- IMKB
% - Altın
6849.07
%0.49 - Dolar
45.2386
%0.07 - Euro
53.2693
%0.21
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 20:52 - KÜBRA'NIN CESET PARÇALARI BARAJDA BULUNDU
- 20:37 - ŞABAN TAT: "ŞEBEKE VE TESİSAT KAYNAKLI YANGIN RİSKİ BÜYÜYOR"
- 20:13 - KADIN KARAVANCILAR KOROSU HOLLANDA YOLCUSU
- 19:38 - TIRLA ÇARPIŞAN SEPETLİ MOTOSİKLETİN SÜRÜCÜSÜ HAYATINI KAYBETTİ
- 19:14 - GÖKHAN BÖCEK OFİSTEYKEN, 4 KEZ PARA GETİRİP BIRAKMIŞ
- 18:43 - KIRMIZI BÜLTENLE ARANAN UYUŞTURUCU BARONU MERSİN’DE YAKALANDI
- 18:02 - 5. ULUSLARARASI FOODFEST ANTALYA GASTRONOMİ FESTİVALİ BAŞLIYOR
- 17:47 - BAKAN TEKİN, ANTALYA'DA ROBOT YARIŞMASINA KATILDI
- 17:18 - ASPENDOS’TA "KÖKTEN GELECEĞE MAARİF YOLCULARI" KONSERİNE YOĞUN İLGİ
- 16:58 - ÇATIYA ÇIKIP ÜZERİNE BENZİN DÖKTÜ GAZETECİ OYALADI POLİS YAKALADI
- 16:08 - KÜBRA YAPICI’NIN KATİL ZANLILARI ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
- 15:58 - BAKAN TEKİN: "100 ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİSİNİN 43’Ü MESLEKİ EĞİTİME KAYIT YAPTIRDI"
- 15:58 - FEKE’DE GELENEKSEL HIDIRELLEZ ŞENLİĞİ DÜZENLENDİ
- 15:53 - KOZANLI BOKSÖR AZRANUR, GENÇLER OLİMPİYATLARI’NDA TÜRKİYE’Yİ TEMSİL EDECEK
- 15:38 - MERSİN’DE YOĞURT VE ÇİLEK İKRAMLI TRAFİK UYGULAMASI
MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR


KUMLUCA TURİZMİ YÖRÜK ŞENLİKLERİNE SIĞMAZ
Kumluca Turizmi Yörük Şenliklerine Sığmaz:
Rhodiapolis’ten Kitanaura’ya Eski Anadolu’nun Tarih Yolu
Kumluca, ilçe olarak kurulduğu 1954 yılından beri hak ettiği kültürel ve maddi gelişmeyi sağlayamamıştır. Bunun sebebi, kurulduğu günden beri zihinsel ve kültürel seviyesi yüksek yöneticilerin ilçeyi yeterince yönetememiş olmaları gerçeğidir. Bu yöneticilerin bölgenin tarihsel zenginliğinden bihaber olmaları ve bu konulara ilgi duymamaları, olumlu iş üretememelerinin ana sebebidir.
Kumluca, yalnızca denizi, seraları, yaylaları ve yaz şenlikleriyle tanıtılacak bir ilçe değildir. Kumluca’nın asıl değeri, Finike’den Alakır Vadisi’ne; Rhodiapolis’ten Kitanaura’ya, oradan Ovacık, Üçoluk, Çandır Vadisi ve Perge yönüne uzanan eski tarih yollarında saklıdır. Bu coğrafya, birkaç günlük festivalle geçiştirilecek kadar sığ; yalnızca folklorik gösterilerle temsil edilecek kadar dar bir alan değildir.
Bugün alternatif turizm adı altında yapılan kimi etkinlikler, bölgenin derin tarihini görünmez kılmaktadır. Yörük kavramı öne çıkarılarak Türk kimliği silikleştirilmek istenmektedir. Bu davranış gaflet ve dalalet; hatta hıyanet içermektedir. Yörüklük, elbette bu toprakların önemli kültürel miraslarından biridir. Yörük ile toprağa yerleşmiş köylü, farklı sosyal oluşumlardır. Köylü, göçebe yaşantıyı terk etmiş sosyal bir oluşumdur. Köylüyü bir önceki ilkel yaşantıya döndürerek deve çektirmek nasıl bir kültürel festivaldir, anlamak mümkün değildir.
Zengin Türk kültürünü yalnızca kıl çadır, deve, davul-zurna, gözleme ve kostümlü gösteri düzeyine indiren turizm anlayışı, hem Yörük kültürüne hem de Kumluca’nın tarihî derinliğine haksızlık etmektedir.
Kumluca Belediyesi ve bölge turizmini yönlendiren kurumlar artık şu soruyu sormalıdır: Kumluca’yı birkaç şenlik afişiyle mi tanıtacağız, yoksa Eski Anadolu’dan Likya’ya, İskender’den Roma’ya uzanan gerçek bir tarih rotasıyla mı dünyaya açacağız?
Kumluca’nın en önemli tarihî merkezlerinden biri Rhodiapolis’tir. Bugünkü Sarıcasu çevresinde yükselen bu antik kent, Kumluca Ovası’na hâkim konumuyla yalnızca bir yerleşme değil; aynı zamanda ova, kıyı ve iç geçitleri denetleyen stratejik bir merkezdir. Roma döneminde Opramoas yazıtlarıyla öne çıkan Rhodiapolis, Likya kent yaşamının en güçlü belgelerinden birini sunar. Ancak Rhodiapolis yalnız başına ele alınamaz. Onu kuzeydeki Kitanaura, Alakır Vadisi, Gödene, Kuzca, Gölçük, Dereköy ve Çandır Vadisi hattıyla birlikte düşünmek gerekir.
Kitanaura, bugünkü Gölcük Mahallesi Saraycık mevkisindeki harabelerle özdeşleştirilir. Kültür Portalı’nda Kitanaura’nın, Patara Yol Anıtı yani Stadiasmus Patarensis üzerindeki yol güzergâhları sayesinde kesinlik kazandığı belirtilir.
Kumluca, uydurma ve folklorik gösterilerle değil; Rhodiapolis, Korydalla, Gagai ve Akalissos’u birbirine bağlayan antik yol hafızasıyla tanıtılmalıdır. Stadiasmus Patarensis, bu bölgenin Roma döneminde kayıt altına alınmış bir ulaşım ve yerleşim coğrafyası olduğunu göstermektedir.
Termessos egemenlik alanı içinde değerlendirilen Gölçük Köyü’ndeki tahribata uğramış Saraycık/Kitanaura kalıntıları, buranın sıradan bir dağ yerleşmesi değil; antik yol ağı üzerinde duran stratejik bir geçit kenti olduğunu gösteriyor. Ne yazık ki Gölçük Köyü’nde yol yoktur. Elektrikler hâlâ ağaç direklerdedir. Söğüt Cuması ile Gödene arasındaki yol, Saraycık harabelerinin ortasından geçer; yol delik deşiktir. 10 km’lik bu yolun yarısı Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin, diğer yarısı ise Kumluca Belediyesi’nin sorumluluğundadır. Yellice, Darıcı, Kitanaura ve Gödene hattı, Likya yol güzergâhı içinde değerlendirilmesi gereken önemli bir tarih hattıdır.
Bu hat, yalnızca arkeologların ilgileneceği ölü taşlardan ibaret değildir. Doğru bir kültür turizmi anlayışıyla ele alınırsa Kumluca’nın marka değeri hâline gelebilir. Rhodiapolis–Kitanaura–Ovacık–Üçoluk–Çandır Vadisi hattı; yürüyüş rotaları, arkeolojik gezi güzergâhları, tarihî harita çalışmaları, açık hava panoları, dijital rehber uygulamaları ve uluslararası kültür turlarıyla değerlendirilebilir. Bugün dünyanın pek çok yerinde küçük bir taş köprü, eski bir yol izi veya harabe duvarı büyük bir kültür rotasına dönüştürülürken, Kumluca’nın elindeki bu büyük tarihî mirasın yalnızlığa terk edilmesi kabul edilemez.
Bu bölgenin önemini artıran bir başka mesele de Büyük İskender’in Likya-Pamfilya geçişidir. Arrian’ın[1] aktardığına göre İskender, Phaselis’ten hareket ettikten sonra ordusunun bir bölümünü dağ yolundan Perge’ye göndermiş, kendisi ise seçkin birliklerle kıyıdaki zorlu geçidi kullanmıştır. Bu kıyı yolu, ancak rüzgâr ve deniz şartları uygun olduğunda geçilebilen tehlikeli bir hattır. Bu bilgi, bugünkü Kumluca-Kemer-Antalya hattındaki dağ geçitlerinin tarihî önemini yeniden düşünmemizi sağlar.
Bu noktada Ovacık, Üçoluk ve Çandır Vadisi hattı büyük önem kazanır. Çünkü ağır birliklerin, yük hayvanlarının, erzakın ve savaş araçlarının sarp kıyı geçitlerinden geçirilmesi güçtür. Bu sebeple İskender’in ordusunun bir bölümünün, bugünkü Gölçük, Örencik ve Çandır Vadisi üzerinden Antalya Ovası’na; oradan da Perge’ye yönlendirilmiş olması coğrafî bakımdan kuvvetli bir ihtimaldir. Bu güzergâh üzerinde antik yerleşmelerin, harabelerin, lahitlerin, eski yol izlerinin ve geçit noktalarının bulunuyor olması bu ihtimali güçlendirmektedir. Kamusal yönetimlerde tarih şuuru olmayan beyinler bulunduğundan, bu tarihî belgeler yok olmaktadır. Örencik denilen yerdeki tarihî harabelerin üzerinde betonların yükselmesi ayrı bir garabettir. Bu vadilerde kat ve inşaat serbest bırakılmış olmalı ki her yer betonlaşmıştır.
“İskender Rhodiapolis’i ve Kitanaura’yı geçmiş olabilir.” Antik orduların geçiş mantığı bellidir: Ordu geçtiği yerden yiyecek alır, hayvan alır, kılavuz ister, yol açtırır; direniş görürse cezalandırır. Bu nedenle Rhodiapolis ve Kitanaura hattının, İskender’in Likya-Pamfilya geçişi sırasında askerî baskı, iaşe yükümlülüğü, el koyma veya tahribatla karşılaşmış olması ihtimal dışı değildir. Bu konu, Kumluca’nın tarihî turizmi açısından araştırılmaya ve anlatılmaya değer bir başlıktır.
Kumluca’nın değeri yalnızca Helenistik ve Roma dönemleriyle de sınırlı değildir. Bu coğrafyanın daha derininde Eski Anadolu’nun yerli kültür tabakaları vardır. Likya, Karya, Luvi ve Hitit dünyası; Anadolu’nun Greklerden ve Romalılardan önceki büyük tarihî mirasını temsil eder. Britannica, Hititçe, Luvice, Likçe, Lidce ve Karca gibi dilleri Anadolu dilleri arasında saysa da bu görüş bana göre yanlıştır. Bu mantık, 19. yüzyılda Batı’da gelişen, Anadolu’yu Aryanların atalarına bağlama ve “Anadolu Aryan yurdudur” şeklindeki ideolojik bakışın ürünüdür. Bu diller, fiilin sonda olduğu eklemeli dillerdir; Sümerce ve Etice de buna dâhildir.
Bu dillerin yapısı üzerinde durmak da önemlidir. Luvice için verilen bilgiler, dilin özne-nesne-yüklem yani yüklemin sonda bulunduğu bir dizilişe sahip olduğunu göstermektedir. Eski Anadolu dillerinde yüklemin sonda bulunması, eklerin ve bağımlı yapıların öne çıkması, bu dilleri Grek-Latin merkezli klasik tarih anlatısından farklı bir zemine taşır. Bu özellikler, Anadolu’nun eski dil dünyasının yalnızca Batı’dan gelen kolonilerle açıklanamayacağını gösterir.
Burada mesele, her eski Anadolu dilini doğrudan bugünkü Türkçeye bağlamak değildir. Böyle bir iddia için daha geniş filolojik kanıt gerekir. Fakat şunu söylemek mümkündür: Anadolu’nun eski dilleri; yüklemi sona alan, ekli yapılarla anlam kuran, Grekçe ve Latince dışı yerli bir dil dünyasına işaret eder. Bu gerçek, Kumluca’nın turizm anlatısında da kullanılmalıdır. Çünkü Kumluca yalnızca “Likya-Roma harabeleri” değil; Eski Anadolu’nun dil, yol, yerleşme ve kültür sürekliliğinin de izlerini taşıyan bir coğrafyadır.
Bu bakış, belediyecilik açısından da yeni bir yol açar. Kumluca Belediyesi alternatif turizm yapmak istiyorsa, yüzeysel festivalcilik yerine tarihî rota üretmelidir. Rhodiapolis’ten Kitanaura’ya uzanan bir Eski Anadolu ve Likya Yolu tasarlanabilir. Bu rota; bilgilendirme panolarıyla, bilimsel danışma kuruluyla, yerel rehber eğitimleriyle, arkeolojik yürüyüş programlarıyla, öğrenciler için tarih kamplarıyla ve dijital harita uygulamalarıyla desteklenebilir.
Böyle bir proje, Kumluca’ya üç büyük katkı sağlar. Birincisi, ilçenin turizm sezonunu yalnız yaz aylarıyla sınırlı olmaktan çıkarır. İkincisi, Kumluca’yı sıradan festival ilçesi olmaktan çıkarıp tarih ve kültür rotası hâline getirir. Üçüncüsü, yerel halkı kendi tarihinin öznesi yapar. Köylüler, öğretmenler, öğrenciler, yürüyüşçüler, rehberler ve araştırmacılar bu mirasın parçası hâline gelir.
Bugün yapılması gereken iş bellidir: Rhodiapolis ve Kitanaura çevresinde bilimsel temelli bir kültür turizmi planı hazırlanmalıdır. Alakır Vadisi, Gödene, Gölçük, Kuzca, Üçoluk, Çandır Vadisi, Saraycık, Rhodiapolis ve Phaselis bağlantıları harita üzerinde gösterilmelidir. Büyük İskender’in Likya-Pamfilya geçişi, antik yol ağları ve Eski Anadolu dilleriyle birlikte anlatılmalıdır. Bu hat, yalnızca yerel ziyaretçiye değil; tarih, arkeoloji, yürüyüş, doğa ve kültür meraklısı uluslararası ziyaretçiye de sunulmalıdır. Bölgede kaçak yapılaşmaya izin verilmemelidir. Böyle bir irade, maalesef belediyelerde yoktur. Yani “görevlerini kötüye kullanıyorlar.” Bu noktada görev, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na düşmelidir. Yoksa tarihî mekânlar sahipsiz mi bırakılacaktır?
Kumluca’nın turizm geleceği, uydurma gösterilerde değil; kendi toprağının gerçek tarihindedir. Yörük kültürü elbette yaşatılmalıdır; fakat bu kültür, tarihî derinlikten koparılmış folklorik bir dekora dönüştürülmemelidir. Yörüklüğün de anlamı, ancak bu toprakların binlerce yıllık yol, yayla, göç, konaklama ve geçit kültürü içinde kavranırsa gerçek değerini bulur.
Kumluca, kendisini yeniden keşfetmek zorundadır. Rhodiapolis, Kitanaura, Alakır Vadisi, Gödene, Gölçük, Örencik ve Çandır Vadisi hattı; Kumluca’nın yalnız geçmişi değil, aynı zamanda gelecekteki kültür turizmi vizyonudur. Bu vizyon, bilimsel temelli, yerel hafızaya saygılı, arkeolojiyle uyumlu ve dünyaya açılabilecek bir projeye dönüştürülmelidir.
Kumluca Belediyesi’ne düşen görev, tarihin üstünü festival çadırlarıyla örtmek değil; o çadırların arkasında duran binlerce yıllık yolu görünür kılmaktır. Çünkü gerçek alternatif turizm, uydurulmuş gösterilerle değil, toprağın hafızasını okuyabilen bir kültür politikasıyla kurulur.
Kaynakça
[1] Arrian, The Anabasis of Alexander, Book I, Chapter XXVI.
[2] T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Portalı, “Kitanaura Antik Kenti”.
[3] T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Portalı, “Rhodiapolis Antik Kenti”.
[4] Encyclopaedia Britannica, “Anatolian Languages”.
[5] Encyclopaedia Britannica, “Carian Language”.
[6] Ilya Yakubovich, The Luwian Language, Luwian Corpus Grammar.
[7] Nevzat Çevik, İsa Kızgut, Süleyman Bulut, “Rhodiapolis as a Unique Example of Lycian Urbanism”, Adalya, 2010.
[8] Nevzat Çevik, ed., Arkeolojisi, Tarihi, Doğası ve Tarımıyla Kumluca–Rhodiapolis, Antalya, 2008.
[1] Arrian, tam adıyla Flavius Arrianus, MS 2. yüzyılda yaşamış Yunan asıllı Romalı tarihçi, devlet adamı ve filozoftur. Yaklaşık MS 86–160 yılları arasında yaşadığı kabul edilir.
KUMLUCA TURİZMİ YÖRÜK ŞENLİKLERİNE SIĞMAZMUHARREM YELLİCE
BİR ANLAMI VARMIŞSÜLEYMAN EKİN
OĞUZHAN ÖZENCİ, ŞAKA MI BU?YAVUZ ALİ SAKARYA
BAŞKA TÜRKİYE YOK!..VEDAT GÜRHAN
İKLİM KRİZİ KAPIDA DEĞİL; İÇERİDE...CEM ARÜV
M. YELLİCE'NİN YAZISINA İSTİNADENM. ALİ ÖZDOĞAN
İÇİNŞENER METE
KONTRBASLA SAHNEDE DOLU DOLU 34 YILBİHTER GÖRDÜ
KADİM DİNLER VE BİLGELİKLER KİTABI ÜZERİNEALİ İHSAN DİLMEN
YİNE DE KENDİNE GİT/ŞERİF KUTLUDAĞNİNA ŞAHİN
SANAT DOLU BİR RÖPORTAJGAZANFER ERYÜKSEL
GERÇEK ALİM İLE SAHTE AYDIN ARASINDAKİ UÇURUMMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
68 DEĞİL, YETMİŞSEKİZLİLERTARIK ÇELENK
TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ BİR MARKET KURULUŞU MUDUR?HASAN YAKUP CANGÜVEN
MASLOW PİRAMİDİ'NİN BASAMAKLARINDABAHAR UYSAL HAMALOĞLU
CUMHURİYET VE DEVRİMCİLİKNURİ SEZEN
DUAYEN GAZETECİ MUSTAFA UYSAL'I KAYBETTİKYUNUS YAŞAR
ANTALYASPOR ALTYAPI BAŞARILIKAHRAMAN KÖKTÜRK
DİJİTAL GÜÇ: KADINLARIN SOSYAL MEDYADA YÜKSELEN SESİGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
LİYAKATMEHMET ZORLU
RUZ-I HIZIR GÜNÜ: KUANTUMDAN GÜL DALINA DİLEK YOLCULUĞUIŞIK YARGIN
ANTALYA NEDEN 'BURASI RADYO ŞARAMPOL’ Ü ISKALIYOR?NİZAMETTİN ŞEN
SABAHIN SAHİBİ KİM?GÖZDE SARI
1 MAYIS; İŞÇİNİN, EMEKÇİNİN BAYRAMI KUTLU OLSUN...OYA BOYSAN
KADIN KARAVANCILAR KOROSU HOLLANDA YOLCUSU
KEPEZ'DE OTODRAG ŞAMPİYONASI HEYECANI
YARIŞLI GÖLÜ'NDE FLAMİNGOLAR HAYRAN BIRAKTI
‘ANNA KARENİNA’ DÜNYA PRÖMİYERİ İLE SAHNEDE!
ANTALYA, TİYATRO FESTİVALİNE HAZIR
ÖZBEK: "AVRUPA İLE ENTEGRASYON, GELECEĞİN STRATEJİK KALDIRACI"
YÖRÜK TÜRKMEN TOYU, 8-10 MAYIS'TA
EDEBİYAT DOSTLARI TOPLUMCU GERÇEKÇİLİĞİ TARTIŞTI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





