- IMKB
% - Altın
6245.49
%-0.5 - Dolar
46.8145
%-0.07 - Euro
53.4591
%-0.24
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 16:43 - KKTC 5. CUMHURBAŞKANI TATAR, ANAMUR ADALET SARAYINI ZİYARET ETTİ
- 16:43 - KEMER’DE "MOR TURİZM" BAŞLIYOR
- 16:38 - KAHRAMANMARAŞ, ULUSLARARASI BİSİKLET ŞAMPİYONASI’NA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
- 16:38 - ADANA’DA TEMMUZDA SAĞANAK YAĞIŞ ETKİLİ OLDU
- 16:33 - ANTALYASPOR’DA SONER DİKMEN VE ERDOĞAN YEŞİLYURT, 2 YILLIK SÖZLEŞME İMZALADI
- 16:33 - MUT DEVLET HASTANESİNE YENİ BAŞHEKİM ATANDI
- 16:33 - KAHRAMANMARAŞ’TA SEVGİ ENGEL TANIMADI: GÖRME ENGELLİ İKİ ÖĞRETMEN DÜNYAEVİNE GİRDİ
- 16:23 - TARSUS CUMHURİYET BAŞSAVCISI GÜRKAN ÖZKAYNAK GÖREVİNE BAŞLADI
- 16:21 - ALACAK BORÇ TARTIŞMASINDA BIÇAKLANDI, HASTANEDE KURTARILAMADI
- 16:12 - TARLALAR YANGINDA KÜL OLDU
- 16:08 - MEZİTLİ BELEDİYESİ SU PARKI YAZ SEZONUNA KAPILARINI AÇTI
- 16:04 - EVİN DUVARI MÜŞTEMİLATIN ÜZERİNE GÖÇTÜ
- 16:03 - KOZAN’DA BİR HAFTALIK DENETİMLERDE 4 HÜKÜMLÜ YAKALANDI
- 16:03 - TÜİOSB’DE 3. ETAP YATIRIM BAŞVURULARI BAŞLADI
- 15:48 - OTOMOBİLİN ÇARPTIĞI AVUKAT, CÜBBESİ İLE SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
CEM ARÜV / KONUK YAZAR/ÇEVRENİN SESİ


BİR TOPLUMUN GERÇEK AYNASI
Konuşanlar, Yapanlar ve Yol Açanlar: Bir Toplumun Gerçek Aynası
Toplum dediğimiz yapı, aslında aynı sahnede farklı rolleri üstlenen insanların toplamından ibarettir. Kimi konuşur, kimi yapar, kimi de yapılmasına zemin hazırlar. Bu üçlü yapı, bir ülkenin kaderini belirleyen görünmez bir mekanizma gibi çalışır. Ancak ne yazık ki bu mekanizma çoğu zaman dengeli işlemez. En çok konuşanların en az üretenler olduğu; en çok eleştirenlerin, sorumluluk verildiğinde ilk tökezleyenler olduğu bir düzen, sadece bireyleri değil, toplumun tamamını aşağı çeker.
Bugün etrafımıza dikkatle baktığımızda üç ana insan grubunu net şekilde ayırt edebiliyoruz.
İlk grup: Sürekli konuşanlar, eleştirenler, her konuda fikir sahibi olup hiçbir konuda sorumluluk almayanlar.
İkinci grup: Düşünen, planlayan, üreten ve inşa eden girişimci insanlar.
Üçüncü grup ise: Kendisi bizzat üretmese bile, üretenlerin önünü açan, onları destekleyen ve doğru zamanda doğru insanları sahneye çıkaran akıllı insanlar.
Bu üç grubun toplum içindeki dağılımı, aslında o toplumun geleceğini de belirliyor.
Eleştiri Konforunda Yaşayanlar
İlk gruptan başlayalım. Bu grup, günümüzün en görünür ama en az değer üreten kesimi. Her şeyi bilirler. Her projede eksik bulurlar. Her yapılan işte mutlaka bir kusur keşfederler. Sosyal ortamlarda, toplantılarda, hatta kahve sohbetlerinde bile sürekli bir “olmamış” hali hâkimdir.
Ama işin ilginç tarafı şu: Aynı insanlara “Buyurun, siz yapın” dediğiniz anda tablo değişir.
Söz biter, beceri konuşur. Ve çoğu zaman o beceri ortada yoktur.
Bu insanlar, üretimin zorluklarını bilmeden konuşurlar. Bir projenin arkasındaki emeği, riski, stresi, sorumluluğu görmezler. Çünkü hiç o yükün altına girmemişlerdir. Eleştiri onlar için bir düşünce faaliyeti değil, bir konfor alanıdır.
Daha açık söylemek gerekirse: Eleştiri, üretimden kaçanların sığınağı haline gelmiştir.
Oysa sağlıklı bir toplumda eleştiri kıymetlidir. Ama yapıcı olduğu sürece. Sorun çözmeye katkı sunduğu sürece. Alternatif öneri getirdiği sürece. Sadece yıkmak için yapılan eleştiri, bir fikir değil; bir alışkanlıktır. Ve bu alışkanlık zamanla bulaşıcı hale gelir. Üretmeyen ama konuşan insanlar çoğaldıkça, üretmeye çalışanların motivasyonu kırılır.
Üretenler: Sessiz Ama Belirleyici Güç
İkinci grup ise toplumun gerçek taşıyıcı kolonlarıdır. Onlar konuşmaktan çok yaparlar. Göstermekten çok üretirler. Eleştirmekten çok çözüm geliştirirler.
Bu insanlar genelde çok görünür değildir. Çünkü zamanlarını tartışmalarda değil, işlerinde harcarlar. Bir fikir üretir, onu projeye dönüştürür, ardından sahaya indirirler. Hata yaparlar, düzeltirler, tekrar denerler.
Ve en önemlisi: Sorumluluk alırlar.
Bir tesis kurulur, bir sistem işler, bir şehir gelişir, bir sektör ayağa kalkar… Bunların arkasında her zaman bu ikinci grubun insanları vardır. Ama ne acıdır ki, en çok eleştirilenler de yine onlardır. Çünkü yapan hata yapar. Yapmayan ise sadece konuşur.
Toplum olarak burada kritik bir eşikteyiz. Eğer üretenleri sürekli eleştirip, konuşanları alkışlarsak; bir süre sonra kimse üretmek istemez. Risk almak yerine, herkes güvenli limana çekilir: Yani konuşmaya. Bu da bir toplumun yavaş yavaş durması demektir.
Asıl Güç: Yol Açanlar
Üçüncü grup ise en az konuşulan ama en stratejik olan kesimdir. Bu insanlar belki bizzat üretmez. Ama üretimin önünü açar. Doğru insanı doğru yere koyar. Kaynakları doğru projelere yönlendirir. Engelleri kaldırır. Bir anlamda görünmez mimarlardır.
Bir girişimcinin önünü açan yatırımcı, Bir bilim insanına destek veren yönetici, Bir mühendisin projesine sahip çıkan lider… İşte bu insanlar, aslında üretimin çarpan etkisini yaratan kesimdir. Çünkü tek başına bir üretici sınırlıdır. Ama önü açılmış bir üretici, onlarca, yüzlerce kişiye ilham olur. Yeni projelerin doğmasına vesile olur.
Gelişmiş toplumlara baktığımızda bu üçüncü grubun çok güçlü olduğunu görürüz. Sistem, bireyin önünü kesmez; açar. Başarılı olan desteklenir, engellenmez. Bizde ise çoğu zaman bunun tam tersi yaşanır.
Başarılı olan sorgulanır. Üreten eleştirilir. Öne çıkan geri çekilmeye zorlanır. Bu yaklaşım değişmeden, gerçek bir sıçrama mümkün değildir.
Tatlı Bir Gerçek: Herkes Aynı Değil
Burada küçük ama önemli bir parantez açalım. Toplumdaki herkesin üretici olması gerekmez. Herkesin girişimci olması da mümkün değildir. Ama herkesin bir rolü vardır. Sorun, rolünü bilmeyen insanlardadır. Konuşması gereken yerde susanlar değil, Susması gereken yerde konuşanlar problem yaratır. Eleştiri yapacak olan, çözüm de önermelidir. Üretmeyen, en azından üreteni desteklemelidir. Destekleyemeyen ise köstek olmamayı öğrenmelidir. Aslında bu kadar basit.
Asıl Mesele: Zihniyet
Bütün bu tabloyu özetleyen tek kelime var: Zihniyet.
Eğer bir toplumda “kim haklı” tartışması, “ne doğru” tartışmasının önüne geçiyorsa…Eğer insanlar üretmek yerine görünür olmayı tercih ediyorsa…Eğer eleştiri, katkıdan daha değerli hale gelmişse… Orada ciddi bir zihniyet problemi vardır. Ve bu problem, sadece bireysel değil, sistemseldir. Eğitimden başlayarak, iş dünyasına, kamu yönetimine ve medyaya kadar uzanan bir zincirin sonucudur.
Olması Gereken
Peki çözüm ne? Öncelikle şunu net koymak gerekiyor:
- Eleştiri kültürü yeniden tanımlanmalı.
Eleştiri, yıkmak için değil geliştirmek için yapılmalı. - Üreten insanlar korunmalı ve desteklenmeli.
Hata yapan değil, hiçbir şey yapmayan sorgulanmalı. - Yol açan liderlik anlayışı güçlenmeli.
İnsanların önünü kesen değil, açan yöneticiler ön plana çıkmalı. - Toplumda rol bilinci oluşturulmalı.
Herkesin aynı şeyi yapmasına gerek yok ama herkes doğru yerde durmalı. - Başarı kıskanılmak yerine çoğaltılmalı.
Birinin başarması, diğerleri için tehdit değil fırsat olarak görülmeli.
Son Söz
Toplumlar, en çok konuşanların değil, en çok değer üretenlerin omuzlarında yükselir. Ama o omuzların güçlenmesi için sadece üretmek yetmez; destek görmek gerekir. Ve en az onun kadar önemli olan bir şey daha vardır: Gereksiz gürültünün azalması. Çünkü bazen en büyük ilerleme, yeni bir şey yapmak değil; yanlış şeyi bırakmaktır.
Konuşmayı değil, yapmayı; yargılamayı değil, anlamayı; köstek olmayı değil, yol açmayı seçtiğimiz gün…
İşte o gün, gerçekten gelişmeye başlayacağız.
GÖRMEK Mİ, BİLMEK Mİ? İŞTE BÜTÜN MESELE BU!BAHAR UYSAL HAMALOĞLU
HATAP UN FABRİKASI MÜZESİ’NDE ZAMAN YOLCULUĞUAHMET İLBARS
ROZETGAZANFER ERYÜKSEL
TÜRKİYE SOLU’NUN BAŞARISIZLIĞIEŞREF URAL
DENİZ GÖKTAŞ: KİMLİĞİN MİZAH EŞİĞİTARIK ÇELENK
CENGİZ GÜNDOĞDU’NUN ARDINDAN (1943 – 1 Temmuz 2026)YUNUS YAŞAR
HAYAT HİKAYELERİ VE İÇİMİZDEKİ ROTAIŞIK YARGIN
NEŞEMİZİ ÇALAMAYACAKLARNİZAMETTİN ŞEN
DİKKAT EKONOMİMİZİ DİKKATLİ KULLANALIMRAZİYE GÖK AKTAŞ
HEP İLE HİÇ ARASINDA BİR ŞİİRMUHARREM YELLİCE
KANT’IN TERAZİSİ, HUME’UN DAMAĞIGÖZDE SARI
ÜÇ ÇEYREK ÖMÜRDE SON DÜZLÜKYALÇIN DUMAN
KONFOR ALANI TUZAĞIMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
DİKİZ AYNASI, HAYAT, GEÇMİŞ VE GELECEKHASAN YAKUP CANGÜVEN
MUSTAFA ERGÜN ANTALYASPOR'A NE VERDİ?VEDAT GÜRHAN
TÜRKLÜK ÜZERİNENURİ SEZEN
MEZUNİYETLERDEKİ GÖSTERİŞ YARIŞI VE GÖRÜNMEYEN TEHLİKELERDİLEK DEMİRKAN
TONGUÇ’U ANARKENYAVUZ ALİ SAKARYA
ANTALYA TURİZMİ BÜYÜYOR; AMA AYNI ANDA TÜKENİYORCEM ARÜV
KADIN VE GÖÇ: BAVULA SIĞMAYAN HAYATLARGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
GÖZYAŞI VAR, UMUT DA VARSÜLEYMAN EKİN
5N 1K KURALINI UNUTAN GAZETECİLER!ALİ İHSAN DİLMEN
TÜRK-ALMAN TURİZMİNDE STRATEJİK BULUŞMAHÜSEYİN BARANER
MUHTARLIKLAR MESELESİAHMET GEDİKAĞAOĞLU
TARIM GÜNDEMİ'NDE TARIMIN GELECEĞİ KONUŞULDU
ÖNCE AVLADILAR SONRA TADINA BAKTILAR
80 YAŞINDA YARIM ASIRLIK YORGANCI
YEŞİL GEÇİŞ İÇİN ORTAK AKIL ÇALIŞTAYI
ATB, HAZİRAN AYI HAL ENDEKSİ'Nİ AÇIKLADI
HALK EKMEK 4 YILDA 30 MİLYON EKMEK ÜRETTİ
SAĞLIĞINA KAVUŞTU, ÇAY HASRETİ SON BULDU
MPS HASTASI EZGİ, BOZUK TOPRAK YOL NEDENİYLE EVE HAPSOLDU
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






