- IMKB
% - Altın
6643.97
%0 - Dolar
49.1436
%0 - Euro
54.9456
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 00:46 - DÜNYANIN DÖRT YANINDAN ASTRONOTLAR ANTALYA'DA BULUŞTU
- 00:31 - RUS TURİZMCİLER ANTALYA'DA
- 22:38 - ADANA LEZZET FESTİVALİ’NDE SUNAR YATIRIM’IN BİYOPLASTİK ÜRÜNLERİ KULLANILIYOR
- 22:28 - SEYİR HALİNDEKİ KAMYON ALEV ALEV YANDI
- 22:08 - "EN AĞIR ALANYA AVOKADOSU’ YARIŞMASINDA 679 GRAMLA BİRİNCİ OLDU
- 22:03 - ALANYASPOR, ERZURUMSPOR FK MAÇI HAZIRLIKLARINI TAMAMLADI
- 21:28 - BAKAN ERSOY DEVREYE GİRDİ, ARAZİ KAMUDA KALDI
- 21:05 - BAKSİFED YENİ MERKEZİNDE
- 21:03 - ADANA LEZZET FESTİVALİ’NİN GALA GECESİ DÜZENLENDİ
- 19:57 - BAKAN KACIR: "TÜRKİYE KENDİ ROKETİYLE KENDİ UYDUSUNU UZAYA GÖNDEREN ÜLKE OLACAK"
- 19:38 - MERSİN’İN OTOYOLDA İKİ TIR YANDI
- 19:34 - 7. MERHAMET VE EMEK ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU
- 19:10 - KEMER'DE SONBAHARDA PLAJLAR DOLDU TAŞTI
- 18:48 - BURDUR’DA 6 BİN 600 KULLANIMLIK BONZAİ ELE GEÇİRİLDİ: 3 TUTUKLAMA
- 18:48 - ÖZGÜR ÖZEL’DEN MERSİN’DE BUTLAN TEPKİSİ: "VAHAP SEÇER BİZİM YOL ARKADAŞIMIZDIR"
CEM ARÜV / KONUK YAZAR/ÇEVRENİN SESİ


BİR TOPLUMUN GERÇEK AYNASI
Konuşanlar, Yapanlar ve Yol Açanlar: Bir Toplumun Gerçek Aynası
Toplum dediğimiz yapı, aslında aynı sahnede farklı rolleri üstlenen insanların toplamından ibarettir. Kimi konuşur, kimi yapar, kimi de yapılmasına zemin hazırlar. Bu üçlü yapı, bir ülkenin kaderini belirleyen görünmez bir mekanizma gibi çalışır. Ancak ne yazık ki bu mekanizma çoğu zaman dengeli işlemez. En çok konuşanların en az üretenler olduğu; en çok eleştirenlerin, sorumluluk verildiğinde ilk tökezleyenler olduğu bir düzen, sadece bireyleri değil, toplumun tamamını aşağı çeker.
Bugün etrafımıza dikkatle baktığımızda üç ana insan grubunu net şekilde ayırt edebiliyoruz.
İlk grup: Sürekli konuşanlar, eleştirenler, her konuda fikir sahibi olup hiçbir konuda sorumluluk almayanlar.
İkinci grup: Düşünen, planlayan, üreten ve inşa eden girişimci insanlar.
Üçüncü grup ise: Kendisi bizzat üretmese bile, üretenlerin önünü açan, onları destekleyen ve doğru zamanda doğru insanları sahneye çıkaran akıllı insanlar.
Bu üç grubun toplum içindeki dağılımı, aslında o toplumun geleceğini de belirliyor.
Eleştiri Konforunda Yaşayanlar
İlk gruptan başlayalım. Bu grup, günümüzün en görünür ama en az değer üreten kesimi. Her şeyi bilirler. Her projede eksik bulurlar. Her yapılan işte mutlaka bir kusur keşfederler. Sosyal ortamlarda, toplantılarda, hatta kahve sohbetlerinde bile sürekli bir “olmamış” hali hâkimdir.
Ama işin ilginç tarafı şu: Aynı insanlara “Buyurun, siz yapın” dediğiniz anda tablo değişir.
Söz biter, beceri konuşur. Ve çoğu zaman o beceri ortada yoktur.
Bu insanlar, üretimin zorluklarını bilmeden konuşurlar. Bir projenin arkasındaki emeği, riski, stresi, sorumluluğu görmezler. Çünkü hiç o yükün altına girmemişlerdir. Eleştiri onlar için bir düşünce faaliyeti değil, bir konfor alanıdır.
Daha açık söylemek gerekirse: Eleştiri, üretimden kaçanların sığınağı haline gelmiştir.
Oysa sağlıklı bir toplumda eleştiri kıymetlidir. Ama yapıcı olduğu sürece. Sorun çözmeye katkı sunduğu sürece. Alternatif öneri getirdiği sürece. Sadece yıkmak için yapılan eleştiri, bir fikir değil; bir alışkanlıktır. Ve bu alışkanlık zamanla bulaşıcı hale gelir. Üretmeyen ama konuşan insanlar çoğaldıkça, üretmeye çalışanların motivasyonu kırılır.
Üretenler: Sessiz Ama Belirleyici Güç
İkinci grup ise toplumun gerçek taşıyıcı kolonlarıdır. Onlar konuşmaktan çok yaparlar. Göstermekten çok üretirler. Eleştirmekten çok çözüm geliştirirler.
Bu insanlar genelde çok görünür değildir. Çünkü zamanlarını tartışmalarda değil, işlerinde harcarlar. Bir fikir üretir, onu projeye dönüştürür, ardından sahaya indirirler. Hata yaparlar, düzeltirler, tekrar denerler.
Ve en önemlisi: Sorumluluk alırlar.
Bir tesis kurulur, bir sistem işler, bir şehir gelişir, bir sektör ayağa kalkar… Bunların arkasında her zaman bu ikinci grubun insanları vardır. Ama ne acıdır ki, en çok eleştirilenler de yine onlardır. Çünkü yapan hata yapar. Yapmayan ise sadece konuşur.
Toplum olarak burada kritik bir eşikteyiz. Eğer üretenleri sürekli eleştirip, konuşanları alkışlarsak; bir süre sonra kimse üretmek istemez. Risk almak yerine, herkes güvenli limana çekilir: Yani konuşmaya. Bu da bir toplumun yavaş yavaş durması demektir.
Asıl Güç: Yol Açanlar
Üçüncü grup ise en az konuşulan ama en stratejik olan kesimdir. Bu insanlar belki bizzat üretmez. Ama üretimin önünü açar. Doğru insanı doğru yere koyar. Kaynakları doğru projelere yönlendirir. Engelleri kaldırır. Bir anlamda görünmez mimarlardır.
Bir girişimcinin önünü açan yatırımcı, Bir bilim insanına destek veren yönetici, Bir mühendisin projesine sahip çıkan lider… İşte bu insanlar, aslında üretimin çarpan etkisini yaratan kesimdir. Çünkü tek başına bir üretici sınırlıdır. Ama önü açılmış bir üretici, onlarca, yüzlerce kişiye ilham olur. Yeni projelerin doğmasına vesile olur.
Gelişmiş toplumlara baktığımızda bu üçüncü grubun çok güçlü olduğunu görürüz. Sistem, bireyin önünü kesmez; açar. Başarılı olan desteklenir, engellenmez. Bizde ise çoğu zaman bunun tam tersi yaşanır.
Başarılı olan sorgulanır. Üreten eleştirilir. Öne çıkan geri çekilmeye zorlanır. Bu yaklaşım değişmeden, gerçek bir sıçrama mümkün değildir.
Tatlı Bir Gerçek: Herkes Aynı Değil
Burada küçük ama önemli bir parantez açalım. Toplumdaki herkesin üretici olması gerekmez. Herkesin girişimci olması da mümkün değildir. Ama herkesin bir rolü vardır. Sorun, rolünü bilmeyen insanlardadır. Konuşması gereken yerde susanlar değil, Susması gereken yerde konuşanlar problem yaratır. Eleştiri yapacak olan, çözüm de önermelidir. Üretmeyen, en azından üreteni desteklemelidir. Destekleyemeyen ise köstek olmamayı öğrenmelidir. Aslında bu kadar basit.
Asıl Mesele: Zihniyet
Bütün bu tabloyu özetleyen tek kelime var: Zihniyet.
Eğer bir toplumda “kim haklı” tartışması, “ne doğru” tartışmasının önüne geçiyorsa…Eğer insanlar üretmek yerine görünür olmayı tercih ediyorsa…Eğer eleştiri, katkıdan daha değerli hale gelmişse… Orada ciddi bir zihniyet problemi vardır. Ve bu problem, sadece bireysel değil, sistemseldir. Eğitimden başlayarak, iş dünyasına, kamu yönetimine ve medyaya kadar uzanan bir zincirin sonucudur.
Olması Gereken
Peki çözüm ne? Öncelikle şunu net koymak gerekiyor:
- Eleştiri kültürü yeniden tanımlanmalı.
Eleştiri, yıkmak için değil geliştirmek için yapılmalı. - Üreten insanlar korunmalı ve desteklenmeli.
Hata yapan değil, hiçbir şey yapmayan sorgulanmalı. - Yol açan liderlik anlayışı güçlenmeli.
İnsanların önünü kesen değil, açan yöneticiler ön plana çıkmalı. - Toplumda rol bilinci oluşturulmalı.
Herkesin aynı şeyi yapmasına gerek yok ama herkes doğru yerde durmalı. - Başarı kıskanılmak yerine çoğaltılmalı.
Birinin başarması, diğerleri için tehdit değil fırsat olarak görülmeli.
Son Söz
Toplumlar, en çok konuşanların değil, en çok değer üretenlerin omuzlarında yükselir. Ama o omuzların güçlenmesi için sadece üretmek yetmez; destek görmek gerekir. Ve en az onun kadar önemli olan bir şey daha vardır: Gereksiz gürültünün azalması. Çünkü bazen en büyük ilerleme, yeni bir şey yapmak değil; yanlış şeyi bırakmaktır.
Konuşmayı değil, yapmayı; yargılamayı değil, anlamayı; köstek olmayı değil, yol açmayı seçtiğimiz gün…
İşte o gün, gerçekten gelişmeye başlayacağız.
YENİ PARTİ GENİŞLEYEBİLECEK Mİ?TARIK ÇELENK
BÜYÜYEN RAKAMLAR, KÜÇÜLEN EKMEKLERAHMET DİKİCİ
YAKILACAK KİTAP VE İSKİLİPAHMET İLBARS
SEVGİ YAŞAM DEMEKTİRMELTEM YUVARLAK
BAŞARIYA KOŞANLAR: NURAY YILMAZ KAYANALYA ŞAHİN
TÜKETİCİ DOLANDIRICILIK RİSKİNE KARŞI KORUNMALIAV İBRAHİM GÜLLÜ
BETONDAN MEDENİYET OLMAZ: EKOLOJİK MEDENİYETİ KURMAKCEM ARÜV
ELMALI’DAN TUVA’YA, HARAPPA’DAN İDİL’EMUHARREM YELLİCE
ERKEN UYANDIMMERAL KILINÇ
ÇOCUKLARIMIZ İÇİN ARTIK YETERŞAFAK ÇELİK
DEĞER YARGISI VE DEĞER BİLİNCİHASAN EKİN KURUCUK
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-8NİZAMETTİN ŞEN
BETERİN BETERİNE ALIŞMAKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİZLER KÜÇÜLDÜKÇE, EKRAN BÜYÜYOROYA ÖZGÜR
DİJİTAL PİYASA YASASI MI, DİJİTAL KAPİTÜLASYON MU?TUGAY TOYDEMİR
BİZİM MESLEĞİN ADI NE?VEDAT GÜRHAN
GASTRO AFYON'DA ANADOLU SOFRASITALİP BAYRAM
ATEŞ BÖCEĞİ DEĞİLİM BENBİHTER GÖRDÜ
KULLUK AMA NASIL?ALİ İHSAN DİLMEN
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-4GAZANFER ERYÜKSEL
KANGREN/VEYSEL ÇOLAKNİNA ŞAHİN
İDEOLOJİK EĞİTİMİN KURBANI OLDULAR!GÖZDE DOLAYMAN
OKULA DEĞİL, YENİ BİR HAYATA ALIŞMAKPINAR TEYİN
KADIN OLMAK VE GÖRÜNMEZ BARİKATLARI YIKMAKBAHAR AKSUNGUR
HATİCE ÖZ: "10 GÜN SONRA HEP BİRLİKTE TARİH YAZACAĞIZ"
HATİCE ÖZ: "BİZ GELECEĞİ VAAT EDİYORUZ"
BERKAY BAHAR'DAN ATSO İÇİN '365 GÜN' MESAJI
ÇOCUKLARDAN ASTRONOTLARA SORU YAĞMURU
REKTÖR ÖZKAN KADIN LİDERLER FORUMU'NA KATILDI
BERKAY BAHAR GAZİPAŞA’DA ESNAF VE ÜYELERLE BULUŞTU
BİR GECEDE FELÇ KALDI
'UZAY VE HAVACILIK BİRİKİMİMİZİ DÜNYAYLA PAYLAŞACAĞIZ'
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim







