- IMKB
% - Altın
6941.19
%1.38 - Dolar
43.3551
%0.25 - Euro
51.2654
%0.74
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 22:08 - ADANA’DA PLASTİK ÜRETİM TESİSİNDEKİ YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
- 22:08 - MAGANDA KOMŞU GENCİN ÖLÜMÜNE NEDEN OLDU
- 21:28 - HATAY’DA KORKUTAN YANGIN: AKARYAKIT İSTASYONUNUN YANINDAKİ BİNA ALEVLERE TESLİM OLDU
- 21:21 - CHP MİLLETVEKİLİ CAVİT ARI’DAN KUNDU’DAKİ OTEL PROJESİNE TEPKİ
- 21:08 - SAMİ UĞURLU: "ÇALIŞMAMIZ GEREKEN ÇOK ŞEY VAR"
- 20:52 - SAADET PARTİSİ: "BU DÜZEN RANTİYENİN DÜZENİ"
- 20:48 - METİN DİYADİN: "HAK ETMEDİĞİMİZ BİR MAĞLUBİYET ALDIK"
- 20:34 - DERELERDE BİRİKEN ATIKLAR TEMİZLENİYOR
- 19:13 - TRENDYOL SÜPER LİG: ANTALYASPOR: 2 - GENÇLERBİRLİĞİ: 1 (MAÇ SONUCU)
- 18:03 - MERSİNLİLER HAFTA SONU KAR YAĞAN YAYLALARA AKIN ETTİ
- 18:03 - TRENDYOL SÜPER LİG: ANTALYASPOR: 1 - GENÇLERBİRLİĞİ: 1 (İLK YARI)
- 16:33 - DÜN GİRİŞ YAPTIĞI APART OTEL ODASINDA ÖLÜ BULUNDU
- 15:53 - FIRTINAYLA BİRLİKTE DALGALARIN GETİRDİĞİ ÇÖPLER SAHİLDE TOPLANDI
- 15:48 - GAZİPAŞA’DA PARK HALİNDEKİ OTOMOBİLE ÇARPAN SÜRÜCÜ KAÇTI
- 15:28 - MOBİLYA ATÖLYESİ ALEVLERE TESLİM OLDU
MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK / KONUK YAZAR


BİR ANONSLA DEĞİŞEN HAYAT…
Dokuz yaşındayken, dünya ikiye ayrıldı.
Bir tarafında tanıdık kokular, sesler, anneannenin elleri vardı; diğer tarafında ise adı Almanya olan, dili sert, havası yabancı bir ülke.
Göç, kardeşinin hastalığı yüzünden olmuştu. Umutla çıkılan bir yoldu bu. Valizlerde ilaçlar, dualar ve söylenmemiş korkular vardı. Evde herkesin kalbi aynı isimde atıyordu: Nalan.
1973 Türkiye’sinden sonra Almanya’ya düşmek, bir çocuk için baş döndürücüydü. Sokaklar suskundu, insanlar mesafeliydi, kelimeler tanıdık değildi. Ama çocuklar uyum sağlardı. İnsan, küçükken hayata daha hızlı tutunurdu. Bir yıl geçmeden Almancayı sanki hep biliyormuş gibi konuşuyordu. Yeni dil, yeni hayatın anahtarı olmuştu.
1974 yazı geldiğinde, ilk kez Türkiye’ye gidilmedi.
Aslında niyet vardı. Hasret vardı. Anneannenin sesi hâlâ kulaktaydı.
Ama baba ehliyetini henüz yeni almıştı. Uzun yol tecrübesi yoktu. Anneanne korkuyordu.
“Bu yıl gelmeyin,” demişti.
“Seneye gelsin. Arabayı iyice öğrensin, sonra gelsin.”
İlk yaz tatili geldiğinde, denilenler “Bu yıl gitmeyelim,seneye olsun.”
Tatil çok uzun gelmişti.
O yaz, Almanya’da geçirilen ilk yaz tatili oldu.
Sokaklar daha sessizdi. Evler kapalıydı. Tatil, tatil gibi değildi.
Gurbet ilk kez bu kadar belirgin hissedildi.
Ama hayat, ertelemeyi sevmezdi.
Sonbahar geldi.
Ekim ayında annesinin yüzü çöktü. Telefon sustuğunda evde bir şey kırılmıştı. Annesi, annesini kaybetmişti. Otuz üç yaşında bir kadın, altmış beş yaşında bir annenin yokluğuyla baş başa kalmıştı.
Üç çocuk birbirine emanet edildi. İstanbul’a uçuldu. Oradan otobüsle Antalya’ya. Ama ölüm beklemezdi. Defin yapılmıştı. Morg yoktu. Antalya sıcaktı. Zaman acımasızdı.
İşte Almanya’nın öğrettiği ilk büyük ders buydu:
Gurbet, yetişememekti.
O günden sonra hiçbir tatil Almanya’da geçirilmedi.
Her yaz Türkiye’ye gidildi.
Her izin, her bayram.
Sanki o bir yaz telafi edilmeye çalışıldı.
Sanki zaman geri çağrılmak istendi.
Çocuklar yine alıştı.
İnsan buna da alışıyordu.
Ama anneyle babanın içindeki hasret, hiçbir dile çevrilemedi. Ardından gelen ölüm haberleriyle büyüdüler. Alışmak, yaşamın başka bir adıydı artık.
1976 yılında bir gün, radyodan bir ses duyuldu. Türkiye’nin Sesi Radyosu yazı yarışması düzenliyordu.
Kalem kâğıda değdiği anda, o üç yıl geri geldi. Sayfalar doldu. El yazısıydı hepsi. Bilgisayar yoktu, kopya yoktu. Keşke araya bir karbon kâğıdı koysaydım diye düşündü yıllar sonra. Ama o sayfalarda sahneler vardı; trenler, sessiz evler, cenazeler, yabancı sokaklar… Hepsi capcanlıydı.
Üç hafta sonra, aynı radyo bu kez adını söyledi:
“Müjgan Akbülbül… Almanya Krefeld… Birincilik.”
Evde sevinç çığlıkları yükseldi. Gurur, gözyaşı, şaşkınlık… Para değildi mesele. Görülmekti. Duyulmaktı.
O gün yazı, onun kaderi oldu. Okul dergisinin köşesinde yer buldu. Almanya’ya sığınan yazarların kelimelerine ses oldu. Çok yazdı. En çok da canı yandığında.
Kitaplar yazabilirdi belki.
Ama insanlar öldükten sonra ünlü oluyordu ya…
Belki bu yüzden yazmayı erteledi.
Çünkü ölmek istemiyordu henüz.
Çünkü hissediyordu:
Zamanı gelince, arkasında bırakacağı çok satır vardı.

GÖRSELE DAVETNURİ SEZEN
İSLAMCI YAPILARIN BESLENDİĞİ PSİKOLOJİK ZEMİNALİ İHSAN DİLMEN
ANTALYA: MEDENİYETLERİN ZİRVESİNDEN, RANTIN ÇUKURUNA!DİLEK DEMİRKAN
BİR ANONSLA DEĞİŞEN HAYAT…MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
YILDIZ SEÇEN YÖNETMEN HALDUN DORMEN (1)GAZANFER ERYÜKSEL
GİRAY ERCENK’E MERSİYEEŞREF URAL
ORHAN TAYLAN VE “ZİNCİRE VURULMUŞ PROMETHEUS”YUNUS YAŞAR
ANTALYA'DA SEL TAŞKININDAN KORUNMANIN ANAHTARICEM ARÜV
DUYGUSAL KOPUŞTARIK ÇELENK
HAYDİ MAÇA MAÇA!..VEDAT GÜRHAN
KÜRTLERİN MİLLÎ DESTANI VAR MI?MUHARREM YELLİCE
ÖZEL OKUL ÜCRETLERİNİN HESAPLANMASIAV İBRAHİM GÜLLÜ
KARNELERDE ATATÜRK VE İSTİKLÂL MARŞI YOK!PROF DR RAMAZAN DEMİR
DOĞAYA HAKİM OLMAK YA DA KORUMAKHALİL ERDEM
SUÇLU ÇOCUK YOKTUR, SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK VARDIR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
LERMANTOV’UN İZİNDE KAFKASLARYALÇIN DUMAN
BİR KADIN BAŞKANKAHRAMAN KÖKTÜRK
HEPİMİZE KOLAY GELSİNBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
BENDE SAKLI KALMASIN-5OYA BOYSAN
BAZI İNSANLARI UZAKTAN SEVERSİNİZ...ŞENER METE
BİR SELÂMŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
COP31: ANTALYA’DA MEKAN TARTIŞMASI BİTMEDEN ZİRVE BAŞLAR MI?SÜLEYMAN EKİN
GELECEĞİN İKLİM POLİTİKALARI ANTALYA'DA ŞEKİLLENİYORPROF DR ORHAN ÖZÇATALBAŞ
ATSIZ’IN ALGILATTIKLARI VEYA ATSIZ’I ÇAĞRIŞTIRANLAR-2ALİ YILDIZ
DERELERDE BİRİKEN ATIKLAR TEMİZLENİYOR
İKİ YIL SONRA TAZE FASÜLYE MUTLULUĞU
JAK KÖPEĞİ 'OCAK' 8 YILDA 48 CAN KURTARDI
KUMLUCA'DA SAĞANAK ETKİLİ OLDU
TÜRKİYE-ALMANYA FİLM FESTİVALİ'NİN ONUR ÖDÜLÜ HALUK BİLGİNER'E
İKİ ÇOCUKLU ÇİFT KORUYUCU AİLE OLDU
YAŞLI EVLERİ'NDE KİŞİSEL BAKIM UYGULAMASI
ASKON ANTALYA'DAN TİCARİ DİPLOMASİDE GÜÇLÜ TEMSİL
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





