- IMKB
% - Altın
6817.14
%0.07 - Dolar
48.8155
%0.02 - Euro
55.964
%0.02
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:00 - MÜZE İÇİN KARAYOLLARI ARAZİSİNE 'PLAN' TALEBİ
- 22:38 - ANTALYA’DA SAĞANAK TAŞKINLARA NEDEN OLDU
- 22:04 - HALI DOKUMA GELENEĞİNİ GELECEK NESİLLERE AKTARIYOR
- 21:43 - 'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
- 21:33 - GÜRCİSTAN UYRUKLU ADAM EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
- 21:31 - MARKET ÇALIŞANININ BIÇAKLANMASI OLAYINDA 2 KARDEŞ TUTUKLANDI
- 21:25 - ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
- 21:03 - AYŞEGÜL YAŞAR CİNAYETİ SORUŞTURMASINDA KATİL ZANLISI VE AİLESİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
- 20:00 - ÖZ, TOPTANCI HALİ'NDE PROJELERİNİ ANLATTI
- 19:13 - TIRLA ÇARPIŞAN MOTOSİKLET ARDINDAN KAMYONETE ÇARPTI: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
- 19:02 - BARO SEÇİMİNDE İKİNCİ ADAY
- 18:51 - CİNAYET ŞÜPHELİSİ: "YİNE OLSA YİNE YAPARIM"
- 18:44 - KUNDAKLAMA İDDİASIYLA GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 18:38 - KAHRAMANMARAŞ’TA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 10 GÖZALTI
- 18:37 - KIYAFETLERİ, KİMLİĞİ VE KEMİK PARÇALARI BULUNDU
ŞENER METE / KONUK YAZAR


ANKARA
1892 sonlarında ilk tren, Angora adlı istasyona geldiğinde, bir Macar orkestrası eşliğinde binlerce kişinin coşkusuyla karşılanmıştı. Bu kasaba-kentin 31 yıl sonra başkent olacağı kimsenin aklına gelmezdi.
İlk konuklar, aydınlık bir kent görsün diye kale burcu beyaza boyatıldı. Taşhan denilen kervansaray benzeri hana, yabancılar için “Hotel Angora” levhası asıldı. Ve Ankara, dünya ile tek bağlantısı olan istasyona kavuşmuştu.
1. Dünya Savaşı sonrasında istasyon, Sevr Antlaşması gereği İngilizlerin kontrolündeydi. Kurtuluş Savaşı günlerinde ise cepheye asker ve cephane gönderildiği, yaralıların karşılandığı bir yer haline geldi.
Mustafa Kemal Paşa, Çankaya’daki bağ evine geçmeden önce, güvenli ve Meclis’e yakın olduğundan, istasyondaki direksiyon binasında kalırdı. Şimdi müze olan bu bina, daha sonra da Paşa’nın Özel Kalemi ve bürosu olarak kaldı.
O yıllarda istasyon ayrı, Ankara ayrı bir yerdi. İstasyondan Ankara’ya iki yanı pis buharlar yükselen, bataklıkla çevrili toprak bir yolla gidiliyordu. Bu yol, Taşhan Meydanı’na ve Kale’ye uzanıyordu. Geceleri Taşhan’ın odalarını dolduran milletvekiller, gündüzleri karşıdaki kiremitleri kırık dökük Meclis binasına geçerlerdi. Burası, İttihat ve Terakki’nin Kulüp Binası olarak tasarlanmış, ancak savaş nedeniyle tamamlanamamıştı. Bu şanslı bina, hep zaferlerle taçlandı, defne dalları ve al bayraklarla donandı.
Atatürk’ün ve ilk Meclis’in dinamik havası, bu kenti birdenbire canlandırdı. Ankara’ya çeki düzen verilmeye Taşhan ve civarından başlandı. Meydanın adı “Hakimiyet-i Milliye” olarak değiştirildi. Daha sonraları bu ad Türkçeleşip “Ulus” haline gelecektir. Meydana Kurtuluş Savaşı’nı simgeleyen anıtın dikilmesi için Yunus Nadi Bey öncülük etti. Heinrich Krippel’in taslağı beğenilip sipariş edildi. Başkentin bu ilk anıtı, 1927’de açıldı. Aynı yıl Ankara’nın ilk çağdaş oteli olan Ankara Palas hizmete girdi. Bayramlarda ve önemli gecelerde balolara gelen smokinli erkekler ve gece kıyafetli kadınlar, o dönem için farklı bir görünüm sergiliyorlardı.
Ankara Palas, 2 yıl önce yapılan, ikinci Meclis binasının tam karşısındaydı. Atatürk, yeni devrimleri ve atılımları, en önemlisi Büyük Nutuk’u bu Meclis’te okumuştur. Önemli görüşmeleri, özel locasından izlerdi.
2. Meclis binasının bahçesine Ankaralılar, “Nilüfer Havuzu” adını verdiler. Riyaset-i Cumhur Orkestrası burada halka, açık hava konserleri verirdi. Bu bina, 36 yıl boyunca Meclis olarak kullanıldı. Zaman içinde istasyon tarafına doğru stadyum, hipodrom, atış poligonu, paraşüt kulesi gibi tesisler yerini aldı.
Bataklığın kurutularak yapıldığı Gençlik Parkı’nın inşaatı, 1936’da başladı ve 2 yıl sürdü. 1952’de Lunapark eklendi. Yıllar boyunca Ankaralının modern mesire yeri olarak kullanıldı.
Angora Palas ya da Taşhan, 1933’de yıkıldı ve yerine Sümerbank binası yaptırıldı. Taşhan’dan Kale’ye giden yolun sağındaki Karaoğlan Çarşısı’nda dükkânlar vardı ama henüz vitrin olgusu yoktu. Meclis-i Mebusan’dan gelen milletvekilleri, Beyoğlu’nu mumla arıyorlardı. Falih Rıfkı, “Küçük bir masayı aynı tür bardak ve tabakla donatamazdık” diye yazmıştı. Bu caddeye Cumhuriyet ilan edildikten sonra parke döşendi ve Ankara’nın ilk sineması olan ‘Yeni Sinema’ burada açıldı.
Caddeye bakan hanlarda kahveler vardı. Meşhur İstanbul Pastanesi de buradaydı. Şair ve Urfa Mebusu Yahya Kemal, İstanbul’a dönüş günlerini bu pastanede beklerdi. Ankara’nın ilk muhallebicisi de caddedeki tek akasya ağacının arkasında yerini almıştı.
Maliye Bakanlığı’nın yapıldığı Hükûmet Meydanı, fıskiyeli havuzlarla süslendi. Cumhuriyetin ilk yıllarında hemen tüm bakanlıklar bu binada yer alıyordu.
Coşkulu günlerin ilk kutlamaları, Maliye Bakanlığı’nın karşısında bulunan Hacı Bayram ziyaretiyle başlardı. İlk sefarethane olan Afgan büyükelçiliği de Hacı Bayram Mahallesi’nde açılmıştı. İlk çağlardan bu yana kutsal sayılan bu tepede, Frigler döneminde yapılan Kybele Tapınağı vardı. Roma çağında Augustos Tapınağı’na dönüşen antik yapı, Hacı bayram Camii ile adeta kucak kucağadır. Bizans döneminde kilise olan bu yapı, Hacı Bayram dergâhı ile ara katla bölünerek iki kutsal dine de hizmet etti.
Mumlar ve ağaçlardaki çaputlarla dolu Hacı Bayram Mahallesi’nin hemen altındaki Bent Deresi, Ankaralıların eğlence ve dinlenme mekânıydı. “Men-i Müskirat Kanunu” yani içki yasağına rağmen en kaliteli rakı burada içilir, adına da Dilâver Suyu denilirdi. Ancak rüzgâr ters eserse aşağıdaki tabakhanelerden gelen koku, burayı çekilmez kılardı.
Bent Deresi’nden dikine çıkılan ve Hıdırlık olarak adlandırılan tepe, 1950’lerden sonra gecekondulaşma sürecinin başladığı yerdir.
Hıdırlıktepe’ye karşıdan bakan Kale’nin alt kesimi “Hisarönü” olarak adlandırılır ve burada gayrimüslimler otururdu. Kale çevresinde er alan Atpazarı ise bugün bile fazla değişmemiştir.
20 kuleli olarak yapılan kale, geçmişte zindan ve hazine dairesi olarak da kullanılmıştı. Cumhuriyete kadar kente bütünüyle hükmeden kale ve çevresi, bugün şehrin bir alt semti halindedir. Kale’nin yakınındaki Balıkpazarı’nda, gayrimüslim esnafın çalıştırdığı dükkânlar vardı. Adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında Anafartalar Caddesi olarak değiştirildi. Bu cadde, Cumhuriyetle birlikte bütün Ankara’yı saran asrileşme hareketinin başladığı yerdir. Burada, “Asrî Berber”, “Asrî Hamam”, “Asri Terzi” gibi tabelalar asılmaya başlandı.
Anafartalar Caddesi’nden Samanpazarı’na kadar olan bölüm, Yahudi Mahallesi olarak bilinirdi. Samanpazarı’ndan Ulucanlar ile ayrılan Cebeci, Ankara’dan kopuk bir bölümdü. Burada göçmenler, sebze ve bostan ekerlerdi. 1 Eylül 1924 günü Cebeci’de Musiki Muallim mektebi açıldı. İlk giren 12 öğrenci, dünyaca ünlü besteci ve tiyatro uzmanlarınca eğitildi ve Cumhuriyetin ilk klasikçileri burada yetişti. Hukuk ve Siyasal Bilgiler Fakülteleri de Cebeci’de yerlerini aldılar.
Cebeci’nin güneyindeki Tacettin Mahallesi, Ankara’nın en eski semtlerinden biridir. Buraya Hacettepe Hastanesi kuruldu. Hacettepe’nin bir bölümü park haline getirildi. Parka, önce Kızılay’a ardından Gençlik Parkı yokken Ulus’un alt tarafına kurulan havuz yerleştirildi. Üzerinde bir heykel bulunan havuz, Hacettepe eski önemini kaybedince Tandoğan Meydanı’na konuldu. Uzun yıllar burada kalan ve Su Perileri olarak bilinen heykelli havuz, şimdilerde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası binasının yakınında yer alıyor.
Hacettepe’nin hemen aşağısında Arif Hikmet Koyunoğlu’nun üçlemesi: Geçmişin Dışişleri bugünün Kültür ve Turizm Bakanlığı, Etnografya Müzesi ve Türkocağı. Etnografya Müzesi’nin önüne İtalyan heykeltıraş Canonica’ya sipariş edilen Atatürk heykeli dikildi.
Ve Ankara Radyosu… Yapımı 1937’de başladı ve 2 yıl sürdü. Marconi firmasına Etimesgut vericisi dahil ödenen para, 1 milyon 683 bin liraydı. Yaklaşık 2 milyon dolarlık maliyet, Ankara Radyosu’nun inşaatı, stüdyoları ve teknik malzeme ile devasa Etimesgut Vericisini dikkate aldığımızda, o gün için de bugün için de sudan ucuz idi. Ankara Radyosu, 28 Ekim 1938’de ilk yayına başladı.
Ankara Radyosu’nun çok yakınındaki Kız Meslek Lisesi ve Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi (DTCF), Cumhuriyetin onurunu yansıtan önemli yapılardan olageldi. DTCF’nin yakınından geçen demiryolundan sonrası, Yenişehir olarak anılır olmuştu. Mimar Post’un çizgisi Sağlık Bakanlığı, modernizmin ilk örneğiydi ve yeni yapıların mimari tarzının müjdecisiydi. Sağlık Bakanlığı’nın ön tarafına heykelli. küçük bir havuz yaptırıldı. Burası, “Küçük havuzbaşı” olarak anıldı. Çünkü Büyük Havuzbaşı, Kızılay’da idi.
1927’de Mimar Cannonica tarafından yapılan Zafer Anıtı’nın iki yanı yeşil alandı ve ötede mermerden yapılma Eros heykelli havuzlarla süslü parklar vardı. Avrupa’dan getirilen fıskiyeli havuzların en görkemlisi Çankaya yolu üzerinde, Tosbağa Yatağı denilen boş araziye yerleştirildi. Havuzu, su perileri ve Eros heykelleri süslüyordu. Ankaralılar buraya, Havuzbaşı adını verdiler. Burada, Riyaset-i Cumhur Mızıkası konserler verirdi. Güvenpark yapılınca, Havuzbaşı adı da tarihe karıştı. Güvenpark’taki savunma ve güvenlik imajını yansıtan anıtı, mimar Holzmeister ile heykeltıraşlar Hanak ve Thorak gerçekleştirdi.
Mimar Holzmeister, Bakanlıklar’daki binaların hemen hepsine imza atmıştır. Genelkurmay ve Millî Savunma Bakanlığı binaları, Atatürk’ün Ankara’ya ilk geldiğinde karşılandığı alana yakın bir yere yaptırıldı. Holzmeister’in imzasını attığı 11 yapı arasında, Cumhurbaşkanlığı Köşkü ve TBMM binaları da bulunmaktadır.
Atatürk’ün hem ikametgâh hem de çalışma yeri olarak kullandığı, sonradan küçük bir kule eklenen bağ evi, Cumhurbaşkanlığı için çok yetersizdi. Atatürk, kendisine önerilen süslü saray projelerini geri çevirerek Holzmaister’in yalın ve düz projesini beğendi.
O dönemde Ankaralılar, iki yeni mesire yerine kavuştular: Orman Çiftliği ve baraj. 1925 yılında satın alınan 150 bin dönümlük bir bataklık olan çiftlikte, bir tek ahlat ağacıyla dere kenarındaki birkaç söğütten başka yeşillik yoktu. 1929’da sulama tesisleri bitirildi, Amerika ve Anadolu’dan fidanlar getirildi. Beş bin kıvırcık koyun temin edildi. 8 yıl sonra 4 milyon meyve fidanı 250 bin kök asmaya sahip bağ haline geldi. Zaman içinde, hayvanat bahçesiyle birlikte hayvanseverlerin ve çocukların uğrak yeri oldu.
Ankara kurak ve susuzdu. 1929’da inşaatına başlanıp 7 yıl süren Çubuk Barajı’nın bitmesini Başvekil İsmet İnönü, 7 saniye bile geciktirmek istemiyordu. “Saçlarım göğe baka baka ağardı” diyerek, baraj gölünün dolmasını ne kadar çok beklediğini söylüyordu ilk içme suyunu yudumlarken.
Atatürk’ü Ankara’ya ilk gelişinde Seğmenler karşıladı ama onu tüm Ankara bağrına bastı. O da dinamizmini Ankara’ya yansıttı, bu kente ruh verdi, onunla özdeşleşti. Ankara, Şehircilik Uzmanı Prof. Jansen’in en çok 300 bine ulaşacak nüfusa göre çizdiği planın ufkunu çok aştı. 1927’deki 75 binlik nüfus, bugün 6 milyonu geçti. 160 kilometrekarelik yerleşim alanı 20 bin kilometrekarenin üzerine çıktı.
Ankara’nın bugün, dünya başkentleri arasında önemli bir yeri var. Atatürk’ün dinamizmi Ankara’yı, Ankara’nın enerjisi Türkiye’yi şahlandırıyor. Ankara… Nice 13 Ekim’lere, nice 23 Nisan’lara
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-6NİZAMETTİN ŞEN
BANA GÖRE DEĞİL, HAYATA GÖREMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: TEVFİK FİKRETGAZANFER ERYÜKSEL
BİLE BİLE GÖRMEZDEN GELMEKALİ İHSAN DİLMEN
DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR SİPARİŞ ETTİ, KUTUDAN MERMER ÇIKTI!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYA'NIN TELEFERİĞİ NEREDE?VEDAT GÜRHAN
BEN BİR KIZ ÇOCUĞUYUM!MERAL KILINÇ
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





