- IMKB
% - Altın
6174.48
%0 - Dolar
47.4686
%0 - Euro
54.7711
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:33 - KAN DONDURAN KAZA: ÇARPTIĞI YARALILARI OTOMOBİLİYLE EZEREK KAÇTI
- 01:23 - DÜĞÜNDE ÇIKAN YANGINA ALDIRIŞ ETMEDEN HALAYA DEVAM ETTİLER
- 23:43 - GAZİPAŞA’DA BİR KİŞİ EVİNİN MERDİVENİNDE ÖLÜ BULUNDU
- 23:00 - GÖKYÜZÜNDE ŞÖLEN YAŞANACAK
- 22:30 - ANTALYA HAVALİMANI'NDA YENİ DÜZENLEME
- 20:23 - YAYA YOLUNDA TEHLİKELİ SÜRÜŞ YAPAN ADAY SÜRÜCÜNÜN EHLİYETİ İPTAL EDİLDİ
- 20:12 - ÖZEL: "TESİSLERİN YÜZDE 64'Ü BASİT KONAKLAMA"
- 20:08 - OSMANİYE’DE OTOMOBİL UÇURUMA SAVRULDU: 1 YARALI
- 18:53 - DEVRİLEN TRAKTÖRÜN ALTINDA KALAN MUHTAR AĞIR YARALANDI
- 18:33 - 839 BİN LİRA CEZA YEMESİNE SEBEP OLAN SES SİSTEMİNİ BELEDİYE ÖNÜNDE YAKAN İŞLETME SAHİBİ TUTUKLANDI
- 18:23 - BAKAN KURUM: "HER YETİŞEMEZSİNİZ İDDİASINA, YENİ BİR ANAHTAR TESLİMİYLE CEVAP VERDİK"
- 18:10 - PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
- 17:54 - 5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
- 17:38 - MERSİN’DE TERS ŞERİTTE İLERLEYEN SÜRÜCÜNÜN EHLİYETİNE EL KONULDU
- 17:23 - ALANYASPOR’DA ERZURUM KAMPINDA YOĞUN MESAİ
TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


ÜSKÜDAR TEKKELERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ?
Bu cumartesi, bir kültür turizmi organizasyonu olan Sofos’un “Üsküdar’ın Gizemleri” turuna katıldım. Rehberimiz, sözlü tarih uzmanı Mustafa Bozkurt’tu. Gezi, sıkışmış Üsküdar’ın Zeynep Kamil yamacındaki, adeta küçük bir saklı cenneti andıran eski Bandırmazâde Tekkesi ve kabristanı civarında başladı.
İlk ziyaret duraklarımız Seyyid Haşim Baba-ö 1782 ve Yusuf Fahir Baba Efendiler oldu. Seyyid Haşim Baba, tarikatlar arası geçişin ve sentezin dikkate değer bir örneğidir. Rivayet edilir ki Haşim Baba dergâhında saz çalanlara “sazı da tesbih gibi tut” dermiş; yani müziği zikirle, sanatı ibadetle eşitler, ikisini de bir tür manevi disiplin olarak görürmüş. Müritlerine “Allah’ın kuluna vereceği en ağır ceza, kendi doğrusuna tapmasıdır” dermiş. Hem Celvetî disiplinini hem de Melâmî ve Bektaşî anlayışlarını kendinde birleştirmiştir. Anlatıldığına göre, Haşim Baba Celvetî makamından Bektaşî yoluna geçince bazı Celvetî şeyhleriyle ters düşmüş; bu nedenle cenazesi Celvetî Âsitânesi’ne kabul edilmemiş, İnadiye Dergâhı’nın alt bölümüne defnedilmiştir.
Aynı bölgede, Fenerbahçe Kulübü’nün şeyhi olarak bilinen Yusuf Fahir Baba (1880–1967) da metfundur. Fahir Baba, Fransız okulunda okumuş, İstanbul’daki Black Stockings takımında futbol oynamış, İttihatçıların içinde bulunmuş, medrese öğrencisiyken kendi isteğiyle Çanakkale Savaşı’na katılmıştır. Kurtuluş Savaşı döneminde Karakol Teşkilatı’nda yer almış; ayrıca Kızıltoprak’taki dergâha ait arsayı, bugünkü Fenerbahçe Stadyumu’nun bulunduğu alanı, kulübe bağışlamıştır. Bir rivayete göre, Fahir Baba’nın “himmeti” sayesinde Fenerbahçe kendi sahasında kolay kolay maç kaybetmezmiş. Bu yüzden Galatasaraylı taraftarlar, Fenerbahçe’yi Kadıköy’de yendikleri zaman, gidip Fahir Baba’nın kabrine kaşkol bağlarmış.
Bandırmazâde Tekkesi’nin en dikkat çekici özelliği, Sünnî gelenekli tasavvufun (Mevlevî, Kadirî, Celvetî gibi) çizgisiyle Alevî–Bektaşî geleneğini ve Melâmî meşrebi bir araya getirerek bir geçiş ve sentez alanı oluşturabilmesidir. Seyyid Haşim ve Yusuf Fahir babaların şahsında sanat, müzik, edebiyat ve mizah vesilesiyle Üsküdar’da mezhepler, meşrepler ve mahalleler arasında geçişlilik mümkündü.
Bu arada bu Saraya- Abdülhamit’e açıktan muhalif değildi ama maneviyatı devletin değil insanın ıslahı için savunmaktaydı. Bu yönüyle belki de “Abdülhamit’e kenetli ama fikirde reformcu” nadir örneklerden biri olduğunu da hatırlatalım.
Buradan Rifâî Âsitânesi’ne yöneldik. Burası da adeta Sünnî ve Alevî tarikat anlayışlarının halkla ilişkiye girdiği bir alanın sentezi niteliğindeydi. Celvetîlik veya Rifâîlik dense de işin görünümü Cerrahîlik, Bektaşîlik ve hatta Kalenderîlik özellikleri taşımaktaymış. Buradaki zikir ayinlerinde özürlü çocuklar için nefes verilirmiş; ayrıca ateş parçaları ve şişleme törenleri Batılı seyyahların çok ilgisini çeker, bu konuda Batı’da tablolar yapılır ve seyahatnameler yazılırmış. Fausto Zonaro’nun (1854–1929) “Üsküdar Rifâî Dervişlerinin Âyin-i Şerifi” adlı tablosu bu gözlemlerden birine dayanır.
Ayrıca İskoçyalı yazar Sir David Urquhart ve pek çok Britanyalı seyyah Üsküdar’daki bu tekkeyi ilginç bulmuş ve ziyaret etmişlerdir. Lady Hester Stanhope, Üsküdar ve Kadıköy hattında dervişlerle görüşmüş, onların yaşam tarzını ve öğretilerini gözlemlemiştir. John Freely, Strolling Through Istanbul adlı eserinde bu tekke ziyaretlerini ayrıntılı biçimde anlatır.
Robert Curzon ise 1840’larda Bektaşî tekkelerinde yaptığı gözlemlerle dönemin İstanbul’unu tasvir eder.
Üsküdar’da kayıtlara göre en az kırk beş tekke ve dergâh bulunmaktaydı. Enfiye çekenlerden Orta Asya’dan gelenlere kadar, ticari, bürokratik ve insani meşreplerin çeşitliliği bu kurumlarda yansırdı. Bu dergâhlarda halka hizmet, zikir ayinleri, dersler ve sohbetler verilirdi. Elitler, avam ve yolcular meşrep ve gereksinimlerine göre bu mekânlarda buluşurdu. Aralarında tatlı veya kimi zaman sert bir rekabet de yaşanırdı.
Osmanlı bürokrasisi ve Cumhuriyet elitlerinden dergâhlara, şeyhlere yolu düşmeyen neredeyse kimse yok gibiydi. Mithat Paşa’nın Nakşîlikte halife seviyesine yakın olduğu, M. Ali Ayni’nin ve Halide Edip’in Kelâmî Dergâhı’na gittiği, Talat paşanın Bektaşiliği, Yakup Kadri ve Hasan Âli Yücel’in Mevlevî–Bektaşî eğilimli oldukları, Fevzi Çakmak’ın Küçük Hüseyin Efendi’ye bağlı Nakşî olduğu sayısız örnekle bilinir. Ayrıca Mustafa Kemal Paşa’nın Selanik’te Mevlevî dergâhına yaptığı ziyaretler de ifade edilmektedir.
Bu noktada tarikatların toplumsal, psikolojik ve doktriner altyapısından da bahsetmek gerekir. Tarikatların doğuş coğrafyası ağırlıklı olarak İran, Orta Asya ve Hindistan’dır. Sünnî tarikatlar insan doğasına yönelik iki ana yönelimle şekillenmiştir: dışa dönük olan Kadirîlik ve içe dönük olan Nakşîlik. Zamanla bu tarikatlar birçok alt kola ayrılmıştır. 15. yüzyılda Nakşîliğe yakın olan Şeyh Safî’nin kurduğu Safeviyye tarikatı Şiîleşmiş ve Kızılbaş–Alevî meşrepli bir kolda devam etmiştir; diğer bir kol ise Anadolu’da Bayramiyye gibi adlarla sürmüş ve Bandırmazâde Tekkesi’ne uzanan çizgiyi oluşturmuştur.
Sıkça dile getirdiğimiz gibi, ülkemiz özellikle büyük kentleriyle köylüleşip kasabalalışmaktadır. Yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı üzere, Üsküdar’daki dergâhlar kent kültürüne, görgüye, geçişken aidiyete, yardımlaşmaya, hoşgörüye, sanata ve estetiğe tartışmasız katkılar sağlamıştır. Hangi tekkeler ve şeyhler sorusu saklı kalmakla birlikte, bu kurumlar Tanzimat, Islahat ve Meşrutiyet modernleşmeleri içinde yer almışlardır. Kimi İttihat ve Terakki’ye, kimi Kuvayı Milliye’ye destek vermiş; Itrî ve Dede Efendi gibi büyük müzisyenler de bu dergâhlardan
yetişmiştir. Aklıma gelen soru şu: Tekke ve zaviyelerin kapatılmasının bize olumsuz maliyeti neydi? Acaba bu, Niyazi Berkes’in de belirttiği gibi Cumhuriyet devrimleri elitinin halktan uzaklaşmasının sebeplerinden biri miydi? Ya da yaşadığımız geleneksiz dönüştüremediğimiz derin köylülük hâlinin bir başka gerekçesi olabilir mi?
Sıkça ifade ettiğim üzere, ıslah edilmemiş medrese zihniyeti ve müfredatı sağ kesimde ve Nakşîlikte etkisini sürdürmektedir. Kentli Mevlevî–Bektaşî ve hatta uygun meşrepteki Esat Erbilî’nin Nakşî tekkeleri kapatılınca alan, taşralı ve merdiven altı medreselerin etkisindeki Nakşîlik anlayışına kaldı. Bugün ülkemizde taşralı zihniyet ve tarikatlar sadece dergâhlarıyla değil, siyasal ve kültürel etkileriyle de mega kentleri kültürsüzleştirmekte, toplumu kutuplaştırmaktadır.
Oysa ihtiyacımız olan şey, bu kabalığı maneviyat, hiciv, kültür ve sanatla dönüştürmektir. İnsan sevgisini, vicdanı ve evrensel ahlakı yeniden topluma yerleştirmektir. Bununla kutuplaşmayı ve gizli nefreti aşabilmektir. Üsküdar’daki erenlerin dergâhlarını gezerken bütün bunları düşündüm. Her biri, bu toprakların görgüyle ve estetikle birleşmiş yaratana vecd halinin canlı birer hatırası gibiydi.
Karar'dan alıntılanmıştır.
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
RESTORANLARDA YENİ HESAP OYUNU!AV İBRAHİM GÜLLÜ
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
KENDİMLE YÜZLEŞMEKEŞREF URAL
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
GAZALİ, DECARTES VE MALEBRANCHE’TA NEDENSELLİK SORUNUMUHARREM YELLİCE
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
ANTALYA TEK LİMANLA YETİNEMEZCEM ARÜV
HAYATIMIZI KİM YÖNETİYOR?OYA BOYSAN
DOSTA DÜŞMANA KARŞI ANTALYASPORGÖZDE DOLAYMAN
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU VE ÇORUMAHMET İLBARS
BERLİN'DE ANTALYA ŞOV...TURGAY ALP
ANNELİĞİN DEĞİŞEN YÜZÜ, DEĞİŞMEYEN VİCDANIPINAR TEYİN
BİRBİRİNİN İÇİNDEN GEÇEREK GELEN BİR YAZIGAZANFER ERYÜKSEL
NAZIM HİKMET ŞİİRİNDE UMUTM. ALİ ÖZDOĞAN
ÇİĞLİ TARIM KREDİ MARKET’TE YAŞANAN USULSÜZLÜK ÖNLENEBİLİR MİYDİ?HASAN YAKUP CANGÜVEN
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 300 YATAKLI OLACAK
OTLUK YANGININDA 100 DÖNÜM ZARAR GÖRDÜ
ALEVLERİN ARASINDA KALAN KEDİ 'LUNA' TEDAVİYE ALINDI
AÜ HASTANESİ'NDE TEDAVİ EDİLDİ
ATB TEMMUZ AYI MECLİSİ TOPLANDI
CLIMAAX-MUHIR PROJESİ'NİN KAPANIŞ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ
Erbaş, Hacı Bayram Veli Camii’nde teravih namazı kıldırdı
Otomobilin yan yattığı kaza anı kameraya yansıdı
Samsun'da trafik kazası: 3 yaralı
ABD'de düzenlenen yarışmada dünya 2.'si oldu
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8

- KAN DONDURAN KAZA: ÇARPTIĞI YARALILARI OTOMOBİLİYLE EZEREK KAÇTI
- DÜĞÜNDE ÇIKAN YANGINA ALDIRIŞ ETMEDEN HALAYA DEVAM ETTİLER
- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A 15 TEMMUZ'DA SUİKAST GİRİŞİMDE BULUNAN FETÖ MENSUBUNUN YAKALANDIĞI EV GÖRÜNTÜLENDİ
- ALANYA'DA ORMAN YANGINI
- ARILARIN SOKTUĞU MOBİLYA USTASI DOĞUM GÜNÜNDE ÖLDÜ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
