- IMKB
% - Altın
5942.127
%0.41 - Dolar
42.7203
%0.07 - Euro
50.1295
%-0.14
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 15:28 - KONYAALTI’NDA BOZUK GIDA DENETİMİ
- 15:13 - OSMANİYE’DE ÇÖP KAMYONUYLA OTOMOBİL ÇARPIŞTI: 1 YARALI
- 14:53 - ANTALYA’DA 5 YILDIZLI OTELDEKİ YANGIN KORKUTTU
- 14:53 - ANTALYA TİCARET İL MÜDÜRLÜĞÜ EKİPLERİNDEN KUYUMCU VE EMLAKÇILARA DENETİM
- 14:48 - ÇAMURLU AYAKKABISINI ÇIKARIP MARKETTE ALIŞVERİŞ YAPMIŞTI: "YİNE OLSA YİNE YAPARIM"
- 14:38 - BAKAN YARDIMCISI AĞAR: "ADANA’DA BU YILIN İLK 11 AYINDA İHRACAT TUTARI YAKLAŞIK 4 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE ULAŞTI"
- 14:13 - ANTALYA’DA 9 KURŞUNLU KADIN CİNAYETİNDE İYİ HAL İNDİRİMİ ANNEYİ GÖZYAŞLARINA BOĞDU
- 13:58 - MİNİKLER TOGG’LA TANIŞTI, YERLİ ÜRETİMİ ÖĞRENDİ
- 13:48 - ENGELLİ ÇOCUKLARI İÇİN EV HAYALİ KURAN BABAYA MÜTEAHHİT DARBESİ İDDİASI
- 13:33 - YÜREĞİR BELEDİYESİ KREŞLERİNDE YERLİ MALI HAFTASI KUTLANDI
- 13:33 - 10 YILLIK BÖBREK HASTASI, 1 YILDIR BEKLEDİĞİ NAKİLLE ADETA YENİDEN DOĞDU
- 13:18 - KEPEZ’İN MİR MEHMET SELİM UNAT TAZİYE VE SEMT EVİ AÇILIYOR
- 12:58 - MIP, TÜRKİYE’NİN AKILLI LİMAN DÖNÜŞÜMÜNE ÖNCÜLÜK EDİYOR
- 12:48 - ANTAKYA BELEDİYESİ’NİN YENİ HİZMET BİNASI YÜKSELİYOR
- 12:48 - İSKENDERUN KENT MERKEZİ REZERV ALANLARLA YENİDEN İNŞA EDİLDİ
ŞÜKRAN KAYA / KONUK YAZAR


DEDEMİN BİR ÇİFT AYAKKABISI
Eskiden hayat çok zordu… ya da çok kolaydı… ya da biz hangisini duymak istiyorsak o. Çünkü önceki nesil, sanki hayatı yönetirken gizli bir tasarruf bakanlığına bağlıymış gibi yaşardı. Bir çift ayakkabı alır, onu da ömür törpüsü gibi yıllarca giyerdi. Ayakkabı eskirse ayakkabıcıya giderdi; bugünün gençleri ise ayakkabılar eskiyince… fotoğrafını Instagram’a koyup “yine alışveriş zamanı” diye story atıyor.
Dedelerimiz maaşlarını üç bölüme ayırırdı: ev, çocuk, kenara bir kuruş. Bugünün gençleri maaşlarını üç bölüme ayırıyor: kafe, kafe, kafe.
Eskiler özel günlerde restorana giderdi. Bayram olur, yıldönümü olur, torun mezun olur… İşte o zaman bir masa kurulur, bütün aile heyecanlanırdı. Şimdi özel gün diye bir şey yok, çünkü gençler için her gün “özel bir şey söyleyeyim mi?” günü. Kahvecide latte içmek bile bir seremoni, restoran zaten evin devamı: Ocak yok ama restoran var, tencere yok ama paket servis var.
Tatile gelince… Önceki nesil üç yılda bir tatile çıkardı. O tatil de “Çamyuva’ya mı gitsek, Kemer’de mi kalsak?” tartışmasıyla başlar, sonra bir haftalık tatilde elli kez “acaba çok para mı harcadık?” sorusuyla devam ederdi. Bugünün gençleri ise henüz kredi kartının son ekstremine bile göz atmadan “Roma’ya mı uçsak, yoksa Bali çok mu turist dolu?” diye plan yapıyor. Kural belli: Para yoksa da varmış gibi davran, ruhun zengin olsun.
Marka meselesi ise ayrı bir komedi. Önceki nesil markayı sadece mandalina kasasının üzerinde bilirdi. “İyi olsun da marka olmasın” derlerdi. Çünkü önemli olan işlevdi. Bugün genç birinin cebindeki cüzdan, içindeki paradan daha değerli olabiliyor. Çünkü markalı. Cüzdan boş olabilir ama şık duruyor, önemli olan da bu!
Elbette gençler haksız değil… Ekonomik şartlar, yaşam tarzı, iş hayatının ritmi derken yatırım yapmak bir hayalin “kanıtlanmamış efsanesi” gibi. Onlar da mevcut anda mutlu olmaya çalışıyor. Bir nevi “Bugün varım, yarını bankalar düşünsün” felsefesi.
Ama kabul edelim: İki kuşağın da kendince haklı olduğu yerler var.
Önceki nesil geleceği garanti altına almayı bildi; bugün çocukları, gençleri, torunları o yatırımların meyvesini yiyor.
Bugünün gençleri ise hayatı yaşamayı biliyor; çünkü geleceğin ne getireceği zaten meçhul, dolayısıyla “bugünü güzel geçirmek” en makul yatırım olarak görülüyor.
Sonuç mu?
Dedemizin bir çift ayakkabısı vardı ama geleceği sağlamdı. Bugünün genci 12 çift spor ayakkabıya sahip ama geleceği belirsiz.
Yine de her kuşak kendi zamanının çocuğu…
Kim bilir, belki 30 yıl sonra bugünün gençleri de çocuklarına şöyle diyecek:
“Biz zamanında o kadar tutumluyduk ki, sadece 30 ülkede tatil yapardık. Sizinki gibi değil, her ay yurt dışı gezisi mi olurmuş?!”
İroni bu ya… Şimdiden yazıyorum: Onlar da gülüp geçecek.
HALK DİLİ TÜRK DİLİNURİ SEZEN
CAMİANIN UMUDU TÜKENMİŞVEDAT GÜRHAN
CAN YAKAN KEŞKELERMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
ÇÖZÜMÜN ALTIN ANAHTARI;DEMOKRATİK İKLİMALİ İHSAN DİLMEN
ÇOCUK YURDUN TEMELİDİR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
YÜREĞİN ALANINI HESAPLAYAMASAM DABAHAR UYSAL HAMALOĞLU
KAPATIN DÜKKANI GİTSİN KARDEŞİM!GÜRSEL KAYA
FUTBOL SADECE BİREYSEL KALİTE İSİMLERLE OYNANAN BİR OYUN DEĞİLSÜLEYMAN EKİN
UZAYAN GECELER VE SONBAHARGAZANFER ERYÜKSEL
AKADEMİK BAŞARISIZLIK VE ÖRTME YÖNTEMLERİPROF DR RAMAZAN DEMİR
KOMANDOŞENER METE
BİR ŞİİR TAHLİLİ / VAKTİN DEM DÜŞLERİMUHARREM YELLİCE
ORMAN YANGINLARI ÜZERİNE-3AHMET GEDİKAĞAOĞLU
SAÇI GELENEĞİ VE KANSIZ KURBANHALİL ERDEM
AİDAT GÖÇÜAV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYA TRAFİĞİ: KONTROLDEN ÇIKAN KRİZİN AYAK SESLERİERDOĞAN KAHYA
SINIFTA ÖĞRETİLEN, HAYATTA KONUŞULAMAYAN YABANCI DİLŞÜKRAN KAYA
URUMMİ'DEN RUM'A (ANADOLU)-5ALİ YILDIZ
ÇOCUKLARIMIZ KİMLERE EMANET?DİLEK DEMİRKAN
SOL’UN ÜÇ LANETLİSİEŞREF URAL
ALTIN DEĞERİNDE ASGARİ ÜCRETRAZİYE GÖK AKTAŞ
AGC VE ÇAVUŞOĞLUKAHRAMAN KÖKTÜRK
DOKTOR BAHRİ ÖZDEMİR'İN ARDINDANMESUT GÜRKAN
HUKUK DÜZENİNDE GELDİĞİMİZ NOKTAPROF DR SAMİ SELÇUK
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim













