Bugün 25 Nisan 2026 Cumartesi
  • Antalya21 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6814.25
    %0
  • Dolar
    44.982
    %0
  • Euro
    52.7587
    %0

BAHAR UYSAL HAMALOĞLU / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
BAHAR UYSAL HAMALOĞLU / KONUK YAZAR

BİR KUKLADAN ÇOCUĞA, BİR ÇOCUKTAN İNSANA

25 Nisan 2026 Cumartesi 17:29

     Öyle sözcükler var ki tanımlarından çok, üstüne yapıştığı, özdeşleştiği karakterleri akla getirir. Yalan böyle bir sözcük. Yalan söyledikçe burnu uzayan Pinokyo canlanıveriyor gözümüzün önünde. Pinokyo, İtalyan yazar Carlo Collodi’nin yarattığı bir karakter. Liberal Sol Parti üyesi siyasetçi ve yazar Ferdinando Martini, amerikalılar, fransızlar ve ingilizlerden aldığı ilhamla çocuklar için bir gazete çıkarmaya karar verip Collodi’ye gazeteye yazı yazması için öneri götürdüğünde yaratılan bir karakter. 7 Temmuz 1881’de gazetede ‘’Bir Kuklanın Hikâyesi’’ başlığı altında ilk yazı yayımlanıyor. Yazıya bir not ekli: Sana çocukça bir şey gönderiyorum ... Ne istersen yap, ama yayımlarsan, sürdürme isteği duymam için iyi para ver." Gazetenin ne ödediği bilinmez ama Collodi'nin yazmayı sürdürdüğünü biliyoruz. Hikâye, bir tahta parçası üzerinde çalışırken, tahtanın konuştuğunu ve güldüğünü duyunca şoke olan Usta Kiraz’ın kendisi de marangoz olan arkadaşı Usta Geppetto'ya bu parçayı vermesiyle başlıyor. Marangoz Geppetto, çocuk gibi ağlayan ve gülen bu tahta parçasından gerçek bir çocuk gibi konuşan, yürüyen ve hareket eden ve hemen gerçek bir yaramaz olduğunu ortaya koyan bir kukla yapıyor. Bize bedenlerimizin yayınları yoluyla canlanan arketipik yapılar olduğunu anımsatan ince, uzun, sıska tahtadan bir çocuk. Pinokyo adı muhtemelen Toskana dilindeki pinokyo (çam fıstığı) kelimesinden türemiş ya da pino (çam ağacı) ve occhio (göz) kelimelerinden oluşmuş. Onu şekillendiren, baba figürü Geppetto’nun ona insan biçimi vermesi bize aslında hikâyenin felsefi bir fikri olduğunu fısıldıyor. İnsanlar bitmiş hâlde dünyaya gelmezler. Yapılırlar, şekillendirilirler. Düzeltilirler, eğitilirler. Pinokyo, bir çocuğun insanî bir hayata ulaşmak için bir dönüşüm sürecinden geçmesi gereken eksik bir varlık. İtaat etmeyen, henüz sorumluluğu veya sınırları içselleştirmemiş bir özne; bu yüzden anlık dürtülerle hareket ediyor. Dışarı çıkmak, eğlenmek, evden kaçmak, bir şeyler denemek, baş kaldırmak, yalan söylemek, kabahatlerinin sonuçlardan kaçınmak istiyor. Başkalarını, yarını veya verdiği zararı düşünmeyi öğrenmemiş bir çocuk. Bu anlamda, Pinokyo sadece bir kukla değil. O, oluşum hâlindeki bir özne figürü.

     Yalan söylediğinde uzayan burnu, modern kültürün en bilindik sembollerinden biri. Yalan, yalnızca sözel bir kusur değil, söz ile gerçeklik arasındaki bir tutarsızlık olarak ortaya çıkar. Karakter yanlış bir şey söylediğinde, kelimelerin gizlemeye çalıştığı şeyleri beden hemen ele verir. Bu sık sık unuttuğumuz bir gerçeği bize hatırlatır; yalanın asla tamamen içsel olmadığı gerçeğini. Yalan, özneyi dönüştürür ve onu kendisi için daha az yaşanabilir bir hâle getirir.  Bir kişi bir kez yalan söylediğinde, sadece bir gerçeği değiştiriyor gibi görünebilir. Ancak bunu tekrarlamaya başlaması, hayatını iki düzleme ayırdığı anlamına gelir: söyledikleri ve gerçekte olanlar. Bu ayrım, özneyi gerçekle olan ilişkisinden koparır. 

     Gepetto, Pinokyo'yu yaratır, ama aynı zamanda onu arzulamış ve  beklemiştir. Ona olan borcu, ömrü yettiğince bu hayatta ona eşlik etmektir. Hiç kimse sadece doğmakla insan olmaz. İnsan olmak için aracılara gereksinim vardır: öğretecek, sınırları gösterecek,  yolunda yoldaş olacak birilerine. Bunlar zorlayıcı bir otorite değil, bir aktarım figürü olmalıdır. Bu aracılık olmadan, kendi dürtüleri, onu aldatan ve ayartanlar arasında çocuğun kaybolması kaçınılmazdır. Burada, eğitimle ilgili çok ciddi bir soru ortaya çıkar: Pinokyo hatalarından ders çıkarır, bu hataların sonuçlarını gördüğünde öğrenir. Ancak bundan sınırsız özgürlüğün öğretici olduğu sonucunu çıkarmak yanlıştır. Ebeveyn ve öğretmenlere düşen görev onların rehberlikleri olmadan bir öznenin dağılabileceği ancak aynı zamanda eğitimin ezmekten ibaret olmadığı gerçeğidir. Eğitim şekillendirmekten ibarettir. Pinokyo olgunlaştığında kendisi olmaktan vazgeçmez. Aksine, düşüncesizce isteklere itaat etmeyi bıraktığında gerçekten kendisi olmaya başlar. Büyümek, kişinin kendi eylemlerinin sorumluluğunu almayı öğrenmesidir. Kimse emir verildikçe daha iyi olmaz. Kimse sadece arzu ettiğimiz için de olgunlaşmaz. Yolun iz bırakan deneyimlerden, yaralayan hatalardan ve kanatan derslerden geçmesi gerekir. Pinokyo, kestirme yollar vaat edenlere, onu aldatanlara, onu kullananlara, dikkatini dağıtanlara ve sorumluluk almadan eğlence fırsatı sunanlara karşı savunmasızdır. henüz sağlam bir yargı yeteneğine sahip olmadığı için kolayca manipüle edilir. Bu da onu, değerli olanı aldatıcı olandan ayırt etmek için yeterli hazırlık olmadan dünyaya gelen her birimize özdeş bir figür hâline getirir. Sıklıkla kaçınmak istediğimiz bir şeyi öğretir: kimse emirle daha iyi olmaz. Kimse sadece arzuyla olgunlaşmaz. İz bırakan deneyimlerden, hatalardan ve derslerden süzülerek olgunlaşır.

     Henüz eleştirel düşünme becerilerini geliştirmemiş biri, verilen bir sözü takip edip zamanını boşa harcayabilir, hayal kırıklığına uğrayabilir veya zarar görebilir. Pinokyo aptal olduğu için değil, o her oluşum sürecinde hataya maruz kalma olasılıkları var olduğu  için kırılgandır. Önemli olan, hataların tekrarlanıp bunu kader diye adlandırma eğiliminde olmamamızdır. Hayatta  gören için kendini düzeltme olasılığının kapısı hep açıktır. Pinokyo'nun sonunda bir çocuğa dönüşmesi, insanlaşmanın bir sembolü olarak okunabilir. Ancak insanlaşma, biyolojik anlamda insan olmakla eş değer değildir. Eksik olan, sorumluluğu, gerçeği ve bağlantıyı tam olarak üstlenmektir. Bu nedenle Pinokyo’nun dönüşümünün fiziksel bir anlamdan ziyade etik bir anlamı vardır. İnsan olmak, özünde, sadece insan formuna sahip olmak anlamına gelmez; gerçekle yaşamayı, eylemlerinden sorumlu olmayı ve anlık bencilliğin ötesine geçmeyi öğrenmek anlamını taşır. Collodi, işte burada bize bir soru sorar. İnsanlık bir başlangıç noktası mı yoksa bir sonuç mudur? Pinokyo, bunun bir sonuç olduğuna kanaat getirmiştir. Var olmak yeterli değildir. Gelişmek gerekir. Tahta kukla yalan söylememeyi, babasını terk etmemeyi, boş vaatlere kapılmamayı ve çalışmanın, özenin ve sadakatin değerini anlamayı ez cümle  insan olmak içsel disiplin gerektiğini öğrenmiştir.  

      Hepimiz bir anlamda savunmasız, aldatmaya ve hatalara açık bir şekilde yeryüzünde nefes almaya başlıyoruz. Hepimizin doğruyu söylemeyi, sınırları tanımayı, eylemlerimizden sorumlu olmayı, büyümenin biçimsiz özgürlükler biriktirmekle ilgili olmadığını, kendi hayatlarımızı sorumlulukla yaşamayı öğrenmekle ilgili olduğunu içselleştirme ders ve sınavı bu hayat. Anne babalar çocuklarına borçlu oldukları sorumluluklar ve görevler bilinci dışında bir gönül bağıyla bağlanmalı çocuklarına. Çocuklar ‘’saldım çayıra mevlam kayıra’’ diye tanımlanmayı hiç hak etmiyor. Öğretmenler, devlet ve aygıtları bir çocuğun sadece yaşam hakkının değil insan olma hakkının var olduğuna inanarak, ona yolunda rehberlik etme, onu  koruma kollama görevini tam manasıyla üstlenmeli. Bir hikâyede iki asır önce bir kukla bir çocuk olmuş bizler çocuklarımızdan insan yapabildiğimizi ne zaman göreceğiz? Yakılacak ağıtlar, bırakılacak kırmızı karanfillerin olmayacağı, ömürlük yasların tutulmayacağı bir zamanın geldiğini görebilecek miyiz? Gine de direnerek, öğrenerek ve umutla.


Çocuklarınızdan sıra dışı hayatlar için
çaba göstermelerini istemeyin. 
Böyle bir çaba övgüye değer görünebilir. 

Bunun yerine sıradan bir hayata dair harikaları,
mucizeleri bulmalarına yardım edin.
Onlara, domatesi elmayı, armudu tatmanın sevincini
evcil hayvanlar ve insanlar öldüğünde nasıl ağlayacaklarını
bir elin dokunuşunun sonsuz hazzını gösterin. 

Ve sıradan olanı onlar için canlandırın.
Sıra dışı olan zaten kendi kendine hallolacak.

William Martin
Modern bir anne babaya eski çağlardan kalma öğütler

Şiir Çevirisi: Bahar Uysal Hamaloğlu

Bu yazı toplam 221 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim