- IMKB
% - Altın
6878.87
%-0.42 - Dolar
48.2528
%0.03 - Euro
56.0987
%0.28
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 21:43 - GEMİ FACİASINDA HAYATINI KAYBEDEN REYHAN VERİM’İN CENAZESİ YARIN TOPRAĞA VERİLECEK
- 19:38 - GİRNE’DEKİ FERİBOT FACİASINDA ÖLEN 2 KİŞİNİN CENAZESİ MERSİN’E GETİRİLDİ
- 18:52 - KORKULUK DEMİRLERİ BOŞLUĞUNDAN DÜŞEN ELİYA ÖLDÜ
- 18:35 - BAŞKAN UYSAL: "CUMHURİYET, AÇLIKTAN VE SÖMÜRÜDEN KURTULUŞ DEVRİMİDİR"
- 18:26 - 2 GÜNDE 38 YANGIN
- 18:20 - BAŞKAN KOTAN BAŞARILI GENÇLERİ AĞIRLADI
- 18:15 - EŞİNİN KULLLANDIĞI OTOMOBİLİN ALTINDA KALAN KADIN ÖLDÜ
- 18:07 - GÖÇÜK ALTINDA KALAN İŞÇİ KURTARILDI
- 17:53 - MERSİN’DE VATANDAŞ İSTEDİ, İKİNCİ PAZAR YERİ İÇİN ÇALIŞMA BAŞLADI
- 17:47 - KONYAALTI’NDA EMEKLİLERİN HAYATINA DOKUNAN PROJE: EMEKLİ KART
- 17:43 - ESKİ EŞİNİ VURARAK ÖLDÜRDÜ, AYNI SİLAHLA HAYATINA SON VERDİ
- 17:23 - FERİBOT FACİASINDAN SAĞ KURTULAN ADANALI GENÇLERİN ÖLÜM KALIM MÜCADELESİ: "ANNE ÖLÜYORUZ, HAKKINI HELAL ET"
- 17:20 - DENİZE DÜŞÜRÜLEN TELEFON VE GÖZLÜKLERİ ÇIKARIP SAHİPLERİNE ULAŞTIRIYOR
- 17:08 - SİLİFKE’DE MAKİLİK ALANDA ÇIKAN YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
- 17:03 - GÖÇÜKTE MAHSUR KALAN İŞÇİ İÇİN ZAMANLA YARIŞ
BAHAR UYSAL HAMALOĞLU / KONUK YAZAR


ZEBRANIN SORUSU
Çocukluğumuzda kardeşimle benim gitmeyi en çok sevdiğimiz yerlerden biri, Atatürk Orman Çiftliğindeki hayvanat bahçesi. Kokular ve sesler dünyasının çocuk ve yetişkinlerinin internetle tanışmadığı bir zamanın bireyleri olarak görmediklerimizi kafesler içinde, parmaklıklar ardında bize sunan bu yer, bir düş, bir masal ülkesi. Hafta sonu mekânı olarak orası seçildiğinde bir iki gün öncesinden sevinç, heyecan kavrıyor yüreğimizi. Hayvan hakları için mücadele verilen günümüzdeyse ne hayvanların olduğu sirklerin ne de hayvanat bahçelerinin yeri var. Zaten olmamalı da. Özgürlük gibisi var mı?
Burnunu demir parmaklıkların arasından çıkarmaya çalışan bir zebra var mıydı kafeslerden birinde, hatırlayamadım Shel Silverstein ‘ın ‘’Zebra Sorusu’’ şiirini okuduğumda. Sokaklarda görmeye alışkın olmadığım uzak kıtalardan getirilmiş hayvanlar, kafesler, parmaklıklar, çiftlik dondurması kapları gözlerimin önünde uçuşmaya başlıyor. Önceleri gri siyah, sepya fotoğraflardakine benzer tüm şekiller birden renkleniveriyor. Kafesi enine boyuna, boyuna arşınlayan sıkıldığında derin bir kuyu misali ağızlarını açıp kükreyen aslanları ve kaplanları, çamurlu bir su birikintisi içinde sanki sonsuza dek kımıldamamaya niyet edip yatmış gergedanı, gökyüzüne erişemediğimden kaçırdığım ama bir tavus kuşunun tüylerinde yakalayabileceğimi sandığım gökkuşağını, kafesin içinde hiç durmaksızın oraya buraya zıplayan, kuyruklarından dallara asılan, fıstığı kapmasıyla arkadaki duvarın önünde bir ayağını altına alıp oturması bir olan maymunları, zürafayla selamlaşmak için babamın bizi omzuna oturttuğunu ve en uzun zamanı Nehru’nun çocuklara hediyesi Mohini adlı filin kafesinin önünde geçirdiğimizi anımsıyorum. Bir zebra görsem ne düşünürdüm, çocuk aklımla şaşırır mıydım şaşırmaz mıydım, niçin çizgili diye düşünür müydüm, kestiremiyorum.
Amerika yerlileri zebrayı denge, çeviklik, berraklık ve yoldaki kesinliğin sembolü olarak görüyor. Doğu kültürü, siyah ve beyaz çizgileri harmanlayan zebranın zıtlığı böylece dengelendiğini düşünürken çizgileri bazı kültürlerde uyumla ilişkilendiriliyor. Bizse tıpta "zebra" sözcüğünü nadir görülen bir hastalık için kullanıyoruz.
Shel Silverstein'ın 1981 yılında yayılanan ünlü şiir koleksiyonu ‘’A Light in the Attic’’te yer alan ‘’Zebra Sorusu’’ şiiri, zebra ile bir çocuk arasındaki sohbet aracılığıyla algı, kimlik ve bakış açısı temalarını ele alan mizah ve felsefenin iç içe geçtiği bir şiir. Bireylerin dünyayı nasıl farklı yorumladıklarına cevap konusunda bizi daha derin düşünmeye davet ediyor.
Zebraya sordum,
Sen siyah üzerine beyaz çizgili misin?
Yoksa siyah çizgileri olan beyaz mısın?
Ve zebra bana şunu sordu,
Kötü alışkanlıklarla aran iyi mi?
Yoksa iyi alışkanlıklarında kötü müsün?
Sessiz zamanlarda gürültü yapar mısın?
Yoksa gürültülü zamanlarda sessiz misin?
Bazı üzücü günlerde mutlu musun?
Yoksa mutlu günlerinde de olsa üzgün müsün?
Bazı özensiz yollarda düzenli misin?
Yoksa bazı düzgün yollara sahip özensiz biri misin?
Ve sormaya devam ediyor, devam ediyor, devam ediyor, devam ediyor
Ve böyle devam etti bu.
Bir zebraya asla soru sormayacağım
Çizgileri hakkında.
Tekrar asla.
Hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap eden bu şiirin ilk dizesinde çocuk sohbete basit bir soruyla başlıyor:"Beyaz çizgili siyah mısın, yoksa siyah çizgili beyaz mısın?" Zebra çocuğun sorusuna başka bir soruyla yanıt veriyor: ‘’Kötü alışkanlıklarda iyi misin, yoksa iyi alışkanlıklarda kötü müsün?" Zebra kimliğin katı bir tanım değil, niteliklerin bir karışımı olduğunun farkında. Biz insanlar ne tamamen iyiyiz ne de tamamen kötü; tıpkı zebraların ne tamamen siyah ne de tamamen beyaz olduğu gibi. Bir insan bir an sessiz, bir başka an gürültücü, bazı günler kural dışına çıkmayan katı bir disiplin içinde bazı günlerse hiç bir şeyi umursamayan bir kaygısızlık içinde olabilir. Bir gün üzgünken ertesi gün ağzımız kulaklarımızda olur, bir öfkelenir bir sakinleşiriz. Bazen beklentileri tüketmiş, umutsuz bazen hayata olumlu bakmış, umutluyuzdur.
Sadece değişmekle kalmayız bir de her şeye anlam yükleriz. Anlamak için basitleştirmeye, yaşamak içinse anlamaya ihtiyacımız var. Durmadan dinlenmeden anlam üretir ve bunu da çeşitli yollarla gerçekleştiririz. Bu yollardan biri nesneleri, insanları kategorilere ayırmaktır. Sınıflandırabilmek için onlara isim vermemiz ya da etiketlememiz gerekir. Gördüğümüzü tanımlamamız, nicelememiz, düzenlememiz, bölümlere, alt bölümlere ve mümkünse altın altındaki bölümlere ayırmak için çabalıyor ancak bu şekilde, üzerinde yürüdüğümüz şeyi sağlam ve kabul edilebilir hâle getirdiğimizi düşünüyoruz. Kısa, az ve öz tanımlar işimizi görüyor. Onları yalnızca bir veya iki kelime kullanarak bir kategoriye koymak, hızlı ve kolay bir "anlam üretme" ile sonuçlanıyor. Sanki yalnızca açıklayabildiğimiz şey var olma hakkına sahipmiş gibi bir inanca demirlememiz ise açıklanmaya muhtaç.
Etiketlemek insanın bir bütün olduğunu unutup tek bir özelliğe saplanıp körleşmesi demek. Maslow hiyerarşisinde güvenlikten sonraki basamak olan sevgi gereksiniminin giderilmesindeyse körlüğe yer yok. Bir Afrika atasözü şöyle der: ‘’Siyah çizgili bir zebrayı vurursanız beyaz olan da ölür.’’ O zaman dört açtığım gözlerimle bütünü görmeye çalışarak yola devam…
AYNAROZ YARIMADASI VE MUSAHİPZADE CELAL BEYBİHTER GÖRDÜ
30 AĞUSTOS 1922 VE SONUÇLARIPROF DR RAMAZAN DEMİR
YENİ PARTİ ANTALYA İLÇE BAŞKANLIKLARI AÇILIŞIAHMET DİKİCİ
MAKAMIN ETRAFINDAKİLER VE BAKAN KÖRLERSÜLEYMAN EKİN
ÖLÜM YOLCULARIAHMET İLBARS
“SEN HAYAT DENEN SAHNEDEN BAHSET”YUNUS YAŞAR
KADIN KONUŞUNCASİBEL ARSLAN
YILDIZLARA BAKARKEN DÜŞENLER 4: ZİYA GÖKALPEŞREF URAL
TÜKETİCİNİN HAKKI GRAM GRAM EKSİLTİLEMEZ!AV İBRAHİM GÜLLÜ
TURİZMİN KANSERİ: KALİTESİZLİK VE FAHİŞ FİYATLARTUGAY TOYDEMİR
GELECEK PARTİSİ’NİN ARDINDANTARIK ÇELENK
BU MAĞLUBİYETİ BÜLENT HOCA'YA YAZMAK KOLAYCILIK OLURKAHRAMAN KÖKTÜRK
TARİHTEN GELECEĞE UZANAN VİZYONIŞIK YARGIN
HEGEL’DEN NİETZCHE’YE İNSAN TOPLUM KURTULUŞ SORUNU-2MUHARREM YELLİCE
ORTAK AKIL…MEHMET YENİKAYNAK
DURUM MUHAKEMESİ YAPMAKALİ İHSAN DİLMEN
MUTLU OLMAYI BAŞARMAK BİR YETENEK MİDİR?MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
KENDİ YAZIP KENDİ SİLEN SUGAZANFER ERYÜKSEL
İKİ BİLİNMEYEN HATIRA VE BEKİR SITKI ERDOĞAN'IN KARAMAN VEFASIYUSUF YILDIRIM
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-3NİZAMETTİN ŞEN
MARTILAR KADAR ÖZGÜR OLABİLECEĞİMİZ BİR DÜNYA OLMALI, OLMALI MUTLAKABAHAR UYSAL HAMALOĞLU
ÇOCUK KORUMA KANUNU’NDA NELER DEĞIŞTI? CEZA MI, KORUMA MI?AV CÜNEYT KARASU
BAĞLAROYA ÖZGÜR
VATANSEVERLİK DUYGULARINI SİLMEKNURİ SEZEN
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim

















