- IMKB
% - Altın
6072.14
%-2.45 - Dolar
46.9945
%-0.09 - Euro
53.6613
%-0.08
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 17:13 - BOZYAZI’DA KAYIP KADIN İÇİN ARAMA ÇALIŞMASI BAŞLATILDI
- 17:13 - ANTALYA’DA 15 TEMMUZ ETKİNLİKLERİ
- 17:03 - EĞİRDİR’İN YENİ KAYMAKAMI DR. SERHAT DOĞAN GÖREVİNE BAŞLADI
- 16:48 - MEZİTLİ’DE KIRSAL MAHALLELERE HİZMET MESAİSİ
- 16:33 - ALANYASPOR DAYANIKLILIK VE TAKTİK ÇALIŞTI, PERFORMANS TESTİNDEN GEÇTİ
- 16:33 - ASAT’TAN BELEK, KADRİYE, ALTINTAŞ VE KUNDU’YA TURİZM YATIRIMLARI
- 16:18 - MANAVGAT’TA HAKKINDA 25 YIL 8 AY KESİNLEŞMİŞ HAPİS CEZASI BULUNAN HÜKÜMLÜ YAKALANDI
- 16:18 - ALANYA’DA HAVUZDA BOĞULMA TEHLİKESİ GEÇİREN 8 YAŞINDAKİ ÇOCUK HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ
- 16:08 - ALANYA’DA HENTBOL ŞÖLENİ SONA ERDİ
- 16:08 - ALANYA FUTNET’TE ZİRVEYİ BIRAKMADI
- 16:03 - ARSUZ’DA "YÜREĞİMİZDEKİ IŞIK PROJESİ" YAŞATILIYOR
- 16:03 - VALİ MASATLI, PAYAS’TAKİ EĞİTİM YATIRIMLARINI İNCELEDİ
- 16:03 - YAYLADAĞI’NDA "HER GEBEYE BİR EBE" UYGULAMASIYLA EV ZİYARETLERİ SÜRÜYOR
- 16:03 - İNŞAAT HALİNDEKİ BİNADA ASANSÖR BOŞLUĞUNA DÜŞEN İŞÇİ YARALANDI
- 15:54 - ASAT'TAN MİLYARLARCA LİRALIK YATIRIM
BAHAR UYSAL HAMALOĞLU / KONUK YAZAR


BİR KUKLADAN ÇOCUĞA, BİR ÇOCUKTAN İNSANA
Öyle sözcükler var ki tanımlarından çok, üstüne yapıştığı, özdeşleştiği karakterleri akla getirir. Yalan böyle bir sözcük. Yalan söyledikçe burnu uzayan Pinokyo canlanıveriyor gözümüzün önünde. Pinokyo, İtalyan yazar Carlo Collodi’nin yarattığı bir karakter. Liberal Sol Parti üyesi siyasetçi ve yazar Ferdinando Martini, amerikalılar, fransızlar ve ingilizlerden aldığı ilhamla çocuklar için bir gazete çıkarmaya karar verip Collodi’ye gazeteye yazı yazması için öneri götürdüğünde yaratılan bir karakter. 7 Temmuz 1881’de gazetede ‘’Bir Kuklanın Hikâyesi’’ başlığı altında ilk yazı yayımlanıyor. Yazıya bir not ekli: Sana çocukça bir şey gönderiyorum ... Ne istersen yap, ama yayımlarsan, sürdürme isteği duymam için iyi para ver." Gazetenin ne ödediği bilinmez ama Collodi'nin yazmayı sürdürdüğünü biliyoruz. Hikâye, bir tahta parçası üzerinde çalışırken, tahtanın konuştuğunu ve güldüğünü duyunca şoke olan Usta Kiraz’ın kendisi de marangoz olan arkadaşı Usta Geppetto'ya bu parçayı vermesiyle başlıyor. Marangoz Geppetto, çocuk gibi ağlayan ve gülen bu tahta parçasından gerçek bir çocuk gibi konuşan, yürüyen ve hareket eden ve hemen gerçek bir yaramaz olduğunu ortaya koyan bir kukla yapıyor. Bize bedenlerimizin yayınları yoluyla canlanan arketipik yapılar olduğunu anımsatan ince, uzun, sıska tahtadan bir çocuk. Pinokyo adı muhtemelen Toskana dilindeki pinokyo (çam fıstığı) kelimesinden türemiş ya da pino (çam ağacı) ve occhio (göz) kelimelerinden oluşmuş. Onu şekillendiren, baba figürü Geppetto’nun ona insan biçimi vermesi bize aslında hikâyenin felsefi bir fikri olduğunu fısıldıyor. İnsanlar bitmiş hâlde dünyaya gelmezler. Yapılırlar, şekillendirilirler. Düzeltilirler, eğitilirler. Pinokyo, bir çocuğun insanî bir hayata ulaşmak için bir dönüşüm sürecinden geçmesi gereken eksik bir varlık. İtaat etmeyen, henüz sorumluluğu veya sınırları içselleştirmemiş bir özne; bu yüzden anlık dürtülerle hareket ediyor. Dışarı çıkmak, eğlenmek, evden kaçmak, bir şeyler denemek, baş kaldırmak, yalan söylemek, kabahatlerinin sonuçlardan kaçınmak istiyor. Başkalarını, yarını veya verdiği zararı düşünmeyi öğrenmemiş bir çocuk. Bu anlamda, Pinokyo sadece bir kukla değil. O, oluşum hâlindeki bir özne figürü.
Yalan söylediğinde uzayan burnu, modern kültürün en bilindik sembollerinden biri. Yalan, yalnızca sözel bir kusur değil, söz ile gerçeklik arasındaki bir tutarsızlık olarak ortaya çıkar. Karakter yanlış bir şey söylediğinde, kelimelerin gizlemeye çalıştığı şeyleri beden hemen ele verir. Bu sık sık unuttuğumuz bir gerçeği bize hatırlatır; yalanın asla tamamen içsel olmadığı gerçeğini. Yalan, özneyi dönüştürür ve onu kendisi için daha az yaşanabilir bir hâle getirir. Bir kişi bir kez yalan söylediğinde, sadece bir gerçeği değiştiriyor gibi görünebilir. Ancak bunu tekrarlamaya başlaması, hayatını iki düzleme ayırdığı anlamına gelir: söyledikleri ve gerçekte olanlar. Bu ayrım, özneyi gerçekle olan ilişkisinden koparır.
Gepetto, Pinokyo'yu yaratır, ama aynı zamanda onu arzulamış ve beklemiştir. Ona olan borcu, ömrü yettiğince bu hayatta ona eşlik etmektir. Hiç kimse sadece doğmakla insan olmaz. İnsan olmak için aracılara gereksinim vardır: öğretecek, sınırları gösterecek, yolunda yoldaş olacak birilerine. Bunlar zorlayıcı bir otorite değil, bir aktarım figürü olmalıdır. Bu aracılık olmadan, kendi dürtüleri, onu aldatan ve ayartanlar arasında çocuğun kaybolması kaçınılmazdır. Burada, eğitimle ilgili çok ciddi bir soru ortaya çıkar: Pinokyo hatalarından ders çıkarır, bu hataların sonuçlarını gördüğünde öğrenir. Ancak bundan sınırsız özgürlüğün öğretici olduğu sonucunu çıkarmak yanlıştır. Ebeveyn ve öğretmenlere düşen görev onların rehberlikleri olmadan bir öznenin dağılabileceği ancak aynı zamanda eğitimin ezmekten ibaret olmadığı gerçeğidir. Eğitim şekillendirmekten ibarettir. Pinokyo olgunlaştığında kendisi olmaktan vazgeçmez. Aksine, düşüncesizce isteklere itaat etmeyi bıraktığında gerçekten kendisi olmaya başlar. Büyümek, kişinin kendi eylemlerinin sorumluluğunu almayı öğrenmesidir. Kimse emir verildikçe daha iyi olmaz. Kimse sadece arzu ettiğimiz için de olgunlaşmaz. Yolun iz bırakan deneyimlerden, yaralayan hatalardan ve kanatan derslerden geçmesi gerekir. Pinokyo, kestirme yollar vaat edenlere, onu aldatanlara, onu kullananlara, dikkatini dağıtanlara ve sorumluluk almadan eğlence fırsatı sunanlara karşı savunmasızdır. henüz sağlam bir yargı yeteneğine sahip olmadığı için kolayca manipüle edilir. Bu da onu, değerli olanı aldatıcı olandan ayırt etmek için yeterli hazırlık olmadan dünyaya gelen her birimize özdeş bir figür hâline getirir. Sıklıkla kaçınmak istediğimiz bir şeyi öğretir: kimse emirle daha iyi olmaz. Kimse sadece arzuyla olgunlaşmaz. İz bırakan deneyimlerden, hatalardan ve derslerden süzülerek olgunlaşır.
Henüz eleştirel düşünme becerilerini geliştirmemiş biri, verilen bir sözü takip edip zamanını boşa harcayabilir, hayal kırıklığına uğrayabilir veya zarar görebilir. Pinokyo aptal olduğu için değil, o her oluşum sürecinde hataya maruz kalma olasılıkları var olduğu için kırılgandır. Önemli olan, hataların tekrarlanıp bunu kader diye adlandırma eğiliminde olmamamızdır. Hayatta gören için kendini düzeltme olasılığının kapısı hep açıktır. Pinokyo'nun sonunda bir çocuğa dönüşmesi, insanlaşmanın bir sembolü olarak okunabilir. Ancak insanlaşma, biyolojik anlamda insan olmakla eş değer değildir. Eksik olan, sorumluluğu, gerçeği ve bağlantıyı tam olarak üstlenmektir. Bu nedenle Pinokyo’nun dönüşümünün fiziksel bir anlamdan ziyade etik bir anlamı vardır. İnsan olmak, özünde, sadece insan formuna sahip olmak anlamına gelmez; gerçekle yaşamayı, eylemlerinden sorumlu olmayı ve anlık bencilliğin ötesine geçmeyi öğrenmek anlamını taşır. Collodi, işte burada bize bir soru sorar. İnsanlık bir başlangıç noktası mı yoksa bir sonuç mudur? Pinokyo, bunun bir sonuç olduğuna kanaat getirmiştir. Var olmak yeterli değildir. Gelişmek gerekir. Tahta kukla yalan söylememeyi, babasını terk etmemeyi, boş vaatlere kapılmamayı ve çalışmanın, özenin ve sadakatin değerini anlamayı ez cümle insan olmak içsel disiplin gerektiğini öğrenmiştir.
Hepimiz bir anlamda savunmasız, aldatmaya ve hatalara açık bir şekilde yeryüzünde nefes almaya başlıyoruz. Hepimizin doğruyu söylemeyi, sınırları tanımayı, eylemlerimizden sorumlu olmayı, büyümenin biçimsiz özgürlükler biriktirmekle ilgili olmadığını, kendi hayatlarımızı sorumlulukla yaşamayı öğrenmekle ilgili olduğunu içselleştirme ders ve sınavı bu hayat. Anne babalar çocuklarına borçlu oldukları sorumluluklar ve görevler bilinci dışında bir gönül bağıyla bağlanmalı çocuklarına. Çocuklar ‘’saldım çayıra mevlam kayıra’’ diye tanımlanmayı hiç hak etmiyor. Öğretmenler, devlet ve aygıtları bir çocuğun sadece yaşam hakkının değil insan olma hakkının var olduğuna inanarak, ona yolunda rehberlik etme, onu koruma kollama görevini tam manasıyla üstlenmeli. Bir hikâyede iki asır önce bir kukla bir çocuk olmuş bizler çocuklarımızdan insan yapabildiğimizi ne zaman göreceğiz? Yakılacak ağıtlar, bırakılacak kırmızı karanfillerin olmayacağı, ömürlük yasların tutulmayacağı bir zamanın geldiğini görebilecek miyiz? Gine de direnerek, öğrenerek ve umutla.
Çocuklarınızdan sıra dışı hayatlar için
çaba göstermelerini istemeyin.
Böyle bir çaba övgüye değer görünebilir.
Bunun yerine sıradan bir hayata dair harikaları,
mucizeleri bulmalarına yardım edin.
Onlara, domatesi elmayı, armudu tatmanın sevincini
evcil hayvanlar ve insanlar öldüğünde nasıl ağlayacaklarını
bir elin dokunuşunun sonsuz hazzını gösterin.
Ve sıradan olanı onlar için canlandırın.
Sıra dışı olan zaten kendi kendine hallolacak.
William Martin
Modern bir anne babaya eski çağlardan kalma öğütler
Şiir Çevirisi: Bahar Uysal Hamaloğlu
GERÇEK ÖZGÜVEN SESSİZDİRAHMET İLBARS
2050'NİN ANTALYA'SICEM ARÜV
KART AİDATI PASTASIAV İBRAHİM GÜLLÜ
OLMAK YA DA OLMAMAK!GÖZDE DOLAYMAN
CUMHURİYETİN KADERİ, CHP’NİN KADERİEŞREF URAL
YÜKSELEN DUVARLAR, DARALAN ODALARGÖZDE SARI
VİTRİN ZENGİNLERİ, GÖNÜL FAKİRLERİ: 'MİŞ GİBİ' YAŞAMAKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BEDRETTİN CÖMERT'İ ANARKENYUNUS YAŞAR
AHMET TELLİ'NİN ARDINDANGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
ÇAYLAK OYUNUIŞIK YARGIN
HER İNSANIN MUTLAK BİR SINIRI VARDIRHASAN YAKUP CANGÜVEN
DOĞRUSU NEDİR?ALİ İHSAN DİLMEN
TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?OYA BOYSAN
YAZ TATİLİNDE VELİ OLMAKPINAR TEYİN
NASILSIN YAPAY ZEKÂ?ŞENER METE
BAHAR FIRTINASI MI GELİYOR?..VEDAT GÜRHAN
İSLAMDA KIBLE NİYE KUDÜS’TEN MEKKE’YE DÖNDÜ?MUHARREM YELLİCE
GÖRMEK Mİ, BİLMEK Mİ? İŞTE BÜTÜN MESELE BU!BAHAR UYSAL HAMALOĞLU
ROZETGAZANFER ERYÜKSEL
DENİZ GÖKTAŞ: KİMLİĞİN MİZAH EŞİĞİTARIK ÇELENK
NEŞEMİZİ ÇALAMAYACAKLARNİZAMETTİN ŞEN
DİKKAT EKONOMİMİZİ DİKKATLİ KULLANALIMRAZİYE GÖK AKTAŞ
ÜÇ ÇEYREK ÖMÜRDE SON DÜZLÜKYALÇIN DUMAN
TÜRKLÜK ÜZERİNENURİ SEZEN
ASAT'TAN MİLYARLARCA LİRALIK YATIRIM
DOKUMAPARK'TA 'ARTESİNG 100 ESER SERGİSİ'
KOCAGÖZ, KEPEZLİLERİ DİNLEDİ
SULTANDAĞI KİRAZINDA REKOR BEKLENTİ
YAZ İSHALLERİNDEN KORUNMANIN 10 ETKİLİ YOLU
YAPAY ZEKA DESTEKLİ ROBOT SAHNEYE ÇIKTI
'DEMİR ADAM' BAŞARIDAN BAŞARIYA KOŞUYOR
YARIM ASIRLIK HİKAYE DEVLET ÖDÜLÜYLE TAÇLANDI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





