- IMKB
% - Altın
6877.95
%0.52 - Dolar
45.326
%0.23 - Euro
53.1848
%-0.02
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 00:43 - KÜBRA’YI HAYATTAN KOPARANLAR, SOSYAL MEDYA HESABINA GİRİP YAŞIYOR SÜSÜ VERMİŞ
- 00:43 - KAHRAMANMARAŞ’TA KAYIP VATANDAŞIN CANSIZ BEDENİ BULUNDU
- 23:20 - BAKAN GÜRLEK: "GÖKHAN BÖCEK ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANDI"
- 22:38 - İSKELE DÜŞTÜ İŞÇİLER HALATTA ASILI KALDI
- 22:38 - BAŞKAN BOLTAÇ: "DENETİMLERİMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ"
- 22:28 - BERBERDE TIRAŞ OLAN ŞAHSA SATIRLA SALDIRMIŞTI, O ANLARIN GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKTI
- 22:18 - TARSUS’TA 6 BİN 167 SAĞLIKSIZ ÜRÜNE EL KONULDU
- 22:08 - DEPREMDE ZARAR GÖREN KAHRAMANMARAŞ ULU CAMİİ İBADETE AÇILDI, ANTAKYA ULU CAMİİ DE VATANDAŞLA BULUŞACAĞI GÜNÜ BEKLİYOR
- 22:03 - ATLARA İŞKENCE KAMERADA
- 22:02 - ANTALYA RİSK ZİRVESİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 21:48 - KÜBRA YAPICI’NIN KATİL ZANLILARI TUTUKLANDI
- 20:52 - KÜBRA'NIN CESET PARÇALARI BARAJDA BULUNDU
- 20:37 - ŞABAN TAT: "ŞEBEKE VE TESİSAT KAYNAKLI YANGIN RİSKİ BÜYÜYOR"
- 20:13 - KADIN KARAVANCILAR KOROSU HOLLANDA YOLCUSU
- 19:38 - TIRLA ÇARPIŞAN SEPETLİ MOTOSİKLETİN SÜRÜCÜSÜ HAYATINI KAYBETTİ
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


DEĞİŞEN DEVLET ve CHP
Lisanımızda iki kavram vardır ki, söylem olarak pozitif çağrışım yapmakla birlikte, içerik olarak son derece kaypak ve esnektir. Bunlardan birisi “çağdaşlık”, diğeri de “değişim” kavramlarıdır. Ne demek çağdaş? Aynı zaman diliminde yaşayan ve o zaman diliminin emrettiği “şeyleri” benimseyen insan topluluklarına yahut bireylere, “çağdaş toplumlar” ya da “çağdaş birey” diyoruz. Ve fakat bu tanıma göre büyük filozofların, büyün fikir adamlarının pek çoğu “çağ dışı” ve dolayısıyla “gerici” oluyorlar, çünkü bu büyük adamların neredeyse hepsi yaşadıkları çağdan, yaşadıkları çağın realitesinden hazzetmiyorlar, nefret ediyorlar ve hatta tiksiniyorlar. Örneğin Balzac ve Sthendal. Cumhuriyetçi değil kralcı idiler ve bu tanıma göre kesinlikle gericidirler!. Örneğin Dostoyevski, yaşadığı çağdan nefret ediyordu ve hiç kuşkusuz gericidir!
“Değişim” kavramı da sıkıntılıdır. Zannedilir ki dönüşerek ortaya çıkan her “yeni şey” bir gelişim emaresidir ve insanlık için ileri bir aşamadır. Nitekim diyalektik yasalarına göre insanlık tarihi, sürekli değişerek gelişim göstermiş bir yolculuktur ve her değişim ileri bir aşamaya işaret eder. Peki ama, eğer böyle ise, yaşadığımız bu çağa niçin “yeni orta çağ”, ya da “neo feodalizm” gibi isimler takılıyor, benzetmeler yapılıyor? Mesela içinde yaşadığımız 21. yüzyıl, 19. yüzyıla göre daha mı “ileri” bir aşamadır? Örneğin 1800’lerin dünyasında, bu gün Gazze’de yaşanan soykırıma izin verilir miydi?
Her neyse, geçelim bunları ve asıl konumuza gelelim.
Daha önceki yazılarımda da defaatle dile getirdim; 1923 yılında kurulan Cumhuriyet, 1970’lerden başlayarak ve çeşitli merhalelerden geçerek, bu gün itibariyle rahatlıkla söyleyebilirim ki, artık başka bir rejimdir! Kavramın bizzat kendisini kullanarak tekrarlayalım; 1923’te devletin yeni sistemi olarak ilan edilen cumhuriyet rejimi değişmiş, dönüşmüş ve bizzat devlet kararıyla ve milletin de çoğunluğunun rızası ile başka bir aşamaya geçmiştir, nokta. Ve görünen odur ki, bütün siyasi ve bürokratik kurumlar “yeni devletin” ideolojik yol haritasına göre ya değişip dönüşerek yeni rejime adapte olacaklar, ya oyunun dışına atılacaklar, ya da parçalanıp küçülecekler ve süreç içerisinde yok olup gideceklerdir.
Yukarıda yazdıklarımın son derece acımasız, can sıkıcı ve rahatsız edici olduğunun farkındayım. Çünkü toplumun muhalif kesimleri zannediyorlar ki bu yaşanan siyasi tablo sadece Erdoğan dönemi ile sınırlı bir geçici sarsıntıdır. Sanıyorlar ki ilk seçimde Erdoğan, yani Cumhur İttifakı, seçim sandığına gömülecek ve Türkiye kaldığı yerden yoluna devam edecek. Evet, elbette Erdoğan devri de sona erecek, Cumhur İttifakı da tarihe karışacak, bu kesin. Ama yeni rejim, yeni devlet, yukarıda özetlediğim sistem üzere yoluna devam edecek. Önümüzdeki çok uzun yıllar boyunca devletin toplum tarafından şekillendirildiği ve yönetildiği değil; bürokratik mekanizmanın devleti, toplumu ve ülkeyi çekip çevirdiği bir rejimde yaşayacağız.
Peki 1923 Cumhuriyeti’ni kurmuş olmakla övünen CHP bu yeni rejimde ne yapacak, nasıl bir tavır alacak, nasıl bir tutum takınacaktır? Bu sorular, CHP’nin bizzat kendisi başta olmak üzere, hemen herkesin merak ettiği bir konudur esasen. Aslında CHP’nin son zamanlarda yaşadığı kaotik süreç, rejimin yeni bir aşamaya geçmiş olmasından kaynaklanıyor. Yani devlet yeni bir rejim üzere yapılanmaya karar vermiş, ama devleti kuran parti bu süreçte nerede duracağına, nasıl bir tutum alacağına karar veremiyor. Bazen yeni sürece adapte olmaya çalışıyor ama yapamıyor, bazen itiraz etmeye çalışıyor ama bunu da beceremiyor. Bu bağlamda CHP hakikaten çok zor durumda. Hangi yöne gitmek istese devamını getiremiyor. Ne eski devlet-cumhuriyet sisteminde ısrar edebiliyor, ne yeni devlet-cumhuriyet sistemine adapte olabiliyor. Ve bundan ötürü de, bir yerden bir yere savrulup duruyor. Mevcut iktidarın ekonomi politikalarında yaptığı büyük hatalar CHP’nin yelkenlerini şişiriyor evet, ama devletin yeni stratejisi karşısında parti yine de yön bulmakta zorlanıyor.
Eski rejimin mimarı olarak CHP tarihî bir kavşakta duruyor, önünde iki yol var; ya 1923 Cumhuriyetinin ilkelerine sıkı sıkıya sarılmak ve kurulan yeni rejimin sakıncalarını topluma etkili bir dille anlatmak, ya da yeni rejime adapte olarak tarihin akışı yönünde gemisini yüzdürmek.
CHP zaman kaybetmeden kararını netleştirmek zorunda. Çünkü gerçekten hiç vakit kalmadı, süre bitti, yol tükendi.
ANNE OLMAK, ANNE KALMAKGÖZDE SARI
HAYATIN FIRTINALARINDA AYAKTA KALMA SANATIAHMET İLBARS
KUMLUCA TURİZMİ YÖRÜK ŞENLİKLERİNE SIĞMAZMUHARREM YELLİCE
BİR ANLAMI VARMIŞSÜLEYMAN EKİN
OĞUZHAN ÖZENCİ, ŞAKA MI BU?YAVUZ ALİ SAKARYA
BAŞKA TÜRKİYE YOK!..VEDAT GÜRHAN
İKLİM KRİZİ KAPIDA DEĞİL; İÇERİDE...CEM ARÜV
M. YELLİCE'NİN YAZISINA İSTİNADENM. ALİ ÖZDOĞAN
İÇİNŞENER METE
KONTRBASLA SAHNEDE DOLU DOLU 34 YILBİHTER GÖRDÜ
KADİM DİNLER VE BİLGELİKLER KİTABI ÜZERİNEALİ İHSAN DİLMEN
YİNE DE KENDİNE GİT/ŞERİF KUTLUDAĞNİNA ŞAHİN
SANAT DOLU BİR RÖPORTAJGAZANFER ERYÜKSEL
GERÇEK ALİM İLE SAHTE AYDIN ARASINDAKİ UÇURUMMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
68 DEĞİL, YETMİŞSEKİZLİLERTARIK ÇELENK
TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ BİR MARKET KURULUŞU MUDUR?HASAN YAKUP CANGÜVEN
MASLOW PİRAMİDİ'NİN BASAMAKLARINDABAHAR UYSAL HAMALOĞLU
CUMHURİYET VE DEVRİMCİLİKNURİ SEZEN
DUAYEN GAZETECİ MUSTAFA UYSAL'I KAYBETTİKYUNUS YAŞAR
ANTALYASPOR ALTYAPI BAŞARILIKAHRAMAN KÖKTÜRK
DİJİTAL GÜÇ: KADINLARIN SOSYAL MEDYADA YÜKSELEN SESİGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
LİYAKATMEHMET ZORLU
RUZ-I HIZIR GÜNÜ: KUANTUMDAN GÜL DALINA DİLEK YOLCULUĞUIŞIK YARGIN
ANTALYA NEDEN 'BURASI RADYO ŞARAMPOL’ Ü ISKALIYOR?NİZAMETTİN ŞEN
KADIN KARAVANCILAR KOROSU HOLLANDA YOLCUSU
KEPEZ'DE OTODRAG ŞAMPİYONASI HEYECANI
YARIŞLI GÖLÜ'NDE FLAMİNGOLAR HAYRAN BIRAKTI
‘ANNA KARENİNA’ DÜNYA PRÖMİYERİ İLE SAHNEDE!
ANTALYA, TİYATRO FESTİVALİNE HAZIR
ÖZBEK: "AVRUPA İLE ENTEGRASYON, GELECEĞİN STRATEJİK KALDIRACI"
YÖRÜK TÜRKMEN TOYU, 8-10 MAYIS'TA
EDEBİYAT DOSTLARI TOPLUMCU GERÇEKÇİLİĞİ TARTIŞTI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





