Bugün 29 Eylül 2026 Salı
- IMKB
% - Altın
6493.95
%0.23 - Dolar
48.9987
%0.05 - Euro
55.7339
%-0.07
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 21:13 - MERSİN’DE KAHVEHANEYE SİLAHLI SALDIRI: 1 ÖLÜ, 4 YARALI
- 20:13 - ANTALYA SERBEST BÖLGESİ'NİN TİCARET HACMİ 845 MİLYON DOLARA ULAŞTI
- 19:50 - BÜYÜKŞEHİR, İSTANBUL'DAN 12 MADALYA İLE DÖNDÜ
- 19:24 - 3 SANIĞA HAPİS CEZASI
- 18:48 - BURDUR’DA PLAKASIZ ŞÜPHELİ MOTOSİKLETİN ŞASE VE MOTOR NUMARASI KAZINMIŞ ÇIKTI
- 18:38 - ANTALYA’DA 6 BİN 540 SENTETİK HAP ELE GEÇİRİLDİ
- 18:38 - ANTALYA’DA BALKONDA ÇIKAN YANGIN KORKUTTU
- 18:18 - AKSU BELEDİYESİ SAĞLIK TARAMALARINA DEVAM EDİYOR
- 17:28 - KAZADA ÖLEN 7 KİŞİYE DUYGU DOLU VEDA
- 17:23 - HASTALIĞA YENİK DÜŞEN 24 YAŞINDAKİ UZMAN ÇAVUŞ TÖRENLE SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
- 17:18 - MERSİNLİ SPORCU TÜRKİYE ŞAMPİYONU OLDU
- 17:08 - MERSİNLİ LİSE ÖĞRENCİLERİNİN PROJESİ 562 TAKIM ARASINDAN BİRİNCİ OLDU
- 16:48 - BURDUR’DA TRAKTÖR DEVRİLDİ, SÜRÜCÜSÜ YARALANDI
- 16:18 - JANDARMA ÇALINAN 13 HAYVANIN İZİNİ SÜRDÜ: 3 BÜYÜKBAŞ SAHİBİNE TESLİM EDİLDİ
- 16:13 - BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN: "İTFAİYEMİZ HAYATIN BİRÇOK ALANINDA VATANDAŞIMIZIN YANINDA"
ALİ YILDIZ / KONUK YAZAR


MUHARREM YELLİCE’YE SON CEVABIM
11 Kasım 2025 Salı 14:32
Muharrem Hoca yazdıklarını unutuyor. Israrla benim yazmadığım satırları öne çıkarıp polemik üretmeye çalışıyor. Oysa biz uzun çağlar süren tarihimizdeki bir gerçekliği analiz etmeye çalıştık. Yanlışı doğrusu eksiği fazlası elbette olacaktır ama yazmadıklarımız üzerinden eleştirilmek de yakışmıyor.
“Selçuklular yeni şehirler kurup imaret ve vakıflarla sosyal-kurumsal düzeni öncelikle inşa etti;”
Güya ben böyle yazmışım.
Oysa yazdığım satırlar belli şöyle:
“Türkler önce burada yaşayanları insan olarak görüp ona göre işler yaptılar. Din ve dillerine karışmadılar. Yollar ve köprüler kurarak ulaşımını, Su yolları yapıp halkın su ihtiyaçlarını, hamamlar yapıp temizliğini, hastane ve bimarhaneler yaparak yardımlaşma ve sağlığını, Bedestenler, esnaf ve sanatkarı korumayı, pazarlar panayırlar kurarak üretim ve güncel ihtiyaçlarını, kervansaraylar kurararak ülkeler arası ticari faaliyetlerini, karakollar kurararak güvenliklerini, okullar ve medreseler açarak aydınlanma ve bilgi sahibi olmalarını, yeni şehirler kurarak sosyal ve kurumsal yapılanmalarını, imaret ve vakıflar kurararak imar ve konfor ihtiyaçlarını öne çıkardıklarını ortaya koydular.”
Hepsi bu.
Muharrem Hoca bir de sanki biz bir toprağı alırken kılıcın hakkını inkâr etmişiz gibi ikide bir algı oluşturmaya çalışıp yukarıda saydığımız hizmet ve kurumların kılıçtan önce yapıldığını iddia ettiğimiz zannını uyandıracak ifadelerde bulundu. Oysa ve bilhassa SAVAŞÇILIKLARININ YANINDA başka şeyler de yaptılar diyerek savaşçılığı birinci sıraya koyduğumuzu belli etmişiz.
Daha ne demeliydik bilmiyorum.
Bir toprağı kılıçla alırsınız ama kılıçla yurt tutamazsınız dedik. Bunun için başka şeyler de yapmak lazımdı. Yaptılar. Efendim bu başka şeyler fetihten sonra gelirmiş. Elbette bütün tarih bunu böyle yazar. Roma Anadolu’daki Yol ağını bir günde mi yaptı? Şehirleri bir günde mi kurdu koca anfi tiyatrolar birkaç ayın eseri mi?
Haa, şunu da unutmayalım:
1- Çin Türkleri birçok kere yendi kurduğumuz devletleri yıktı ama Türkistan toprağını vatan yapamadı. Eğer kılıcın gücü yurt yapmaya yetseydi Türk yurtları Çin Yurdu olurdu.
2- Araplar ve İranlılar Türkistan’a gelip kılıçla bizi birkaç defa yendiler. Çok insan da katlettiler ama Türkistanı Arap yurdu yapamadılar. Çünkü bir toprağı vatan yapmanın şartları vardı. Halkı yaşat ki devlet yaşasın. Bunu yapmak yerine kılıçla katliam yaptılar.
3- Bizim de sadece kılıçla girip vatan yapamadığımız yerler yok mu? Doğu Avrupa içimizde yaradır.
Öyleyse konu hamasete getirilip kaynamasın Kılıcın hakkı kılıca Kurumun hakkı kuruma..
Hocanın okuduklarını unutarak imaretin Osmanlılarda başlaması hatırlatmasını da hayretle karşıladım. Artık inandım hoca yaşlandıkça unutuyor:
Şunu yazmış:
“ İmaret kavramı Selçukluda dağınık örneklerle bulunsa da “herkese açık sosyal mutfak” ve düzenli yardım modeliyle şebeke hâlinde işletilmesi esasen Osmanlı’nın 14.–15. yüzyıl tecrübesinde kurumsallaşır. Selçuklu vakfiyeleri elbette vardır; medrese, darüşşifa ve hanların bir kısmı vakıfla işler.”
Peki, Hoca!
Açları doyurdum, Çıplakları Giydirdim anıt satırlarında anlatılan eylemin adı vakıf olmadığı veya adı imaret olmadığı için veya Osmanlı belgeleri gibi kayıtları tutulmadığı için sosyal kurum sayılamayacak mı? Hatta yılda bir kere hakanların çadırlarını yağmalatması bile bir eşitlenme- dayanışma kültürünün sonucu değil mi?
“Bu kurumsallaşmayı Selçuklu düzeninin başat elemanları gibi göstermek” tabiri de zorlamadır. Böyle bir tabirimiz yoktur. Kaldı ki bazı kurumlar Selçukludan önceki Türk devletlerinde de vardır.
Basitinden başlayalım.
1- Göktürklerin kendilerine mahsus alfabeleri ve yazıları vardı. Reşidüddin Tarihinde bunların ayrı yazısı vardı ben gördüm diye yazar. Yazısı ve alfabesi olan milletin okulu olmaz mı? Adı medrese değil diye onları yok mu sayacağız Bu kurumsallaşma değil mi? Vardır ama kayda geçmemiştir.
2- Karahanlı Yusuf Has Hacip, Kutad Ku Bilig onun eseri Türkçe. Uygur alfabesini hangi okulda öğrendi. Adı medrese değil diye onun yetiştiği kurumu yok mu sayacağız?
3- Anadolu’da ilk okulu medreseyi Danışmendliler Tokatta kurdu. Henüz Anadolu’ya yeni ayak basmış olan bu insanlar okul açmayı nerede öğrendiler? Danışmend Danışılan insan demek. Türk hakanının bile akıl danıştığı bir adam olmak çok iyi bir eğitim almayı gerektirmez mi?
4- Türkçeyi edebi dil haline getiren Çağataylı Ali Şir Nevai Hangi Türk Medresesinde okudu bilen var mı? Yazılanlar ne kadar doğru?
Velhasıl Selçuklu Türkleri Anadolu’ya elinin kolunu sallayarak gitmediler. Tabiri uygunsa kucakları dolu gittiler ve her adımda gereğini yaparak Anadolu’yu vatan yaptılar. İşin özü budur.
Muharrem hocaya bu konuda başka bir şey yazmayacağım.
Yazdıklarım anlaşılsın yeter.
Anlaşılmayanlar da bize kalsın.
Bu yazı toplam 1155 defa okunmuştur.
İNSANI KİMLİĞİYLE DEĞİL, MÜCADELESİYLE KONUŞALIMAHMET DİKİCİ
MÜZİKAL DON KİHOTE VE HAYAL KIRIKLIĞIBİHTER GÖRDÜ
GÜNLERDEN KÜBAMERAL KILINÇ
SANAT KEPEZ'DE, MÜJDE GÖYNÜK İÇİNKAHRAMAN KÖKTÜRK
BOĞAÇAYI SİNEK ÜRETİM MERKEZİVEDAT GÜRHAN
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: YAHYA KEMAL (1884-1958)GAZANFER ERYÜKSEL
ROUSSEAU VE ROMA'NIN ÇÖZÜLÜŞÜ=3MUHARREM YELLİCE
MARAŞ'IN KADİM SOFRASITALİP BAYRAM
EL YAZISI DİJİTAL ÇAĞA YENİK DÜŞMEYİ HAK ETMİYORBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
TÜRK MÜSLÜMANLIĞI VE SOL’UN AYMAZLIĞIEŞREF URAL
ŞİDDET DE ÖĞRENİLİR, SEVGİ DEPINAR TEYİN
ISRARCI GEÇİNMELERRAZİYE GÖK AKTAŞ
YAĞLI GÜREŞ CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASINURİ SEZEN
UYANIŞIŞIK YARGIN
KILBASANLI SAKIZCI KEMAL VE UÇAN BALONYUNUS YAŞAR
SANAT SİZİ KANDIRIYOR MU?GÖZDE SARI
TÜRKÇE'NİN SESİ: 26 EYLÜL TÜRK DİL BAYRAMIDOÇ DR BEKİR DİREKCİ
AKIŞTA OLMAKAHMET İLBARS
ÜRETEN KADINLARIN GÜCÜ: İKBAL YALIN’IN KOOPERATİFÇİLİK YOLCULUĞUALYA ŞAHİN
KAFKASLARDA EFSANE BİR KASABA: MESTİAYALÇIN DUMAN
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-6NİZAMETTİN ŞEN
BANA GÖRE DEĞİL, HAYATA GÖREMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİLE BİLE GÖRMEZDEN GELMEKALİ İHSAN DİLMEN
DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR SİPARİŞ ETTİ, KUTUDAN MERMER ÇIKTI!AV İBRAHİM GÜLLÜ
SPOR
MAVİ YENGEÇ, LEZZETİYLE SOFRALARIN GÖZDESİ
ASPENDOS'TA PERDE KAPANDI
BERKAY BAHAR: "KADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLER İÇİN DAHA GÜÇLÜ BİR ATSO KURACAĞIZ"
ÜRETİCİLERİN SERASI ARTIK TELEFONDA
'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





