- IMKB
% - Altın
6194.66
%-0.32 - Dolar
46.9755
%0.05 - Euro
53.6575
%-0.21
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 20:43 - KSÜ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ’NDE STERİLİZASYON İDDİASIYLA İLGİLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI
- 20:08 - KOZAN’DA 15 TEMMUZ KAHRAMANLARI UNUTULMADI
- 19:03 - SİLİFKE BELEDİYESİNE YÖNELİK ’RÜŞVET’ SORUŞTURMASINDA TUTUKLU SAYISI 10’A YÜKSELDİ
- 18:43 - TARSUS GELECEK SPOR KULÜBÜ’NDE YAZ KURSLARI BAŞLADI
- 18:20 - BAŞPEHLİVAN TAŞ, COŞKUYLA KARŞILANDI
- 18:14 - ANAHTAR PARTİ MURATPAŞA'DA YENİ GÖREVLENDİRMELER
- 18:04 - SAADET PARTİSİ'NDEN İMO'YA ZİYARET
- 17:28 - KIRKPINAR BAŞPEHLİVANI ERKAN TAŞ’A ANTALYA’DA COŞKULU KARŞILAMA
- 17:08 - ANTALYA’DA DRİFT YAPAN SÜRÜCÜYE ADLİ VE İDARİ İŞLEM
- 16:23 - 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİ DUALARLA ANILDI
- 16:22 - ÖZDEMİR, GENÇLİK KAMPINI ZİYARET ETTİ
- 16:13 - ANAMUR’DA 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİ MEVLİT VE HATİMLERLE ANILDI
- 16:13 - NİŞANLI ÇİFTİN ÖLÜMÜYLE SONUÇLANAN KAZAYLA İLGİLİ DAVADA SÜRÜCÜNÜN SERBEST BIRAKILMASINA TEPKİ
- 16:08 - SULAR YÜKSELDİ, MAHSUR KALAN 4 KİŞİ KURTARILDI
- 16:03 - ALANYASPOR’UN YENİ SEZON KAMP PROGRAMI BELLİ OLDU
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


TÜRKİYE SOLU’NUN BAŞARISIZLIĞI
Birkaç gün önceki Medyascop TV yayınında gazeteci Ruşen Çakır, 18-35 yaş gençler arasında yapılan bir saha araştırmasının sonuçlarını paylaştı ve bu sonuçlara çok üzüldüğünü ifade etti. Evvela yapılan anketin sonuçlarını yazarak mevzuya girelim, soru şu: “kendinize en yakın hissettiğiniz siyasi kimlik nedir?” Ve cevaplar şu şekilde ortaya çıkmış: Atatürkçüyüm %40, Milliyetçiyim %15, İslamcıyım %10, Cumhuriyetçiyim %7, Ülkücü, %5…. Muhafazakar, liberal vsvs. Liste böyle azalarak devam ediyor. Ve bu saha araştırmasına göre kendisini solcu-sosyalist olarak tanımlayan gençlerin oranı sadece %1,9! Evet, sadece bu kadar! Gençler arasında %1,9 ise, ileri yaşlarda muhtemelen bu oran %1’lere düşmektedir.
Şimdi tam da burada şu can alıcı soruyu sorarak mevzuya dalabiliriz; Türkiyede 120 senelik bir geçmişi olan sosyalizm fikriyatının toplumda bu derece az, neredeyse sıfıra yakın, bir tercihle karşılaşmasının sebepleri neler olabilir? Nihayetinde işçi, emekçi, köylü, ırgat, ezilen, itilen, kakılan, sömürülen toplum kesimlerinin yoldaşı olma iddiasındaki bir siyasi ideolojinin toplumsal kabulünün bu derece düşük seyrediyor olması sadece bana mı tuhaf görünüyor? Yani bu ülkede yaşayan işçi, köylü, emekçi, gariban halk kesimleri tümüyle aptal mı ki kendi çıkarlarını savunan bu siyasi ideolojiye hiç ilgi göstermiyorlar?
Tabi şu anda pek çok eski solcu yurttaşımızın “12 Eylül buldozerinden” bahis açtığını duyar gibiyim. Devlet 12 Eylül’de üstümüzden silindir gibi geçti, yoksa halk kitleleri arkamızdaydı ve her şey yolunda gidiyordu! Eh, yani evet, 12 Eylül Darbesinin etkisini ve sonuçlarını inkar edecek değilim, gerçekten ağır bir darbeydi. Ama ben yine de Türkiye’de sol-sosyalist siyasi cereyanın başarısızlığının asıl sebebinin 12 Eylül olduğunu düşünmüyorum. Mesele daha derin, bilimsel ve gerçekçi bir analizi gerektiriyor.
Biraz anakronik olacak ama, yine de, şöyle bir soru formüle edebilir miyiz; eğer yukarıda belirttiğim gençler üzerindeki saha araştırması 1960’ların ortalarında yapılmış olsaydı sonuç nasıl çıkardı? Ben tahminimi söylüyorum: %50 Atatürkçü, %30 Milliyetçi, %15 muhafazakar-islamcı, %3 sol-sosyalist. Aşağı yukarı bu şekilde bir veri tablosunun ortaya çıkacağından hiç kuşku duymuyorum. Tabloya dikkat edilecek olursa, toplumun kahir ekseriyeti milliyetçi, (Atatürk milliyetçisi, Türk milliyetçisi vs) ciddi bir kesimi de milliyetçi – muhafazakar ve İslamcı. Fotoğraf aşağı yukarı bu minvalde.
Peki bu sosyolojik hakikat karşısında bizim sol-sosyalist kadrolar nasıl bir ideolojik metot geliştiriyorlar: milliyetçilik ve islami eksenli her türlü yaklaşımı hakir gören, dışlayan, gerici bulan ve evrensel ilkeler ışığında yürüyen “sosyalizm” bayrağı altında toplanmak! Güzel. Peki bu konuda bizim sosyalist kadrolara kim rehberlik ediyor? Elbette Batı’dan gelen çeviri kitaplar, Batılı sosyalist yazarların ekseriyetle kendi tarihleri, kültürleri ve coğrafyaları üzerinde yaptıkları analizler, makaleler, görüşler… O kadar öyle ki, 18 yaşına kadar Dersim’in, Malatya’nın, Diyarbakır’ın, Samsun’un kasabalarında yaşamış ve belki de şehre bile inmemiş çocuklar, fakültelere geldikleri günlerde Politzer’in, Dimitrof’un, Marx’ın, Engels’in, Lenin’in Türkçeye tercüme edilmiş kitaplarıyla karşılaştılar ve elbette çok etkilendiler. (Bu arada, söz sırası çeviriye gelmişken, bir anekdot aktarmama izin verin; 1970’li yıllarda Türk soluna liderlik etmiş isimlerden birisi 12 Eylül’den sonra yurt dışına çıkar ve oralarda yabancı dil öğrenir. Gençliğinde Türkçe okuduğu solun klasik kitaplarını orijinal dilinden de okuma ihtiyacı hisseder. Ve bu konuda şöyle bir itirafta bulunur: “bizim okuduğumuz kitaplarla orijinal metinler birbirinden çok farklı!”)
Ve bu yıllarda Türkiye sosyalist gençliğinin hızlı adımlarla toplumun genel değer yargılarından ayrışmaya ve uzaklaşmaya başladığını görüyoruz. Sosyalist gençler için Türk milliyetçiliği ırkçılık, dindarlık da külliyen gericilik ve yobazlıktan ibaretti. Selçuklu-Osmanlı “barbardı”, hatta Atatürk cumhuriyeti bile ırkçı bir anlayışa sahipti! Gençler, bu dönemde, “evrensel değerler” sarhoşluğu içinde, kendi tarihinden, kültüründen, geleneğinden süratle uzaklaşarak, adlarını bile telaffuz etmekte zorlandıkları dünyanın çeşitli coğrafyalarındaki militan sosyalist aktivistleri kendilerine rehber edinmeye başlamışlardı bile. Örneğin büyük devrimcilerimizden “sakallı” Namık Kemal’in hiçbir fotoğrafı bir solcunun duvarında yer bulamazken, dünyanın öteki ucundaki Latin Amerikalı “sakallı” Ernesto Che Guavera, bizim gençlerin duvarlarını ve hayallerini süslemeye başlıyordu.
Elbette Türkiye sol-sosyalist hareketinin tarihi başarısızlığında başkaca faktörlerin de ciddi payı var, belki zaman içinde bunları da yazar, konuşuruz. Peki buna rağmen, bütün bu olup bitenlere ve yaşananlara rağmen, bu günün Türkiyesinde toplumsal karşılığı olan gerçek anlamda bir sol-sosyalist hareket inşa edilebilir mi? Benim bu soruya yanıtım tek kelime ile “evet” tir. Evet, bu ülkede bir sol hareket realize edilebilir, buna Türkiye’nin çok ihtiyacı var ve bunu gerçekleştirmek pekala mümkündür.
Nasıl mı? Onu da bir başka yazımızda ele alalım, kalın sağlıcakla.
HER İNSANIN MUTLAK BİR SINIRI VARDIRHASAN YAKUP CANGÜVEN
CESUR BİR KEZ, KORKAK BİN KEZ ÖLÜR!GÖZDE DOLAYMAN
ANTALYA LİMANI'NIN GERÇEK RAKİBİ KİM?CEM ARÜV
DOĞRUSU NEDİR?ALİ İHSAN DİLMEN
TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?OYA BOYSAN
YAZ TATİLİNDE VELİ OLMAKPINAR TEYİN
NASILSIN YAPAY ZEKÂ?ŞENER METE
BAHAR FIRTINASI MI GELİYOR?..VEDAT GÜRHAN
İSLAMDA KIBLE NİYE KUDÜS’TEN MEKKE’YE DÖNDÜ?MUHARREM YELLİCE
GÖRMEK Mİ, BİLMEK Mİ? İŞTE BÜTÜN MESELE BU!BAHAR UYSAL HAMALOĞLU
HATAP UN FABRİKASI MÜZESİ’NDE ZAMAN YOLCULUĞUAHMET İLBARS
ROZETGAZANFER ERYÜKSEL
TÜRKİYE SOLU’NUN BAŞARISIZLIĞIEŞREF URAL
DENİZ GÖKTAŞ: KİMLİĞİN MİZAH EŞİĞİTARIK ÇELENK
CENGİZ GÜNDOĞDU’NUN ARDINDAN (1943 – 1 Temmuz 2026)YUNUS YAŞAR
HAYAT HİKAYELERİ VE İÇİMİZDEKİ ROTAIŞIK YARGIN
NEŞEMİZİ ÇALAMAYACAKLARNİZAMETTİN ŞEN
DİKKAT EKONOMİMİZİ DİKKATLİ KULLANALIMRAZİYE GÖK AKTAŞ
KANT’IN TERAZİSİ, HUME’UN DAMAĞIGÖZDE SARI
ÜÇ ÇEYREK ÖMÜRDE SON DÜZLÜKYALÇIN DUMAN
KONFOR ALANI TUZAĞIMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
TÜRKLÜK ÜZERİNENURİ SEZEN
MEZUNİYETLERDEKİ GÖSTERİŞ YARIŞI VE GÖRÜNMEYEN TEHLİKELERDİLEK DEMİRKAN
TONGUÇ’U ANARKENYAVUZ ALİ SAKARYA
YAZ İSHALLERİNDEN KORUNMANIN 10 ETKİLİ YOLU
YAPAY ZEKA DESTEKLİ ROBOT SAHNEYE ÇIKTI
'DEMİR ADAM' BAŞARIDAN BAŞARIYA KOŞUYOR
YARIM ASIRLIK HİKAYE DEVLET ÖDÜLÜYLE TAÇLANDI
TARIM GÜNDEMİ'NDE TARIMIN GELECEĞİ KONUŞULDU
ÖNCE AVLADILAR SONRA TADINA BAKTILAR
80 YAŞINDA YARIM ASIRLIK YORGANCI
YEŞİL GEÇİŞ İÇİN ORTAK AKIL ÇALIŞTAYI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






