Üç yıl arayla hayatımın iki temel direğini kaybettim: önce babamı, bu yıl annemi. İnsan bazı kayıpları “ölüm” kelimesiyle tarif edemez; çünkü giden sadece bir beden değil, bir düzen, bir anlam, bir sığınaktır. Benim için yılbaşı; takvimdeki bir tarihten ibaret olmaktan çıktı. Annemle babamın olduğu evde, kalabalık sofralarda, tombala sesleri ve kestane kokusuyla kurulan o sıcak dünya artık yok. Babam gittikten sonra bile annem iki yıl boyunca bu geleneği yaşatmaya çalıştı. Meğer o, sadece bir geceyi değil; bizi ayakta tutan kökleri de taşımış. Bu yıl ise içimde o gücü bulamıyorum. Kolum kanadım kırık gibi.
Ama zamanla şunu fark ettim: İnsan, onu var eden insanları kaybedince eksilmez; doğru yaşarsa onların devamı olur. Beni ben yapan şey; annemin sabrı, babamın dürüstlüğü, hayata karşı dimdik duruşlarıydı. Bugün ayağa kalkmakta zorlanıyorsam, bu onların bana öğrettiği değerlerin ağırlığındandır. Çünkü gerçekten değer verdiğin insanlar, gittikten sonra bile sorumluluk bırakır.
Toplum olarak çoğu zaman büyüklerimizi “hep oradaymış” gibi görürüz. Varlıklarını doğal kabul eder, yokluklarını ise aklımız almaz. Oysa anne babalar, sadece bizi büyütmez; bizi hayata hazırlar. Asıl mirasları evler, eşyalar ya da fotoğraflar değil; karakterdir. Ben onların yolunu takip ederek yaşadığım sürece, onlar anılarda değil, davranışlarımda yaşayacaklar.
Hayat çok hızlı akıyor. Bugün yanında olan, sesini duyduğun, kapısını çaldığında açan insanlar bir gün olmayabilir. Sevginizi ertelemeyin, vefanızı geciktirmeyin. Büyüklerinizi dinleyin; çünkü onların anlattıkları geçmiş değil, sizin geleceğinizdir. Ve unutmayın, bir gün siz de birinin “hayatımın anlamı” olacaksınız.
İnsanlık için ise şu mesajı bırakmak isterim: Güç, hiç düşmemek değildir. Güç; düştüğünde, seni sen yapan değerlere tutunarak ayağa kalkabilmektir. Ben bu yıl yılbaşını eskisi gibi kutlayamayabilirim. Ama annemin merhametiyle, babamın onuruyla yaşamaya devam edebildiğim sürece, onların kurduğu dünya tamamen yok olmayacak.
Bazı kanatlar kırılır, evet. Ama insan, bazen yerde yürüyerek de gökyüzünü taşır.
Bu yazı toplam 1605 defa okunmuştur.