- IMKB
% - Altın
6555.38
%0 - Dolar
50.1424
%0 - Euro
55.9074
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 22:03 - THOMAS REİS: "BUGÜN SAVAŞAN BİR TAKIM GÖRDÜM"
- 21:58 - JOAO PEREİRA: "MAĞLUBİYETE RAĞMEN TAKIMIMIN PERFORMANSINDAN MUTLUYUM"
- 21:42 - ALANYASPOR-TRABZONSPOR: 0-2
- 20:38 - TRENDYOL SÜPER LİG: CORENDON ALANYASPOR: 0 - TRABZONSPOR: 2 (MAÇ SONUCU)
- 19:38 - TRENDYOL SÜPER LİG: CORENDON ALANYASPOR: 0 - TRABZONSPOR: 2 (İLK YARI)
- 19:23 - TFF 2. LİG: ISPARTA 32 SPOR: 0 - ERBAASPOR: 1
- 18:18 - YÜREĞİR ZİRAAT ODASI BAŞKANI DOĞAN: "ÇİFTÇİ KAYIT DIŞI KAYITLARINA BAKILARAK YERİNDE TESPİTLER YAPILMALI"
- 18:08 - DALGALARIN ARASINDA KALAN KADINI SAHİL GÜVENLİK EKİPLERİ KURTARDI
- 17:33 - BÜYÜKŞEHİR’DEN FİKRİYE NİNENİN İNEKLERİNE TIRNAK BAKIMI
- 17:16 - KEPEZ'DE OTODRAG ŞAMPİYONASI SÜRÜYOR
- 17:08 - TARSUS’TA ÇATIDAN DÜŞEN 2 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ
- 17:08 - NAİME İSMİNİ TAŞIYAN BABAANNE VE TORUNU AYNI GÜN VEFAT ETTİ
- 16:52 - SOLAK KÖYÜ, COP31 YOLUNDA ÖRNEK OLUYOR
- 16:33 - BAKAN KURUM’DAN COP31 ZİYARETÇİLERİNE ÇAĞRI: "SOLAK KÖYÜNÜ GÖRMEDEN GİTMEYİN"
- 16:18 - TARSUS’TA FESTİVAL COŞKUSU SON GÜNDE DE DEVAM ETTİ
MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK / KONUK YAZAR


BİR ANONSLA DEĞİŞEN HAYAT…
Dokuz yaşındayken, dünya ikiye ayrıldı.
Bir tarafında tanıdık kokular, sesler, anneannenin elleri vardı; diğer tarafında ise adı Almanya olan, dili sert, havası yabancı bir ülke.
Göç, kardeşinin hastalığı yüzünden olmuştu. Umutla çıkılan bir yoldu bu. Valizlerde ilaçlar, dualar ve söylenmemiş korkular vardı. Evde herkesin kalbi aynı isimde atıyordu: Nalan.
1973 Türkiye’sinden sonra Almanya’ya düşmek, bir çocuk için baş döndürücüydü. Sokaklar suskundu, insanlar mesafeliydi, kelimeler tanıdık değildi. Ama çocuklar uyum sağlardı. İnsan, küçükken hayata daha hızlı tutunurdu. Bir yıl geçmeden Almancayı sanki hep biliyormuş gibi konuşuyordu. Yeni dil, yeni hayatın anahtarı olmuştu.
1974 yazı geldiğinde, ilk kez Türkiye’ye gidilmedi.
Aslında niyet vardı. Hasret vardı. Anneannenin sesi hâlâ kulaktaydı.
Ama baba ehliyetini henüz yeni almıştı. Uzun yol tecrübesi yoktu. Anneanne korkuyordu.
“Bu yıl gelmeyin,” demişti.
“Seneye gelsin. Arabayı iyice öğrensin, sonra gelsin.”
İlk yaz tatili geldiğinde, denilenler “Bu yıl gitmeyelim,seneye olsun.”
Tatil çok uzun gelmişti.
O yaz, Almanya’da geçirilen ilk yaz tatili oldu.
Sokaklar daha sessizdi. Evler kapalıydı. Tatil, tatil gibi değildi.
Gurbet ilk kez bu kadar belirgin hissedildi.
Ama hayat, ertelemeyi sevmezdi.
Sonbahar geldi.
Ekim ayında annesinin yüzü çöktü. Telefon sustuğunda evde bir şey kırılmıştı. Annesi, annesini kaybetmişti. Otuz üç yaşında bir kadın, altmış beş yaşında bir annenin yokluğuyla baş başa kalmıştı.
Üç çocuk birbirine emanet edildi. İstanbul’a uçuldu. Oradan otobüsle Antalya’ya. Ama ölüm beklemezdi. Defin yapılmıştı. Morg yoktu. Antalya sıcaktı. Zaman acımasızdı.
İşte Almanya’nın öğrettiği ilk büyük ders buydu:
Gurbet, yetişememekti.
O günden sonra hiçbir tatil Almanya’da geçirilmedi.
Her yaz Türkiye’ye gidildi.
Her izin, her bayram.
Sanki o bir yaz telafi edilmeye çalışıldı.
Sanki zaman geri çağrılmak istendi.
Çocuklar yine alıştı.
İnsan buna da alışıyordu.
Ama anneyle babanın içindeki hasret, hiçbir dile çevrilemedi. Ardından gelen ölüm haberleriyle büyüdüler. Alışmak, yaşamın başka bir adıydı artık.
1976 yılında bir gün, radyodan bir ses duyuldu. Türkiye’nin Sesi Radyosu yazı yarışması düzenliyordu.
Kalem kâğıda değdiği anda, o üç yıl geri geldi. Sayfalar doldu. El yazısıydı hepsi. Bilgisayar yoktu, kopya yoktu. Keşke araya bir karbon kâğıdı koysaydım diye düşündü yıllar sonra. Ama o sayfalarda sahneler vardı; trenler, sessiz evler, cenazeler, yabancı sokaklar… Hepsi capcanlıydı.
Üç hafta sonra, aynı radyo bu kez adını söyledi:
“Müjgan Akbülbül… Almanya Krefeld… Birincilik.”
Evde sevinç çığlıkları yükseldi. Gurur, gözyaşı, şaşkınlık… Para değildi mesele. Görülmekti. Duyulmaktı.
O gün yazı, onun kaderi oldu. Okul dergisinin köşesinde yer buldu. Almanya’ya sığınan yazarların kelimelerine ses oldu. Çok yazdı. En çok da canı yandığında.
Kitaplar yazabilirdi belki.
Ama insanlar öldükten sonra ünlü oluyordu ya…
Belki bu yüzden yazmayı erteledi.
Çünkü ölmek istemiyordu henüz.
Çünkü hissediyordu:
Zamanı gelince, arkasında bırakacağı çok satır vardı.

57 YILLIK BİR ÖMRE SIĞAN BİR CUMHURİYET…MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİR KADININ HAYATINDA İŞ, AİLE VE KENDİSİSİBEL ARSLAN
CUMHURİYETİ İNGİLİZLER Mİ KURDU?EŞREF URAL
UTANÇOYA ÖZGÜR
YAN YATMIŞ SEKİZİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
COP 31/2 TARIM VE TURİZM: AYNI GELECEĞİN İKİ TEMELİIŞIK YARGIN
BAŞARIYA KOŞANLAR: FEYZA DAĞALYA ŞAHİN
İNUİT MOĞOL TÜRK YURDU GRÖNLAND'DA BİR GÜNHÜSEYİN KARABULUT
SEZON BİTTİ, KİRAYI DA ASKIYA ALABİLİR MİYİZ?TUGAY TOYDEMİR
VEYSEL EFENDİ KAHVECİSİGAZANFER ERYÜKSEL
“KIRKMERDİVEN” EDEBİYAT DERGİSİ VE “ANSAN” 4YUNUS YAŞAR
YENİDEN ÇORUM’A GELDİMMERAL KILINÇ
STOKTA YOKSA SATMA! TÜKETİCİNİN PARASINI KASANDA TUTAMAZSIN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
FİBONACCİ’DEN DOĞAL DENGEYEAHMET İLBARS
SUSMAK TARAFSIZLIK MI?DERYA DALMAZ
ANTALYASPOR KAYBETMEDİKAHRAMAN KÖKTÜRK
DİKKAT ÇAĞINDA DEĞERİNİ KAYBEDEN BİLGİMELTEM YUVARLAK
EKOLOJİK ADALET: ÇEVRE KRİZİNİN BEDELİNİ NEDEN EN AZ KİRLETENLER ÖDÜYORCEM ARÜV
EMLAK VE GAYRİMENKUL OFİSLERİ CAN ÇEKİŞİYORAHMET DİKİCİ
ÖLMEYE YATMAK ROMAN KAHRAMANI AYSEL, USTA ROMANCININ KENDİSİ MİYDİ?YALÇIN DUMAN
AZERBAYCAN-BAŞÖRTÜSÜ-OTORİTERLİK / BİR TUTUM OLARAK ÖZGÜRLÜKÇÜLÜKALİ İHSAN DİLMEN
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-12NİZAMETTİN ŞEN
ÖMÜR HANIM'IN SONBAHAR RİTÜELLERİBİHTER GÖRDÜ
BATI'DA MERAK, BİZDE MASLAHATTARIK ÇELENK
ANTALYA, AVUSTURYALILARIN SONBAHAR TERCİHİNDE İLK SIRADA
COP31'DE SIFIR ATIK SEFERBERLİĞİ
3. ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI FESTİVALİ BAŞLIYOR
SERALARI SEL VURMASINA RAĞMEN SEBZE FİYATLARI DÜŞTÜ
KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ'NDE SANAT DOLU BEŞİNCİ GÜN
ÖZDEMİR, KADIN MUHTARLARA ANITKABİR GEZİSİ SÖZÜNÜ TUTTU
19 İLÇENİN PEYNİRLERİ ENVANTER ALTINA ALINIYOR
KIRMIZI HALIDA ŞIKLIK YARIŞI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





