- IMKB
% - Altın
6552.63
%0.93 - Dolar
47.5768
%0.02 - Euro
55.0927
%0.17
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:58 - ANTALYA’DA FUHUŞA ARACILIK OPERASYONUNDA 7 TUTUKLAMA
- 23:58 - HAYATINI KAYBETTİĞİ GAZETELERİNİ ALMAYINCA ANLAŞILDI
- 23:28 - ESKİ BELEDİYE BAŞKANININ YEĞENİ MOTOSİKLET KAZASINDA HAYATINI KAYBETTİ
- 22:23 - KAHRAMANMARAŞ’TA 6 GÜNDÜR KAYIP YAŞLI ADAMIN BERKE BARAJI’NDA CANSIZ BEDENİ BULUNDU
- 21:38 - FİLİSTİN KONVOYU ADANA’DA DESTEK MİTİNGİYLE KARŞILANDI
- 21:38 - KAHRAMANMARAŞ’TA FABRİKA YANGINI
- 19:13 - PİKAP İLE MOTOSİKLET ÇARPIŞTI, MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜ YARALANDI
- 18:31 - YENİ PARTİ'NİN ANTALYA KADROSU AÇIKLANDI
- 18:15 - ANTALYA DENİZCİLEŞME PLATFORMU'NDAN DRON SALDIRISINA KINAMA
- 18:08 - KEMER BELEDİYESİ AĞUSTOS AYI MECLİS TOPLANTISINDA ARAÇ FİLOSUNUN GÜÇLENDİRİLMESİNE YÖNELİK KARARLAR ALINDI
- 18:03 - SEFERLERİ DURDURULAN NOSTALJİ TRAMVAYINA YANICI MADDE ATILDI: O ANLAR KAMERADA
- 17:33 - FIVB PLAJ VOLEYBOLU ANTRENÖRLÜK KURSU ALANYA’DA BAŞLADI
- 17:23 - ALTIN PORTAKAL’DA ULUSAL UZUN METRAJ JÜRİ BAŞKANLIĞI GÖREVİNİ DERVİŞ ZAİM YAPACAK
- 16:53 - JANDARMADAN YAYLACILARA DOLANDIRICILIK UYARISI
- 16:13 - HAVA SICAKLIĞININ 34 DERECE ÖLÇÜLDÜĞÜ ANTALYA’DA DENİZ SUYU SICAKLIĞI 30 DERECEYİ GÖRDÜ
GAZANFER ERYÜKSEL / KONUK YAZAR


KUSURDAKİ GÜZELLİK: KİNTSUGİ
I
Şeylerle çapraz sorgunun yeniden kurgulanmasıydı sanat, ışığın ve ses kırıkları olan ezgilerle sözcüklerin.
Bakmakla görmenin uçurumunda açan çiçek, ip üstündeki denge.
Denge demiştim ya olmakla olmamanın, ifadenin okura, seyredene, dinleyen geçebilmesinin, an be an değişen ve yeniden oluşan söylemiydi bu. Olanla olması gereken arasındaki salınım. “Dünya herkesi kırıyor ve sonra bazıları o kırık yerlerden daha güçlü çıkıyor “der Ernest Hemingwey.
Kırık demiştim ya, sanat salt kendi kırıkları için değil, görüp hissettiği bütün kırıkların çilesini çekmenin yolculuğudur. Evrensel titreşimin bileşkesi… Solduğu yersen açması çiçeğin. Olduğun yerden, evden, çalışırken hem Hiroşima’da, Afrika’da, Vietnam’da hem de İran’da bombalanan okuldaki çocukların yanında olmak… İçselleşen acı buzdağına benzer nasıl da…
Gecesi de var şüphesiz bu döngünün, yeter ki sen ay ışığına çevir yüreğini, onun da ışığını güneşten aldığını bilerek. Sırtüstü yatarken suda, kuş misal yüzünde gezinmek göklerin.
O eksikliği hep
Yara misal taşımak
Kabuk tuttu derken tam
Yeniden kanayan acıyı
Sanat birleştiriyor nasıl da acıları, zaman ve mekân tanımayan söylemiyle. Bunları yazarken bir Japon felsefesinden el alan Kintsugi sanatını hatırladım. Kırılmış eşyaları altınla onarırken kusurların da hayatın bir boyutu olduğunu söyleyen.
Rivayet bu ya 15. yüzyılda Japonya’da bir imparator çok sevdiği vazosu kırılınca onarmaları için Çin’e göndermiş. Gelen onarılmış vazonun metal zımbalarını görünce de çok kızmış ve üzülmüş. Japon sanatkârlardan daha güzel bir yöntem bulmalarını istemiş.
“Kin” altın demek, “tsugi” ise birleştirmek, yamamak demek. Kırıkların arasını altın ile onarmış ustalar, kırılsa da hâlâ değerli olduğunu göstermek istemişler. Bütün sanatlar da öyle değil mi ama. Sanatçı hayatın kırıklarını, onu eksilten şeyleri içselleştirip de yeniden kurgulayarak üretiyor yapıtını.
Kintsugi ustalarından biri şöyle diyor, “Kırık eşyadaki güzelliği tamir etmiyorsunuz. Oradaki güzellik, o nesneye nasıl baktığımızla ilgili. O kırık eşyadaki (sanatçının yaşadıkları ve hissettikleri) potansiyeli görebiliyoruz, normalde çöpe atılacak eşyayı (insanın unutması gerekeni) yeniden kullanıyor, yeniden doğmasını sağlıyoruz.”
Felsefeden el alıyor dedim ya bu sanat, bir Japon felsefesi var, Wabi-sabi”. Kusurlu olanı kabul etmek, kucaklamak, onun içindeki güzelliği görmek anlamına geliyor.
II
Niye resmederiz ki şeyler? Söz eksiklidir, dedi şaman.
Nefes alırcasına doğaldı mağara duvarlarına çizilen resimler. Hiyeroglif yazının kök hücreleri olduğunu bilmeden hiç.
O tek yumurta üçüzleri bir de şiir, müzik ve dansı… Kendilerindeki bize gitmek ne uzun yolculuktu ama. Kuşun resmini çizerken ötüşünü de boyamaktı hüner. Gökkuşağını görünce sesini duymak ışığın.
III
Denizin kayalarla çarpışması, keskiyle çekicin mermere dokunmasıydı sanki, kayalara dağ günlerinin anıştıran. Yağmurla rüzgârın kâh sevecen kâh hoyrat öpüşlerini.
Deniz dingin bir yüzle bakarken kıyıdaki kayalara, bir resme bakma mesafesine çekilmişti de diyebiliriz buna, kayaların ayaklarına çakıllardan halhal takmıştı bile. Dokunmanın ve dokunulmanın ürpertisiydi bu.
Aynaya çizilen düş-yüzü haritasına baktı. Hayat mektebinde çırak çıktığı yontuya. Avuçladığı suyla yundu yüzünü.
Göğün üst akıntısına boyun eğmek ya da direnmek yerine onunla dans eden buluttu. Tıpkı dalları semaya uzanan ağaçların rüzgârla dansı gibi.
IV
Zaman-mekân-insan ilişkisi
Bahçede çay içerken, Zaman geçmiyor” dedi, “Şu baş dönmesi geçse, bir de görüntü bulanıklığı eklendi”
“Zaman, ucu bucağı belirsiz bir düzlem” dedim, “Giden bizi Âşık Veysel, ‘İki kapılı bir handa gidiyoruz gündüz gece’ diye söyler ya. Canlılar her an hareket hâlindedirler, otursalar bile. Alınıp verilen nefesle hareket ederiz.
Tren yolculuğunda pencereden baktığımızda yol boyundaki evlerle ağaçları hareket hâlinde görürüz. Gidenin biz olduğunu da biliriz ama.”
Uzun hikâye: Zamanın bir yanılsama olduğunu söyler Einstein.
Kısa hikâye: Seferiyiz biz.
V
Doğada kaos yoktur. Doğadaki dönüşüm ve değişim öncesi dalgalanma insana kaos gibi görünmüştür.
Denizler durulmaz dalgalanmadan.
Toplumsal yaşamda kaosu yaratan ise insandır. Egemen güçler kendi yarattıkları krizleri olağan göstermek için doğaya gönderme yaparak kendilerini aklamaya çalışmışlardır. Hatta dünyanın oluşumunu bile kaosla açıklamışlardır.

TARİH BİLGİSİ VE TÜRKİYE SOLUEŞREF URAL
YENİ ARAYIŞLAR ve SORUMLULUKLARALİ İHSAN DİLMEN
YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YENİ YÖNETMELİK ve ESKİ DÜZENLEME İLE KARŞILAV CÜNEYT KARASU
TÜKETİCİNİN PAZARDA ÜRÜNLERİ SEÇME HAKKI VAR MI?AV İBRAHİM GÜLLÜ
CAZİBE YA DA SOSYAL ZARAFETAHMET İLBARS
ANTALYA'NIN İHTİYACI, BİR DENİZCİLİK MASTER PLANIDIRCEM ARÜV
MÜCEVHERİN GÜCÜ VE ÖNEMİSERDAR YILMAZ
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN SESSİZ SEMBOLÜ: YERE ATILAN İZMARİTMUSTAFA YALÇIN YALÇINKAYA
NİŞAN SADECE YÜZÜK TAKILAN GÜN DEĞİLDİR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
NEYZEN TEVFİK (1879-1953)GAZANFER ERYÜKSEL
TEVAZU:HARCI TER, GÖZYAŞI, EMEK, BİLGİ, ZAMAN, SABIR, DİRENÇ VE İNANÇTANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
GAZALİ, DECARTES VE MALEBRANCHE’TA NEDENSELLİK SORUNUMUHARREM YELLİCE
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
ANTALYA DENİZCİLEŞME PLATFORMU'NDAN DRON SALDIRISINA KINAMA
ÖZDEMİR, GÖKBEL GÜREŞLERİNE KATILDI
YAZIN BÖBREK TAŞINA KARŞI 4 ETKİLİ ÖNLEM!
ATB, TEMMUZ AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 300 YATAKLI OLACAK
OTLUK YANGININDA 100 DÖNÜM ZARAR GÖRDÜ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






