- IMKB
% - Altın
6065.66
%-2.55 - Dolar
46.9982
%-0.08 - Euro
53.649
%-0.1
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 18:33 - BURDUR BELEDİYESİ’NE YÖNELİK "GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA" DAVASI
- 18:13 - ANTALYA’NIN TOPLU ULAŞIM AĞI GÜÇLENİYOR
- 17:43 - KEMER BELEDİYESİ ARAÇ FİLOSUNU GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDİYOR
- 17:33 - KUMLUCA’DA ODUNLUKTA BAŞLAYAN YANGIN BOŞ EVİN BAHÇESİNE SIÇRADI
- 17:13 - BOZYAZI’DA KAYIP KADIN İÇİN ARAMA ÇALIŞMASI BAŞLATILDI
- 17:13 - ANTALYA’DA 15 TEMMUZ ETKİNLİKLERİ
- 17:03 - EĞİRDİR’İN YENİ KAYMAKAMI DR. SERHAT DOĞAN GÖREVİNE BAŞLADI
- 16:48 - MEZİTLİ’DE KIRSAL MAHALLELERE HİZMET MESAİSİ
- 16:33 - ALANYASPOR DAYANIKLILIK VE TAKTİK ÇALIŞTI, PERFORMANS TESTİNDEN GEÇTİ
- 16:33 - ASAT’TAN BELEK, KADRİYE, ALTINTAŞ VE KUNDU’YA TURİZM YATIRIMLARI
- 16:18 - MANAVGAT’TA HAKKINDA 25 YIL 8 AY KESİNLEŞMİŞ HAPİS CEZASI BULUNAN HÜKÜMLÜ YAKALANDI
- 16:18 - ALANYA’DA HAVUZDA BOĞULMA TEHLİKESİ GEÇİREN 8 YAŞINDAKİ ÇOCUK HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ
- 16:08 - ALANYA’DA HENTBOL ŞÖLENİ SONA ERDİ
- 16:08 - ALANYA FUTNET’TE ZİRVEYİ BIRAKMADI
- 16:03 - ARSUZ’DA "YÜREĞİMİZDEKİ IŞIK PROJESİ" YAŞATILIYOR
MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR


ÖLÜM FİKRİNİN SESSİZ DERİNLİĞİ
İnsanın ölüm karşısındaki tutumu, tarih boyunca onun Tanrı’yla, evrenle ve kendi bilinciyle kurduğu ilişkinin en yalın aynası olmuştur. Ölüm fikri, yalnızca sonu anlatmaz; anlamın da en keskin sınırıdır. Bu sınırda duran her büyük ruh, ister filozof ister şair olsun, aynı soruya farklı bir yankı vermiştir: “Yaşamak neye değer?” Mal da yalan , mülk de yalan, Var biraz da sen oyalanan! Öyle de ölüm gerçeği diye bir şey var..
Ölüm fikri ile felsefi temayı Makber şiiriyle Türk Edebiyatı'na sokan adam Abdülhak Hamid Tarhan’dır. Abdülhak Hâmid Tarhan’da ölüm fikri, “Makber” adlı eserinde[1] bir eşe adanmış ağıt olmanın ötesinde, metafizik bir isyanın ifadesidir.
“Eyvah ne yer, ne yâr kaldı.
Gönlüm dolu ah u zâr kaldı.
Şimdi burdaydı gitti elden.
Gitti ebede gelip ezelden!.
Ölümle, ne gök, ne ay, ne gün kalır, hep var olan sensin ey ölüm!” deyişiyle Hamid ölümün bakiliği ve bilinmezliğine akıl erdiremez. Hâmid, ölümü yalnızca bir yokluk değil, Tanrı’yı sorgulayan bir bilinç düzeyine taşır. Tanrı’ya sitem eder.
Ne edelim büyükse devran!
Ne edelim küçükse insan. Bu deyiş ilk defa edebiyatımızda Tanrı’ya bir başkaldırıdır.
Cahit Sıtkı Tarancı’da ölüm, melankolik bir kabullenişin ifadesidir. “Neylersin ölüm herkesin başında”[2] dizesiyle o, kaderin eşitliğini vurgular. Tarancı’da ölüm, korkunun değil, farkındalığın adıdır; yaşamı anlamlı kılan, onun sınırlılığıdır.
Necip Fazıl Kısakürek, “Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber”[3] dizesinde ölümün mistik yüzünü gösterir. O’na göre ölüm bir bitiş değil, hakikatin perdesidir. Schopenhauer’in karamsar hiçlik düşüncesinin aksine, Necip Fazıl’da ölüm, bir “dönüş” olarak tasavvur edilir. Mevlana ve Şeyh Galip’te de böyledir.
Montesquieu, “İnsanın ölümsüzlüğü arzulaması, doğanın yasasına karşı bir gururdur”[4] derken, ölümün, doğanın devamlılığı içindeki zorunlu payını vurgular. Onun bakışında ölüm, bir felaket değil, düzenin gereğidir.
Schopenhauer ise “Yaşam, ölümü sürekli doğurur; ölüm de yaşamı susturur”[5] diyerek, varoluşun trajik döngüsünü felsefi bir dinginlikle yorumlar. Ölüm, onun için yaşam iradesinden kurtuluşun tek yoludur.
Bu düşünür ve şairlerin ortak yönü, ölüm karşısında insanın anlam arayışıdır. Hâmid’in metafizik isyanı, Tarancı’nın içsel huzuru, Necip Fazıl’ın, Mevlana ve Şeyh Galib’in imanlı teslimiyeti, Montesquieu’nün akılcı kabullenişi ve Schopenhauer’in varoluşçu reddi aynı hakikatin farklı tonlarıdır: Ölüm, insanın kendisiyle yüzleşmesidir.
Sonunda edebiyat bu yüzleşmeyi dile getirir, felsefe ise o dile anlam arar. Ve her ikisi de susar. Çünkü ölüm üzerine söylenen her söz, ancak sessizliğe yaklaştıkça hakikate benzer.
KAYNAKÇA
[1] Abdülhak Hâmid Tarhan, Makber, İstanbul: Tercüman Yayınları, 1973.
[2] Cahit Sıtkı Tarancı, Otuz Beş Yaş, Ankara: Varlık Yayınları, 1946.
[3] Necip Fazıl Kısakürek, Çile, İstanbul: Büyük Doğu Yayınları, 1980.
[4] Montesquieu, Düşünceler, çev. Orhan Düz, İstanbul: Remzi Kitabevi, 1986.
[5] Arthur Schopenhauer, İsteme ve Tasarım Olarak Dünya, çev. Ahmet Aydoğan, İstanbul: Say Yayınları, 2017.
GERÇEK ÖZGÜVEN SESSİZDİRAHMET İLBARS
2050'NİN ANTALYA'SICEM ARÜV
KART AİDATI PASTASIAV İBRAHİM GÜLLÜ
OLMAK YA DA OLMAMAK!GÖZDE DOLAYMAN
CUMHURİYETİN KADERİ, CHP’NİN KADERİEŞREF URAL
YÜKSELEN DUVARLAR, DARALAN ODALARGÖZDE SARI
VİTRİN ZENGİNLERİ, GÖNÜL FAKİRLERİ: 'MİŞ GİBİ' YAŞAMAKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BEDRETTİN CÖMERT'İ ANARKENYUNUS YAŞAR
AHMET TELLİ'NİN ARDINDANGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
ÇAYLAK OYUNUIŞIK YARGIN
HER İNSANIN MUTLAK BİR SINIRI VARDIRHASAN YAKUP CANGÜVEN
DOĞRUSU NEDİR?ALİ İHSAN DİLMEN
TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?OYA BOYSAN
YAZ TATİLİNDE VELİ OLMAKPINAR TEYİN
NASILSIN YAPAY ZEKÂ?ŞENER METE
BAHAR FIRTINASI MI GELİYOR?..VEDAT GÜRHAN
İSLAMDA KIBLE NİYE KUDÜS’TEN MEKKE’YE DÖNDÜ?MUHARREM YELLİCE
GÖRMEK Mİ, BİLMEK Mİ? İŞTE BÜTÜN MESELE BU!BAHAR UYSAL HAMALOĞLU
ROZETGAZANFER ERYÜKSEL
DENİZ GÖKTAŞ: KİMLİĞİN MİZAH EŞİĞİTARIK ÇELENK
NEŞEMİZİ ÇALAMAYACAKLARNİZAMETTİN ŞEN
DİKKAT EKONOMİMİZİ DİKKATLİ KULLANALIMRAZİYE GÖK AKTAŞ
ÜÇ ÇEYREK ÖMÜRDE SON DÜZLÜKYALÇIN DUMAN
TÜRKLÜK ÜZERİNENURİ SEZEN
ASAT'TAN MİLYARLARCA LİRALIK YATIRIM
DOKUMAPARK'TA 'ARTESİNG 100 ESER SERGİSİ'
KOCAGÖZ, KEPEZLİLERİ DİNLEDİ
SULTANDAĞI KİRAZINDA REKOR BEKLENTİ
YAZ İSHALLERİNDEN KORUNMANIN 10 ETKİLİ YOLU
YAPAY ZEKA DESTEKLİ ROBOT SAHNEYE ÇIKTI
'DEMİR ADAM' BAŞARIDAN BAŞARIYA KOŞUYOR
YARIM ASIRLIK HİKAYE DEVLET ÖDÜLÜYLE TAÇLANDI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





