- IMKB
% - Altın
5898.581
%0.79 - Dolar
42.6861
%0.23 - Euro
50.17
%0.06
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 21:38 - KAHRAMANMARAŞ’TA FECİ KAZA: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
- 21:38 - GÖKYÜZÜNDEKİ BİLİNMEYEN IŞIK PANİĞE NEDEN OLDU: GERÇEK GÖKTAŞI ÇIKTI
- 21:12 - 'KIZIMIN RUH HALİ'NE ALKIŞ
- 21:07 - ÖLDÜRDÜ, YARALADI, İNTİHARA KALKIŞTI
- 21:01 - BURDUR'DA YENİ ROTA: KARANLIKDERE KANYONU
- 20:49 - MEDYUM'A EN İYİ KOMEDİ OYUNU ÖDÜLÜ
- 20:28 - TERHİS OLDUKTAN 5 GÜN SONRA HAYATINI KAYBETTİ
- 20:08 - GALATASARAY, ANTALYA’DA ŞAMPİYONLAR LİGİ MÜZİĞİYLE KARŞILANDI
- 19:53 - AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ YENİŞEHİRLİOĞLU: "’AK PARTİ YAPARSA BÖYLE YAPAR’ MOTTOSU ISPARTA’DA ŞEKİL ALMIŞ"
- 19:53 - BURDUR’DA GERÇEĞİNİ ARATMAYAN YANGIN VE KBRN TATBİKATI
- 19:08 - ISPARTA’DA KONTROLDEN ÇIKAN KAMYON ŞARAMPOLE DEVRİLDİ, SÜRÜCÜ YARALANDI
- 18:58 - BİNLERCE KİTAPSEVERİ YAZARLARIYLA BULUŞTURACAK "8. ISPARTA KİTAP FUARI" AÇILDI
- 18:34 - ANTALYA’YA 2050 SÖZÜ: “BU ŞEHİR İÇİN ORTAK BİR GELECEK İNŞA EDİYORUZ”
- 18:18 - ADANA DEMİRSPOR - BOLUSPOR MAÇININ ARDINDAN
- 17:28 - ALANYA ÜNİVERSİTESİ’NDE "SOSYAL MEDYA 101" MİNİ EĞİTİMİ DÜZENLENDİ
MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR


ÖLÜM FİKRİNİN SESSİZ DERİNLİĞİ
İnsanın ölüm karşısındaki tutumu, tarih boyunca onun Tanrı’yla, evrenle ve kendi bilinciyle kurduğu ilişkinin en yalın aynası olmuştur. Ölüm fikri, yalnızca sonu anlatmaz; anlamın da en keskin sınırıdır. Bu sınırda duran her büyük ruh, ister filozof ister şair olsun, aynı soruya farklı bir yankı vermiştir: “Yaşamak neye değer?” Mal da yalan , mülk de yalan, Var biraz da sen oyalanan! Öyle de ölüm gerçeği diye bir şey var..
Ölüm fikri ile felsefi temayı Makber şiiriyle Türk Edebiyatı'na sokan adam Abdülhak Hamid Tarhan’dır. Abdülhak Hâmid Tarhan’da ölüm fikri, “Makber” adlı eserinde[1] bir eşe adanmış ağıt olmanın ötesinde, metafizik bir isyanın ifadesidir.
“Eyvah ne yer, ne yâr kaldı.
Gönlüm dolu ah u zâr kaldı.
Şimdi burdaydı gitti elden.
Gitti ebede gelip ezelden!.
Ölümle, ne gök, ne ay, ne gün kalır, hep var olan sensin ey ölüm!” deyişiyle Hamid ölümün bakiliği ve bilinmezliğine akıl erdiremez. Hâmid, ölümü yalnızca bir yokluk değil, Tanrı’yı sorgulayan bir bilinç düzeyine taşır. Tanrı’ya sitem eder.
Ne edelim büyükse devran!
Ne edelim küçükse insan. Bu deyiş ilk defa edebiyatımızda Tanrı’ya bir başkaldırıdır.
Cahit Sıtkı Tarancı’da ölüm, melankolik bir kabullenişin ifadesidir. “Neylersin ölüm herkesin başında”[2] dizesiyle o, kaderin eşitliğini vurgular. Tarancı’da ölüm, korkunun değil, farkındalığın adıdır; yaşamı anlamlı kılan, onun sınırlılığıdır.
Necip Fazıl Kısakürek, “Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber”[3] dizesinde ölümün mistik yüzünü gösterir. O’na göre ölüm bir bitiş değil, hakikatin perdesidir. Schopenhauer’in karamsar hiçlik düşüncesinin aksine, Necip Fazıl’da ölüm, bir “dönüş” olarak tasavvur edilir. Mevlana ve Şeyh Galip’te de böyledir.
Montesquieu, “İnsanın ölümsüzlüğü arzulaması, doğanın yasasına karşı bir gururdur”[4] derken, ölümün, doğanın devamlılığı içindeki zorunlu payını vurgular. Onun bakışında ölüm, bir felaket değil, düzenin gereğidir.
Schopenhauer ise “Yaşam, ölümü sürekli doğurur; ölüm de yaşamı susturur”[5] diyerek, varoluşun trajik döngüsünü felsefi bir dinginlikle yorumlar. Ölüm, onun için yaşam iradesinden kurtuluşun tek yoludur.
Bu düşünür ve şairlerin ortak yönü, ölüm karşısında insanın anlam arayışıdır. Hâmid’in metafizik isyanı, Tarancı’nın içsel huzuru, Necip Fazıl’ın, Mevlana ve Şeyh Galib’in imanlı teslimiyeti, Montesquieu’nün akılcı kabullenişi ve Schopenhauer’in varoluşçu reddi aynı hakikatin farklı tonlarıdır: Ölüm, insanın kendisiyle yüzleşmesidir.
Sonunda edebiyat bu yüzleşmeyi dile getirir, felsefe ise o dile anlam arar. Ve her ikisi de susar. Çünkü ölüm üzerine söylenen her söz, ancak sessizliğe yaklaştıkça hakikate benzer.
KAYNAKÇA
[1] Abdülhak Hâmid Tarhan, Makber, İstanbul: Tercüman Yayınları, 1973.
[2] Cahit Sıtkı Tarancı, Otuz Beş Yaş, Ankara: Varlık Yayınları, 1946.
[3] Necip Fazıl Kısakürek, Çile, İstanbul: Büyük Doğu Yayınları, 1980.
[4] Montesquieu, Düşünceler, çev. Orhan Düz, İstanbul: Remzi Kitabevi, 1986.
[5] Arthur Schopenhauer, İsteme ve Tasarım Olarak Dünya, çev. Ahmet Aydoğan, İstanbul: Say Yayınları, 2017.
ALMANYADA YAŞAMMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
KOMANDOŞENER METE
BİR ŞİİR TAHLİLİ / VAKTİN DEM DÜŞLERİMUHARREM YELLİCE
ORMAN YANGINLARI ÜZERİNE-3AHMET GEDİKAĞAOĞLU
SAÇI GELENEĞİ VE KANSIZ KURBANHALİL ERDEM
TÜRKİYE'DE BİLİM POLİTİKALARININ DÖNÜŞÜMÜPROF DR RAMAZAN DEMİR
AİDAT GÖÇÜAV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYA TRAFİĞİ: KONTROLDEN ÇIKAN KRİZİN AYAK SESLERİERDOĞAN KAHYA
ANTALYA ESNAFI KURTARICI YOLU GÖZLÜYORVEDAT GÜRHAN
SEYYANEN…HASAN YAKUP CANGÜVEN
SINIFTA ÖĞRETİLEN, HAYATTA KONUŞULAMAYAN YABANCI DİLŞÜKRAN KAYA
URUMMİ'DEN RUM'A (ANADOLU)-5ALİ YILDIZ
PROFESYONELLEŞMEK (!)ALİ İHSAN DİLMEN
ÇOCUKLARIMIZ KİMLERE EMANET?DİLEK DEMİRKAN
SOL’UN ÜÇ LANETLİSİEŞREF URAL
TÜRK SORUNUNURİ SEZEN
ÖĞLE RAKILARIGAZANFER ERYÜKSEL
TERS LALELERİN ISSIZLIĞIBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
ALTIN DEĞERİNDE ASGARİ ÜCRETRAZİYE GÖK AKTAŞ
AGC VE ÇAVUŞOĞLUKAHRAMAN KÖKTÜRK
DOKTOR BAHRİ ÖZDEMİR'İN ARDINDANMESUT GÜRKAN
HUKUK DÜZENİNDE GELDİĞİMİZ NOKTAPROF DR SAMİ SELÇUK
SAĞ’IN KÜLTÜREL İKTİDAR SORUNUTARIK ÇELENK
ÜÇ ÇEYREK ÖMÜRDE SON DÜZLÜKYALÇIN DUMAN
BALONLAR LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR İÇİN UÇURULDU
KASIM'DA 1,7 MİLYON YOLCUYA HİZMET VERİLDİ
KEPEZ'DE 'GÜÇLÜ KADINLAR GÜÇLÜ YARINLAR' KONUŞULDU
GÜLER TIRAŞ: "KIŞ GÜNÜ BİZİ SOKAĞA ÇIKARMASINLAR!"
KEVSER OFLUOĞLU: ‘KADIN GÜÇLENİRSE TÜRKİYE GÜÇLENİR’
DENİZE SÜRÜKLENEN KARAVANDAKİ TURİSTLER KURTARILDI
ANTALYA'DAN TÜRKİYE'YE UZANAN İYİLİK HAREKETİ
REKTÖR ÖZKAN ENGELLİ ÇALIŞANLARLA BİR ARAYA GELDİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





