Bugün Ramazan Ayı ile birlikte zamlanan ürünlerden söz etmek istiyorum. Gerçekten artık fiyat artışı yaşanmayan bir ürün yok.
Çok değil; 2 ay öncesinde tavuğun kilogram fiyatı 8 liradan satılırken, son gelen zamlarla birlikte kilosu 13-14 liraya çıkmış durumda.
Gerçekten inanılır gibi değil.
Zaten kırmızı etten söz etmiyorum bile!
Çünkü bir kilogram et 60 – 65 liraya dayanmış durumda.
Mutfak giderleri sürekli artıyor. Bir mutfak düşünün; her şey ihtiyaç. Ama maalesef zam gelmeyen ürün yok!
Geçtiğimiz günlerde markete gittiğimde tavuk ciğerinin kilogram fiyatının 12 liraya çıktığını görünce gözlerime inanamadım. Tavuk etindeki sakatat diye tabir ettiğimiz ciğer, taşlık gibi ürünlere gelen ‘’anormal’’ zam doğrusunu isterseniz Ramazan Ayında olduğumuz bugünlerde şok etti beni…
Yani; yüzde yüz zamlanmış durumda.
Dar gelirlinin temel tüketim maddesi olan ekmeğin de yakın bir zamanda 1,5 liraya çıktığını düşündüğümde; asgari ücretle çalışan bir ailenin durumu gerçekten çok zor.
Sadece gıda ürünlerinde değil; temizlik ürünlerinde, giyecek ürünlerinde, kırtasiye ürünlerinde; kısacası tüm ürünlerde ciddi bir artış yaşanıyor.
Her gelen zam; yaşam kalitemizi sıkıntıya sokuyor.
Ve pek çok üründe dışa bağımlı bir ülke durumuna geldiğimiz için artan Dolar ve Euro ile birlikte hayat iyice pahalandı.
Bir ailede karı – kocanın çalışması da yetmiyor artık.
Evet… Ramazan Ayı ile birlikte özellikle gıda sektöründe birçok ürünün arttığına da tanıklık ediyorum. Semt pazarlarında bu artışa daha sık rastlamak mümkün…
Ciddi anlamda satın alma gücü tükendi…
Maalesef İstanbul seçimlerine odaklandığımız bugünlerde ekonomik sıkıntıları aşacak kararlara ve uygulamalara acilen gereksinim var…
Bu yazı toplam 720 defa okunmuştur.