İnsan ömrü ne kadar da tesadüflere bağlı. Bu tesadüfler de pamuk ipliğinin ucunda sallanır durur hep. Ne zaman doğdun ne yaşadın ve ne kadar zaman sonra gittin? Yaşadığın süre içerisinde ne biriktirdin, geride ne bıraktın ve hangisini götürebildin gittiğin yere?
Ne garip değil mi; elinde olmadan dünyaya geliyorsun. Yine iraden dışında pekçok kimlik yapıştırılıyor üstüne. Kendi ismini, dilini, dinini, milliyetini, ülkeni seçemeden bir boşluğa bırakılıveriyorsun. Çaresiz; her şeye ve herkese muhtaç. Kendi halinde hiçbir şeye muktedir değilsin. Yaşaman için önüne konan zaman dilimine ömür diyorlar ve ömürlü olsun temennilerinde bulunuyorlar senin için..
Nedir bu ömür denilen şey? Ne kadardır? Bilinmez, bilemezsin! Bildiğin, tesadüflerle dolu bu zaman zarfında sana verilen rolleri nasıl oynadığın.. İyi kötü, güzel çirkin, başarılı başarısız.. Çoğu zaman onu da bilemezsin. Ancak sizin her anınızı belirleyen tüm bu tesadüflerin içinde yapabileceğiniz ya da yaşayabileceğiniz ne varsa yapmalı ve yaşamalısınız. Elbette yalnızca kendi adınıza değil. En yakınınızdakilerden en uzaktakilere kadar tüm canlılar adına yapabileceğiniz nasıl bir katkı varsa, yapmalısınız. Eğer arkanızda bir şeyler bırakıp, kısa ömür sonrasında uzunca yaşamak ve gideceğiniz yere bir şeyler götürmek istiyorsanız..
Güzel ve dolu dolu yaşanmış ya da yaşatılmış bir hayatın ardından bırakılan güzel bir isim, en güzel hediyemiz olacaktır, geleceğe ve geçmişe dâir..
Şimdilik hayatı altmış altıya bağladık! Bakalım bundan sonra ne gibi tesadüflerle karşılaşacağız. Hayatı ne kadar kurgularsak kurgulayalım, o hep yeni tesadüflerle bizi şaşırtmaya devam edecek.. Ne zamana kadar; işte onu biz bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey, sanal bir âlemde her an kaybolabilecek birer gölge olduğumuz.. Evet her şey, her an kaybolabilecek bir gölgeden ibaret aslında..
Küçükken altmış altıdan tavşan yapardık. Bakalım ömrümüzün hangi noktasında hayat bize yeni bir tavşan çıkaracak, vesselam…
Bu yazı toplam 526 defa okunmuştur.