- IMKB
% - Altın
6490.01
%-0.03 - Dolar
47.5871
%0.02 - Euro
54.9357
%-0.14
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 20:47 - ÜVEY BABA İLE DEDE TUTUKLANDI
- 20:26 - 2 ŞÜPHELİ SERBEST BIRAKILDI
- 19:38 - ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUŞTURMASINDA 2 ŞÜPHELİ SERBEST BIRAKILDI
- 18:48 - ALANYA’DA MİKROPLASTİK KİRLİLİĞİNE KARŞI MÜCADELENİN STARTI VERİLDİ
- 18:38 - MERSİN ERDEMLİ ‘DE 3,4 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM
- 18:03 - PASAJDA ÖLÜ BULUNAN EYÜP CAN DAVASI SÜRÜYOR
- 17:47 - YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
- 17:21 - EŞYALARI GÖTÜREN EŞE TAZMİNAT CEZASI
- 17:09 - SICAK VE NEM BUNALTTI
- 16:58 - MANAVGAT BELEDİYESİ’NDEN YAYLALARA KÜTÜPHANE DESTEĞİ
- 16:47 - DANIŞTAY'DAN KIRCAMİ KARARI
- 16:38 - MERSİN’DE PATLAYAN DOMATES KONSERVESİ 9 AYLIK BEBEĞİ YAKTI
- 16:38 - TÜRKİYE MUHTARLAR KONFEDERASYONU’NDAN BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN’E ‘YILIN EN BAŞARILI BELEDİYE BAŞKANI’ ÖDÜLÜ
- 16:33 - KAHRAMANMARAŞ’TA YANGIN VE KURTARMA TATBİKATI
- 16:22 - KIYILARDA MİKROPLASTİK ALARMI
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


YOLUNU ARAYAN ÜLKE
Adına bütün dillerde Türkiye denilen bu güzel ülke, tam iki yüz senedir yolunu arıyor, oturacağı bir yörünge bulmaya çalışıyor. Ve bu uzun arayış sürecinde pek çok badirelerden geçti, pek çok travmalar yaşadı. Ve öyle görünüyor ki bu yerini ve yönünü bulma yolculuğu hâlâ devam ediyor, edecek.
Batı’da büyük bir akıl, bilim ve teknoloji atılımı yaşanırken, Osmanlı Türkiyesini yöneten devlet elitleri bu yaşanan süreci hem ciddiye almadılar, hem de anlamaya gerek duymadılar. Ama yine de bir tuhaflık vardı, son yıllarda artık Batılı devletlerle giriştiğimiz hiçbir savaşı kazanamıyorduk. Hele 18. yüzyıldan itibaren Ruslarla yaptığımız her savaştan büyük yenilgilerle çıkıyorduk. En sonunda devleti yöneten kadrolar, son derece radikal bir karar alarak, Batılılaşma yoluyla Batı’ya rakip olabileceklerine karar verdiler ve bu doğrultuda çok cesur kararlar aldılar. Devlet, 1826 yılında, artık son derece yozlaşmış, askerlik ve savaşma kabiliyetini kaybetmiş olan kendi ordusunu, yeniçeri ordusunu, topa tuttu ve resmen imha etti. Nereden bakarsanız bakın inanılmaz bir manzaraydı ve belki de dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir olaydı. Bu tablonun devlet ve ahalide büyük bir travma etkisi yarattığı kesindir, ama bu kararı almak zorundaydılar.
Aslında Osmanlı Türkiyesinin 19. yüzyıl ortalarına geldiğimizde tek muradı vardı; ayakta ve hayatta kalmak! Yani ne Batılılaşmak umurundaydı, ne azınlıkların hakları, ne şu, ne bu. 500 yıllık bir koca devlet ölüyordu ve devlet adamları son bir gayret göstererek hasta adamı komadan çıkartmaya çalışıyorlardı, hepsi bu kadar. Yaptıkları işlerin, aldıkları kararların, giriştikleri teşebbüslerin, reformların, her türlü çabanın tek gayesi vardı; ölüme yenilmemek!
Tarihimizde Tanzimat dönemi olarak anılan ve yaklaşık kırk yıl süren bu dönemde olan biten her şey, işin esasında, devleti kurtarma çabasından ibarettir. Yapılan doğru işler de vardır bu süreçte, yanlış işler de. Ama niyet her halükarda aynıdır, ülkeyi ölüm döşeğinden kurtarmak. Ve bu kırk yıllık çaba, 93 Harbi denilen büyük savaşta Ruslara yenilmemiz ile son buldu. Koca Balkan coğrafyası ve Doğu Anadolu’da bazı şehirler elimizden kayıp gitti. Bu savaşta resmen Osmanlı İmparatorluğu’nun omurgası kırılmış oldu.
Yaşanan bu büyük travma, Batıcılık ve Osmanlıcılık stratejisinin de çöpe atılmasına yol açtı. Yeni padişah Sultan Abdülhamit, giderek daha İslamî bir politika izlemekten yanaydı. Bu yolla hem iktidarını koruyacağına, hem de İmparatorluk sınırları içindeki Müslüman tebaayı bu yolla bir arada tutabileceğine inanıyordu. İktidar olduğu süreçte Anadolu’da, Arap coğrafyasında ve Rumeli’de yüzlerce okul açıldı. Tam bir eğitim seferberliği sergilendi. Ama tarih öylesine hızlanmıştı ki, bu çabalar bile devleti ayakta tutmaya yetmeyecekti.
1908 yılına geldiğimizde, Sultan Hamit döneminde doğan ve onun açtığı okullarda yetişen genç subaylar ve tıbbiyeliler, meşruti anayasayı getirmek için isyan bayrağı açtılar. Sanıyorlar ve umuyorlardı ki, meşruti bir anayasal düzende devlet kurtulacak, millet kurtulacaktı. Ama işlerin böyle yürümeyeceği birkaç yıl içinde anlaşıldı. Dünya yeni bir paylaşım çağına girmişti ve güçlü devletler, zayıf devletleri yemeye hazırlanıyordu. Nitekim 1914 yılında patlayan cihan harbi, yüz senedir kurtatılmayı bekleyen hastanın ölümüyle sonuçlandı.
Ama süreç devletin yıkılmasıyla da sınırlı kalmayacaktı. 1918 sonbaharından itibaren Anadolu batıdan, doğudan ve güneyden işgal edilmeye başladı. Başkent İstanbul fiilen aynı yılın Kasım ayında işgal edildi. Öyle görünüyordu ki, büyük devletler imparatorluğu yıkmakla yetinmeyecekler, Anadolu’yu da paylaşacaklardı. Şu halde yorgun ve bitkin Anadolu, çaresiz yeni bir mücadeleye başlamak zorundaydı.
1919’da M. Kemal Paşa önderliğinde ve yurtsever paşalar öncülüğünde başlayan İstiklal Harbi, 1922’de zaferle sonuçlandı. Artık yeni bir rejim tanımlanması gerekiyordu ve akla gelen en modern sistem olarak Cumhuriyet ilan edildi.
1923’te ilan edilen Cumhuriyet, pek çok badirelerden geçerek, 2000’lere kadar gelebildi. Ancak, Cumhuriyet rejiminin bir türlü çözemediği iki büyük mesele, yani Kürt sorunu ve muhafazakar/İslamcı toplum kesimleri, rejimin başından beri en büyük iki imtihanı olarak tezahür etti ve günün sonunda, Kemalist Cumhuriyet’i sarsmayı başardılar. (aslında “indirmeyi” de diyebilirdim).
Ve fakat yine de Türkiye, tam iki yüz yıl önce çıktığı yolculukta hâlâ konacak bir dal, oturacak bir yörünge bulabilmiş değil. Hâlâ yolunu arıyor, hâlâ yönünü ve yörüngesini arıyor. Ve kaptan ve mürettebat ve gemide yolculuk yapan 85 milyon yolcu, geminin nereye gittiğini bilmiyor.
GAZÂLÎ’DEN AYDINLATMAYA: NEDENSELLİKMUHARREM YELLİCE
TARİH BİLGİSİ VE TÜRKİYE SOLUEŞREF URAL
YENİ ARAYIŞLAR ve SORUMLULUKLARALİ İHSAN DİLMEN
YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YENİ YÖNETMELİK ve ESKİ DÜZENLEME İLE KARŞILAV CÜNEYT KARASU
TÜKETİCİNİN PAZARDA ÜRÜNLERİ SEÇME HAKKI VAR MI?AV İBRAHİM GÜLLÜ
CAZİBE YA DA SOSYAL ZARAFETAHMET İLBARS
ANTALYA'NIN İHTİYACI, BİR DENİZCİLİK MASTER PLANIDIRCEM ARÜV
MÜCEVHERİN GÜCÜ VE ÖNEMİSERDAR YILMAZ
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN SESSİZ SEMBOLÜ: YERE ATILAN İZMARİTMUSTAFA YALÇIN YALÇINKAYA
NİŞAN SADECE YÜZÜK TAKILAN GÜN DEĞİLDİR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
NEYZEN TEVFİK (1879-1953)GAZANFER ERYÜKSEL
TEVAZU:HARCI TER, GÖZYAŞI, EMEK, BİLGİ, ZAMAN, SABIR, DİRENÇ VE İNANÇTANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
ANTALYA DENİZCİLEŞME PLATFORMU'NDAN DRON SALDIRISINA KINAMA
ÖZDEMİR, GÖKBEL GÜREŞLERİNE KATILDI
YAZIN BÖBREK TAŞINA KARŞI 4 ETKİLİ ÖNLEM!
ATB, TEMMUZ AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 300 YATAKLI OLACAK
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






