- IMKB
% - Altın
6204.71
%0 - Dolar
46.4089
%0 - Euro
53.2515
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 00:03 - ADANA’DA OTOMOBİL TIRA ÇARPTI: 1 ÖLÜ, 2 YARALI
- 22:13 - ISPARTA’DAKİ FECİ KAZADA ÖLÜ SAYISI 5’E YÜKSELDİ
- 21:33 - ISPARTA VALİLİĞİNDEN KAZA AÇIKLAMASI: 4 ÖLÜ, 26 YARALI
- 21:03 - (DÜZELTME) CHP GRUP BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL BURDUR’DA
- 20:23 - CHP GRUP BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL BURDUR’DA
- 20:18 - BAHÇEDE ÇIKAN YANGIN YEDEK PARÇA DEPOSUNA SIÇRADI
- 19:52 - COŞAR, İKTİDARI SERT SÖZLERLE ELEŞTİRDİ
- 19:43 - ISPARTA’DA TUR MİNİBÜSÜ ŞARAMPOLE YUVARLANDI: 4 ÖLÜ, 16 YARALI
- 19:28 - ÖZDEMİR'DEN BABALAR GÜNÜ MESAJI
- 19:06 - VALİ ŞAHİN'DEN BABALAR GÜNÜ MESAJI
- 19:03 - MERSİN’DE YOL YAPIM HİZMETLERİNE MODERN MERKEZ
- 18:58 - MERSİN’DE ARANAN 441 ŞAHIS YAKALANDI
- 18:44 - YAĞMUR HAYATI OLUMSUZ ETKİLEDİ
- 18:27 - KÖPEĞİN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ 1 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
- 18:22 - ÖZEL: "PARTİMİZİ GERİ ALMAK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ"
MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK / KONUK YAZAR


BİR ANONSLA DEĞİŞEN HAYAT…
Dokuz yaşındayken, dünya ikiye ayrıldı.
Bir tarafında tanıdık kokular, sesler, anneannenin elleri vardı; diğer tarafında ise adı Almanya olan, dili sert, havası yabancı bir ülke.
Göç, kardeşinin hastalığı yüzünden olmuştu. Umutla çıkılan bir yoldu bu. Valizlerde ilaçlar, dualar ve söylenmemiş korkular vardı. Evde herkesin kalbi aynı isimde atıyordu: Nalan.
1973 Türkiye’sinden sonra Almanya’ya düşmek, bir çocuk için baş döndürücüydü. Sokaklar suskundu, insanlar mesafeliydi, kelimeler tanıdık değildi. Ama çocuklar uyum sağlardı. İnsan, küçükken hayata daha hızlı tutunurdu. Bir yıl geçmeden Almancayı sanki hep biliyormuş gibi konuşuyordu. Yeni dil, yeni hayatın anahtarı olmuştu.
1974 yazı geldiğinde, ilk kez Türkiye’ye gidilmedi.
Aslında niyet vardı. Hasret vardı. Anneannenin sesi hâlâ kulaktaydı.
Ama baba ehliyetini henüz yeni almıştı. Uzun yol tecrübesi yoktu. Anneanne korkuyordu.
“Bu yıl gelmeyin,” demişti.
“Seneye gelsin. Arabayı iyice öğrensin, sonra gelsin.”
İlk yaz tatili geldiğinde, denilenler “Bu yıl gitmeyelim,seneye olsun.”
Tatil çok uzun gelmişti.
O yaz, Almanya’da geçirilen ilk yaz tatili oldu.
Sokaklar daha sessizdi. Evler kapalıydı. Tatil, tatil gibi değildi.
Gurbet ilk kez bu kadar belirgin hissedildi.
Ama hayat, ertelemeyi sevmezdi.
Sonbahar geldi.
Ekim ayında annesinin yüzü çöktü. Telefon sustuğunda evde bir şey kırılmıştı. Annesi, annesini kaybetmişti. Otuz üç yaşında bir kadın, altmış beş yaşında bir annenin yokluğuyla baş başa kalmıştı.
Üç çocuk birbirine emanet edildi. İstanbul’a uçuldu. Oradan otobüsle Antalya’ya. Ama ölüm beklemezdi. Defin yapılmıştı. Morg yoktu. Antalya sıcaktı. Zaman acımasızdı.
İşte Almanya’nın öğrettiği ilk büyük ders buydu:
Gurbet, yetişememekti.
O günden sonra hiçbir tatil Almanya’da geçirilmedi.
Her yaz Türkiye’ye gidildi.
Her izin, her bayram.
Sanki o bir yaz telafi edilmeye çalışıldı.
Sanki zaman geri çağrılmak istendi.
Çocuklar yine alıştı.
İnsan buna da alışıyordu.
Ama anneyle babanın içindeki hasret, hiçbir dile çevrilemedi. Ardından gelen ölüm haberleriyle büyüdüler. Alışmak, yaşamın başka bir adıydı artık.
1976 yılında bir gün, radyodan bir ses duyuldu. Türkiye’nin Sesi Radyosu yazı yarışması düzenliyordu.
Kalem kâğıda değdiği anda, o üç yıl geri geldi. Sayfalar doldu. El yazısıydı hepsi. Bilgisayar yoktu, kopya yoktu. Keşke araya bir karbon kâğıdı koysaydım diye düşündü yıllar sonra. Ama o sayfalarda sahneler vardı; trenler, sessiz evler, cenazeler, yabancı sokaklar… Hepsi capcanlıydı.
Üç hafta sonra, aynı radyo bu kez adını söyledi:
“Müjgan Akbülbül… Almanya Krefeld… Birincilik.”
Evde sevinç çığlıkları yükseldi. Gurur, gözyaşı, şaşkınlık… Para değildi mesele. Görülmekti. Duyulmaktı.
O gün yazı, onun kaderi oldu. Okul dergisinin köşesinde yer buldu. Almanya’ya sığınan yazarların kelimelerine ses oldu. Çok yazdı. En çok da canı yandığında.
Kitaplar yazabilirdi belki.
Ama insanlar öldükten sonra ünlü oluyordu ya…
Belki bu yüzden yazmayı erteledi.
Çünkü ölmek istemiyordu henüz.
Çünkü hissediyordu:
Zamanı gelince, arkasında bırakacağı çok satır vardı.

DİJİTAL RAF ETİKET SİSTEMİAV İBRAHİM GÜLLÜ
BİR FABRİKADAN FAZLASISÜLEYMAN EKİN
MEVLİD’E DEĞİL, DEVLETİN MEZHEP TERCİHİNE İTİRAZMUHARREM YELLİCE
DERİNLİKSİZ SANAT ÇAĞINDA KAYDIR BEĞEN VE TÜKETGÖZDE SARI
BABALAR GÜNÜ: SESSİZ KAHRAMANLARIN GÜNÜGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
MEYVEYİ DALINDAN YEMEKŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
GELECEĞİN MİMARLARIIŞIK YARGIN
BABA’m!..VEDAT GÜRHAN
FAKİR BAYKURT 97 YAŞINDA (15 Haziran1929- 11 Ekim 1999)YUNUS YAŞAR
GÖBEKLİTEPE'Yİ 20 YIL ÖNCE BULDUK; DÜNYAYA ANLATABİLDİK Mİ?NİZAMETTİN ŞEN
DELİLER GEMİSİ YENİDEN YOLA ÇIKARKENMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
KÖŞKERLİK MESLEĞİ VE AYDIN DEMİRTUĞ USTAHASAN YAKUP CANGÜVEN
BİSİKLETE ÖVGÜAHMET İLBARS
100. YILDÖNÜMÜNDE İZMİR SUİKASTİ VE İTTİHAT TERAKKİNİN SONUEŞREF URAL
YAŞAR EVCEN İLE ENİNE BOYUNA: YAŞAR EVCEN KÜLTÜR EVİYUSUF YILDIRIM
DİL POLİTİKALARI BAĞLAMINDA MUHAKEMET'ÜL-LUGATEYN VE DİL ŞUURUMUZDOÇ DR BEKİR DİREKCİ
BARIŞIN GÜCÜ VE TURİZMHÜSEYİN BARANER
TEDAVİSİ OLMAYAN YARA: ŞİİRGAZANFER ERYÜKSEL
YARGININ DİLİ NEREYE DAYANMALI?PROF DR RAMAZAN DEMİR
ÇİÇEKLERLE KONUŞUYORUM; DİNLİYORLARBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
NADİA COMANECİ HEP 10 TAM PUAN ALIYOROYA ÖZGÜR
TÜRK MUHAFAZAKARLIĞI ve NURETTİN TOPÇU ÜZERİNEALİ İHSAN DİLMEN
YA, YAPAY ZEKÂ SİZİ YANILTIRSA…ŞENER METE
BİR RESİM FUARININ ARDINDANNURİ SEZEN
MUSTAFA ERGÜN, ANTALYASPOR A.Ş. BAŞKANLIĞINA SEÇİLDİ
AKRA CAZ'DA GENÇ PİYANİST SU YAVUZ RÜZGARI ESTİ
ÖZBEK: 'KALICI ÇÖZÜM YAPISAL REFORMLARDA'
DOKTOR HATASINI KANITLAYIP TAZMİNAT DAVASI AÇTI
ATSO'DA HATİCE ÖZ ADAYLIĞINI AÇIKLADI
16.ŞİİR ve KOMPOZİSYON YARIŞMASININ ÖDÜL TÖRENİ EĞİTİM FAKÜLTESİNDE YAPILDI
EBER GÖLÜ'NÜ KAYIKLA GEZDİLER
SAĞANAK VE DOLU HAYATI OLUMSUZ ETKİLEDİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





