- IMKB
% - Altın
6817.14
%0.07 - Dolar
48.8155
%0.02 - Euro
55.964
%0.02
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:00 - MÜZE İÇİN KARAYOLLARI ARAZİSİNE 'PLAN' TALEBİ
- 22:38 - ANTALYA’DA SAĞANAK TAŞKINLARA NEDEN OLDU
- 22:04 - HALI DOKUMA GELENEĞİNİ GELECEK NESİLLERE AKTARIYOR
- 21:43 - 'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
- 21:33 - GÜRCİSTAN UYRUKLU ADAM EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
- 21:31 - MARKET ÇALIŞANININ BIÇAKLANMASI OLAYINDA 2 KARDEŞ TUTUKLANDI
- 21:25 - ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
- 21:03 - AYŞEGÜL YAŞAR CİNAYETİ SORUŞTURMASINDA KATİL ZANLISI VE AİLESİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
- 20:00 - ÖZ, TOPTANCI HALİ'NDE PROJELERİNİ ANLATTI
- 19:13 - TIRLA ÇARPIŞAN MOTOSİKLET ARDINDAN KAMYONETE ÇARPTI: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
- 19:02 - BARO SEÇİMİNDE İKİNCİ ADAY
- 18:51 - CİNAYET ŞÜPHELİSİ: "YİNE OLSA YİNE YAPARIM"
- 18:44 - KUNDAKLAMA İDDİASIYLA GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 18:38 - KAHRAMANMARAŞ’TA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 10 GÖZALTI
- 18:37 - KIYAFETLERİ, KİMLİĞİ VE KEMİK PARÇALARI BULUNDU
ŞENER METE / KONUK YAZAR


ANTALYA’NIN MOR ÜZÜMÜ
Bir kış günü Akdeniz Seyahat’in gece 24.00 otobüsüyle, Bucak ilçesi’ni geçince, Çubukbeli’nin daracık virajlarından
iniyorduk. O nasıl bir virajlar silsilesiydi… Kıvrıla kıvrıla indiğimiz dağların altına yaklaştıkça, muavinden poşet isteyenlerin sayısı artıyordu. Gecenin alacakaranlığında, morlaşmış bulutların arasında, tepelerinin siluetleri görünen Torosların altındaydı Antalya. Yokuş aşağı inen yolun, bazılarını yukarıya çektiğini, yolun kıvrımlarının, hayatın virajlarından farksız olduğunu o yaşlarda anlamak hiç de mümkün değildi.
Sabah 7.30’da otobüsümüz, adının Şarampol olduğunu öğrendiğim caddedeki terminale girdiğinde, yumuşak ve limon kolonyası kokulu, naif bir havanın içinde valizimi alıp taksiye bindim. Taksi şoförü, “Antalya’da nereye gidersen git, taksi fiyatı 10 lira” deyince epeyce şaşırdım.
En yükseği 5-6 katlı binaların arasından geçip Güllük Caddesi’nden TRT caddesine girdiğimizde, sağda önünden kanal geçen 3 katlı binanın kapısı, yeni bir hayata, yeni dostluklara ve yeni bir kente açılıyordu. Karşıda 4 katlı binanın üst katındaki misafirhanede kalacak, giriş katta Ali Can ile tanışıp ilk maaşımı alacaktım. “Kadının yaşı, erkeğin maaşı sorulmaz” derler ama bunca yıl sonra, aldığım ilk maaşla Antalya’da ayda tam 500 kez taksiye binebileceğimi hatırlatmak, şaka gibi değil mi?
Antalya’nın yalnızca adını biliyordum, bir de haritadaki yerini… Ama Türkiye’de televizyon yayınının başladığı 31 Ocak 1968 akşamı, Amerika’dan gelen bir tanıdığımızın evinde, tamamı 1 saat 20 dakika süren yayın içindeki 12 dakikalık programı, siyah ve beyazdan başka renk olmamasına rağmen ilgiyle seyretmiştim. Adı, “Antalya Ormanları” idi.
Büyükçe siyah beyaz bir tablo da Radyo Müdürü’nün odasının girişinde asılıydı. Buranın, Yivli Minare ve Kaleiçi olduğunu birkaç gün içinde öğrenecektim. 31 Ocak 1968 akşamına emeği geçenlerden biriydi Radyo Müdürü Kenan Değer. Uzun boylu, sportmen yapılı, son derece nazik, size insan olduğunuzu hatırlatan, soyadıyla müsemma olarak kaşısındakine değer veren bir beyefendiydi. Ressamdı. Antalya’nın girişine yaptırtmak istediği bir rölyefi gösterdi. Kepez yokuşunun başına yakışacağını düşünüyordu. Üzerinde de Atatürk’ün şu sözü olacaktı: “Şüphesiz ki Antalya, dünyanın en güzel yeridir.”
Antalya’yı arabasıyla ilk gezdiren, teknisyen arkadaşım Mustafa Göçer oldu. Bütün Antalya’yı dolaşmamız, yarım saati bile bulmamıştı 1977 yılında. Ben, bu Antalya’yı yürürdüm… Her gün yürüdüm de. Güllük’teki SSK Hastanesi’nden Atatürk Parkı’nı geçip şehrin bittiği mezbaha’ya kadar hemen her gün gidip geldim. Her yürüyüşte 3-4 bardak çayını içtim Antalya’nın. Kale içine inerken Tophane’deki çay bahçesinin tahta sandalyelerinde, 1 liraya çay içip Akdeniz’in kış ılıklığını ve yaz sıcağını görerek, hamile bir kadın siluetine benzeyen Bey Dağlarını izleyerek hayallere dalmak kadar keyifli ne olabilirdi ki?
Antalya’nın en güzel yıllarını yaşadık kuşkusuz. En güzel yollarıydı iki tarafında çiçekler açan, turunç kokuları elbisenize sinen, denizin esintisinin palmiyelerden aktığı, “dolmuş, otobüs gelmezse gelmesin” diyerek, beklemeden yürüdüğünüz, yürürken nefesinizi hissettiğiniz, hissettikçe açıldığınız, yorulunca esintili yolunuzun, Barbaros Parkı’nda dostlarınızla karşılaştırdığı, nağmeli akşamlardı.
Saz sesleri duyulurdu TRT’nin ikinci katından. Behiç Çine ve Cevat Uyanık, aynı odada program yazar, yorulunca sazı dayarlardı karınlarına. Onlar, “Çekemedim akça kızın göçünü/ Bırak döğsün sırma saçlar döşünü/ Gülüver de görem mercan dişini/ Yol ver bana Çubuk beli geçeyim” türküsünü söylerken, türkünün derleyicisi Cevat Uyanık ile tanışıp dost olacağımı bilmiyordum. Ümmü türkülerini toplamaya çalışan prodüktör Saffet Uysal da bu ikilinin arasına girince, mutlaka bir Ümmü sesi yayılırdı koridora. “Antalya’nın mor üzümü/ severler boyu uzunu” dedikten sonra “aleyliiiiim” uzatması, mesaiden sonra karşı binanın üst katında kafeterya işleten Şahap’ın muhteşem köftesinden tadılacağının işareti gibiydi. Şahap da uzun boyluydu, sevilirdi.
Bu metni yazmama vesile olan, değerli dostum ve kardeşim, TRT eski prodüktörü ve Radyo Müdürü Gürsel Kaya’nın da uzun boylu olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Bir noktayı da gururla söyleyeyim ki Antalya, 1970’lerin sonunda bile çok tanınan bir kent değildi. Şarampol’deki garaja, -sonradan terminal oldu- günde en çok 10 otobüs girer çıkardı. Küçücük havalanından, Ankara’ya günde bir uçak kalkardı. Talya adlı otelinden başka 5 yıldızlı oteli yoktu. Bütün Konyaaltı, Mayıs’a kadar bomboştu. Mayıs’ta baraka biçimli obalara doluşurdu halk. TRT Antalya Radyosu’nun yaptığı ve o dönemde TRT Radyo1’de de yayımlanan programların, Antalya’nın tanıtımına ve turizme çok büyük katkısı olmuştur. Prodüktör arkadaşlarımızın bu konudaki çabalarına ben şahidim. Sabah 04.55’te postayı açarken yani radyo yayınını başlatırken yaptığımız anonsu eski Antalyalılar çok iyi anımsar: “Burası Orta Dalga, 337 metreden yayın yapan TRT Antalya Radyosu. Günaydın Sayın dinleyiciler…”
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-6NİZAMETTİN ŞEN
BANA GÖRE DEĞİL, HAYATA GÖREMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: TEVFİK FİKRETGAZANFER ERYÜKSEL
BİLE BİLE GÖRMEZDEN GELMEKALİ İHSAN DİLMEN
DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR SİPARİŞ ETTİ, KUTUDAN MERMER ÇIKTI!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYA'NIN TELEFERİĞİ NEREDE?VEDAT GÜRHAN
BEN BİR KIZ ÇOCUĞUYUM!MERAL KILINÇ
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





