- IMKB
% - Altın
6121.517
%0.00 - Dolar
43.0386
%0.00 - Euro
50.336
%0.00
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 00:43 - ANTALYA’DA SULAMA HAVUZUNA DÜŞEN ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ
- 00:43 - SERİK’TE İKİ OTOMOBİLİN KARIŞTIĞI KAZADA 1 KİŞİ YARALANDI
- 21:38 - ROCKÇI DOKTORLARIN 'KULAK ZARI' ORKESTRASI
- 21:29 - ADSO ORKESTRASI SANATSEVERLERLE BULUŞTU
- 20:58 - GOL DEĞİL, SİRENLE HAVAYA FIRLADILAR
- 19:03 - POŞETTEKİ 2 MİLYON LİRA İLE 30 METRE GİDEBİLDİLER, POLİSİN OPERASYONUYLA YAKALANDILAR
- 18:33 - KUBİLAYHAN YÜCEL: "KADROMUZ BU LİG İÇİN YETERLİ DEĞİL"
- 18:33 - OSMAN ÖZKÖYLÜ: "BÖYLE MAÇLARI OYNAMAK BİZİM GİBİ TAKIMLAR İÇİN KOLAY DEĞİL"
- 18:28 - TRENDYOL 1.LİG: ADANA DEMİRSPOR: 0 - ESENLER EROKSPOR: 5
- 18:08 - TFF 2. LİG: ISPARTA 32 SPOR: 7 - ADANASPOR: 0
- 17:50 - IŞIKHAN: "KADINLARI GÜÇLENDİRMEYE BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ"
- 17:38 - KURUM: "İLK EVLERİ MART 2027'DE TESLİM EDECEĞİZ"
- 17:23 - ISPARTA DAVRAZ’DA SUNİ KARLA KAYAK KEYFİ DEVAM EDİYOR
- 17:13 - YALVAÇ’TA HABER ALINAMAYAN YAŞLI ADAM EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
- 17:08 - BAŞKAN YAPAR’DAN İHLAS HABER AJANSI EKİBİNE TEŞEKKÜR
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


AYDINLARIN POLİTİKA TUTKUSU
Bizim tarihimizde Batıdaki şekliyle bir sınıfsal yapı olmadığı için, 19. yüzyıldan itibaren başlayan modernleşme mücadelemizde başı hep münevverler, yani aydınlar çekmişlerdir. Bir anlamda, Batı’da işçi sınıfının oynadığı rolü, bizde aydınlarımız oynamaya kalkmışlardır. Aydınlarımız arasında gelişen bu eğilim halen de devam eder gider. Ve tarihin biçtiği bu rol sebebiyledir ki, aydınlarımız, hiçbir zaman kelimenin gerçek anlamıyla aydın olamamışlar, bir tarafıyla hep “politikacı” olarak bir siyasi anlayışın parçası olmuşlardır. Oysa aydın, yani münevver, yeni ve özgün fikirler peşinde koşan, yeni kavramlar üretmeye ve geliştirmeye çalışan bir canlı türüdür, böyle olmalıdır. Amma ve lakin, tam da büyük Tanpınar’ın çok yakıcı bir şekilde ifade ettiği gibi, “Türkiye, evlatlarının, kendisinden başka bir şeyle meşgul olmasına müsaade etmiyor”.
Sadece Türkiye aydını değil, Batı aydını da 20. yüzyılın başlarından itibaren bu politika denen kuyuya düşmekten kurtulamaz. Bilhassa o meşhur Dreyfus Davası’ndan başlayarak Batılı aydınlar, entelektüeller, yazarlar, çizerler, hızla politize olmaya başladılar. Bu zamanlarda aydınların içine sürüklendiği bu felaket tablosuna ilk itiraz edenlerden birisi Fransa’da Charles Pefuy oldu. Bilimsel arayışın yerini yeni bir din olarak siyasetin aldığını söylüyordu. Üslubu gerçekten de çok sert ve acımasızdı: “Besbelli, politikanın dizginlerini elinde bulundurmak zevkli bir iş, yalnız, gerçek fikir adamlarının tanımadığı ve tadamayacağı bir zevk bu. Delil mi istersiniz? Bakın her yerde olduğu gibi, kendi çevremizde de entelektüel topluluklar nasıl kolayca birer birer siyasi topluluk haline geliveriyor… Sanıyorduk ki entelektüeller, su katılmamış entelektüeldirler; tek kaygıları vardı, düşünce. Oysa ne görüyoruz, içlerinden politikacı imişler. Yolunu şaşırmış, düşüncenin gerçek dünyasından habersiz birer politikacı. Hiçbiri p’sini bilmez politika ilminin, ama hepsi de anadan doğma politikacıdır”. Yani Peguy’e göre entelektüeller asli görevlerine ihanet etmişler, politikaya bulaşmışlardır.
Bu hususta Peguy yalnız değildir, onu, “Aydınların İhaneti” adlı kitabıyla bir başka Fransız düşünür Jülien Benda takip eder. Kitap 1928’de yazılır ve gerçekten de epeyce gürültü kopartır. Çünkü Peguy gibi Benda da, entelektüellerin gerçek dünyalarından, zekanın dünyasından, uzaklaştığını haykırmaktadırlar. 20. Yüzyılın düşünce dünyasına baktığımızda, bu iki düşünce adamının haklı çıkmadığını söylemek epeyce zor görünüyor.
Ülkemize gelince. Başta da söylemiştim, bizde toplum yapısı sınıflar üzerinden var olmadığı için, sınırları belirgin ne bir burjuva sınıfından söz edebiliriz, ne bir feodaliteden, ne de işçi sınıfından. Dolayısıyla, bizde aydın, entelektüel bir dünya örmek, düşüncenin, kavramların peşinde koşmak gibi ulvi meselelere kapılmamıştır ve daima devleti ve toplumu modernize etme amacıyla kalem oynatmıştır. İster Tanzimat aydınına bakın, İster Meşrutiyet ve isterseniz de Cumhuriyet aydınına bakın, bu kural hiç değişmez. Geçen iki asırda yazılan edebi veya bilimsel kitabın neredeyse tamamı politik/ideolojik mesajlar vermekle meşguldür. Oysa adına “düşünce” dediğimiz kavram, her türlü ideolojinin üstünde ve dışındadır. Çünkü düşünce, sadece özgür olabildiği zaman düşünce’dir ve hiçbir politik/sınıfsal ideoloji, düşüncenin özgürce yolculuk yapmasına tahammül edemez, onun sadece kendisine hizmet etmesini bekler.
Bizde aydın taifesi, “düşünce” denilen parlak yıldızın ardında yürüyen bir canlı türü değil, ülkesinin mutluluğu için çaba sarf eden, bedel ödeyen bir aktivisttir. Bu nedenle muhakkak bir ideolojiye bağlanacaktır ve bu ideolojinin hem bilime, hem düşünceye, hem de insanlığa hizmet ettiğine önce kendisini, sonra da toplumu inandırmaya çalışacaktır. Ve bu yaklaşım onu, çok doğal olarak, giderek bir politikacıya dönüştürecektir.
Oysa politikacı, taa Makyevelli’den beri, “kirli” bir canlı türüdür ve aydınlarımız da, maalesef, politikacılık hastalığına tutularak, hem kendilerini kirletmişler, hem de bu topraklarda özgür ve özgün düşünce arayışının kolunu kanadını kırmışlardır.
Türkiye bugün her yönüyle bir “çöle” dönüşmüş ise, bu çölün vücut bulmasında politikacılarımız kadar aydınlarımızın da payı vardır, hepsi bu kadar.
YASAMA – YÜRÜTME – YARGI – BASIN (MEDYA)ŞENER METE
TÜRK BOZKIR MEDENİYETİNDE SANAT VE KOZMOLOJİPROF DR RAMAZAN DEMİR
BENDE SAKLI KALMASIN - 4OYA BOYSAN
ESKİ ZAMAN RESİMLERİ : BENİ ARKAMDAN KİM İTTİ?GAZANFER ERYÜKSEL
KİMLİK KAPANINDA BİR TOPLUMTARIK ÇELENK
AYDINLARIN POLİTİKA TUTKUSUEŞREF URAL
TOKİ KURA ÇEKİMİNE GİDELİM Mİ?VEDAT GÜRHAN
BEBEK ADIMLARI SANATIBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
BİLİM DİPLOMASİSİPROF DR ORHAN ÖZÇATALBAŞ
İNFAZ VE DENETİMLİ SERBESTLİK YASASIAHMET GEDİKAĞAOĞLU
ASAT GENEL MÜDÜRÜNE MESAJ.!!!TURGAY ALP
DİL POLİTİKALARI-1 (GÖKTÜRK KAĞANLIĞI DÖNEMİ)BEKİR DİREKCİ
CUMHURBAŞKANI, MİLLİ GÜVENLİK VE DEVLETİN GÜCÜHASAN YAKUP CANGÜVEN
ÖNCE KENDİNİ SEVMELİ İNSAN…MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
10 OCAK BİR BAYRAM MI, YOKSA 'SABIR SINAVI' MI?DİLEK DEMİRKAN
HİNT-AVRUPA DİL TEORİSİNE ELEŞTİREL YAKLAŞIMMUHARREM YELLİCE
DİN VE MİLLİYETNURİ SEZEN
HAYATI ALTMIŞ ALTIYA BAĞLAMAKGÜRSEL KAYA
ALPEREN, ALP-EREN ÇELİŞKİSİALİ YILDIZ
YURTHALİL ERDEM
ELEKTRONİK İLAN DOĞRULAMA SİSTEMİ NEDİR?AV İBRAHİM GÜLLÜ
ALEVLERİN ARASINDA GAZETECİLİK, SUSKUNLUĞUN ORTASINDA ŞİDDETSÜLEYMAN EKİN
ANTALYASPOR PASSOLİGİ VE İSPANYA PRO LİSANSKAHRAMAN KÖKTÜRK
ANTALYA: TURİZMİN PARLAYAN YÜZÜ, DOĞANIN SESSİZ ÇIĞLIĞICEM ARÜV
ROCKÇI DOKTORLARIN 'KULAK ZARI' ORKESTRASI
'DUAMIZ, CAN KAYBI YOK'
ANTALYA'DA 4 MİLYON DOLARLIK KRİPTO VURGUNU
MURATPAŞA 8'İNCİ YÖRÜK ÇALIŞTAYI 17 OCAK'TA
ENGELLİ EŞİNİN EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ
OCAK'TA ANTALYA'DA BAHAR HAVASI
MARCUS KÖNİG: "BENİ BAĞLAYAN DEĞİL, BİRLEŞTİREN ŞEYLERE BAKIN"
MİRAN: "KAMU PERSONEL SİSTEMİ EMEĞİ MERKEZE ALMALI"
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





