

ARIKAN ANTALYA'DAN İKTİDARA YÜKLENDİ
"Türkiye'nin ihtiyacı günü kurtaran politikalar değil; üretim, adalet ve kalkınmadır"
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Antalya'da düzenlenen "Türkiye Buluşmaları" programında ekonomi, tarım, turizm, sanayi, NATO Zirvesi ve Gazze konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yanlış ekonomi politikalarının üreticiyi ve sanayiciyi çıkmaza sürüklediğini belirten Arıkan, "Çiftçi artık ne kadar kazanacağını değil, sezonu en az zararla nasıl kapatacağını düşünüyor." dedi. Programın ardından Antalya Toptancı Hali'ni ziyaret eden Arıkan, üretici ve esnafın sorunlarını yerinde dinledi.
ANTALYA'DAN TÜRKİYE'YE MESAJ
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile birlikte Antalya'da düzenlenen "Türkiye Buluşmaları" programında vatandaşlarla bir araya geldi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programda konuşan Arıkan, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik, sosyal ve siyasal tabloyu değerlendirirken çözüm önerilerini de paylaştı.
Konuşmasının başında Antalya'nın sahip olduğu büyük potansiyele dikkat çeken Arıkan, Türkiye'nin sorunlarının kaynak yetersizliğinden değil, yanlış yönetim anlayışından kaynaklandığını söyledi.
"Türkiye'nin günü kurtaran politikalara değil; üretime, yatırıma, planlamaya ve kalkınmaya ihtiyacı var."
Türkiye'nin bereketli topraklara, genç nüfusa ve stratejik avantajlara sahip olduğunu belirten Arıkan, bu imkânların doğru yönetilemediğini ifade etti.
"SORUN KAYNAK DEĞİL, YÖNETİM ANLAYIŞI"
Antalya'nın tarım, turizm ve sanayi alanında Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Arıkan, buna rağmen vatandaşın refah seviyesinin artmadığını söyledi.
"Sorun kaynak eksikliği değil, yönetim anlayışıdır. Bütün imkânlara rağmen vatandaş hak ettiği yaşam standartlarına ulaşamıyor."
ÇİFTÇİNİN EN BÜYÜK HESABI: ZARARI AZALTMAK
Konuşmasının önemli bölümünü tarıma ayıran Arıkan, Antalya'nın Türkiye'nin yaş meyve ve sebze üretimindeki öncü rolüne dikkat çekti.
Korkuteli'nin mantarı, Elmalı'nın elması, Finike'nin portakalı, Demre'nin sivri biberi, Kumluca'nın domatesi, Alanya'nın muzu ve Gazipaşa'nın avokadosunun yalnızca Antalya'nın değil, Türkiye'nin üretim gücünü temsil ettiğini belirten Arıkan, üreticinin bugün ağır ekonomik şartlarla mücadele ettiğini söyledi.
"Çiftçimiz artık 'Bu yıl ne kadar ürün alırım?' diye değil, 'Bu sezonu en az zararla nasıl kapatırım?' diye hesap yapıyor."
Mazot, elektrik, gübre, yem ve zirai ilaç fiyatlarının sürekli arttığını belirten Arıkan, üreticinin emeğinin ise her geçen gün değersizleştiğini ifade etti.
"FAİZE 13 KAT DAHA FAZLA KAYNAK AYRILDI"
Ekonomi yönetimini rakamlarla eleştiren Arıkan, yılın ilk beş ayında tarımsal desteklemelere yaklaşık 98 milyar lira, faiz ödemelerine ise 1 trilyon 262 milyar lira ayrıldığını söyledi.
"Çiftçiye verilen desteğin yaklaşık 13 katı faize ödeniyor. Öncelik üretimde değil, faizdedir."
Üreticinin ürününü sattıktan sonra yeniden bankaya giderek kredi çekmek zorunda kaldığını belirten Arıkan, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için üretim maliyetlerinin mutlaka düşürülmesi gerektiğini kaydetti.
"TÜM TARIMSAL GİRDİLERDEN VERGİ KALDIRILMALI"
Saadet Partisi'nin tarım politikalarını da açıklayan Arıkan, üreticinin üzerindeki vergi yükünün kaldırılması gerektiğini söyledi.
Elektrikten mazota, gübreden tohuma, yemden zirai ilaca kadar tüm üretim girdilerinde vergi indirimi değil, tamamen kaldırılması gerektiğini savunan Arıkan, bunun üreticinin nefes almasını sağlayacağını ifade etti.
EXPO ALANI İÇİN DİKKAT ÇEKEN ÖNERİ
2016 yılında büyük umutlarla açılan ancak bugün atıl durumda bulunan EXPO alanına da değinen Arıkan, buranın yeniden Türkiye tarımının merkezi hâline getirilebileceğini söyledi.
1120 dönümlük alanın;
Tarımsal AR-GE merkezleri,
Ziraat ve Veteriner Fakülteleri,
Tarım Meslek Liseleri,
Tohum ve gübre araştırma merkezleri,
Pazarlama ve ihracat destek birimleri
ile donatılmış büyük bir Tarım Kampüsü olarak değerlendirilmesini önerdi.
"Çiftçi Ankara'nın yolunu değil, EXPO'nun yolunu tutmalıdır."
TURİZMDE REKOR VAR, REFAH YOK
Antalya'nın geçen yıl 17 milyondan fazla turisti ağırladığını hatırlatan Arıkan, buna rağmen turizm gelirlerinin toplumun geneline yansımadığını söyledi.
"Asıl mesele kaç turist geldiği değil; bu gelirden Antalyalı'nın ne kadar pay aldığıdır."
Turizm gelirlerinin yalnızca büyük otellerde toplanmaması gerektiğini ifade eden Arıkan, esnafın, taksicinin, üreticinin ve küçük işletmelerin de turizmden hak ettiği payı alması gerektiğini belirtti.
SANAYİCİ DE ZOR DURUMDA
Antalya sanayisinin de ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Arıkan, yüksek enerji maliyetleri, finansmana erişim güçlüğü ve nitelikli ara eleman eksikliğinin üretimi olumsuz etkilediğini söyledi.
Milli Görüş hükümetleri döneminde Antalya'ya kazandırılan Selamet Çırçır ve Prese Fabrikası, Dokuma Fabrikası ve MKE Antalya Pil Fabrikası gibi yatırımları hatırlatan Arıkan, yeniden üretim odaklı kalkınmanın mümkün olduğunu dile getirdi.
"HER ALANDA KRİZ YAŞANIYOR"
Türkiye'nin çok yönlü bir kriz sürecinden geçtiğini ifade eden Arıkan, şu değerlendirmede bulundu:
"Ekonomide kriz, adalette kriz, eğitimde kriz, sağlıkta kriz, tarımda kriz, sanayide kriz, konutta kriz, çevrede kriz… Türkiye artık krizleri yöneten değil, krizlerle yönetilen bir ülke hâline geldi."
NATO ZİRVESİ VE GAZZE ELEŞTİRİSİ
Konuşmasının dış politika bölümünde NATO Zirvesi'ni değerlendiren Arıkan, Türkiye'nin dış politikada bağımsız hareket etmesi gerektiğini söyledi.
"Güçlü devlet, başkalarının senaryosunda rol alan değil; kendi senaryosunu yazan devlettir."
NATO'nun İsrail'in güvenliğini önceleyen bir anlayış sergilediğini savunan Arıkan, zirve sonuç bildirgesinde Gazze'ye ilişkin hiçbir ifadeye yer verilmemesini eleştirdi.
"GAZZE'YE AĞLAYIP GAZZE KATİLLERİYLE GÜLDÜLER"
Gazze'de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken Arıkan, hükümete sert eleştiriler yöneltti.
"Medyamız NATO Zirvesi'nin menüsünü konuşurken Gazze'de çocuklar hâlâ ekmeğe ulaşamıyor. Ne yazık ki iktidar Gazze'ye ağlayıp Gazze katilleriyle gülmeyi tercih etti."
Türkiye'nin dış politikada yalnızca söylem değil, mazlumların yanında somut duruş sergilemesi gerektiğini ifade etti.
"ONARICI DEVLET ANLAYIŞI"
Programın son bölümünde Saadet Partisi'nin yeni siyaset vizyonunu anlatan Arıkan, "Onarıcı Siyaset" ve "Onarıcı Devlet" anlayışını kamuoyuyla paylaştı.
Devletin yeniden güven veren bir yapıya kavuşması gerektiğini belirten Arıkan, adalet, liyakat, ehliyet ve ortak aklın yeniden devlet yönetiminin temel ilkeleri olması gerektiğini söyledi.
"Türkiye'nin ihtiyacı yalnızca yeni bir iktidar değil; yeni bir devlet anlayışıdır."
Toplumdaki kutuplaşmanın sona erdirilmesi gerektiğini belirten Arıkan, gerçek ittifakın siyasi partiler arasında değil, devlet ile millet arasında kurulacak güven bağıyla mümkün olacağını ifade etti.
BABACAN: "YENİ BİR ALTERNATİF İNŞA ETMEK İSTİYORUZ"
Programda konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise Türkiye'nin iki kutuplu siyaset anlayışından çıkması gerektiğini belirterek, "Türkiye'nin çıkışı ancak yeni bir alternatif inşasıyla mümkün. Güçlü ve geniş tabana dayanan yeni bir alternatif oluşturmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
TOPTANCI HALİ'NDE ÜRETİCİLERLE BULUŞTU
Programın ardından Antalya Toptancı Hali'ni ziyaret eden Mahmut Arıkan, üretici, komisyoncu ve esnafla bir araya geldi.
Üreticilerin maliyet artışları, pazarlama sorunları ve düşük alım fiyatlarına ilişkin taleplerini dinleyen Arıkan, Saadet Partisi olarak üreticinin emeğini koruyan, üretimi teşvik eden ve adil gelir dağılımını esas alan politikaları hayata geçirmek için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.
MEHMET ŞİMŞEK GÖNDERMESİ
Ziyaret sırasında bir esnafın veresiye defterini inceleyen Arıkan, "Veresiye defteri dolu mu? Bu defteri Mehmet Şimşek'e kaptırma" ifadelerini kullanarak ekonomi yönetimine göndermede bulundu.
Antalya temaslarını gün boyu sürdüren Arıkan, "Türkiye Buluşmaları" kapsamında farklı kesimlerle bir araya gelmeye devam etti.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





































