Bugün 10 Haziran 2026 Çarşamba
  • Antalya27 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6238.72
    %-1.25
  • Dolar
    46.1335
    %0.02
  • Euro
    53.3583
    %0.09
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ERDOĞAN SARAÇ: "BALKAN TÜRKLERİ'NİN KİMLİKLERİNİ KORUMALARINDA TÜRKİYE'NİN DESTEĞİ ÖNEMLİ"
10 Haziran 2026 Çarşamba 08:40

ERDOĞAN SARAÇ: "BALKAN TÜRKLERİ'NİN KİMLİKLERİNİ KORUMALARINDA TÜRKİYE'NİN DESTEĞİ ÖNEMLİ"

Makedonya Türk Milli Birlik Genel Başkanı Erdoğan Saraç, Türk varlığının Balkanlar’daki tarihî derinliği, medeniyet mirası ve stratejik önemi üzerine dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Makedonya Türk Milli Birlik Hareketi Genel Başkanı Erdoğan Saraç, Türk Dünyası Balkan Türkleri Destekleme ve İşbirliği Derneği tarafından düzenlenen programa katılarak çeşitli değerlendirmelerde bulundu.

Balkanlar’da Türk kimliğinin, Türkçenin, kültürel hafızanın ve tarihî mirasın korunması adına kırk yılı aşkın süredir kararlılıkla mücadele veren Makedonya Türk Milli Birlik Hareketi Genel Başkanı Erdoğan Saraç, konuşmacı olarak katıldığı “Balkanlarda Türk Varlığı” başlıklı sohbet programında Ankara’daki dava, fikir ve sivil toplum camiasıyla bir araya geldi. Dernek merkezinde gerçekleştirilen programda Balkan Türklerinin karşı karşıya bulunduğu sosyal, kültürel, siyasi ve ekonomik meseleleri çok yönlü şekilde değerlendiren Saraç, Türk varlığının Balkanlar’daki tarihî derinliği, medeniyet mirası ve stratejik önemi üzerine dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Makedonya’daki Türk toplumunun eğitim haklarından siyasal temsiline, Osmanlı mirasının korunmasından genç nüfusun Avrupa’ya göçüne kadar birçok başlıklarını derinlemesine anlatan Erdoğan Saraç, Balkanlar’daki Türk varlığının yalnızca geçmişin bir hatırası değil, bugün hâlâ yaşayan stratejik ve kültürel bir gerçeklik olduğunun altını çizdi.

Erdoğan Saraç konuşmasında ayrıca Türkiye ile Balkan Türkleri arasındaki kültürel, ticari ve kurumsal bağların daha güçlü ve sürdürülebilir bir zemine taşınmasının önemine dikkat çekti. Çifte vatandaşlık meseleleri, evlilik yoluyla vatandaşlık hakları, Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı ile hayata geçirilebilecek eğitim protokolleri ve din hizmetleri alanındaki işbirliklerine değinen Saraç, Balkan Türklerinin kimliklerini, dillerini ve kültürel aidiyetlerini koruyabilmeleri adına Türkiye’nin desteğinin stratejik bir önem taşıdığını vurguladı.

Türkiye’ye yaklaşık on yıl önce eğitim amacıyla geldiğini, öğrenim gördüğü alanda doktora çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Türk Cumhuriyetleri kökenli bir konuk, Erdoğan Saraç’ın akıcı ve etkileyici Türkçesinden duyduğu hayranlığı dile getirerek, bu dili nerede ve nasıl öğrendiğini sormuş; bunun üzerine Erdoğan Saraç, Türkçenin korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için kırk yılı aşkın süredir kararlılıkla mücadele verdiklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Ben Türküm. Türkçe ise bizim sonradan öğrendiğimiz bir dil değil; yüzyıllardır konuştuğumuz, kültürümüzü, hafızamızı, kimliğimizi ve tarihî varlığımızı taşıyan ana dilimizdir. Biz Türkçeyi herhangi bir kurstan, okuldan ya da sonradan kazanılmış bir beceri olarak öğrenmedik. Onu annelerimizin duasında, babalarımızın nasihatinde, dedelerimizin hatıralarında ve milletimizin ortak hafızasında yaşatarak bugünlere taşıdık. Türkçe, bizim için yalnızca bir iletişim vasıtası değil; tarihimizin, aidiyetimizin ve millet varlığımızın en güçlü taşıyıcısıdır.”

Programın sonunda Balkan Türklerinin tarihî hafızasında derin izler bırakan “Yücelciler” hareketi üzerine yapılan değerlendirmeler ise toplantının en anlamlı bölümlerinden biri oldu. II. Dünya Savaşı yıllarında Üsküp’te, Müslüman Türk toplumunun millî, dinî ve kültürel varlığını korumak amacıyla Türk aydınları tarafından kurulan Yücel Teşkilatı’nın; baskılara, asimilasyon politikalarına ve dönemin ağır siyasi şartlarına rağmen fikir, eğitim ve kültür alanında verdiği mücadele, Balkan Türk tarihinin en önemli direniş miraslarından biri olarak değerlendirildi.

Toplantıda özellikle Aygün İlko’nun, Yücelciler ruhunun unutulmaması, tarihî hafızanın canlı tutulması ve Balkan Türklerinin verdiği kimlik mücadelesinin yeni nesillere aktarılması konusunda ortaya koyduğu hassasiyet ve gayret dikkat çekti. Yücelciler’in yalnızca geçmişte kalmış bir teşkilat değil; Türkçe’nin, kimliğin, inancın ve kültürel aidiyetin korunması adına verilmiş onurlu bir medeniyet mücadelesi olduğuna vurgu yapan İlko’nun değerlendirmeleri, katılımcılar tarafından takdirle karşılandı.

Aygün İlko’nun taşıdığı bu tarih şuuru ve ortaya koyduğu vefa duygusu, Balkanlar’daki Türk varlığının yalnızca arşivlerde kalan bir hatıra olmadığını; bugün hâlâ yaşayan, korunması gereken millî bir emanet olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Program, katılımcıların soru, görüş ve değerlendirmelerinin ardından karşılıklı fikir alışverişi içerisinde sona erdi…

Kaynak: HABER: HASAN YAKUP CANGÜVEN / ANKARA
Bu haber toplam 187 defa okunmuştur
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim