- IMKB
% - Altın
6193.46
%-0.94 - Dolar
47.5204
%0.15 - Euro
54.7096
%-0.3
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 13:43 - DULKADİROĞLU’NDA MAHALLE SAKİNLERİNDEN YOL, KALDIRIM VE PARK TEPKİSİ
- 13:33 - MUHTARLAR, 1 MİLYON İNSANA HİZMET VERECEK TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK ATIK SU TÜNELİNİ İNCELEDİ
- 13:03 - DEPREMİN İZLERİNİN SİLİNDİĞİ HATAY’DA 8 ÖĞRENCİ LGS’DE BİRİNCİ OLDU, 25 ÖĞRENCİ YKS’DE İLK BİNDE YER ALDI
- 12:58 - BÜYÜKŞEHİR EKİPLERİ TOPLU TAŞIMADA KLİMA DENETİMİNİ YOĞUNLAŞTIRDI
- 12:18 - OSMANİYE’DE MOTOSİKLET İLE OTOMOBİL ÇARPIŞTI: 1 YARALI
- 11:53 - MERSİN’DEKİ ORMAN YANGINI: YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ, SOĞUTMA ÇALIŞMASI SÜRÜYOR
- 11:33 - AKDENİZ’DE YOL VE KALDIRIM ÇALIŞMALARI ARALIKSIZ SÜRÜYOR
- 11:28 - MERSİN’DE MAKAS ATAN MİNİBÜSÇÜ KAMERAYA YAKALANDI, 90 BİN TL CEZA YEDİ
- 11:23 - OBA, 6 AYDA 490 ETKİNLİKLE 18 BİN KİŞİYİ AĞIRLADI
- 11:18 - BAŞKAN UYSAL: ‘’TÜRKİYE’NİN BUGÜN YÖRÜK AKLINA VE RUHUNA İHTİYACI VAR’’
- 11:13 - MERSİN’DE YAZ AKŞAMLARI KONSERLERLE ŞENLENİYOR
- 11:08 - EMEKLİ İTFAİYECİ, YILLARIN TECRÜBESİYLE EVİNİ ALEVLERE TESLİM ETMEDİ
- 11:03 - MERSİN’DE ÜRETİCİYE FEROMON TUZAK VE MAKİNE EKİPMANI DESTEĞİ
- 10:48 - MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDEN ÜNİVERSİTE ADAYLARINA ÜCRETSİZ TERCİH DANIŞMANLIĞI
- 10:43 - MÜSİAD ANTALYA ŞUBE BAŞKANI AKGÜL: "KONKORDATO SADECE BORÇLUNUN DEĞİL, TÜM TEDARİK ZİNCİRİNİN MESELESİDİR"
HASAN YAKUP CANGÜVEN / KONUK YAZAR


VENEZUELA, İHANET VE YERLİ İŞBİRLİKÇİLERİ
Tarih, devletlerin ve iktidarların nasıl yıkıldığını kitaplarında defalarca yazmış, tarih meraklıları da bunları defalarca okumuştur. Bu yıkılışların neredeyse tamamının ortak paydası dış saldırılardan önce içeride başlayan çürüme ve çözülmedir.
Roma İmparatorluğu’nun çöküşü, barbar kavimlerin saldırılarıyla açıklansa da asıl kırılma, senato içindeki entrikalar, lejyon komutanlarının iktidar hırsı ve merkezî otoriteye sadakatin kaybolmasıyla yaşanmıştır. Roma’yı yıkan, Germenler değil; Roma elitinin kendi devletini içten kemiren ihtiraslarıdır.
Abbasî Devleti’nin zayıflaması da benzer bir seyir izlemiştir. Saray içi klikler, vezirler arası iktidar mücadeleleri ve Türk–Fars bürokratik rekabeti, devleti savunmasız hâle getirmiş; Bağdat, Moğol orduları gelmeden önce fiilen içeriden çökertilmiştir. Hülagû Han’ın orduları yalnızca son darbeyi vurmuştur.
Osmanlı Devleti’nin gerileme ve dağılma süreci de yalnızca dış baskılarla izah edilemez. Yeniçeri Ocağı’nın bozulması, rüşvetin devlet mekanizmasına sirayet etmesi, saray içi entrikalar ve merkezden kopan taşra ayanları; devleti içeriden felce uğratmıştır. Avrupa orduları, Osmanlı’yı sahada yenmeden önce, Osmanlı kendi kurumsal direncini kaybetmiştir.
Hiçbir ülke, hiçbir lider, hiçbir dava yalnızca dış saldırılarla çökmez. Bütün bu örnekler, çöküşün gerçek nedenini ve değişmeyen şu gerçeği teyit eder: Devletler, dış düşmanlarla değil; iç zaaflarla, dâhili hainlerin ve yerli işbirlikçilerin onlara verdiği destekle, içeriden açılan kapılarla yenilirler.
Dış saldırılar elbette yıkıcıdır; ancak bu saldırılar içeride karşılık bulmadıkça, ihanetle beslenmedikçe ve zaaflarla birleşmedikçe kalıcı bir sonuç doğurmaz. İşte bu yüzden, tarih boyunca yıkılan her devletin enkazında yalnızca düşman ordularının değil, içeriden çalışan ellerin de parmak izleri yani 5’inci Kol Faaliyetleri vardır.
İşte bu nedenle tarih, yalnızca geçmişi kayıt altına almakla kalmaz; aynı zamanda hafızasında tuttuğu ihanet kronolojisiyle de dönemin tüm yöneticilerini uyarır. Halkının desteğini yitiren, vatana ve millete duyulan sadakat zeminini aşındıran ve ahlâkî meşruiyetini kaybeden her iktidar, her hükümet ve her devlet ne kadar güçlü ve sarsılmaz görünürse görünsün, gerçekte çöküş takvimini kendi elleriyle işletmeye başlamış demektir.
CIA’nın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya ilişkin yaptığı son açıklama, Maduro’nun yerinin dış istihbarat operasyonlarıyla değil; Venezuela hükûmeti içindeki kendisine en yakın isimler tarafından bildirildiğini ortaya koymuş ve bu kadim, değişmez hakikati bir kez daha bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir.
Mesele bir istihbarat başarısı değil, açık bir iç ihanet vakasıdır. Üstelik bu ihanet, sokaktan, muhalefetten ya da sistem dışı unsurlardan değil; devletin en üst katmanlarından, kabine düzeyinden gelmiştir.
Tam da bu noktada, geçmiş dönemlerde ana muhalefet partisinin genel başkanlığını da yapmış bir siyasetçinin şu sözü meselenin özünü berrak biçimde ortaya koymaktadır: “Ne kadar en ideal kadroyu ya da en mükemmel yönetimi kurduğunuzu iddia ederseniz edin, yüzde 10’luk ihanet payını mutlaka hesaba katın.”
Bu söz, bir karamsarlık ifadesi değil; siyasal gerçekliğin soğuk bir tespitidir; çünkü devlet yönetimi, yalnızca liyakat ve sadakat söylemleriyle ayakta durmaz. Asıl mesele, sadakatin sürekliliği ve kriz anlarında kimin nerede durduğudur. Hiç makam, unvan ya da koltuk; ahlâkı, vicdanı ve aidiyeti garanti etmez.
Dış güçler her zaman vardır. CIA, MOSSAD, MI6, BND, SVR, FSB ya da adı pek duyulmayan başka bir istihbarat örgütü de olabilir… Bunların varlığı şaşırtıcı ve istisna bir durum değildir. Devlet dediğiniz yapı, zaten bu tür istihbarat savaşları ve mücadelelerin yaşandığı bir alandır; hayatın olağan akışı da buna uygundur. Olağan olmayan ise şudur: Venezuela’nın Bolivarcı Ulusal İstihbarat Servisi (SEBIN) ve Askerî Karşı İstihbarat Genel Müdürlüğü (DGCIM) gibi kurumları varken, bu yapıların içeride bu kadar rahat hareket edebilmesidir.
Zira hiçbir dış istihbarat örgütü, içeride bir karşılık bulmadan kendilerine bu denli geniş bir alan açamaz. Kapılar içeriden açılmadan, bilgiler dışarıya taşınmadan ve zemin içeriden hazırlanıp uygun hâle getirilmeden bu tür operasyonların başarıya ulaşması mümkün değildir.
Devletleri asıl zayıflatan da zaten dışarıdakiler değil; içeride, sistemin içinde duran ama aidiyeti, kalbi ve ruhu başka yerlere ait olan bu çürük elmalardır. Sorun onların varlığı değil, fark edilmemeleri, görmezden gelinmeleri ve zamanında ayıklanamamalarıdır.
Şu gerçek artık inkâr edilemez: İçeriden ihanet olmadığı müddetçe hiçbir iktidar yıkılamaz, hiçbir devlet teslim alınamaz, hiçbir lider kolayca hedef hâline getirilemez. Yenilgi, tankla, uçakla, ağır silahlarla değil, ekonomik yaptırımlarla değil; dosyalarla, bilgilerle, koordinatlarla ve ihbarlarla gelir. Ve bunların tamamı içeriden sağlanan desteklerle olur.
Bu nedenle vatan hainliği kavramı, yalnızca silah alan ya da bayrak yakanlarla sınırlı değildir. Devletin en mahrem bilgilerini yabancı servislerin masasına koyanlar, kritik anlarda “tarafsızlık” kisvesi altında saf değiştirenler, koltuğunu korumak uğruna ülkesini pazarlık konusu yapanlar da aynı suçun failleridir. Üniforma giymeden, slogan atmadan, sessizce yapılan bu ihanet türü, en tehlikelisidir.
Maduro örneği, tüm devletler ve iktidarlar için sert bir uyarıdır: En büyük risk dışarıda değil, içeridedir. En büyük tehdit muhalif söylemler değil, sadakat maskesi takmış çıkar odaklarıdır. Ve en ölümcül darbe, düşmandan değil, “bizdenmiş gibi görünen yerli işbirlikçilerinden” gelir.
Devlet aklı, işte tam da bu nedenle, yalnızca düşmanı tanımakla yetinmemeli, içerideki zaafları, ihtirasları, koltuk sevdalılarını ve ihanet ihtimallerini de sürekli hesaba katmalıdır. Aksi hâlde en güçlü görünen siyasal ve ekonomik yapılar bile, bir gecede çözülebilir.
Türkiye’yi örnek vermek gerekirse; 27 Mayıs 1960’tan bugüne yapılan cunta darbelerinin hepsinin ardında, ABD başta olmak üzere, Batılı güçlerin olduğu bilinen bir gerçektir. Bu konuda en önemli kanıt da 1980 darbesinden sonra dönemin CIA’nin Türkiye Şefinin ABD Başkanına verdiği o meşhur “bizim çocuklar başardı” haberidir. Tek bir cümlelik bu açıklamanın koca bir dönemi anlatmaya yetmekle kalmayıp; darbenin sadece tankla, tüfekle değil; içeriden kurulan ilişkilerle, önceden hazırlanmış zeminlerle gerçekleştiğini açıkça ortaya koyan bir itiraftır aslında.
Bugün Venezuela’da yaşananlara bakınca insanın aklına ister istemez yapılan operasyonun dışarıdan değil, içerideki bazı unsurlar üzerinden yürütüldüğüne dair o söz geliyor. Yani senaryonun adı değişmiş, ülke değişmiş ama yöntem aynı kalmış. Onların çocuklarının içeriden açtıkları kapılar aralanmış…
Asıl mesele de burada başlıyor zaten. Kim bunlar? Nasıl oluyor da bir ülkenin içinde, o ülkenin diliyle konuşup, o ülkenin insanı gibi davranıp, kritik anlarda bambaşka bir yerde durabiliyorlar? Bu insanlar bir günde mi ortaya çıkıyor, yoksa yıllar içinde mi yetiştiriliyor?
Bu soruları sorarken kimseyi işaret etmeye, suçlamaya gerek yok; çünkü konu kişilerden çok sistemlerle ilgili. Denetim zayıflıyorsa, liyakat geri plana itiliyorsa, kurumlar içini boşaltıyorsa; işte o zaman bu tür yapılar kendilerine rahatça alan bulabiliyor.
Daha dün Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya yapılan darbe bize şunu bir kez daha gösterdi ki; dışarıdan gelen hiçbir müdahale, içeride karşılık bulmadan başarıya ulaşamaz. O yüzden “onların çocukları” lafına takılıp kalmaktan ziyade, böyle cümlelerin tekrar kurulmasına imkân veren zemini ortadan kaldırılmasıdır. Asıl yüzleşilmesi gereken gerçek de budur.
Ne dersiniz?
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
GAZALİ, DECARTES VE MALEBRANCHE’TA NEDENSELLİK SORUNUMUHARREM YELLİCE
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
ANTALYA TEK LİMANLA YETİNEMEZCEM ARÜV
HAYATIMIZI KİM YÖNETİYOR?OYA BOYSAN
DOSTA DÜŞMANA KARŞI ANTALYASPORGÖZDE DOLAYMAN
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU VE ÇORUMAHMET İLBARS
BERLİN'DE ANTALYA ŞOV...TURGAY ALP
ANNELİĞİN DEĞİŞEN YÜZÜ, DEĞİŞMEYEN VİCDANIPINAR TEYİN
'ACİZ ÇEHOV' VE EMEKLİ FARKLARIBİHTER GÖRDÜ
BİRBİRİNİN İÇİNDEN GEÇEREK GELEN BİR YAZIGAZANFER ERYÜKSEL
NAZIM HİKMET ŞİİRİNDE UMUTM. ALİ ÖZDOĞAN
ÇİĞLİ TARIM KREDİ MARKET’TE YAŞANAN USULSÜZLÜK ÖNLENEBİLİR MİYDİ?HASAN YAKUP CANGÜVEN
CRİSTOPHER NOLAN'IN ODYSSEİA FİLMİ ARDINDA DİPLOMASİNİZAMETTİN ŞEN
SICAK EKONOMİSİRAZİYE GÖK AKTAŞ
OLURSA OLSUN, HUZURLU YALNIZLIKLAR OLSUNBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
GELECEĞİ KİM İNŞA EDECEK? TEKNO KADINIŞIK YARGIN
“ŞİİR OLMASAYDI HAYATIN TADI MI OLURDU?”YUNUS YAŞAR
YENİ PARTİEŞREF URAL
EN BÜYÜK SERMAYE: ZAMANNİNA ŞAHİN
DUBAİ’DE THE ODYSSEY: YALNIZCA BİR FİLM DEĞİL, İNSANLIĞIN ORTAK HAFIZASIHÜSEYİN BARANER
TİCARİ AHLAK VE ETİK ANLAYIŞAV İBRAHİM GÜLLÜ
KİTAPLIKŞENER METE
ALEVLERİN ARASINDA KALAN KEDİ 'LUNA' TEDAVİYE ALINDI
AÜ HASTANESİ'NDE TEDAVİ EDİLDİ
ATB TEMMUZ AYI MECLİSİ TOPLANDI
CLIMAAX-MUHIR PROJESİ'NİN KAPANIŞ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ
PAZAR ESNAFINDAN 'USULSÜZLÜK' İDDİASI
TÜRKİYE'NİN İLK 'ESENLİK MERKEZİ' RUHSATI VERİLDİ
DÖNER USTALARININ ZORLU MESAİSİ
KAÇAK REHBERE SIKI DENETİM
Erbaş, Hacı Bayram Veli Camii’nde teravih namazı kıldırdı
Otomobilin yan yattığı kaza anı kameraya yansıdı
Samsun'da trafik kazası: 3 yaralı
ABD'de düzenlenen yarışmada dünya 2.'si oldu
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8

- BÜYÜKŞEHİR YARALARI SARMAK İÇİN YANGIN BÖLGESİNDE
- ANTALYA’DA OTLUK ALANDA ÇIKAN YANGIN SERA VE MEZARLIĞA SIÇRADI
- TIR SÜRÜCÜSÜ METRELERCE FREN YAPSA DA 5 KİŞİNİN YARALANDIĞI KAZAYI ÖNLEYEMEDİ, O ANLAR KAMERAYA YANSIDI
- REFAKATÇİ GİBİ GELDİ, MOTOSİKLET ÇALDI: "EVE DÖNMEK İÇİN ÇALDIM, NEREYE BIRAKTIĞIMI HATIRLAMIYORUM"
- ANTALYA’DA MOTOSİKLET İLE TOFAŞ OTOMOBİL ÇARPIŞTI: 2 YARALI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim

