- IMKB
% - Altın
6653.6
%0.14 - Dolar
49.3473
%-0.1 - Euro
55.1892
%-0.45
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:08 - VALİ MASATLI, YENİ YENİ HİZMET BİNALARINI İNCELEDİ
- 00:05 - HAFİF TİCARİ ARAÇ UÇURUMA YUVARLANDI; 2 KİŞİ ÖLDÜ,3 KİŞİ YARALANDI
- 23:08 - ANTALYA’DA ARAÇ 50 METRELİK UÇURUMA YUVARLANDI: 2 ÖLÜ, 4 YARALI
- 22:13 - VALİ ÜNLÜER: "VEKİLİMİZİN İLERİ DÜZEYDE BİR TETKİKE İHTİYACI VAR, ANKARA’YA NAKLEDECEĞİZ"
- 21:30 - KIZ KARDEŞİNİ BALKONDAN ATIP TABANCAYLA YAŞAMINA SON VERDİ
- 21:15 - ARIKAN'DAN EKONOMİ, GENÇLİK VE ADALET VURGUSU
- 19:33 - ADANA VALİSİ YAVUZ: "SIFIR ATIK ANLAYIŞIYLA FESTİVALİMİZİ DÜZENLEDİK"
- 19:28 - MHP’Lİ MİLLETVEKİLİ VE İL BAŞKANININ KONVOYUNDA KAZA: 1 ÖLÜ, 7 YARALI
- 17:48 - MHP’Lİ MİLLETVEKİLİ VE İL BAŞKANININ KONVOYUNDA KAZA: 1 ÖLÜ, 4 YARALI
- 16:28 - ALANYA’DA TARTIŞTIĞI KIZ KARDEŞİNİ BALKONDAN ATTI, ARDINDAN İNTİHAR ETTİ
- 16:13 - MHP’Lİ MİLLETVEKİLİ VE İL BAŞKANININ KONVOYUNDA KAZA: 1 ÖLÜ, 4 YARALI
- 16:08 - MERSİN’DE UYUŞTURUCU OPERASYONU: 6 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 15:47 - SİLAHLI KAVGADA ÖLÜ SAYISI 2'YE YÜKSELDİ
- 15:33 - ORMAN YANGINIYLA İLGİLİ 6 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA
- 15:13 - YORGUNLUK ŞİKÂYETİYLE HASTANEYE GİTTİ, KALBİNİN TERS YÖNLÜ ÇALIŞTIĞI TESPİT EDİLDİ
GAZANFER ERYÜKSEL / KONUK YAZAR


GİRAY ERCENK'İN ANISINA SAYGIYLA
Fakirin ırmağı 2005 güzünde yatak değiştirdi. 40 yıl İstanbul ve 12 yıl Çorum’dan sonra Akdeniz’in mavisiyle buluşmak… Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin eski salonunda dinlediğim iki sunum ve iki insan… Hüseyin Çimrin ve Giray Ercenk…
Hüseyin Çimrin, eski Antalya fotoğraflarıyla zenginleşen sunumunda şehrin dününü anlatırken Türkiye’deki vahşi kentleşmenin topluma neleri kaybettirdiğini satır aralarında söylüyordu. Yorum dinleyene aitti. Dinleyen ve izleyen kendi akli ve fikri terazisinde tartacaktı yaşananları.
Bir başka sunumda ise Giray Ercenk yollar, limanlar ve ticaret ilişkisinden yola çıkarak (tarihin çarkını çeviren ekonomik ilişkiler) inançların yayılma haritasını anlatmıştı.
Sunum sonrası ayaküstü tanışma imkânım oldu. Anlatımının “Damdaki Deve Sürüsü” adlı kitabında kapsamlı olarak yer aldığını söylemişti. Ancak 1998’de yayınlanan kitabın mevcudu kalmamıştı.
Giray Ercenk ile şimdi yerinde yeller esen iki mekânda rastlaşırdık. ANSAN (Antalya Sanatçıları Derneği) ve ÇYDD’nin Yavuz Özcan Parkı’ndaki lokallerinde…
Bu iki mekân şehrin kültür, sanat ve siyasetle uğraşan insanlarını buluşma noktalarıydı. Her iki mekân da “Muhaliflerimin toplandıkları yerleri dağıtın” talimatıyla dönüştürüldüler.
Burada bir yol soluklanalım. Belleğin kuytularından bir eski fotoğraf kıpırdıyor çünkü. Fakirin ırmağı Çorum’dan geçerken uğrak yerlerinden biri de Enver Leblebicioğlu’nun eczanesiydi. Enver Abi, aileden gelen musiki ile uğraşma geleneğini devam ettiren biriydi ve eczanesi şehrin buluşma ve sohbet noktalarındandı.
Uğrayanlar arasında İlyas Hafız da vardı. Din görevliliği yanında her yıl verdiğimiz Türk musikisi konserlerinin değişmez gazelhanıydı.
İlyas Hafız’ın eczaneye her girişinde Enver Abi ayağa kalkarak karşılardı onu. Bir gün ikili sohbetimizde İlyas Hafız’ı ayakta karşılayışının sebebini söylemişti. “Bu adam yürüyen, ayaklı Kuran… Bu nedenle onu ayakta karşılıyorum.”
Hüseyin Çimrin ile Giray Ercenk’e de saygımın ve sevgimin aynı temelde inşa edildiğini söylemek isterim. Romancı Celal Hafifbilek (1930 – 28 Şubat 2012) H. Çimrin için “sivil tarihçi” derdi. Hüseyin Çimrin, zamanın çarkları arasında öğütülen, unutulan bir tarihi kitaplaştırarak kent belleğine kayıt düşenlerdendir.
Giray Ercenk de aynı eylemi yatağını derinleştiren ve genişleten bir ırmak gibi yapmaktadır. Ol sebepten Giray Ercenk demek tek kelimeyle “Anadolu” demektir. Yunus Emre’dir, Hacı Bektaşı Veli’dir, Ahiliktir, Nasrettin Hoca’dır. Ve ayrıca Mevlana’nın popüler kültürde üstü
örtülen saklı duruşunu gösteren bir ışıktır. Ercenk, olguları analiz ederken sosyoekonomik ilişkilerin sonuçları ne denli etkileyip belirlediğini okuyan ve gösterendir.
2010’da yayımlanan “Dünden Bugüne Döşemealtı” adlı çalışması için Giray Ercenk şunları söylemektedir. “Eski çağlardan beri Antalya çanağındaki limanlardan çıkan bütün yollar Döşemealtı’ndan geçiyor. İkincisi, Döşemealtı, bizim göçebe kültürünün üretim biçiminin kışlak alanı. Döşemealtı’na iki günlük mesafede yaylalar var. Bu çok önemli… Çukurova’da en yakın yaylaya bir haftada çıkılıyor. Oysa Döşemealtı’ndan yaylalara iki günde çıkılıyor. Bunun için Döşemealtı ideal bir yerleşim yeri. Öte yandan Döşemealtı, Anadolu’da en eski insan yerleşimlerini barındıran bir yer. Özellikle Karain Mağarası son araştırmalara göre günümüzden 500 bin sene öncesinde insan yaşadığına dair buluntu veriyor. Döşemealtı bugünkü hâliyle geçmişin okunduğu bir sosyo-coğrafya. 600 kilometrekarelik bir yerde 40 ören yeri var. Hanlar, kaleler var, göl, su, akarsu, zeytinlikler var. İnanılmaz bir zenginlik var. Bu coğrafyayı iyice okuyalım, iyice okumadan bu kitap kapanmamalı.”
Yedi bölümden oluşan kitap, Karain Mağarası ile başlıyor. Döşemealtı’na adını veren antik yollar, boğazlar, üretim, zanaat, inanç ve adak yerleri, su saklama yapıları, kuyular ve sarnıçların anlatıldığı kitapta yöreye özgü “Döşemealtı Halısı” da önemli bir yer tutmaktadır.
Geçtiğimiz günlerde ise Antalya’nın Doğu’sunun anlatıldığı “Dağın Dili” adlı kitabıyla Giray Ercenk, Bozkır'dan Alanya'ya, Hadim'den Manavgat'a ve Gündoğmuş'a bölgede yaşamış uygarlıkları, ticaret ve göç yollarını, üretimi, toprak, tarım, zanaat ilişkilerini ve kültürel yaşamı tarihe kayıt düşmektedir.
“Dağların Dili” adlı kitabının ATİK’te (Antalya Tenis İhtisas Kulübü) düzenlenen tanıtım kokteylinde konuşan Ercenk şunları söyledi: “Antalya Körfezi’nin doğusundaki yolun gidip geri döndüğü, öbür tarafa geçmeyen Gündoğmuş odaklı bir kitap. Ben oranın Belediye Meclisi Kararı ile fahri hemşerisiyim. Ben de bu kitapla oraya borcumu ödedim. Gündoğmuş odaklı bir yaşamı, onun odağında olduğu Seydişehir, Hadim, Bozkır, İbradı, Akseki, Gündoğmuş, Alanya, Manavgat gibi 15 bin kilometre karelik bir havzanın sosyolojik ve tarihi resmini çizmeye çalıştım. Bu benim çok uzun yıllarımı, beş yılımı aldı. 40 bin kilometre yol yaptım.” Kitabını Antalya’nın, üniversitelerin, araştırmacıların hizmetine sunulduğunu belirten Ercenk, “Ben bu çabamdan ötürü çok mutluyum. Şimdi bir de Batı’yı yazarsak görevimi yapmış olacağım” dedi.
Giray Ercenk’in “beş yıl” ifadesi bizce yapılan çalışmanın önem ve değerini anlatmada yeterli değildir. Çünkü Ercenk’in kitaplarının arka planında bir ömrün okumaları ve sosyokültürel birikimi vardır.
Dünü bilmeden günü anlamak ve yarını tasarlamak mümkün değildir. Şöyle ki her okulda tarih eğitimi verilirken gençlerimize yaşadıkları bölgenin de tarihi ayrıntılarıyla öğretilmelidir. Kökleri olmayan bir ağacın fırtınalara dayanması nasıl mümkün değilse kendi tarih köklerini bilmeyen toplumların da kendilerini önce anlamaları ve sonra da geleceğe emin adımlarla yürümeleri mümkün değildir.
Son söz gibi…
Anadolu, antik çağ ve öncesinden günümüze kültür katları üzerinde yükselen bir coğrafyadır. Binlerce, on binlerce yıllık süreçte kültürlerarası ilişkiye, kurulup yıkılan devletlerle bakmak kültürün doğasına aykırıdır. Çünkü kültür şeylerin hâlden hâle geçen sürekliliğidir. Bu bağlamda kültürlerarası ilişkiyi günümüzde moda hâline getirilen “mozaik” kavramıyla değil, alaşım/sentez kavramlarıyla okumak ve yorumlamanın önem ve değerini belirtmek isterim.
“Mozaik” farklı renk ve boyutlarda taşlarla kurgulanan bir yapıdır. Sivri uçlu bir çelik kalem ve çekiç marifetiyle onu parçalara ayırabilirsiniz. Aynı el çabukluğu ve mahareti sentez/alaşım yapılara uygulayamazsınız.
İşte burada “akültürasyon” kavramını hatırlamanın ve hatırlatmanın vaktidir. İki ayrı kültürün karışmasıyla oluşan yeni kültürel yapı. Sentez… Bir diğer deyişle alaşım.
Anadolu, Asya ve Avrupa arasında doğal bir köprü olduğundan doğu-batı arasındaki ticaret yollarını içeren bir coğrafyadır. Jeopolitik bağlamda ise Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu üçgeninde adeta amiral gemisidir. Anadolu’ya hâkim olmadan bu geniş coğrafyada etkili olamazsınız.
Semavi dinlerin yaygınlaşmasıyla ticaret yolları arasındaki olmazsa olmaz ilişki sebebiyle Anadolu, pagan, Hıristiyan ve Müslüman inanç sistemlerinin de barındığı bir coğrafyadır.
Bir yazımızda toplumların inanç yapılarındaki değişimi bir kültür göçü olarak ifade ettiğimizi hatırlatmak isterim.
İşte burada İbni Haldun’dan el alıp “Coğrafya kaderdir” dememiz gerekmektedir.
Evet, coğrafya kaderdir çünkü dağları, yaylaları, akarsuları ve ovalarıyla o bölgenin üretim tarzını ve ilişkilerini belirleyen, ister istemez yaşam tarzını ve geniş bir ifadeyle kültürünü belirleyecektir.
“…bana bir memleketin haritasını, dış biçimini, iklimini, sularını, rüzgârlarını anlatın; size bu memlekette yaşayan insanların nasıl olacağını ve (o) memleketin tarihinde ne gibi rol oynayacağını ve nihayet temsil edeceği fikri hemen söyleyeyim.” Victor Cousin (Aktaran Dr. Nesrin Tağızade Karaca, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Musiki, Hece Yayınları, 2005)
Farklı dilleri konuşup, farklı inançlara sahip devletler zaman içinde yıkılıp yeni yapılar kurulsa da o toplumlarda oluşan öyle kültür ögeleri vardır ki çağlardan çağlara değişen dil ve inançlara rağmen varlıklarını sürdürmüşlerdir.
Bu sözlerin ışığında bir coğrafyayı ifade ederken belirleyici olan/olması gereken bir bağlam da ekonomik ilişkilerdir şüphesiz. Bu bağlamda oluşan sosyoekonomik ve sosyokültürel yapıdır.
İdari taksimatta bu ölçütün kullanılmaması emir demiri keser dayatmasından başka bir şey değildir. Giray Ercenk Körfez Üçlemesi’nin; Dağın Dili adlı kitabında Bozkır ve Yazır gibi Konya iline; Teke Eli adlı üçüncü kitabında ise Muğla’ya bağlı Fethiye’yi de inceleme kapsamına almıştır. Sebep Muğla’ya bağlı Fethiye ile Antalya’ya bağlı Elmalı; doğuda ise Konya’ya bağlı
Bozkır ve Yazır doğu Antalya’nın yürükleriyle aynı yaylaları kullanmışlardır. Gerekçe yukarıda da ifade etmeye çalıştığımız gibi ekonomik ilişkilerdir.

ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-9NİZAMETTİN ŞEN
TÜKETİCİYE VALE KISKACIAV İBRAHİM GÜLLÜ
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-5GAZANFER ERYÜKSEL
STREEK VE ENSAR BUĞRA PERFORMANSIKAHRAMAN KÖKTÜRK
ÖMÜR DEDİĞİN İPTEKİ CAMBAZBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
GAZETECİLER SUSARSA, TOPLUM KARANLIKTA KALIR!..ERDOĞAN KAHYA
KENTLİLİK BİLİNCİ VE ORTAK GELECEĞİMİZIŞIK YARGIN
ANTALYA’DA KİTAP FUARLARI YAZAR VE YAYINCILAR ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİN TEMEL HAKLARIDİLEK DEMİRKAN
YENİ PARTİ GENİŞLEYEBİLECEK Mİ?TARIK ÇELENK
BÜYÜYEN RAKAMLAR, KÜÇÜLEN EKMEKLERAHMET DİKİCİ
YAKILACAK KİTAP VE İSKİLİPAHMET İLBARS
SEVGİ YAŞAM DEMEKTİRMELTEM YUVARLAK
BAŞARIYA KOŞANLAR: NURAY YILMAZ KAYANALYA ŞAHİN
BETONDAN MEDENİYET OLMAZ: EKOLOJİK MEDENİYETİ KURMAKCEM ARÜV
ELMALI’DAN TUVA’YA, HARAPPA’DAN İDİL’EMUHARREM YELLİCE
ERKEN UYANDIMMERAL KILINÇ
ÇOCUKLARIMIZ İÇİN ARTIK YETERŞAFAK ÇELİK
DEĞER YARGISI VE DEĞER BİLİNCİHASAN EKİN KURUCUK
BETERİN BETERİNE ALIŞMAKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİZLER KÜÇÜLDÜKÇE, EKRAN BÜYÜYOROYA ÖZGÜR
DİJİTAL PİYASA YASASI MI, DİJİTAL KAPİTÜLASYON MU?TUGAY TOYDEMİR
BİZİM MESLEĞİN ADI NE?VEDAT GÜRHAN
GASTRO AFYON'DA ANADOLU SOFRASITALİP BAYRAM
NEVADA COFFEE ANTALYA’DAKİ İLK MAĞAZASINI AÇTI
ÇIRALI'DA KUM ZAMBAĞI SAYISI ARTTI
HATİCE ÖZ: "10 GÜN SONRA HEP BİRLİKTE TARİH YAZACAĞIZ"
HATİCE ÖZ: "BİZ GELECEĞİ VAAT EDİYORUZ"
BERKAY BAHAR'DAN ATSO İÇİN '365 GÜN' MESAJI
ÇOCUKLARDAN ASTRONOTLARA SORU YAĞMURU
REKTÖR ÖZKAN KADIN LİDERLER FORUMU'NA KATILDI
BERKAY BAHAR GAZİPAŞA’DA ESNAF VE ÜYELERLE BULUŞTU
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim







