Bugün 27 Ocak 2026 Salı
  • Antalya11 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6941.19
    %1.38
  • Dolar
    43.3551
    %0.25
  • Euro
    51.2654
    %0.74

CEM ARÜV / KONUK YAZAR/ÇEVRENİN SESİ

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
CEM ARÜV / KONUK YAZAR/ÇEVRENİN SESİ

COP 31'İN ANTALYA'DA YAPILMASI: EXPO'NUN YENİDEN DOĞUŞU

27 Ocak 2026 Salı 10:40

Yıllardır atıl durumda kalan Antalya Expo Alanı, nihayet dünya ölçeğinde bir etkinlikle yeniden hayat buluyor. Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi COP 31’in Antalya’da düzenlenmesi, sadece bir diplomatik başarı değil, çevre ve ekonomi açısından da büyük bir fırsat.
“Doğru mekânda, doğru vizyonla buluşmak; bir şehri, bir ülkeyi dönüştürebilir.” - Cem Arüv

Bir Video, Bir Fikir ve Gerçekleşen Bir Çağrı

Bir süredir Antalya’nın geleceğine dair yaptığım değerlendirmelerde sıkça dile getirdiğim bir düşünce vardı:
“COP 31 Antalya Expo Merkezinde yapılmalıdır.”
Bu çağrının ardından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un Antalya’ya gelip Expo alanını yerinde incelemesi ve zirvenin burada düzenlenmesine karar verilmesi, sadece bir önerinin kabulü değil — Antalya’nın hak ettiği değerin fark edilmesidir.
Bu karar, yıllardır atıl durumda bulunan Expo alanının yeniden canlanmasını sağlayacak; şehre ekonomik, çevresel ve kültürel anlamda çok yönlü bir dinamizm kazandıracaktır. Bizimde yayınladığımız video ile bu sürece ufak bir katkımız oldu ise ne mutlu bize.

Expo: Sessiz Bir Dev Uyanıyor

2016 yılında büyük umutlarla açılan Antalya Expo Alanı, yıllar içinde ne yazık ki işlevini yitirmiş bir yatırım haline geldi. Milyarlarca liralık altyapı yatırımı, modern pavyonlar, geniş yeşil alanlar ve etkinlik merkezleri bir süre sonra sessizliğe büründü. Oysa bu alan, sadece geçmiş bir fuarın kalıntısı değil, dünyaya çevre mesajı verecek nitelikte bir platformdu. COP 31’in burada düzenlenmesiyle birlikte, Expo’nun sadece fiziksel olarak değil, ruhen de yeniden doğması mümkün olacak. Bu, Türkiye’nin “çevre diplomasisi” vizyonuna güç katarken, Antalya’ya da sürdürülebilir kalkınma ekseninde yeni bir yön verecek.

Antalya: Doğal Bir İklim Başkenti

Antalya, sahip olduğu coğrafi çeşitlilik, iklimsel zenginlik ve çevresel değerlerle COP 31 için zaten ideal bir ev sahibi konumunda. Deniz, dağ, orman ve tarım alanlarının iç içe geçtiği bu coğrafya, iklim değişikliğinin etkilerini de çıplak gözle görmeye imkân tanıyor. Kısacası Antalya, bir konferans salonundan daha fazlasını sunuyor: canlı bir laboratuvar. Burada yapılacak her oturum, her panel, hem yerel halkı bilinçlendirecek hem de dünyanın dikkatini Türkiye’nin çevre potansiyeline çekecektir. Ayrıca Expo’nun altyapısı, geniş alanı, ulaşım bağlantıları ve yeşil konseptiyle bu tür uluslararası bir zirveye ev sahipliği yapmaya son derece uygun.

Ekonomik Canlanmanın Kapısı

Böylesine büyük bir zirve sadece diplomatik bir etkinlik değil; aynı zamanda bölgesel bir ekonomik canlanma motorudur. COP 31 için Antalya’ya gelecek on binlerce katılımcı, sadece toplantı salonlarında vakit geçirmeyecek. Otellerde kalacak, restoranlarda yemek yiyecek, şehir merkezinde alışveriş yapacak, tarihi ve doğal alanları gezecek. Bu durum, özellikle şehir merkezindeki küçük esnaf, turizm işletmeleri ve yerel üreticiler için büyük bir ekonomik fırsat anlamına geliyor. Kısacası bu zirve, sadece çevre bilincini değil, yerel ekonomiyi de yeşillendirecek.

Ulaşım ve Konaklama: Planlı Bir Süreç Şart

Antalya’nın güçlü bir turizm altyapısı var; ama böylesine geniş katılımlı bir zirve, olağanüstü bir planlama gerektiriyor. Expo alanına ulaşımın kesintisiz sağlanması, toplu taşıma hatlarının güçlendirilmesi, raylı sistemin etkinleştirilmesi bu süreçte öncelikli konular arasında. Ayrıca konaklama planlaması sadece Belek veya Lara hattındaki büyük otellerle sınırlı kalmamalı. Kent merkezindeki oteller, pansiyonlar ve hatta kırsal bölgelerdeki eko-turizm tesisleri de bu organizasyona entegre edilirse, gelir adil şekilde dağılabilir. Bu aynı zamanda Antalya’nın uzun süredir yaşadığı merkez-kıyı dengesizliğini de azaltır. Yani, COP 31 sadece bir etkinlik değil, şehir planlaması açısından da bir yeniden denge fırsatıdır.

Yeme-İçme ve Yerel Kültür Tanıtımı

Zirveye katılacak binlerce yabancı misafir için Antalya mutfağı ayrı bir deneyim olacaktır. Yerel lezzetlerin tanıtımı, sürdürülebilir gıda temasıyla birleştirilirse, gastronomi turizmine de katkı sağlanabilir. Bu bağlamda özellikle yerel üreticilerden tedarik, atık azaltımı, su tasarruflu mutfak uygulamaları gibi unsurlar COP ruhuna uygun bir örnek teşkil edecektir. Ayrıca yerel kültürün — el sanatlarının, müziğin, halk danslarının — etkinlik boyunca tanıtılması, Antalya’nın yalnızca turizm değil kültürel zenginlik başkenti olarak da anılmasını sağlayabilir.

Altyapı ve Sürdürülebilirlik: Kalıcı Yatırımlar

COP 31 hazırlıkları kapsamında yapılacak her yatırım, sadece birkaç günlük zirveye değil; Antalya’nın uzun vadeli çevre politikalarına hizmet etmelidir.
Ulaşım ağlarının güçlendirilmesi, Atık yönetim sistemlerinin iyileştirilmesi, Yenilenebilir enerji kullanımı, Su tasarrufu sistemleri, Expo alanının kalıcı “Yeşil Merkez”e dönüştürülmesi...
Bu adımlar, Antalya’nın gelecekteki sürdürülebilir şehir kimliğini inşa edecektir.
Zirve bittiğinde geriye sadece anılar değil, yaşayan bir çevre mirası kalmalıdır.

Uluslararası İmaj ve Diplomasi Gücü

Türkiye’nin COP 31’e ev sahipliği yapması, çevre ve iklim politikaları açısından önemli bir mesaj niteliğinde. Bu, ülkemizin çevre diplomasisinde aktif bir rol üstlenmeye hazır olduğunun göstergesi. Ayrıca Antalya gibi bir şehirde yapılması, Türkiye’nin “sadece konuşan değil, uygulayan ülke” olduğunu gösterecek güçlü bir semboldür. Dünya liderlerinin, bilim insanlarının, çevre aktivistlerinin Antalya’da buluşması, hem bölgenin hem de ülkenin tanıtımına büyük katkı sağlayacaktır.

Expo’nun Kalıcı Misyonu

Expo alanının yeniden değerlendirilmesi, Antalya’ya uzun vadeli bir kazanım sağlayacaktır. Bu alan, COP sonrasında da çevre odaklı konferansların, eğitimlerin, gençlik projelerinin yapıldığı bir merkez haline getirilmelidir. Yani Expo, sadece bir zirveyle değil, sürekli üreten bir çevre kampüsü kimliğiyle yaşamaya devam etmelidir.
Antalya’da yapılacak COP 31, sadece bir etkinlik değil; bir uyanıştır. Yıllardır unutulan bir alanın yeniden canlanması, şehrin potansiyelinin fark edilmesi ve çevre bilincinin toplumun merkezine taşınması açısından tarihi bir fırsattır. Expo artık sessiz bir alan değil, dünyanın dikkatini çekecek bir çevre sahnesi haline geliyor.
Bu başarı, Antalya’nın vizyonudur.  Ve bu vizyonun mimarları, çevreye gönül veren herkes olacaktır.

Bu yazı toplam 149 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim