- IMKB
% - Altın
6814.62
%0.04 - Dolar
48.7954
%0.03 - Euro
55.9611
%0.07
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:00 - MÜZE İÇİN KARAYOLLARI ARAZİSİNE 'PLAN' TALEBİ
- 22:38 - ANTALYA’DA SAĞANAK TAŞKINLARA NEDEN OLDU
- 22:04 - HALI DOKUMA GELENEĞİNİ GELECEK NESİLLERE AKTARIYOR
- 21:43 - 'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
- 21:33 - GÜRCİSTAN UYRUKLU ADAM EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
- 21:31 - MARKET ÇALIŞANININ BIÇAKLANMASI OLAYINDA 2 KARDEŞ TUTUKLANDI
- 21:25 - ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
- 21:03 - AYŞEGÜL YAŞAR CİNAYETİ SORUŞTURMASINDA KATİL ZANLISI VE AİLESİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
- 20:00 - ÖZ, TOPTANCI HALİ'NDE PROJELERİNİ ANLATTI
- 19:13 - TIRLA ÇARPIŞAN MOTOSİKLET ARDINDAN KAMYONETE ÇARPTI: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
- 19:02 - BARO SEÇİMİNDE İKİNCİ ADAY
- 18:51 - CİNAYET ŞÜPHELİSİ: "YİNE OLSA YİNE YAPARIM"
- 18:44 - KUNDAKLAMA İDDİASIYLA GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 18:38 - KAHRAMANMARAŞ’TA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 10 GÖZALTI
- 18:37 - KIYAFETLERİ, KİMLİĞİ VE KEMİK PARÇALARI BULUNDU
MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK / KONUK YAZAR


BİR ANONSLA DEĞİŞEN HAYAT…
Dokuz yaşındayken, dünya ikiye ayrıldı.
Bir tarafında tanıdık kokular, sesler, anneannenin elleri vardı; diğer tarafında ise adı Almanya olan, dili sert, havası yabancı bir ülke.
Göç, kardeşinin hastalığı yüzünden olmuştu. Umutla çıkılan bir yoldu bu. Valizlerde ilaçlar, dualar ve söylenmemiş korkular vardı. Evde herkesin kalbi aynı isimde atıyordu: Nalan.
1973 Türkiye’sinden sonra Almanya’ya düşmek, bir çocuk için baş döndürücüydü. Sokaklar suskundu, insanlar mesafeliydi, kelimeler tanıdık değildi. Ama çocuklar uyum sağlardı. İnsan, küçükken hayata daha hızlı tutunurdu. Bir yıl geçmeden Almancayı sanki hep biliyormuş gibi konuşuyordu. Yeni dil, yeni hayatın anahtarı olmuştu.
1974 yazı geldiğinde, ilk kez Türkiye’ye gidilmedi.
Aslında niyet vardı. Hasret vardı. Anneannenin sesi hâlâ kulaktaydı.
Ama baba ehliyetini henüz yeni almıştı. Uzun yol tecrübesi yoktu. Anneanne korkuyordu.
“Bu yıl gelmeyin,” demişti.
“Seneye gelsin. Arabayı iyice öğrensin, sonra gelsin.”
İlk yaz tatili geldiğinde, denilenler “Bu yıl gitmeyelim,seneye olsun.”
Tatil çok uzun gelmişti.
O yaz, Almanya’da geçirilen ilk yaz tatili oldu.
Sokaklar daha sessizdi. Evler kapalıydı. Tatil, tatil gibi değildi.
Gurbet ilk kez bu kadar belirgin hissedildi.
Ama hayat, ertelemeyi sevmezdi.
Sonbahar geldi.
Ekim ayında annesinin yüzü çöktü. Telefon sustuğunda evde bir şey kırılmıştı. Annesi, annesini kaybetmişti. Otuz üç yaşında bir kadın, altmış beş yaşında bir annenin yokluğuyla baş başa kalmıştı.
Üç çocuk birbirine emanet edildi. İstanbul’a uçuldu. Oradan otobüsle Antalya’ya. Ama ölüm beklemezdi. Defin yapılmıştı. Morg yoktu. Antalya sıcaktı. Zaman acımasızdı.
İşte Almanya’nın öğrettiği ilk büyük ders buydu:
Gurbet, yetişememekti.
O günden sonra hiçbir tatil Almanya’da geçirilmedi.
Her yaz Türkiye’ye gidildi.
Her izin, her bayram.
Sanki o bir yaz telafi edilmeye çalışıldı.
Sanki zaman geri çağrılmak istendi.
Çocuklar yine alıştı.
İnsan buna da alışıyordu.
Ama anneyle babanın içindeki hasret, hiçbir dile çevrilemedi. Ardından gelen ölüm haberleriyle büyüdüler. Alışmak, yaşamın başka bir adıydı artık.
1976 yılında bir gün, radyodan bir ses duyuldu. Türkiye’nin Sesi Radyosu yazı yarışması düzenliyordu.
Kalem kâğıda değdiği anda, o üç yıl geri geldi. Sayfalar doldu. El yazısıydı hepsi. Bilgisayar yoktu, kopya yoktu. Keşke araya bir karbon kâğıdı koysaydım diye düşündü yıllar sonra. Ama o sayfalarda sahneler vardı; trenler, sessiz evler, cenazeler, yabancı sokaklar… Hepsi capcanlıydı.
Üç hafta sonra, aynı radyo bu kez adını söyledi:
“Müjgan Akbülbül… Almanya Krefeld… Birincilik.”
Evde sevinç çığlıkları yükseldi. Gurur, gözyaşı, şaşkınlık… Para değildi mesele. Görülmekti. Duyulmaktı.
O gün yazı, onun kaderi oldu. Okul dergisinin köşesinde yer buldu. Almanya’ya sığınan yazarların kelimelerine ses oldu. Çok yazdı. En çok da canı yandığında.
Kitaplar yazabilirdi belki.
Ama insanlar öldükten sonra ünlü oluyordu ya…
Belki bu yüzden yazmayı erteledi.
Çünkü ölmek istemiyordu henüz.
Çünkü hissediyordu:
Zamanı gelince, arkasında bırakacağı çok satır vardı.

ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-6NİZAMETTİN ŞEN
BANA GÖRE DEĞİL, HAYATA GÖREMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: TEVFİK FİKRETGAZANFER ERYÜKSEL
BİLE BİLE GÖRMEZDEN GELMEKALİ İHSAN DİLMEN
DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR SİPARİŞ ETTİ, KUTUDAN MERMER ÇIKTI!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYA'NIN TELEFERİĞİ NEREDE?VEDAT GÜRHAN
BEN BİR KIZ ÇOCUĞUYUM!MERAL KILINÇ
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





