31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler öncesinde aslında konuşulması ve yazılması gereken o kadar çok konu var ki…
Örneğin Antalya’da turizm deyince Muratpaşa, Konyaaltı, Kemer, Manavgat ve Alanya ilçeleri gözümüzün önüne geliyor.
Peki ya diğer ilçelerimiz?
Diğer ilçelerimizde neden turizm gelişemiyor.
Örneğin Kepez, Döşemealtı…
Ve diğerleri…
Aksu’nun bir türlü çekim merkezi haline gelememesi…
Serik, Gazipaşa, Akseki, Gündoğmuş, İbradı, Demre, Elmalı, Korkuteli…
Turizm hep eksik…
Ve turizmi 12 aya yayacağız derken neden akşam ticaretinin gelişmesi ve yaygınlaşması için çalışmalar, projeler yapmıyoruz.
Meslek kuruluşları, STK’lar, belediyeler, tüm ilgili kurumlar bu konuda projeler geliştirmeli.
ATSO’nun bu konuda girişimleri var.
Tüm kenti saracak bir sinerji oluşturulmalı.
Turizmi canlı tutmanın en önemli yolu akşam ticaretini yaygınlaştırmak olduğunu düşünüyorum.
Her zaman dile getirdiğim gibi; modern şehirlerde çok katlı yapıları ve AVM’leri göremiyoruz.
AVM’lerin bir şehrin kaderi olduğunu söylemek kolaycı bir yaklaşım bana göre.
Cazibe merkezi demek; AVM’ler oluşturmak değil…
Antalya’da akşam ticaretinin gelişememiş olması; bu kent insanının neden az okuduğu ile ilişkili gibi bir şey…
Çağdaş gezi yerleri, kaldırımları, sosyal donatı alanları “yetersiz” Antalya’da kuşkusuz ki, tüm bu olumsuzluklarla örtüşen cazibe merkezlerinin olmaması; akşam ticaretinin gelişmesini de engelliyor.
Akşam ticaretinin gelişememesi; İstanbul gibi canlı, dolu dolu bir alışveriş kültürünün gelişmemesi; cazibe merkezlerinin olmayışı ile özetlenebilir.
Bir turizm şehri düşünün ki; akşam olunca ses seda kesiliyor…
Bırakın yabancı turisti, yerli turisti; kent halkının akşam gezintiye çıkacak, gezecek ve alışveriş edecek bir nedeni yok…
Alternatif alanlar olmayınca; canlılık saat 21.00’den sonra tamamen yok oluyor…
Böyle olunca turizmden yararlanırken kent dokusunu, sosyal ve kültürel yaşamı, ekonomik yaşamı, sanatı, hatta sporu vitrine çıkaramıyoruz.
Bu yazı toplam 1030 defa okunmuştur.