- IMKB
% - Altın
6653.6
%0.14 - Dolar
49.3473
%-0.1 - Euro
55.1892
%-0.45
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:08 - VALİ MASATLI, YENİ YENİ HİZMET BİNALARINI İNCELEDİ
- 00:05 - HAFİF TİCARİ ARAÇ UÇURUMA YUVARLANDI; 2 KİŞİ ÖLDÜ,3 KİŞİ YARALANDI
- 23:08 - ANTALYA’DA ARAÇ 50 METRELİK UÇURUMA YUVARLANDI: 2 ÖLÜ, 4 YARALI
- 22:13 - VALİ ÜNLÜER: "VEKİLİMİZİN İLERİ DÜZEYDE BİR TETKİKE İHTİYACI VAR, ANKARA’YA NAKLEDECEĞİZ"
- 21:30 - KIZ KARDEŞİNİ BALKONDAN ATIP TABANCAYLA YAŞAMINA SON VERDİ
- 21:15 - ARIKAN'DAN EKONOMİ, GENÇLİK VE ADALET VURGUSU
- 19:33 - ADANA VALİSİ YAVUZ: "SIFIR ATIK ANLAYIŞIYLA FESTİVALİMİZİ DÜZENLEDİK"
- 19:28 - MHP’Lİ MİLLETVEKİLİ VE İL BAŞKANININ KONVOYUNDA KAZA: 1 ÖLÜ, 7 YARALI
- 17:48 - MHP’Lİ MİLLETVEKİLİ VE İL BAŞKANININ KONVOYUNDA KAZA: 1 ÖLÜ, 4 YARALI
- 16:28 - ALANYA’DA TARTIŞTIĞI KIZ KARDEŞİNİ BALKONDAN ATTI, ARDINDAN İNTİHAR ETTİ
- 16:13 - MHP’Lİ MİLLETVEKİLİ VE İL BAŞKANININ KONVOYUNDA KAZA: 1 ÖLÜ, 4 YARALI
- 16:08 - MERSİN’DE UYUŞTURUCU OPERASYONU: 6 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 15:47 - SİLAHLI KAVGADA ÖLÜ SAYISI 2'YE YÜKSELDİ
- 15:33 - ORMAN YANGINIYLA İLGİLİ 6 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA
- 15:13 - YORGUNLUK ŞİKÂYETİYLE HASTANEYE GİTTİ, KALBİNİN TERS YÖNLÜ ÇALIŞTIĞI TESPİT EDİLDİ
GAZANFER ERYÜKSEL / KONUK YAZAR


'BALKONDA SAATLERCE DÜŞÜNDÜM SENİ ANDIM'
Yazarken, resmederken hatta boşluklar bırakmak bir anlatım biçimidir. Metni, “ön-metin” ve satır aralarından geçilen “art-metin” olarak ikiye ayırmalıyız. Metinde “boşluklar bırakmak” ifadesi ön-metin içindir. Katılımcı okur/seyirci o boşluğu kendi algısı ve bellek kayıtlarının yaptığı çağrışımlarla dolduracaktır. Boşluklar o metnin zenginliğidir aslında.
Bunun en yalın örneği sinemadadır. Dudak arasındaki veya eldeki bir dal sigara ve çakılan çakmak, seyircide o sigaranın yakıldığını düşündürür. Kamera yükselen gri-mavi dumanlardadır. Bize boş görünen şeyleri, mekânları doldurmak bir yaşam kültürü ve sanatıdır şüphesiz. Toplum ve insan karşılıklı etkileşim hâlinde değişen ve dönüşen yapılardır. Bahçeli evlerden, sefertası gibi üst üste dairelere geçiş yapalı kaç on yıl oldu, kaç kuşak. Kentlerin giderek artan nüfuslarıyla apartmanların kat sayıları da arttı. Kule yapılarda oturur oldu insanlar. Bu toplumsal değişim ve dönüşüm için 1950’yi çıkış noktası sayarsak 75 yıl. Ortalama bir insanın ömrü… Toplumun yaşamında ise kum tanesi desek yeridir.
Bahar Uysal Hamaloğlu’nun “Sana Seni Bırakıyorum” adlı kitabını okurken “Balkonlar, unuttuğumuz balkonlarımız” denemesini okurken yukarıda yazdıkların bir altyazı olarak geçti belleğimden.Hangi kente gitsek bir Bahçelievler mahallesi çıkar karşımıza. Cumhuriyet tarihimizin saklı ifadesidir bu. Hele Ankara gibi bozkırın ortasında küçücük bir kasabadan Cumhuriyet’in başkentine dönüşmek yeni mahalleler, yeni semtler demektir, hem de bir planlama çerçevesinde. İşte o bahçeli evler adı üstünde bahçe içinde 2-3 katlı yapılardır. Bu yapılarla balkon karışır hayatlarımıza.
Balkon hem içindedir evin hem de dışında. Bir boşluktur balkonlar. Onu nasıl doldurup da hayata katacağımız bizlerin yaşam kültürüyle bileşik kaplar ilişkisiyle belirlenir. Gönül gözlerimizi Bahar Hanım'ın çocukluğunun balkonuna çevirmenin vaktidir. 1950-1960 yılların Ankara’sındayız. Anneanne ve dedesinin yürek evinde. Kırmızı, beyaz, pembe sardunyalı, ebrulî karanfilli balkonda. Sokağa bakan bir ön balkondur bu. Bir masa ve içeriden çıkarılan sandalyeler bizi beklemektedir. “Balkondaki kırmızı-beyaz ekose masa örtüsünün üstünde elmalı çörekler, poğaçalar gelmiş, çaylar bardaklara dökülmüştür. Çocukların çay şekerlerini karıştırırken eriyen şekere rağmen çıkardıkları şangır şungur seslerine aslında ayıp sayılsa da itiraz eden de olmamaktadır. Bu sinir geren seslere simitçilerin, bileyicilerin, kalaycıların, nohut ve alıç satıcılarının seslerinin de karışma ihtimali vardır. Çay faslı bitince de gelsin tavla partisi…”
Balonların sosyolojik ifadesini de Bahar Uysal’dan dileyelim. Daha Hamaloğlu soyadı alınmamıştır henüz. “O zamanlar balkonlar hava ve daha fazla gün ışığına kavuşma arzusuyla evden sokağa taşan, özel mülkle kamusal alanın kaynaşmasının mekânıydı. Herkese ait olanın içine sızan, bu havaya asılmış gibi görünen bireye ait mülkiyet platformunda insan kendini dışarda hissederdi ama aynı zamanda evinde de. Kentin sokağına, caddesine karışırken istediği anda gerisin geri atacağı dört beş adımla kendi mahremiyet sınırlarına çekileceği yerdi. Tanıdıklar, komşular sokakta geçerken ‘Merhaba’ diye seslenirlerdi anneannemle dedeme. Hâl hatır sorma, günlük meşguliyetler, havadan sudan koşuşmalar, kısa süreli sohbetler olurdu.”
Kadrajı bugüne kaydıran yazarımız dün-gün mukayesesi yapacaktır. “Şimdi düşünüyorum da birbirinden haberdar olmaya, dayanışmaya, kimseyi yalnız bırakmamaya, ortaklaşmaya açılan kapılarmış balkonlar aynı zamanda. Günümüzde betonun tek tipleşerek istila ettiği kentlerde balkonları kapatıp kiler, ardiye, depo gibi kullanarak onları da ruhsuz zaman ailesine yeni üyeler olarak katmanın yanı sıra bizler kendimizi de iç mekânın gönüllü ıssız ve yalnızlaşmış tutuklularına dönüştürdük. Dikdörtgen misali dikine yerleştirilmiş çok katlı bloklarda, hasbihâlin olası olmadığı cam balkonların bir bölümünü iç içe katlayıp sadece havayı çekebiliyoruz ciğerlerimize.”
Balonları camla veya panjurla kapatan günümüz insanı evi, odayı genişlettiğini düşünürken neleri kaybettiğinin ne yazık ki farkında değil. Müzik toplumların yaşamlarını mercek altına almada önde gelen bir turnusol kâğıdıdır. Bir diğer deyişle musiki hayatın aynasıdır. İşte örneği, klarnet üstadı Şükrü Tunar’ın Hüzzam şarkısından başka eser yok
musikimizde.
Balkonda saatlerce düşündüm seni andım
Bittim eridim gözyaşı dökmekten usandım
Hicranına tahammül güç imiş şimdi inandım
Bittim eridim gözyaşı dökmekten usandım.
Bu şarkının güftekârı (söz yazarı) birçok eser de olduğu gibi bilinmiyor ne yazık ki.
Meraklısı için ek 1: Şu güzel eseri aşağıdaki linkten hem de Müzeyyen Senar’ın yorumuyla dinleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=puc8gui7Wm0https://www.youtube.com/watch?v=puc8gui7Wm0
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-9NİZAMETTİN ŞEN
TÜKETİCİYE VALE KISKACIAV İBRAHİM GÜLLÜ
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-5GAZANFER ERYÜKSEL
STREEK VE ENSAR BUĞRA PERFORMANSIKAHRAMAN KÖKTÜRK
ÖMÜR DEDİĞİN İPTEKİ CAMBAZBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
GAZETECİLER SUSARSA, TOPLUM KARANLIKTA KALIR!..ERDOĞAN KAHYA
KENTLİLİK BİLİNCİ VE ORTAK GELECEĞİMİZIŞIK YARGIN
ANTALYA’DA KİTAP FUARLARI YAZAR VE YAYINCILAR ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİN TEMEL HAKLARIDİLEK DEMİRKAN
YENİ PARTİ GENİŞLEYEBİLECEK Mİ?TARIK ÇELENK
BÜYÜYEN RAKAMLAR, KÜÇÜLEN EKMEKLERAHMET DİKİCİ
YAKILACAK KİTAP VE İSKİLİPAHMET İLBARS
SEVGİ YAŞAM DEMEKTİRMELTEM YUVARLAK
BAŞARIYA KOŞANLAR: NURAY YILMAZ KAYANALYA ŞAHİN
BETONDAN MEDENİYET OLMAZ: EKOLOJİK MEDENİYETİ KURMAKCEM ARÜV
ELMALI’DAN TUVA’YA, HARAPPA’DAN İDİL’EMUHARREM YELLİCE
ERKEN UYANDIMMERAL KILINÇ
ÇOCUKLARIMIZ İÇİN ARTIK YETERŞAFAK ÇELİK
DEĞER YARGISI VE DEĞER BİLİNCİHASAN EKİN KURUCUK
BETERİN BETERİNE ALIŞMAKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİZLER KÜÇÜLDÜKÇE, EKRAN BÜYÜYOROYA ÖZGÜR
DİJİTAL PİYASA YASASI MI, DİJİTAL KAPİTÜLASYON MU?TUGAY TOYDEMİR
BİZİM MESLEĞİN ADI NE?VEDAT GÜRHAN
GASTRO AFYON'DA ANADOLU SOFRASITALİP BAYRAM
NEVADA COFFEE ANTALYA’DAKİ İLK MAĞAZASINI AÇTI
ÇIRALI'DA KUM ZAMBAĞI SAYISI ARTTI
HATİCE ÖZ: "10 GÜN SONRA HEP BİRLİKTE TARİH YAZACAĞIZ"
HATİCE ÖZ: "BİZ GELECEĞİ VAAT EDİYORUZ"
BERKAY BAHAR'DAN ATSO İÇİN '365 GÜN' MESAJI
ÇOCUKLARDAN ASTRONOTLARA SORU YAĞMURU
REKTÖR ÖZKAN KADIN LİDERLER FORUMU'NA KATILDI
BERKAY BAHAR GAZİPAŞA’DA ESNAF VE ÜYELERLE BULUŞTU
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim







