

S.O.S DER'DEN AB'YE İSRAİL YERLEŞİMLERİ ÇAĞRISI
İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar ve Soykırımla Mücadele Derneği S.O.S DER, özellikle yerleşimlerden üretilen malların AB pazarına girişinin yasaklanmasını istedi.
S.O.S Der, 2 Eylül’de İrlanda’da gerçekleştirilen AB Dışişleri Bakanları toplantısı dolayısıyla yaptığı açıklamada, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerinin yalnızca kınamalarla geçiştirilemeyeceğini savundu.
Açıklamada, Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinin genişletilmesinin Filistin topraklarını parçaladığı ve Filistinlilerin toprakları üzerindeki hakları ile iki devletli çözümün uygulanabilirliğini tehdit ettiği belirtildi.
“ARTIK SORUMLULUK ALMA ZAMANI”
S.O.S Der, Avrupa ülkelerinin İsrail yerleşimlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğu yönünde açık bir tutuma sahip olduğunu belirterek, “İsrail’in yerleşim faaliyetleri uluslararası hukuka aykırı kabul ediliyorsa, bu faaliyetlerin ekonomik olarak sürdürülmesine katkı sağlayan ticaret neden hâlâ devam etmektedir?” sorusunu yöneltti.
Açıklamada, temmuz ayında AB dışişleri bakanlarının görüşmelerinde, işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen malların ithalatının tamamen yasaklanması seçeneğinin önemli destek gördüğü, ancak AB tarafından henüz ortak ve bağlayıcı bir karar alınmadığı ifade edildi.
“YERLEŞİM ÜRÜNLERİ AB PAZARINA GİRMEMELİ”
S.O.S Der, AB üyesi ülkelere işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimlerinden gelen malların AB pazarına girişinin yasaklanması çağrısında bulundu.
Dernek ayrıca yerleşimlerin ekonomik olarak sürdürülmesine katkı sağlayan ticari faaliyetlerin sınırlandırılmasını, yerleşim faaliyetlerini finanse eden veya destekleyen kişi ve kuruluşlara yönelik hedefli yaptırımların genişletilmesini ve AB ile İsrail arasındaki ticari ilişkiler ile mevcut ticari ayrıcalıkların uluslararası hukuk ve insan hakları yükümlülükleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesini istedi.
Açıklamada, İsrail hükümetine yönelik ekonomik ve siyasi baskının koordineli ve etkili biçimde uygulanması gerektiği de kaydedildi.
“İRLANDA’NIN TUTUMU ÖRNEK OLMALI”
İrlanda’nın İsrail yerleşimlerinden mal ithalatının yasaklanmasına yönelik attığı adımların Avrupa’da siyasi iradenin mümkün olduğunu gösterdiğini savunan S.O.S Der, İspanya, Hollanda, Fransa ve diğer bazı Avrupa ülkelerinde de yerleşimlere yönelik daha güçlü ekonomik tedbirler konusunda siyasi irade oluştuğunu belirtti.
Ancak tek tek ülkelerin attığı adımların yeterli olmayacağını ifade eden dernek, AB çapında ortak ve uygulanabilir bir mekanizmanın hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, AB ile İsrail arasındaki mal ticaretinin 2025 yılında 43,3 milyar avroya ulaştığı belirtilerek, bu ekonomik ilişkinin AB açısından önemli bir siyasi ve ekonomik araç oluşturduğu ileri sürüldü.
“ULUSLARARASI HUKUK SEÇİCİ UYGULANAMAZ”
S.O.S Der, AB’nin dünyanın farklı bölgelerindeki uluslararası hukuk ihlallerine karşı ekonomik yaptırımları dış politika aracı olarak kullandığını belirterek, aynı yaklaşımın Filistin topraklarındaki işgal ve yerleşim politikası konusunda da uygulanması gerektiğini savundu.
Açıklamada, “Uluslararası hukuk seçici uygulanamaz” denilerek, bir devletin ekonomik veya siyasi gücünün uluslararası hukuka uyma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı ifade edildi.
“KINALAMA YETMEZ, SOMUT YAPTIRIM UYGULAYIN”
S.O.S Der, AB kurumları ve Avrupa hükümetlerine yönelik çağrısını, İsrail yerleşimlerinin yasa dışı olduğunu söylemenin tek başına yeterli olmadığı vurgusuyla sürdürdü.
Dernek, yerleşimlerin ekonomik olarak sürdürülebilmesini sağlayan ticaret kanallarının sınırlandırılması gerektiğini belirterek, “Kınama yetmez. Somut yaptırım uygulayın. Erteleme yetmez. Harekete geçin” çağrısında bulundu.
S.O.S Der, başta İrlanda olmak üzere İsrail’in yerleşim politikasına karşı daha güçlü ekonomik ve siyasi tedbirleri savunan Avrupa ülkelerinin çabalarını desteklediğini bildirdi.
Dernek, diğer AB üyesi ülkeleri de sorumluluk almaya çağırarak, yerleşim ürünlerinin ithalatının yasaklanması ve uluslararası hukukun gerektirdiği diğer etkili tedbirlerin gecikmeden hayata geçirilmesini istedi.
Açıklama, “Uluslararası hukuk, yalnızca ihlalleri tespit etmekle değil, ihlallere karşı etkili sonuçlar üretmekle korunabilir” ifadeleriyle sona erdi.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





































