernleşme süreçleri de bu eğilimi artırabilir. Erich Fromm’un işaret ettiği gibi hızlı şehirleşme ve kültürel kopuş bireylerde kimlik belirsizliği yaratır. Bu durumda insanlar daha geniş ve güçlü görünen kimliklere sığınma eğilimi gösterir.
Bu psikolojik iklimde karizmatik liderler çoğu zaman ortaya çıkar; ancak çoğu zaman bu liderler sürecin nedeni değil, sonucudur. Kurumların zayıfladığı ve kimlik kaygısının arttığı dönemlerde toplumlar kendilerini temsil edecek güçlü figürler üretir.
Kapanmış kimlikler, değersizlik duyumu…
Türkiye’nin son yüz yıllık hikâyesi büyük ölçüde bu dinamiklerin içinden okunabilir.
Fatmanur Çelik gibi trajedilerin toplumsal ölçekte yeterince sahiplenilmemesi bu nedenle yalnızca siyasi kutuplaşmayla açıklanamaz. Mesele daha derindedir. Kapanmış kimlikler, değersizlik duyumu, kolektif narsizm ve tarihsel travmaların ürettiği psikolojik savunma mekanizmaları bu duyarsızlığı beslemektedir.
Kimliklerin sertleştiği toplumlarda medrese ve cemaat yurtlarındaki veya Fatmanur Çeliklerin trajedileri çoğu zaman ahlaki bir mesele olarak değil, grubun itibarını tehdit eden bir tartışma başlığı olarak görülür.
Oysa ihtiyaç duyulan şey yeni suçlamalar veya yeni kutuplaşma alanları üretmek değildir.
İhtiyaç duyulan şey, farklı acıların aynı anda tanınabildiği kimlik kapaklarının açılabildiği daha olgun bir toplumsal vicdandır. Bu politik veya iktidar öncelikli değil insani-vicdani bir tercihe ilişkin olmalıdır. Yönetenlerin sorumluluğu da tam buradadır.
Ancak o zaman Fatmanur Çelik gibi hikâyeler kimlikler arasında kaybolan bir polemik konusu olmaktan çıkar ve gerçekten ortak bir insanlık meselesi olarak sahiplenilebilir.
Medyascope'tan alıntılanmıştır.
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
RESTORANLARDA YENİ HESAP OYUNU!AV İBRAHİM GÜLLÜ
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
KENDİMLE YÜZLEŞMEKEŞREF URAL
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
GAZALİ, DECARTES VE MALEBRANCHE’TA NEDENSELLİK SORUNUMUHARREM YELLİCE
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
ANTALYA TEK LİMANLA YETİNEMEZCEM ARÜV
HAYATIMIZI KİM YÖNETİYOR?OYA BOYSAN
DOSTA DÜŞMANA KARŞI ANTALYASPORGÖZDE DOLAYMAN
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU VE ÇORUMAHMET İLBARS
BERLİN'DE ANTALYA ŞOV...TURGAY ALP
ANNELİĞİN DEĞİŞEN YÜZÜ, DEĞİŞMEYEN VİCDANIPINAR TEYİN
BİRBİRİNİN İÇİNDEN GEÇEREK GELEN BİR YAZIGAZANFER ERYÜKSEL
NAZIM HİKMET ŞİİRİNDE UMUTM. ALİ ÖZDOĞAN
ÇİĞLİ TARIM KREDİ MARKET’TE YAŞANAN USULSÜZLÜK ÖNLENEBİLİR MİYDİ?HASAN YAKUP CANGÜVEN
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 300 YATAKLI OLACAK
OTLUK YANGININDA 100 DÖNÜM ZARAR GÖRDÜ
ALEVLERİN ARASINDA KALAN KEDİ 'LUNA' TEDAVİYE ALINDI
AÜ HASTANESİ'NDE TEDAVİ EDİLDİ
ATB TEMMUZ AYI MECLİSİ TOPLANDI
CLIMAAX-MUHIR PROJESİ'NİN KAPANIŞ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ
Erbaş, Hacı Bayram Veli Camii’nde teravih namazı kıldırdı
Otomobilin yan yattığı kaza anı kameraya yansıdı
Samsun'da trafik kazası: 3 yaralı
ABD'de düzenlenen yarışmada dünya 2.'si oldu
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8

- KAN DONDURAN KAZA: ÇARPTIĞI YARALILARI OTOMOBİLİYLE EZEREK KAÇTI
- DÜĞÜNDE ÇIKAN YANGINA ALDIRIŞ ETMEDEN HALAYA DEVAM ETTİLER
- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A 15 TEMMUZ'DA SUİKAST GİRİŞİMDE BULUNAN FETÖ MENSUBUNUN YAKALANDIĞI EV GÖRÜNTÜLENDİ
- ALANYA'DA ORMAN YANGINI
- ARILARIN SOKTUĞU MOBİLYA USTASI DOĞUM GÜNÜNDE ÖLDÜ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
