Bugün 07 Mayıs 2026 Perşembe
  • Antalya18 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6852.48
    %0.54
  • Dolar
    45.2422
    %0.06
  • Euro
    53.2186
    %0.09

AHMET İLBARS / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AHMET İLBARS / KONUK YAZAR

HAYATIN FIRTINALARINDA AYAKTA KALMA SANATI

07 Mayıs 2026 Perşembe 21:10

Br önceki yazımızda, Tamer Dövücü’nün sistem teorsi ve mühendislik disipliniyle harmanladığı Optimum Denge Model (ODM) üzerinde durmuş; başarının huzurla kesiştiği o hassas "akış" alanından bahsetmiştik. Ancak hayat her zaman süt liman değildir. Çoğu zaman kendimizi matrisin sol tarafındaki o tekinsiz "Kaygı" veya "Depresyon" karelerine savrulmuş buluruz. İşte bu noktada devreye, dengeyi sadece kurmak değil, fırtına koptuğunda onu koruyabilme becerisi, yani "psikolojik dayanıklılık" girer.

Dengenin sarsıldığı, zeminimizin kaydığı o kırılma anlarında, Viktor Frankl’ın sesi yankılanır: “İnsanın elinden her şeyini alabilirsiniz ama son özgürlüğünü; yani içinde bulunduğu koşullarda kendi tavrını belirleme yetisini asla.” Frankl’a göre denge, sadece dış dünyayla kurulan bir uyum değildir; o koşullara yüklediğimiz "anlam"dır. Eğer bir anlam çabamız varsa, ODM matrisindeki en sert uyumsuzluk rüzgarları bile bizi merkezimizden koparamaz.

Bu varoluşçu anlamı pratik bir değişime nasıl tahvil ederiz? Burada modern psikoterapinin dâhisi Milton Erickson sahneye çıkar. Erickson’un meşhur sözü süreci özetler: “Değişim, her zaman daha karmaşık bir şeye doğru gitmek değildir; bazen sadece bakış açısını değiştirmektir.” Erickson, zihnin katı kalıplarını esnetmeyi öğretir. Ona göre değişim, büyük devrimlerle değil; sistemin içindeki küçük ve stratejik müdahalelerle başlar.

Teorinin bu yüksek irtifadak uçuşunu, Türkiye’nin sosyal ve kurumsal gerçekliğine indrien isim ise Acar Baltaş’tır. Baltaş’ın dediği gibi: “Hayat, başınıza gelenler değil, başınıza gelenlere verdiğiniz cevaptır.” Bu derin psikolojik öğretileri gerçek hayatın provasına dönüştüren Baltaş’a göre dayanıklılık, polyannacılık değil; gerçekle yüzleşip ondan yeni bir öğrenme çıkarmaktır.

Tamer Dövücü’nün belrtitiği gibi: “Denge, statik bir durum değil; her an yeniden kurulan dinamik bir süreçtir.” Bu dört ismin bilgeliği birleştiğinde karşımıza bir "yaşama sanatı" çıkar. Onların ortak paydası, çözümü teorik kürsülerde değil, bizzat hayatın içinde aramalarıdır. Fırtınayı durdurmaya gücümüz yetmeyebilir ama gemiyi her şartta "Optimum Denge" rotasında tutacak olan, bu kadim bilgeliğin pratiğe dökülmüş halidir.

Kaynakça:

1.Dövücü, T. – Optimum Denge Model, 2.Frankl, V. E. – İnsanın Anlam Arayışı, 3.Erickson, M. H. – Hypnotic Realtes, 4.Baltaş, A. – Hayatın Hakkını Vermek

Bu yazı toplam 140 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim