- IMKB
% - Altın
6555.38
%0 - Dolar
50.1423
%0 - Euro
55.9074
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 22:03 - THOMAS REİS: "BUGÜN SAVAŞAN BİR TAKIM GÖRDÜM"
- 21:58 - JOAO PEREİRA: "MAĞLUBİYETE RAĞMEN TAKIMIMIN PERFORMANSINDAN MUTLUYUM"
- 21:42 - ALANYASPOR-TRABZONSPOR: 0-2
- 20:38 - TRENDYOL SÜPER LİG: CORENDON ALANYASPOR: 0 - TRABZONSPOR: 2 (MAÇ SONUCU)
- 19:38 - TRENDYOL SÜPER LİG: CORENDON ALANYASPOR: 0 - TRABZONSPOR: 2 (İLK YARI)
- 19:23 - TFF 2. LİG: ISPARTA 32 SPOR: 0 - ERBAASPOR: 1
- 18:18 - YÜREĞİR ZİRAAT ODASI BAŞKANI DOĞAN: "ÇİFTÇİ KAYIT DIŞI KAYITLARINA BAKILARAK YERİNDE TESPİTLER YAPILMALI"
- 18:08 - DALGALARIN ARASINDA KALAN KADINI SAHİL GÜVENLİK EKİPLERİ KURTARDI
- 17:33 - BÜYÜKŞEHİR’DEN FİKRİYE NİNENİN İNEKLERİNE TIRNAK BAKIMI
- 17:16 - KEPEZ'DE OTODRAG ŞAMPİYONASI SÜRÜYOR
- 17:08 - TARSUS’TA ÇATIDAN DÜŞEN 2 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ
- 17:08 - NAİME İSMİNİ TAŞIYAN BABAANNE VE TORUNU AYNI GÜN VEFAT ETTİ
- 16:52 - SOLAK KÖYÜ, COP31 YOLUNDA ÖRNEK OLUYOR
- 16:33 - BAKAN KURUM’DAN COP31 ZİYARETÇİLERİNE ÇAĞRI: "SOLAK KÖYÜNÜ GÖRMEDEN GİTMEYİN"
- 16:18 - TARSUS’TA FESTİVAL COŞKUSU SON GÜNDE DE DEVAM ETTİ
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


TÜRKİYE SOLU’NUN BAŞARISIZLIĞI
Birkaç gün önceki Medyascop TV yayınında gazeteci Ruşen Çakır, 18-35 yaş gençler arasında yapılan bir saha araştırmasının sonuçlarını paylaştı ve bu sonuçlara çok üzüldüğünü ifade etti. Evvela yapılan anketin sonuçlarını yazarak mevzuya girelim, soru şu: “kendinize en yakın hissettiğiniz siyasi kimlik nedir?” Ve cevaplar şu şekilde ortaya çıkmış: Atatürkçüyüm %40, Milliyetçiyim %15, İslamcıyım %10, Cumhuriyetçiyim %7, Ülkücü, %5…. Muhafazakar, liberal vsvs. Liste böyle azalarak devam ediyor. Ve bu saha araştırmasına göre kendisini solcu-sosyalist olarak tanımlayan gençlerin oranı sadece %1,9! Evet, sadece bu kadar! Gençler arasında %1,9 ise, ileri yaşlarda muhtemelen bu oran %1’lere düşmektedir.
Şimdi tam da burada şu can alıcı soruyu sorarak mevzuya dalabiliriz; Türkiyede 120 senelik bir geçmişi olan sosyalizm fikriyatının toplumda bu derece az, neredeyse sıfıra yakın, bir tercihle karşılaşmasının sebepleri neler olabilir? Nihayetinde işçi, emekçi, köylü, ırgat, ezilen, itilen, kakılan, sömürülen toplum kesimlerinin yoldaşı olma iddiasındaki bir siyasi ideolojinin toplumsal kabulünün bu derece düşük seyrediyor olması sadece bana mı tuhaf görünüyor? Yani bu ülkede yaşayan işçi, köylü, emekçi, gariban halk kesimleri tümüyle aptal mı ki kendi çıkarlarını savunan bu siyasi ideolojiye hiç ilgi göstermiyorlar?
Tabi şu anda pek çok eski solcu yurttaşımızın “12 Eylül buldozerinden” bahis açtığını duyar gibiyim. Devlet 12 Eylül’de üstümüzden silindir gibi geçti, yoksa halk kitleleri arkamızdaydı ve her şey yolunda gidiyordu! Eh, yani evet, 12 Eylül Darbesinin etkisini ve sonuçlarını inkar edecek değilim, gerçekten ağır bir darbeydi. Ama ben yine de Türkiye’de sol-sosyalist siyasi cereyanın başarısızlığının asıl sebebinin 12 Eylül olduğunu düşünmüyorum. Mesele daha derin, bilimsel ve gerçekçi bir analizi gerektiriyor.
Biraz anakronik olacak ama, yine de, şöyle bir soru formüle edebilir miyiz; eğer yukarıda belirttiğim gençler üzerindeki saha araştırması 1960’ların ortalarında yapılmış olsaydı sonuç nasıl çıkardı? Ben tahminimi söylüyorum: %50 Atatürkçü, %30 Milliyetçi, %15 muhafazakar-islamcı, %3 sol-sosyalist. Aşağı yukarı bu şekilde bir veri tablosunun ortaya çıkacağından hiç kuşku duymuyorum. Tabloya dikkat edilecek olursa, toplumun kahir ekseriyeti milliyetçi, (Atatürk milliyetçisi, Türk milliyetçisi vs) ciddi bir kesimi de milliyetçi – muhafazakar ve İslamcı. Fotoğraf aşağı yukarı bu minvalde.
Peki bu sosyolojik hakikat karşısında bizim sol-sosyalist kadrolar nasıl bir ideolojik metot geliştiriyorlar: milliyetçilik ve islami eksenli her türlü yaklaşımı hakir gören, dışlayan, gerici bulan ve evrensel ilkeler ışığında yürüyen “sosyalizm” bayrağı altında toplanmak! Güzel. Peki bu konuda bizim sosyalist kadrolara kim rehberlik ediyor? Elbette Batı’dan gelen çeviri kitaplar, Batılı sosyalist yazarların ekseriyetle kendi tarihleri, kültürleri ve coğrafyaları üzerinde yaptıkları analizler, makaleler, görüşler… O kadar öyle ki, 18 yaşına kadar Dersim’in, Malatya’nın, Diyarbakır’ın, Samsun’un kasabalarında yaşamış ve belki de şehre bile inmemiş çocuklar, fakültelere geldikleri günlerde Politzer’in, Dimitrof’un, Marx’ın, Engels’in, Lenin’in Türkçeye tercüme edilmiş kitaplarıyla karşılaştılar ve elbette çok etkilendiler. (Bu arada, söz sırası çeviriye gelmişken, bir anekdot aktarmama izin verin; 1970’li yıllarda Türk soluna liderlik etmiş isimlerden birisi 12 Eylül’den sonra yurt dışına çıkar ve oralarda yabancı dil öğrenir. Gençliğinde Türkçe okuduğu solun klasik kitaplarını orijinal dilinden de okuma ihtiyacı hisseder. Ve bu konuda şöyle bir itirafta bulunur: “bizim okuduğumuz kitaplarla orijinal metinler birbirinden çok farklı!”)
Ve bu yıllarda Türkiye sosyalist gençliğinin hızlı adımlarla toplumun genel değer yargılarından ayrışmaya ve uzaklaşmaya başladığını görüyoruz. Sosyalist gençler için Türk milliyetçiliği ırkçılık, dindarlık da külliyen gericilik ve yobazlıktan ibaretti. Selçuklu-Osmanlı “barbardı”, hatta Atatürk cumhuriyeti bile ırkçı bir anlayışa sahipti! Gençler, bu dönemde, “evrensel değerler” sarhoşluğu içinde, kendi tarihinden, kültüründen, geleneğinden süratle uzaklaşarak, adlarını bile telaffuz etmekte zorlandıkları dünyanın çeşitli coğrafyalarındaki militan sosyalist aktivistleri kendilerine rehber edinmeye başlamışlardı bile. Örneğin büyük devrimcilerimizden “sakallı” Namık Kemal’in hiçbir fotoğrafı bir solcunun duvarında yer bulamazken, dünyanın öteki ucundaki Latin Amerikalı “sakallı” Ernesto Che Guavera, bizim gençlerin duvarlarını ve hayallerini süslemeye başlıyordu.
Elbette Türkiye sol-sosyalist hareketinin tarihi başarısızlığında başkaca faktörlerin de ciddi payı var, belki zaman içinde bunları da yazar, konuşuruz. Peki buna rağmen, bütün bu olup bitenlere ve yaşananlara rağmen, bu günün Türkiyesinde toplumsal karşılığı olan gerçek anlamda bir sol-sosyalist hareket inşa edilebilir mi? Benim bu soruya yanıtım tek kelime ile “evet” tir. Evet, bu ülkede bir sol hareket realize edilebilir, buna Türkiye’nin çok ihtiyacı var ve bunu gerçekleştirmek pekala mümkündür.
Nasıl mı? Onu da bir başka yazımızda ele alalım, kalın sağlıcakla.
57 YILLIK BİR ÖMRE SIĞAN BİR CUMHURİYET…MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİR KADININ HAYATINDA İŞ, AİLE VE KENDİSİSİBEL ARSLAN
CUMHURİYETİ İNGİLİZLER Mİ KURDU?EŞREF URAL
UTANÇOYA ÖZGÜR
YAN YATMIŞ SEKİZİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
COP 31/2 TARIM VE TURİZM: AYNI GELECEĞİN İKİ TEMELİIŞIK YARGIN
BAŞARIYA KOŞANLAR: FEYZA DAĞALYA ŞAHİN
İNUİT MOĞOL TÜRK YURDU GRÖNLAND'DA BİR GÜNHÜSEYİN KARABULUT
SEZON BİTTİ, KİRAYI DA ASKIYA ALABİLİR MİYİZ?TUGAY TOYDEMİR
VEYSEL EFENDİ KAHVECİSİGAZANFER ERYÜKSEL
“KIRKMERDİVEN” EDEBİYAT DERGİSİ VE “ANSAN” 4YUNUS YAŞAR
YENİDEN ÇORUM’A GELDİMMERAL KILINÇ
STOKTA YOKSA SATMA! TÜKETİCİNİN PARASINI KASANDA TUTAMAZSIN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
FİBONACCİ’DEN DOĞAL DENGEYEAHMET İLBARS
SUSMAK TARAFSIZLIK MI?DERYA DALMAZ
ANTALYASPOR KAYBETMEDİKAHRAMAN KÖKTÜRK
DİKKAT ÇAĞINDA DEĞERİNİ KAYBEDEN BİLGİMELTEM YUVARLAK
EKOLOJİK ADALET: ÇEVRE KRİZİNİN BEDELİNİ NEDEN EN AZ KİRLETENLER ÖDÜYORCEM ARÜV
EMLAK VE GAYRİMENKUL OFİSLERİ CAN ÇEKİŞİYORAHMET DİKİCİ
ÖLMEYE YATMAK ROMAN KAHRAMANI AYSEL, USTA ROMANCININ KENDİSİ MİYDİ?YALÇIN DUMAN
AZERBAYCAN-BAŞÖRTÜSÜ-OTORİTERLİK / BİR TUTUM OLARAK ÖZGÜRLÜKÇÜLÜKALİ İHSAN DİLMEN
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-12NİZAMETTİN ŞEN
ÖMÜR HANIM'IN SONBAHAR RİTÜELLERİBİHTER GÖRDÜ
BATI'DA MERAK, BİZDE MASLAHATTARIK ÇELENK
ANTALYA, AVUSTURYALILARIN SONBAHAR TERCİHİNDE İLK SIRADA
COP31'DE SIFIR ATIK SEFERBERLİĞİ
3. ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI FESTİVALİ BAŞLIYOR
SERALARI SEL VURMASINA RAĞMEN SEBZE FİYATLARI DÜŞTÜ
KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ'NDE SANAT DOLU BEŞİNCİ GÜN
ÖZDEMİR, KADIN MUHTARLARA ANITKABİR GEZİSİ SÖZÜNÜ TUTTU
19 İLÇENİN PEYNİRLERİ ENVANTER ALTINA ALINIYOR
KIRMIZI HALIDA ŞIKLIK YARIŞI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





