- IMKB
% - Altın
7002.87
%1.42 - Dolar
43.7257
%0.21 - Euro
51.9102
%-0.06
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 02:08 - OSMANİYE’DE ŞİDDETLİ YAĞIŞ VE FIRTINA HAYATI OLUMSUZ ETKİLEDİ
- 01:38 - ALANYA’DA SEYİR HALİNDEKİ ARACA SİLAHLI SALDIRI: 1 ÖLÜ
- 00:28 - ANTALYA’DA EĞİTİME ARA VERİLEN İLÇE SAYISI 7 OLDU
- 00:28 - ADANA’DA GECE BASTIRAN SAĞANAK YAĞIŞ YOLLARI GÖLE ÇEVİRDİ
- 00:03 - MERSİN TEKSTİLİ İÇİN KÜRESEL AÇILIM ADIMI
- 23:48 - DALGALARLA BOĞUŞAN 2 KİŞİYİ DENİZ POLİSİ KURTARDI
- 23:43 - ANTALYA’DA 5 İLÇEDE EĞİTİME 1 GÜN ARA VERİLDİ
- 23:43 - BENZİN DÖKEREK HEM KENDİNİN HEM DE KIZ ARKADAŞININ ARACINI YAKTI
- 23:18 - ROMANYA TURİZM FUARI'NDA KEMER TANITIMI
- 23:13 - MUT’TA MOTOSİKLET KAZASI: 18 YAŞINDAKİ SÜRÜCÜ HAYATINI KAYBETTİ
- 23:09 - DEBİSİ YÜKSEK DERELERDE TAŞKIN RİSKİ
- 22:53 - MUT’TA TAŞIMALI EĞİTİME OLUMSUZ HAVA KOŞULLARI NEDENİYLE 1 GÜN ARA VERİLDİ
- 22:38 - OSMANİYE’DE BARİYERLERE ÇARPAN OTOMOBİL HURDAYA DÖNDÜ: 3 YARALI
- 21:32 - DÜNYANIN EN PRESTİJLİ DERGİSİ YÜciDER-Gİ, ARTIK ÇIKAMAYACAK
- 21:28 - FIBA KADINLAR AVRUPA LİGİ: ÇİMSA ÇBK MERSİN: 71 - PANATHİNAİKOS: 57
MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR


ÖLÜM FİKRİNİN SESSİZ DERİNLİĞİ
İnsanın ölüm karşısındaki tutumu, tarih boyunca onun Tanrı’yla, evrenle ve kendi bilinciyle kurduğu ilişkinin en yalın aynası olmuştur. Ölüm fikri, yalnızca sonu anlatmaz; anlamın da en keskin sınırıdır. Bu sınırda duran her büyük ruh, ister filozof ister şair olsun, aynı soruya farklı bir yankı vermiştir: “Yaşamak neye değer?” Mal da yalan , mülk de yalan, Var biraz da sen oyalanan! Öyle de ölüm gerçeği diye bir şey var..
Ölüm fikri ile felsefi temayı Makber şiiriyle Türk Edebiyatı'na sokan adam Abdülhak Hamid Tarhan’dır. Abdülhak Hâmid Tarhan’da ölüm fikri, “Makber” adlı eserinde[1] bir eşe adanmış ağıt olmanın ötesinde, metafizik bir isyanın ifadesidir.
“Eyvah ne yer, ne yâr kaldı.
Gönlüm dolu ah u zâr kaldı.
Şimdi burdaydı gitti elden.
Gitti ebede gelip ezelden!.
Ölümle, ne gök, ne ay, ne gün kalır, hep var olan sensin ey ölüm!” deyişiyle Hamid ölümün bakiliği ve bilinmezliğine akıl erdiremez. Hâmid, ölümü yalnızca bir yokluk değil, Tanrı’yı sorgulayan bir bilinç düzeyine taşır. Tanrı’ya sitem eder.
Ne edelim büyükse devran!
Ne edelim küçükse insan. Bu deyiş ilk defa edebiyatımızda Tanrı’ya bir başkaldırıdır.
Cahit Sıtkı Tarancı’da ölüm, melankolik bir kabullenişin ifadesidir. “Neylersin ölüm herkesin başında”[2] dizesiyle o, kaderin eşitliğini vurgular. Tarancı’da ölüm, korkunun değil, farkındalığın adıdır; yaşamı anlamlı kılan, onun sınırlılığıdır.
Necip Fazıl Kısakürek, “Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber”[3] dizesinde ölümün mistik yüzünü gösterir. O’na göre ölüm bir bitiş değil, hakikatin perdesidir. Schopenhauer’in karamsar hiçlik düşüncesinin aksine, Necip Fazıl’da ölüm, bir “dönüş” olarak tasavvur edilir. Mevlana ve Şeyh Galip’te de böyledir.
Montesquieu, “İnsanın ölümsüzlüğü arzulaması, doğanın yasasına karşı bir gururdur”[4] derken, ölümün, doğanın devamlılığı içindeki zorunlu payını vurgular. Onun bakışında ölüm, bir felaket değil, düzenin gereğidir.
Schopenhauer ise “Yaşam, ölümü sürekli doğurur; ölüm de yaşamı susturur”[5] diyerek, varoluşun trajik döngüsünü felsefi bir dinginlikle yorumlar. Ölüm, onun için yaşam iradesinden kurtuluşun tek yoludur.
Bu düşünür ve şairlerin ortak yönü, ölüm karşısında insanın anlam arayışıdır. Hâmid’in metafizik isyanı, Tarancı’nın içsel huzuru, Necip Fazıl’ın, Mevlana ve Şeyh Galib’in imanlı teslimiyeti, Montesquieu’nün akılcı kabullenişi ve Schopenhauer’in varoluşçu reddi aynı hakikatin farklı tonlarıdır: Ölüm, insanın kendisiyle yüzleşmesidir.
Sonunda edebiyat bu yüzleşmeyi dile getirir, felsefe ise o dile anlam arar. Ve her ikisi de susar. Çünkü ölüm üzerine söylenen her söz, ancak sessizliğe yaklaştıkça hakikate benzer.
KAYNAKÇA
[1] Abdülhak Hâmid Tarhan, Makber, İstanbul: Tercüman Yayınları, 1973.
[2] Cahit Sıtkı Tarancı, Otuz Beş Yaş, Ankara: Varlık Yayınları, 1946.
[3] Necip Fazıl Kısakürek, Çile, İstanbul: Büyük Doğu Yayınları, 1980.
[4] Montesquieu, Düşünceler, çev. Orhan Düz, İstanbul: Remzi Kitabevi, 1986.
[5] Arthur Schopenhauer, İsteme ve Tasarım Olarak Dünya, çev. Ahmet Aydoğan, İstanbul: Say Yayınları, 2017.
TEBÜK’TEN MİLLÎ MÜCADELE’YE: STRATEJİK KIVRAKLIK VE İKTİDAR YÖNETİMİMUHARREM YELLİCE
TEKNOLOJİNİN GELİŞTİĞİ SON NOKTADA: DOKUNMADAN YAŞAMAKCEM ARÜV
PEKİ BİZİ KİM KURTARACAK?TARIK ÇELENK
SEVGİNİN EN GERÇEK HALİ: KADIN VE 14 ŞUBATGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
ANTALYA İÇİN 'DAYANIŞMA' ZAMANI!..VEDAT GÜRHAN
GİZLİ KUVER, SERVİS ZAMMIAV İBRAHİM GÜLLÜ
SEVGİ MATEMATİK GİBİ ÖĞRENİLEBİLİRHALİL ERDEM
ÖZGÜR ÖZEL ve CHP YÖNETİMİ BOCALIYORALİ İHSAN DİLMEN
VE SONRA DA…HASAN YAKUP CANGÜVEN
KIŞ VE KARŞENER METE
ADRENOKROM İDDİALARI VE EPSTEİN DOSYALARIPROF DR RAMAZAN DEMİR
6 ŞUBAT VE UNUTULAN BİR GERÇEKERDOĞAN KAHYA
YENİ BİR FETRET DÖNEMİ Mİ?NURİ SEZEN
GİRAY ERCENK'İN ANISINA SAYGIYLAGAZANFER ERYÜKSEL
BERLİN'DEKİ GÖBEKLİTEPE SERGİSİ "YETMEZ AMA EVET"NİZAMETTİN ŞEN
MİLLİ MÜCADELEDE DİN ADAMLARIEŞREF URAL
İNSAN MI BOZULDU, YOKSA ONU BOZAN SİSTEM Mİ?MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BEN ŞİİRİN HAYSİYETİNİ VE NAMUSUNU KORUYORUMYUNUS YAŞAR
NEDİR BU ZORBALIKTAN ÇEKTİĞİMİZ! (2)YAVUZ ALİ SAKARYA
GECİKEN ADALET!..AV SÜLEYMAN ÖZDEMİR
ON DÖRT BİN YILIN HATIRLATTIKLARIALİ YILDIZ
DİYANET VAKFIAHMET GEDİKAĞAOĞLU
DİL POLİTİKALARI (UYGUR DÖNEMİ)DOÇ DR BEKİR DİREKCİ
HAKKIMIZ HELAL OLSUN 'U 19'KAHRAMAN KÖKTÜRK
DENİZLERDE 5 YILDA 103 BİN 488 GÖÇMEN KURTARILDI
MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ'NDE YENİ DÖNEM
BURDUR'DA PSİDİA BÖLGESİ ELE ALINDI
ANTALYA, TÜRKİYE-ÇEKYA KİTABININ KAPAĞINDA
CORENDON AİRLİNES, İLHAM VERDİ
ALTYAPI ÇALIŞMASINDA KEMİKLER ÇIKTI
SUYU ÇEKİLEN GÖLDE İNSAN KEMİKLERİ
GEZERAVCI, ÜNİVERSİTELİLERLE BULUŞTU
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





