Bugün 26 Ekim 2021 Salı
  • Antalya17 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    559,47
    %1.08
  • Dolar
    9,6000
    %0.79
  • Euro
    11,1400
    %0.54

Binali Efe / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Binali Efe / KONUK YAZAR

CHP’ye karşı husumet

07 Ekim 2021 Perşembe 03:15

Demokratik bir rejimde (hakaret edilmemiş şartı ile buna sert eleştiriler de dahil) her şey tartışılır, ancak husumet beslemek başka bir şeydir. Düşmanlık aklı kör eder... Bakınız, “CHP’ye oy vermeyenler” demiyorum, “CHP’ye husumet besleyenler” diyorum; keşke onlar CHP’yi yerden yere vurdukları yarısı kadar kendilerinin itibar eteklerini de bu kadar yüreklice eleştirebilseler. Eminim ülkede sorunlar %50 azalmış olurdu.

Şu sözümü Partiler üstü söylüyorum: Bakınız, zaten çok kitap okuyan bir toplum olmadığımız gibi bilgi edinmeyi de daha çok görsel veya işiterek edinen bir milletiz. Şimdi birde buna özgürce bilgi edinme yerine, daha çok ideolojik yakınlığa göre bile edinmeyi ekleyiniz...

İşte tüm bu verilerin sonucudur, ülkemizde birçok insanımız kendisine yakın olan yalan ve yanlış Medya haberlerini ertesi gün papağan gibi tekrar etmeyi, hatta avukatlığına soyunmaları ve yaptıklarını da büyük marifet sanmaları dahi halkımız tek taraflı medyanın esiri olduğunu gösterir.

Temel konularda Temel Bilgiler olmadan kimse haberleri veya aktörleri önceden belirlenip kurgulanmış tartışma programları izleyerek siyasi uzman kesilmesin. Yok öyle bir Dünya çünkü! Sizi bilmen, ama bana aynı yüzleri sürekli görmekten resmen gına geldi. :-)

Ülkemiz hakkında fazla bilgi sahibi olmayan bir yabancı ufak bir siyasi analiz yapsa, inanın büyük ihtimal CHP’yi iktidar, AKP’yi muhalefete sanır. Ki, işte geldik asıl sorunumuza...

Kusuruma bakmayın ama başka türlü ifade edemiyorum: Bizi millet olarak öyle bir hale getirildik sorumluluk makamı olan iktidar ile iktidara muhalefet edenleri çorba etmiş durumdayız.

İzah edeyim;

Bir millet iktidar ile muhalefete anayasal olarak sanki aynı yetkiye sahiplenmiş gibi davranması demek, o milletin içinde yaşadığı rejimin veya sistemin yurttaşlık haklarına ve sorumluluklarına tam olarak vakıf olmadığını göstermez mi?

Maalesef, özelikle son dönemlerde insanlarımız o kadar çok müspet algılama yetisinden uzaklaştırdılar ki, nerdeyse tek kriter ideoloji ve Pati mensubiyeti olunca nesnel düşünmeyi gözden kaçırır oldu, oysa o kadar net ki:

Bakan ve Bürokrat atamaları, Asayiş, İç İşleri, Dış İşleri, Ekonomi, Eğitim, İstihbarat vs. buna dahil anayasamız tüm bu sorumlulukların idari yetkisini kimin vermiştir? Muhalefete mi yoksa İktidara mı? Yani hükümet edene mi? Elbette SADECE iktidar olana. Ama gel gör ki İKTİDAR VE İKTİDAR YANLI VATANDAŞLAR MUHALEFETİ SORUMLU TUTMAKTADIRLAR. Enteresan ötesi ve gerçekten çok üzücü bir durum.

Elbette her yurttaş iktidarı da muhalefeti de eleştirebilir, ama sorumluluk makamı hükümet edenlerdir, muhalefet değil. Bizdeki asıl çarpıklık işin tam burasında!

Dünya tarihinde, Milli İrade’ ye dayalı demokratik bir hukuk devletinde ülke yönetiminden “muhalefetin sorumlu tutulduğu” görülmüş bir şey değil. Adama gülerler, artık silkelenip millet olarak kendimize gelme vaktidir...

Milli İrade hangi partiye itibar edip onu iktidara taşımış ise “başım gözüm üstüne”, ancak o halde de yetkiyi kime vermiş ise lütfen sorumlusu da o olduğunu bilmeli. Demokratik sitemler ancak böyle sağlıklı işler. Muhalefette yeki yok ki, eleştirelim elbette, ama sabaha kadar eleştirsek bile seçim vakti hariç hiçbir şeyin değişmeyeceğini de bilelim. Hele ki, bu kadar muhalefeti tınlamayan bir iktidar görevde iken.

Buna mukabil bir serzenişim var:

Ülke idaresinde yetki sahibi olmayan muhalefetin eleştirildiği kadar, keşke insanımız ülkeyi yönetmekte yetki sahibi olanlar da aynı özgüvenle, aynı cesaretle eleştirebilseler. Herhalde ülkemi en azından “nispeten” daha iyi durumda olmaz mıydı?

Beni takip edenler bilir. Ben siyaseti bile bilim düşeyinde ele alırım, ideolojik değil. İş bu halde ne “CHP mükemmeldir, eksikleri yok” demiyorum, bilakis, bana göre de çok eksikleri ve stratejik hataları hamle hataları yapıyor, ama “El insaf!” CHP ülke yönetmiyor!...

Artık ülkemizde “mürit” refleksi göstererek siyasi tercihler yapma faslı ebediyen kapanmalıdır, çünkü demokratik rejimler bunu kaldırmaz, çünkü bu rejimin müritlere değil seçmenlere ihtiyacı var, ancak seçmen refleksi ile sağlıklı işler çünkü, ağanın, Şıh’ın desturuna, keyfine bırakırsa millet, zarar görür, çünkü demokratik rejimler siyasilerle akıl üzerinden iletişim olur, his üzerinden ilişki ile değil, çünkü Milli İrade ile ölçülür

Bu yüzden, seçmen seçerken hem kendi aklına ve vicdanına hem de topluma karşı sorumludur, bir mürittin öyle bir derdi yok, çünkü işin tabiatı gereği bir mürittin ufku onun mürşidinin belirlediği sınırlar içinde sona erer.

Bir mürittin ancak mürşit bellediği kişinin rakiplerini eleştirmesi bu yüzdendir, oysa bir seçmen gerekli gördüğünde kendi eli ile seçtiği de dahil, eleştirebilecek erdeme sahiptir.

Hatta o kadarki, rakibi doğru yaptığında onu takdir edebilecek kadar erdeme de sahip olmalıdır.

Bu yazı toplam 436 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim