- IMKB
% - Altın
6276.79
%0 - Dolar
46.7615
%0 - Euro
53.5116
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 15:03 - KEPEZ’İN KREŞ AĞI BÜYÜYOR
- 14:53 - YÜRÜYÜŞ SIRASINDA AYAĞI KIRILAN VATANDAŞI AFAD KURTARDI
- 14:41 - YILKI ATLARININ KORUNMASI İÇİN GÖNÜLLÜLERDEN ÇAĞRI
- 14:13 - KEPEZ’DEN FEVZİ ÇAKMAK’A 12 DÖNÜMLÜK YAŞAM PARKI
- 14:03 - TEKSTİL FABRİKASINDAN YAYILAN KÖMÜR DUMANI MAHALLELİYİ CANINDAN BEZDİRDİ
- 13:53 - SÜRÜNEREK GİRDİĞİ MAĞAZADAN BİLEZİKLERİ ÇALDI: 1 MİLYON TL ZARAR VERDİ
- 13:33 - ALZAYMIR HASTASI KADIN 48 SAAT SONRA SAĞ BULUNDU
- 13:27 - TAHIL AMBARLARI GEÇMİŞE TANIKLIK EDİYOR
- 12:53 - PİKAPLA ÇARPIŞAN MİNİBÜS KIRAATHANEYE DALDI: 1 ÖLÜ, 3 YARALI
- 12:53 - BAŞKAN KOCAGÖZ AŞURE BEREKETİNİ VATANDAŞLARLA PAYLAŞTI
- 12:38 - TAKLA ATAN OTOMOBİLDE 19 VE 23 YAŞINDAKİ 2 GENÇ CAN VERDİ
- 11:58 - APARTMAN GÖREVLİSİ İLE KADIN MOTOKURYE ARASINDA ASANSÖR KULLANIMI TARTIŞMASI KARAKOLLUK OLDU
- 11:48 - TUR OTOBÜSÜNÜN SIKIŞTIRDIĞINI İDDİA ETTİĞİ MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜ AĞIR YARALANDI
- 11:28 - GASTRONOMİ ŞEHRİNİN DAMAK ÇATLATAN LEZZETLERİ YARIŞTI
- 11:08 - GÜLNARLI ÜRETİCİLERE FİDE, EKİPMAN VE SULAMA DESTEĞİ
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


TÜRKİYE SOLU’NUN BAŞARISIZLIĞI
Birkaç gün önceki Medyascop TV yayınında gazeteci Ruşen Çakır, 18-35 yaş gençler arasında yapılan bir saha araştırmasının sonuçlarını paylaştı ve bu sonuçlara çok üzüldüğünü ifade etti. Evvela yapılan anketin sonuçlarını yazarak mevzuya girelim, soru şu: “kendinize en yakın hissettiğiniz siyasi kimlik nedir?” Ve cevaplar şu şekilde ortaya çıkmış: Atatürkçüyüm %40, Milliyetçiyim %15, İslamcıyım %10, Cumhuriyetçiyim %7, Ülkücü, %5…. Muhafazakar, liberal vsvs. Liste böyle azalarak devam ediyor. Ve bu saha araştırmasına göre kendisini solcu-sosyalist olarak tanımlayan gençlerin oranı sadece %1,9! Evet, sadece bu kadar! Gençler arasında %1,9 ise, ileri yaşlarda muhtemelen bu oran %1’lere düşmektedir.
Şimdi tam da burada şu can alıcı soruyu sorarak mevzuya dalabiliriz; Türkiyede 120 senelik bir geçmişi olan sosyalizm fikriyatının toplumda bu derece az, neredeyse sıfıra yakın, bir tercihle karşılaşmasının sebepleri neler olabilir? Nihayetinde işçi, emekçi, köylü, ırgat, ezilen, itilen, kakılan, sömürülen toplum kesimlerinin yoldaşı olma iddiasındaki bir siyasi ideolojinin toplumsal kabulünün bu derece düşük seyrediyor olması sadece bana mı tuhaf görünüyor? Yani bu ülkede yaşayan işçi, köylü, emekçi, gariban halk kesimleri tümüyle aptal mı ki kendi çıkarlarını savunan bu siyasi ideolojiye hiç ilgi göstermiyorlar?
Tabi şu anda pek çok eski solcu yurttaşımızın “12 Eylül buldozerinden” bahis açtığını duyar gibiyim. Devlet 12 Eylül’de üstümüzden silindir gibi geçti, yoksa halk kitleleri arkamızdaydı ve her şey yolunda gidiyordu! Eh, yani evet, 12 Eylül Darbesinin etkisini ve sonuçlarını inkar edecek değilim, gerçekten ağır bir darbeydi. Ama ben yine de Türkiye’de sol-sosyalist siyasi cereyanın başarısızlığının asıl sebebinin 12 Eylül olduğunu düşünmüyorum. Mesele daha derin, bilimsel ve gerçekçi bir analizi gerektiriyor.
Biraz anakronik olacak ama, yine de, şöyle bir soru formüle edebilir miyiz; eğer yukarıda belirttiğim gençler üzerindeki saha araştırması 1960’ların ortalarında yapılmış olsaydı sonuç nasıl çıkardı? Ben tahminimi söylüyorum: %50 Atatürkçü, %30 Milliyetçi, %15 muhafazakar-islamcı, %3 sol-sosyalist. Aşağı yukarı bu şekilde bir veri tablosunun ortaya çıkacağından hiç kuşku duymuyorum. Tabloya dikkat edilecek olursa, toplumun kahir ekseriyeti milliyetçi, (Atatürk milliyetçisi, Türk milliyetçisi vs) ciddi bir kesimi de milliyetçi – muhafazakar ve İslamcı. Fotoğraf aşağı yukarı bu minvalde.
Peki bu sosyolojik hakikat karşısında bizim sol-sosyalist kadrolar nasıl bir ideolojik metot geliştiriyorlar: milliyetçilik ve islami eksenli her türlü yaklaşımı hakir gören, dışlayan, gerici bulan ve evrensel ilkeler ışığında yürüyen “sosyalizm” bayrağı altında toplanmak! Güzel. Peki bu konuda bizim sosyalist kadrolara kim rehberlik ediyor? Elbette Batı’dan gelen çeviri kitaplar, Batılı sosyalist yazarların ekseriyetle kendi tarihleri, kültürleri ve coğrafyaları üzerinde yaptıkları analizler, makaleler, görüşler… O kadar öyle ki, 18 yaşına kadar Dersim’in, Malatya’nın, Diyarbakır’ın, Samsun’un kasabalarında yaşamış ve belki de şehre bile inmemiş çocuklar, fakültelere geldikleri günlerde Politzer’in, Dimitrof’un, Marx’ın, Engels’in, Lenin’in Türkçeye tercüme edilmiş kitaplarıyla karşılaştılar ve elbette çok etkilendiler. (Bu arada, söz sırası çeviriye gelmişken, bir anekdot aktarmama izin verin; 1970’li yıllarda Türk soluna liderlik etmiş isimlerden birisi 12 Eylül’den sonra yurt dışına çıkar ve oralarda yabancı dil öğrenir. Gençliğinde Türkçe okuduğu solun klasik kitaplarını orijinal dilinden de okuma ihtiyacı hisseder. Ve bu konuda şöyle bir itirafta bulunur: “bizim okuduğumuz kitaplarla orijinal metinler birbirinden çok farklı!”)
Ve bu yıllarda Türkiye sosyalist gençliğinin hızlı adımlarla toplumun genel değer yargılarından ayrışmaya ve uzaklaşmaya başladığını görüyoruz. Sosyalist gençler için Türk milliyetçiliği ırkçılık, dindarlık da külliyen gericilik ve yobazlıktan ibaretti. Selçuklu-Osmanlı “barbardı”, hatta Atatürk cumhuriyeti bile ırkçı bir anlayışa sahipti! Gençler, bu dönemde, “evrensel değerler” sarhoşluğu içinde, kendi tarihinden, kültüründen, geleneğinden süratle uzaklaşarak, adlarını bile telaffuz etmekte zorlandıkları dünyanın çeşitli coğrafyalarındaki militan sosyalist aktivistleri kendilerine rehber edinmeye başlamışlardı bile. Örneğin büyük devrimcilerimizden “sakallı” Namık Kemal’in hiçbir fotoğrafı bir solcunun duvarında yer bulamazken, dünyanın öteki ucundaki Latin Amerikalı “sakallı” Ernesto Che Guavera, bizim gençlerin duvarlarını ve hayallerini süslemeye başlıyordu.
Elbette Türkiye sol-sosyalist hareketinin tarihi başarısızlığında başkaca faktörlerin de ciddi payı var, belki zaman içinde bunları da yazar, konuşuruz. Peki buna rağmen, bütün bu olup bitenlere ve yaşananlara rağmen, bu günün Türkiyesinde toplumsal karşılığı olan gerçek anlamda bir sol-sosyalist hareket inşa edilebilir mi? Benim bu soruya yanıtım tek kelime ile “evet” tir. Evet, bu ülkede bir sol hareket realize edilebilir, buna Türkiye’nin çok ihtiyacı var ve bunu gerçekleştirmek pekala mümkündür.
Nasıl mı? Onu da bir başka yazımızda ele alalım, kalın sağlıcakla.
TÜRKİYE SOLU’NUN BAŞARISIZLIĞIEŞREF URAL
DENİZ GÖKTAŞ: KİMLİĞİN MİZAH EŞİĞİTARIK ÇELENK
CENGİZ GÜNDOĞDU’NUN ARDINDAN (1943 – 1 Temmuz 2026)YUNUS YAŞAR
HAYAT HİKAYELERİ VE İÇİMİZDEKİ ROTAIŞIK YARGIN
NEŞEMİZİ ÇALAMAYACAKLARNİZAMETTİN ŞEN
DİKKAT EKONOMİMİZİ DİKKATLİ KULLANALIMRAZİYE GÖK AKTAŞ
HEP İLE HİÇ ARASINDA BİR ŞİİRMUHARREM YELLİCE
KANT’IN TERAZİSİ, HUME’UN DAMAĞIGÖZDE SARI
ÜÇ ÇEYREK ÖMÜRDE SON DÜZLÜKYALÇIN DUMAN
KONFOR ALANI TUZAĞIMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
DİKİZ AYNASI, HAYAT, GEÇMİŞ VE GELECEKHASAN YAKUP CANGÜVEN
MUSTAFA ERGÜN ANTALYASPOR'A NE VERDİ?VEDAT GÜRHAN
TÜRKLÜK ÜZERİNENURİ SEZEN
IŞIĞINI BULAN OYUNCUGAZANFER ERYÜKSEL
RADON GAZI VE YAŞAM ALANLARIMIZDAKİ RİSKLERAHMET İLBARS
MEZUNİYETLERDEKİ GÖSTERİŞ YARIŞI VE GÖRÜNMEYEN TEHLİKELERDİLEK DEMİRKAN
ENSEMDE GEÇMİŞTEN GELECEĞE UZANAN NEFESBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
TONGUÇ’U ANARKENYAVUZ ALİ SAKARYA
ANTALYA TURİZMİ BÜYÜYOR; AMA AYNI ANDA TÜKENİYORCEM ARÜV
KADIN VE GÖÇ: BAVULA SIĞMAYAN HAYATLARGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
GÖZYAŞI VAR, UMUT DA VARSÜLEYMAN EKİN
5N 1K KURALINI UNUTAN GAZETECİLER!ALİ İHSAN DİLMEN
TÜRK-ALMAN TURİZMİNDE STRATEJİK BULUŞMAHÜSEYİN BARANER
MUHTARLIKLAR MESELESİAHMET GEDİKAĞAOĞLU
80 YAŞINDA YARIM ASIRLIK YORGANCI
YEŞİL GEÇİŞ İÇİN ORTAK AKIL ÇALIŞTAYI
ATB, HAZİRAN AYI HAL ENDEKSİ'Nİ AÇIKLADI
HALK EKMEK 4 YILDA 30 MİLYON EKMEK ÜRETTİ
SAĞLIĞINA KAVUŞTU, ÇAY HASRETİ SON BULDU
MPS HASTASI EZGİ, BOZUK TOPRAK YOL NEDENİYLE EVE HAPSOLDU
DALIŞTA KUM KÖPEK BALIĞIYLA KARŞILAŞTI
TAHTA ARABALARLA ZORLU YARIŞ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






