Bugün 14 Şubat 2026 Cumartesi
  • Antalya14 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    7075.06
    %0
  • Dolar
    43.7242
    %0
  • Euro
    51.9199
    %0

YUNUS YAŞAR / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
YUNUS YAŞAR / KONUK YAZAR

AK DONLU, AK SAKALLI BİR ADAM; FİKRET OTYAM

14 Şubat 2026 Cumartesi 09:56

Tarık Dursun Kakınç, 21 Nisan 1998 Salı günkü Yeni Yüzyıl gazetesinde şöyle yazıyordu: O'nu övdüm. Evet, çünkü yaptığı iş güzeldi. Çünkü benim kuşağımın yüz aklarından biriydi. Yeniydi, yenilikçiydi ve edebiyatçının itibar gördüğü bir dönemdebasındaki en başarılı temsilcilerimizdendi.. O'nu kıskandığımı da itiraf edebilirim..
*
Öylesine heyecanlandım, öylesine heyecanlandım ki, hemen telefonunu çevirip Fikret Abi'yi arıyorum. Tarık Dursun K.'nın yazısından söz ediyorum. Teşekkür ediyor ve bir Yeni Yüzyıl alacağını söylüyor. Halimi hatırımı soruyor. Uğra bir gün beklerim diyor.
*
Akdeniz Atılım Gazetesi Haber Müdürü Deniz Akgün'le beraber bir kahve içimlik uğruyoruz Otyam'lara. Filiz Ablayla açıyorlar kapıyı. Fikret Abi'nin yine her zamanki hali, atölyesinde resim çalışıyormuş gibi, pijamasında boya lekeleri. Renklerin psikolojik dili fışkırıyordu sanki ak donundan. Penceresi Bey Dağları'na bakıyordu..Bey dağları en güzel buradan çizilebilir Fikret Abi diyorum. Her gün bu balkonda üç dört tane makinem olur” diyor Fikret Abi ve ekliyor:
“Beydağları karsız ve bulutlu ama. İlk geldiğimde şu balkondan yüzlerce fotoğraf çektim. Filiz bazen “Yahu, şu dağa bak! diye seslenir. Bir bakarım Beydağları kapkara. Bir bakarım daha makinemi hazırlamadan bulutlar gitmiş. O görüntü yok ortada. Buna rağmen bine yakın fotoğraf çektim. Ulan serseri dedim kendi kendime. Ne olacak yani? Bir bakarım filmi bitirmişim. Yahu, para bu; filmi para, banyosu para.. Sonra bunları değerlendireyim dedim. Arkasını yazarak eşe dosta kart olarak gönderiyorum.. (Birkaçını da bana hediye ediyor.) Hatırlar mısın, Fikret Abi diyorum. Bir yaz günüydü. Antalya'da sıcaklık kırk derece. Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nde bir serginiz vardı. Serginin açılış kokteyline ayaklarınızda kara lastik çizme, üzerinizde kalın keçe bir şalvarla gelmiştiniz. O zaman merak etmiştim; bu adam, bu sıcakta, bu lastik çizmelerle, bu kıl keçe şalvarla terlemiyor mu diye.. Uzun uzun kıl keçe şalvarın faydalarından, nasıl serin tuttuğundan söz ediyor. Filiz Abla elleriyle demlediği çayları ikram ederken, 12 Eylül sonrası yargılandığı dönemden soruyorum. 12 Eylül oldu diyor. Bütün milleti içeriye alıyorlar. Sıra bana geldi ama bir şey
yapamıyorlar. Bir gün Kenan Evren'e bir telgraf çektim. Dedim; Burada nam-ı hesabınıza adam öldürüyorlar! Buraya sahip çıkın. Dememe kalmadı, Gazipaşa'daki Kitapçı Saffet Yahu baba, askerler gelip bana seni sordu. Tanımıyorum dedim. Biraz dikkatli olun. Ortalarda gözükmeyin. Hakkınızda dosya hazırlanmış diyor. Fikret Abi anlatıyor ben kasetçalara sesini kaydediyorum.. Fotoğraflarını çekiyorum. Sonra çözümlemelerinin bir kısmını Akdeniz Atılım Gazetesindeki köşemde, kalanlarını da Çıtlık Dergisi'nde yayımlıyorum.

Başka hiçbir yerde duymadığınız ve hiçbir kitabında bulamayacağınız birçok anısını paylaşmıştı benimle. Tüm bu anlattıklarını kasetlerden çözümleyerek düzyazı haline getiriyordum.
*
Gün oldu devran döndü; 1998 yılının Ağustos ayında Antalya’da Müdafaa-i Hukuk (Atatürkçü Siyasi Dergi) yayın hayatına başlıyor. Derginin Sahipliğini Prof. Dr. Çetin Yetkin, Yazıişleri Müdürlüğünü M. Emin Değer, Yayın Yönetmenliğini Fikret Otyam, İdari Müdürlüğünü Yunus Yaşar yapıyor. Birçok ünlü yazar da ürünleriyle katkıda bulunuyor.
Fikret Otyam’la Müdafaa-Hukuk Dergisi’nde birlikte çalışma şansını yakalıyorum. Derginin bürosu Valiliğin karşısındaki Karabayır İşhanı’nın ikinci katı. Müdafaa-i Hukuk Dergisi sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Çetin Yetkin; bana dönerek; Sen nerede çalıştığının farkında değilsin diyor. Uzun yıllar gazetecilik ve dergilerde yöneticilik yapmışsın. 10'un üzerinde de kitabın var. Ama günlük tutmasını öğrenememişsin. (Dergiye destek çıkan ve ürünleriyle katkıda bulunan Vural Savaş, Yekta Güngör Özden, Fikret Otyam, Org. Kemal Yavuz, M. Emin Değer, Prof. Dr. Suna Kili vb. kişileri kastederek) Bunlar Türkiye'nin kaderinde söz sahibi olmuş kişiler. Bugün varlar, yarın yoklar. Günlük tut. Bir gün lâzım olur diyor. Haklısınız Hocam diyorum, Bugünden itibaren Müdafaa-i Hukuk'ta çalıştığım günlerin günlüğünü de ayrıca tutacağım. Yalnız ben 1969'dan bu yana kişisel olarak günlük tutuyorum. İyi bir arşivim var.
*
Derginin yönetim kurulu başkanlığını yürüten Fikret Otyam, Gazipaşa'daki yazlık konutunda oturmaktadır. Yazılarını da Gazipaşa'dan üst başlığıyla, kimi kez elden, kimi kez faksla gönderiyor. Çetin Yetkin, Fikret Otyam'ı arayarak takıldığı yerleri soruyor, Şöyle düzeltsek olmaz mı? şeklinde görüşlerini alıyordu. Fikret Otyam'ın hiç hoşlanmadığı bir şeydir bu. Hele yazılarına müdahale etmek, olacak şey değil.. Daha önce Akdeniz Atılım Gazetesi'nde düzeltmenlik yaptığım dönemlerden bilirim. Sık sık Gazetenin Genel Müdürü beni uyarır Sakın Fikret Otyam'ın yazılarına
dokunma. Sadece dizgi yanlışlarını düzelt yeter diye uyarırdı.
Bu yüzdendir Fikret Otyam'la Çetin Yetkin arasındaki tartışma hiç bitmedi. Dergide yayınlanacak ürünlerin tek seçicisi Çetin Yetkin olduğundan mıdır; en doğruyu ben bilirim, en güzelini ben söylerim, ben senden daha çok Atatarkçüyüm, daha aydınım anlayışından kaynaklanan ego savaşlarından mıdır, yıldızları hiç barışmadı. Fikret Otyam'la Çetin Yetkin arasındaki bu gerginlikler bir gün tartışmaya dönüşür. Fikret Otyam, Ben Müdafaa-i Hukuk'tan ayrılıyorum Yunuscuğum. Kendisini Atatürk zanneden birisiyle çalışmam mümkün değil. Hadi hoşça kal diyerek dergiyi terk
ediyor.

Fikret Otyam, 3 Kasım 1999 akşamı beni arayarak; Ben Çetin Yetkin'le bir daha karşılaşmak istemiyorum. Senden bir ricam olacak. Ben ona Lada cipimi satmıştım. Yarın trafikten kaydını üzerine aldı, aldı. Almadı mı bağlatacağım. Yarın seninle 9. Noterde buluşalım. Sana vekaletimi vereyim. Benim adıma devir işlemlerini yürütürsün. Kalan hesabı da getirirsin.. Ertesi gün saat 9.00'da Fikret Otyam'la buluşuyoruz. Noter tasdikli vekaletnameyle Fikret Otyam'ın üzerinde kayıtlı Lada marka cipi, Çetin Yetkin üzerine devredip, aralarındaki husumeti de halletmek bana düşüyor.
Daha sonraki yıllarda ikisi arasındaki kırgınlığın giderilmesiyle ilgili yaptığım girişimler sonuçsuz kalıyor. Çetin Yetkin'e bu dünyadan küs gitti Fikret Otyam.

Bu yazı toplam 156 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim