- IMKB
% - Altın
6476.91
%-0.23 - Dolar
47.5889
%0.02 - Euro
54.9343
%-0.17
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 19:38 - ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUŞTURMASINDA 2 ŞÜPHELİ SERBEST BIRAKILDI
- 18:48 - ALANYA’DA MİKROPLASTİK KİRLİLİĞİNE KARŞI MÜCADELENİN STARTI VERİLDİ
- 18:38 - MERSİN ERDEMLİ ‘DE 3,4 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM
- 18:03 - PASAJDA ÖLÜ BULUNAN EYÜP CAN DAVASI SÜRÜYOR
- 17:47 - YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
- 17:21 - EŞYALARI GÖTÜREN EŞE TAZMİNAT CEZASI
- 17:09 - SICAK VE NEM BUNALTTI
- 16:58 - MANAVGAT BELEDİYESİ’NDEN YAYLALARA KÜTÜPHANE DESTEĞİ
- 16:47 - DANIŞTAY'DAN KIRCAMİ KARARI
- 16:38 - MERSİN’DE PATLAYAN DOMATES KONSERVESİ 9 AYLIK BEBEĞİ YAKTI
- 16:38 - TÜRKİYE MUHTARLAR KONFEDERASYONU’NDAN BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN’E ‘YILIN EN BAŞARILI BELEDİYE BAŞKANI’ ÖDÜLÜ
- 16:33 - KAHRAMANMARAŞ’TA YANGIN VE KURTARMA TATBİKATI
- 16:22 - KIYILARDA MİKROPLASTİK ALARMI
- 16:07 - RÜŞVET SORUŞTURMASINDA 2 YENİ GÖZALTI
- 15:48 - BURDUR’DA GÖL VE GÖLETLER YAVRU SAZANLARLA BULUŞTU
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


AYDINLARIN POLİTİKA TUTKUSU
Bizim tarihimizde Batıdaki şekliyle bir sınıfsal yapı olmadığı için, 19. yüzyıldan itibaren başlayan modernleşme mücadelemizde başı hep münevverler, yani aydınlar çekmişlerdir. Bir anlamda, Batı’da işçi sınıfının oynadığı rolü, bizde aydınlarımız oynamaya kalkmışlardır. Aydınlarımız arasında gelişen bu eğilim halen de devam eder gider. Ve tarihin biçtiği bu rol sebebiyledir ki, aydınlarımız, hiçbir zaman kelimenin gerçek anlamıyla aydın olamamışlar, bir tarafıyla hep “politikacı” olarak bir siyasi anlayışın parçası olmuşlardır. Oysa aydın, yani münevver, yeni ve özgün fikirler peşinde koşan, yeni kavramlar üretmeye ve geliştirmeye çalışan bir canlı türüdür, böyle olmalıdır. Amma ve lakin, tam da büyük Tanpınar’ın çok yakıcı bir şekilde ifade ettiği gibi, “Türkiye, evlatlarının, kendisinden başka bir şeyle meşgul olmasına müsaade etmiyor”.
Sadece Türkiye aydını değil, Batı aydını da 20. yüzyılın başlarından itibaren bu politika denen kuyuya düşmekten kurtulamaz. Bilhassa o meşhur Dreyfus Davası’ndan başlayarak Batılı aydınlar, entelektüeller, yazarlar, çizerler, hızla politize olmaya başladılar. Bu zamanlarda aydınların içine sürüklendiği bu felaket tablosuna ilk itiraz edenlerden birisi Fransa’da Charles Pefuy oldu. Bilimsel arayışın yerini yeni bir din olarak siyasetin aldığını söylüyordu. Üslubu gerçekten de çok sert ve acımasızdı: “Besbelli, politikanın dizginlerini elinde bulundurmak zevkli bir iş, yalnız, gerçek fikir adamlarının tanımadığı ve tadamayacağı bir zevk bu. Delil mi istersiniz? Bakın her yerde olduğu gibi, kendi çevremizde de entelektüel topluluklar nasıl kolayca birer birer siyasi topluluk haline geliveriyor… Sanıyorduk ki entelektüeller, su katılmamış entelektüeldirler; tek kaygıları vardı, düşünce. Oysa ne görüyoruz, içlerinden politikacı imişler. Yolunu şaşırmış, düşüncenin gerçek dünyasından habersiz birer politikacı. Hiçbiri p’sini bilmez politika ilminin, ama hepsi de anadan doğma politikacıdır”. Yani Peguy’e göre entelektüeller asli görevlerine ihanet etmişler, politikaya bulaşmışlardır.
Bu hususta Peguy yalnız değildir, onu, “Aydınların İhaneti” adlı kitabıyla bir başka Fransız düşünür Jülien Benda takip eder. Kitap 1928’de yazılır ve gerçekten de epeyce gürültü kopartır. Çünkü Peguy gibi Benda da, entelektüellerin gerçek dünyalarından, zekanın dünyasından, uzaklaştığını haykırmaktadırlar. 20. Yüzyılın düşünce dünyasına baktığımızda, bu iki düşünce adamının haklı çıkmadığını söylemek epeyce zor görünüyor.
Ülkemize gelince. Başta da söylemiştim, bizde toplum yapısı sınıflar üzerinden var olmadığı için, sınırları belirgin ne bir burjuva sınıfından söz edebiliriz, ne bir feodaliteden, ne de işçi sınıfından. Dolayısıyla, bizde aydın, entelektüel bir dünya örmek, düşüncenin, kavramların peşinde koşmak gibi ulvi meselelere kapılmamıştır ve daima devleti ve toplumu modernize etme amacıyla kalem oynatmıştır. İster Tanzimat aydınına bakın, İster Meşrutiyet ve isterseniz de Cumhuriyet aydınına bakın, bu kural hiç değişmez. Geçen iki asırda yazılan edebi veya bilimsel kitabın neredeyse tamamı politik/ideolojik mesajlar vermekle meşguldür. Oysa adına “düşünce” dediğimiz kavram, her türlü ideolojinin üstünde ve dışındadır. Çünkü düşünce, sadece özgür olabildiği zaman düşünce’dir ve hiçbir politik/sınıfsal ideoloji, düşüncenin özgürce yolculuk yapmasına tahammül edemez, onun sadece kendisine hizmet etmesini bekler.
Bizde aydın taifesi, “düşünce” denilen parlak yıldızın ardında yürüyen bir canlı türü değil, ülkesinin mutluluğu için çaba sarf eden, bedel ödeyen bir aktivisttir. Bu nedenle muhakkak bir ideolojiye bağlanacaktır ve bu ideolojinin hem bilime, hem düşünceye, hem de insanlığa hizmet ettiğine önce kendisini, sonra da toplumu inandırmaya çalışacaktır. Ve bu yaklaşım onu, çok doğal olarak, giderek bir politikacıya dönüştürecektir.
Oysa politikacı, taa Makyevelli’den beri, “kirli” bir canlı türüdür ve aydınlarımız da, maalesef, politikacılık hastalığına tutularak, hem kendilerini kirletmişler, hem de bu topraklarda özgür ve özgün düşünce arayışının kolunu kanadını kırmışlardır.
Türkiye bugün her yönüyle bir “çöle” dönüşmüş ise, bu çölün vücut bulmasında politikacılarımız kadar aydınlarımızın da payı vardır, hepsi bu kadar.
GAZÂLÎ’DEN AYDINLATMAYA: NEDENSELLİKMUHARREM YELLİCE
TARİH BİLGİSİ VE TÜRKİYE SOLUEŞREF URAL
YENİ ARAYIŞLAR ve SORUMLULUKLARALİ İHSAN DİLMEN
YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YENİ YÖNETMELİK ve ESKİ DÜZENLEME İLE KARŞILAV CÜNEYT KARASU
TÜKETİCİNİN PAZARDA ÜRÜNLERİ SEÇME HAKKI VAR MI?AV İBRAHİM GÜLLÜ
CAZİBE YA DA SOSYAL ZARAFETAHMET İLBARS
ANTALYA'NIN İHTİYACI, BİR DENİZCİLİK MASTER PLANIDIRCEM ARÜV
MÜCEVHERİN GÜCÜ VE ÖNEMİSERDAR YILMAZ
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN SESSİZ SEMBOLÜ: YERE ATILAN İZMARİTMUSTAFA YALÇIN YALÇINKAYA
NİŞAN SADECE YÜZÜK TAKILAN GÜN DEĞİLDİR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
NEYZEN TEVFİK (1879-1953)GAZANFER ERYÜKSEL
TEVAZU:HARCI TER, GÖZYAŞI, EMEK, BİLGİ, ZAMAN, SABIR, DİRENÇ VE İNANÇTANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
ANTALYA DENİZCİLEŞME PLATFORMU'NDAN DRON SALDIRISINA KINAMA
ÖZDEMİR, GÖKBEL GÜREŞLERİNE KATILDI
YAZIN BÖBREK TAŞINA KARŞI 4 ETKİLİ ÖNLEM!
ATB, TEMMUZ AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 300 YATAKLI OLACAK
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






