- IMKB
% - Altın
6477.37
%-0.23 - Dolar
47.586
%0.02 - Euro
54.9357
%-0.15
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 19:38 - ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUŞTURMASINDA 2 ŞÜPHELİ SERBEST BIRAKILDI
- 18:48 - ALANYA’DA MİKROPLASTİK KİRLİLİĞİNE KARŞI MÜCADELENİN STARTI VERİLDİ
- 18:38 - MERSİN ERDEMLİ ‘DE 3,4 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM
- 18:03 - PASAJDA ÖLÜ BULUNAN EYÜP CAN DAVASI SÜRÜYOR
- 17:47 - YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
- 17:21 - EŞYALARI GÖTÜREN EŞE TAZMİNAT CEZASI
- 17:09 - SICAK VE NEM BUNALTTI
- 16:58 - MANAVGAT BELEDİYESİ’NDEN YAYLALARA KÜTÜPHANE DESTEĞİ
- 16:47 - DANIŞTAY'DAN KIRCAMİ KARARI
- 16:38 - MERSİN’DE PATLAYAN DOMATES KONSERVESİ 9 AYLIK BEBEĞİ YAKTI
- 16:38 - TÜRKİYE MUHTARLAR KONFEDERASYONU’NDAN BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN’E ‘YILIN EN BAŞARILI BELEDİYE BAŞKANI’ ÖDÜLÜ
- 16:33 - KAHRAMANMARAŞ’TA YANGIN VE KURTARMA TATBİKATI
- 16:22 - KIYILARDA MİKROPLASTİK ALARMI
- 16:07 - RÜŞVET SORUŞTURMASINDA 2 YENİ GÖZALTI
- 15:48 - BURDUR’DA GÖL VE GÖLETLER YAVRU SAZANLARLA BULUŞTU
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


KÜRTLERİN SİYASİ YOLCULUĞU
Birinci dünya savaşının tam ortasında, 1916 ve 1917 dönemi, iki büyük emperyalist devlet olarak Fransa ve İngiltere hükümetleri, Ortadoğu haritasının geleceği konusunu karara bağlamışlardı bile. Burada imzalanan antlaşmalara göre Osmanlı rahmet-i rahmana kavuşuyordu, Doğu Anadolu Ermenilere, Güneydoğu Anadolu Kürtlere, Suriye bölgesi Fransızlara, Irak bölgesi İngilizlere ve Filistin’in güneyi de Yahudilere bırakılıyordu.
Ve nihayet 1918 sonbaharında savaş sona erdi, yenildik ve gerçekten de Osmanlı İmparatorluğu rahmetli oldu. Çok doğal olarak herkes bu “yaşlı adamın” mirasından pay koparmaya çalışıyordu, Yunanlılar, İtalyanlar, İngilizler, Fransızlar, Ermeniler, Kürtler… Zaten geçen yüzyılın son çeyreğinden itibaren çok gürültülü bir “milliyetçilik” dalgası kasıp kavuruyordu bütün Avrupayı ve elbette bu kasırga Osmanlı topraklarındaki azınlık unsurlarını da heyecanlandırıyordu; başta Balkan halkları olmak üzere, elbette Ermeni ve Kürt halklarını da.
Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması ortaya çıktığında, Kürtler çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadılar, çünkü bu antlaşmaya göre Kürt nüfusun yoğun olduğu bazı şehirler de Ermenilere bırakılıyordu. Bu realite Kürt siyasi elitlerinin doğrusu hiç hoşuna gitmemişti. Kürtleri tedirgin eden bir başka hususta, 1915’te Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşanan “tatsız” olaylardı ve açıkça söylemeliyim ki, Kürt siyasi elitleri ve etkili toprak ağaları, 1915’in hesabının kendilerinden de sorulacağı endişesi taşıyorlardı. Nitekim Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa, Kürt şeflerinin yüreğindeki kaygıyı çözmekte gecikmedi ve milli mücadeleye, yani Ankara’ya, destek vermeleri konusunda görüştüğü Kürt önde gelenlerine hep bu meseleden bahsetti. Kürt şeflerin bu şartlarda milli mücadeleye destek vermekten başka çareleri yoktu, onlar da yarı gönüllü yarı gönülsüz, bunu yaptılar.
Öyle anlaşılıyor ki Kürtler, her şeye rağmen, bir statü, bir özerklik bekliyorlardı. Ancak süreç böyle gelişmedi ve Cumhuriyeti kuran kadro, “vatandaşlık” kavramı üzerinden bir tanım geliştirdi ve Türk, Kürt, Arap, Çerkes, Boşnak, müslim, gayrımüslim herkesi “Türk vatandaşı” olarak kabul ettiğini zapta geçirdi. Hiç kuşku yok ki Kürtler böyle bir final beklemiyorlardı, Ankara tarafından ihanete uğradıklarını düşündüler ve harekete geçmekte gecikmediler. 1925 Şubat ayında patlayan Şeyh Sait İsyanı, esasen Cumhuriyetin bu kararına verilen ilk ciddi tepkiydi.
!930’larda Ağrı ve Dersim isyanları ile zaman zaman kendilerini hatırlatsalar da, Kürtler, taa 1960’ların sonlarına kadar sessizce beklemede kaldılar. Ve 1969 yılında, yeni nesil Kürt gençleri yeniden tarih sahnesine çıktılar. “Doğu Mitingleri” adıyla başlatılan toplumsal hareketlilik, bir anlamda yarım asır sürecek bir isyanın başlangıcı sayılır. PKK esasen bu sürecin mahsulüdür.
1990’lı yılların ilk yarısında Türkiye resmen PKK’nın silahlı eylemleri ile yatıp kalkıyordu. Ben de o günlerde fakülte talebesi ve sosyalist bir öğrenci grubunun da aktif bir üyesi idim. Bizim ortamlarımızda da hep PKK’nın mücadelesi konuşulur, yayın organları okunurdu. Ve hiç unutmuyorum, o yayınlarda en çok, Ortadoğu’da emperyalistler tarafından dört parçaya ayrılan Kürdistan ülkesinin yakın gelecekte tek bir ülke olacağı, birleşik ve bağımsız bir Kürdistan’ın kurulacağı tezi işlenirdi.
Bu iddialı cümleleri okuyunca, bir an durur, Ortadoğu haritasını gözümün önüne getirirdim ve; “nasıl yani, olacak şey mi bu şimdi, koskoca Türkiye Cumhuriyeti yıkılacak, koskoca İran dağılacak, Abbasilerin Irak’ı silinecek, Suriye parçalanacak ve Kürdistan mı kurulacak?” diye sorardım kendi kendime. Doğrusunu isterseniz okurdum ama hiç inandırıcı gelmezdi bana. Hayal ürünü bir slogan gibi görünürdü.
Ama şimdilerde yaşayarak görüyoruz ki, hiç de ütopik bir hayal değilmiş o günlerde yazılanlar. Çünkü geçen kırk sene içinde Irak gitti, Suriye gitti, İran da eli kulağında, ha gitti ha gidecek. Geriye bir tek Türkiye kalıyor. Tarih gerçekten de çok esrarengiz bir yolculuk. İçinde her türlü sürprizi barındıran gizemli bir macera. Olmaz denilen pek çok şey olabiliyor, olur denilen pek çok şey ise hiçbir zaman olamayabiliyor.
Bağımsız bir Kürdistan projesi Kürt halklarının hayali midir, yoksa küresel güç odaklarının ihtiyacı mıdır? Bu soru hep sorulacaktır tarihler boyunca. Ama sorunun cevabı ne olursa olsun, benim tahminim, 21. yüzyıl bitmeden bu kadim Ortadoğu coğrafyasında mevcut statüko ile beraber “her şeyin” baştan ayağa değişeceği yönündedir. Ne demişti MHP lideri Devlet Bahçeli kısa süre önce; “her şey değişecek, inşallah Türkiye de değişmez!”.
Batılıların Ortadoğu dedikleri bu yaşlı coğrafya, Moğollardan sonraki en kaotik dönemin içinde bir büyük bilinmezliğe doğru ilerliyor. Endişe duymamak, korkmamak, heyecanlanmamak mümkün değil.
GAZÂLÎ’DEN AYDINLATMAYA: NEDENSELLİKMUHARREM YELLİCE
TARİH BİLGİSİ VE TÜRKİYE SOLUEŞREF URAL
YENİ ARAYIŞLAR ve SORUMLULUKLARALİ İHSAN DİLMEN
YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YENİ YÖNETMELİK ve ESKİ DÜZENLEME İLE KARŞILAV CÜNEYT KARASU
TÜKETİCİNİN PAZARDA ÜRÜNLERİ SEÇME HAKKI VAR MI?AV İBRAHİM GÜLLÜ
CAZİBE YA DA SOSYAL ZARAFETAHMET İLBARS
ANTALYA'NIN İHTİYACI, BİR DENİZCİLİK MASTER PLANIDIRCEM ARÜV
MÜCEVHERİN GÜCÜ VE ÖNEMİSERDAR YILMAZ
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN SESSİZ SEMBOLÜ: YERE ATILAN İZMARİTMUSTAFA YALÇIN YALÇINKAYA
NİŞAN SADECE YÜZÜK TAKILAN GÜN DEĞİLDİR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
NEYZEN TEVFİK (1879-1953)GAZANFER ERYÜKSEL
TEVAZU:HARCI TER, GÖZYAŞI, EMEK, BİLGİ, ZAMAN, SABIR, DİRENÇ VE İNANÇTANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
ANTALYA DENİZCİLEŞME PLATFORMU'NDAN DRON SALDIRISINA KINAMA
ÖZDEMİR, GÖKBEL GÜREŞLERİNE KATILDI
YAZIN BÖBREK TAŞINA KARŞI 4 ETKİLİ ÖNLEM!
ATB, TEMMUZ AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 300 YATAKLI OLACAK
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






