Bugün 12 Şubat 2026 Perşembe
  • Antalya14 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    7104.78
    %-0.43
  • Dolar
    43.6448
    %0.03
  • Euro
    51.9913
    %0.31

CEM ARÜV / KONUK YAZAR/ÇEVRENİN SESİ

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
CEM ARÜV / KONUK YAZAR/ÇEVRENİN SESİ

TEKNOLOJİNİN GELİŞTİĞİ SON NOKTADA: DOKUNMADAN YAŞAMAK

12 Şubat 2026 Perşembe 13:18

Günümüz dünyasında teknoloji artık yalnızca bir araç değil, hayatın her aşamasını yeniden tanımlayan bir sistem haline geldi. Amerika’ya yapılan bir seyahat, bu dönüşümün insan yaşamındaki etkilerini açıkça gözler önüne seriyor: bir zamanlar yüz yüze yapılan işlemler artık tamamen dijital ortama taşınmış durumda. Teknoloji konfor ve hız sağlarken, insan etkileşimini ortadan kaldırıyor; hayatı kolaylaştırıyor ama aynı zamanda insana dair pek çok unsuru sessizce siliyor.

Dokunmadan Geçilen Bir Dünya

Bu seyahatte, yalnızca çipli bir pasaportla, hiçbir görevliyle temas kurmadan Amerika’ya giriş yapmak mümkün oldu. Havalimanında pasaport kontrolünde bir görevli yerine bir tablet vardı. Yüz tanıma sistemi devreye girdi; birkaç saniye içinde kimlik doğrulandı ve kapılar açıldı. Ne bir memurun sorusu, ne de bir damga sesi… Teknoloji, sınırları bir ekranın ardına taşımıştı.

Otelde durum farklı değildi. Resepsiyon masası bomboştu. Onun yerinde parlak bir ekran ve dijital bir klavye duruyordu. Kimlik bilgileri girildi, yüz tanıma devreye girdi, kredi kartı bilgileri kaydedildi ve oda kartı otomatik olarak hazırlandı. İnsan eli değmeden yapılan bu check-in işlemi birkaç dakika sürdü; ama sessizliğin ortasında insan varlığının eksikliği belirgin hissediliyordu.

Restoranlarda da aynı tablo vardı. Garson yoktu; siparişler masaya yerleştirilmiş bir tablet üzerinden veriliyor, mutfaktan çıkan yemek robotik bir servis arabasıyla masaya getiriliyordu. Teknoloji mükemmel bir hız sunuyordu, ancak bir teşekkürün, bir gülümsemenin ya da iki kelimelik bir sohbetin yerini alamıyordu.

Denizde Dijital Seyahat

Miami limanında dev bir gemiye binilirken, yolcuların bileklerine takılmış akıllı bileklikler, tüm kimlik doğrulama sürecini üstlenmişti. Yüz tanıma sistemiyle turnikeden geçmek bir saniye bile sürmüyordu. Odaya girildiğinde ise kapının üzerindeki sensör bilekliği tanıyarak otomatik açılıyordu. Yatağın üzerinde kartlar, sistem tarafından daha önceden hazırlanmıştı. Ödeme işlemleri yine dijital olarak gerçekleşiyor, gemideki tüm harcamalar bulut sistemine kaydediliyordu.

Bu sistem kusursuz bir kolaylık sunuyordu. Ancak geçmişte aynı gemide çalışmış yüzlerce personelin, bu otomasyonun ardından işsiz kaldığı da bilinen bir gerçekti. Teknoloji, bireyin konforunu artırırken, hizmet sektöründeki birçok emekçinin rolünü sessizce ortadan kaldırıyordu.

Eğlence Dünyasında İnsan Yerine Makine

Las Vegas’ta yer alan devasa "Sphere" binasında film izleme deneyimi, teknolojinin gösteri sanatlarına nasıl nüfuz ettiğini kanıtlıyordu. Bilet satın alma, güvenlik kontrolü, koltuk seçimi, hatta içecek siparişi bile tamamen dijital ortamda gerçekleşiyordu. İnsan eliyle yapılan hiçbir işlem kalmamıştı. Sinema salonunda görevli yoktu; yalnızca ekranlar, sensörler ve makineler…

Bir zamanlar sinema gişesinde bilet kesen, salon girişinde koltuk gösteren, büfede içecek veren insanlar, artık sistemin dışında kalmıştı. Teknoloji insanı devreden çıkarmış, kusursuz bir düzen kurmuştu. Ancak bu düzenin sessizliği, insanın yokluğunu da hissettiriyordu.

Teknolojinin Getirdiği Kolaylık ve Yalnızlık

Bu seyahat, teknolojinin yaşamı ne kadar kolaylaştırdığını somut biçimde gösteriyor. Pasaport kontrolünden otel girişine, yeme içmeden eğlenceye kadar her şey birkaç saniyede hallediliyor. Ancak bu konforun bedeli, insan temasının ortadan kalkması. Ne bir memurun yüzü, ne bir resepsiyonistin sesi, ne de bir garsonun ilgisi var. Her şey hızlı, doğru ve kusursuz ama, aynı zamanda soğuk ve sessiz.

Teknoloji bireyin zamanını verimli kullanmasını sağlıyor, ama aynı zamanda sosyalleşme ihtiyacını zayıflatıyor. İnsan, toplumsal bir varlık olma özelliğini giderek kaybediyor. Bu sistemde insanlar birbirine değil, cihazlara güveniyor. Yalnızlık, konforun sessiz bir yan ürünü haline geliyor.

İşsizliğin Yeni Yüzü

Bu dönüşüm yalnızca bireysel deneyim düzeyinde kalmıyor; ekonomik etkileri de büyük. Havalimanında pasaport memurları, otelde resepsiyonistler, restoranlarda garsonlar, gemilerde hizmet personeli, sinemalarda gişe görevlileri... Hepsi artık algoritmalar ve otomasyon sistemleriyle yer değiştiriyor. Teknoloji yeni iş alanları açsa da, eski meslekleri hızla ortadan kaldırıyor.

Bu durum, küresel ölçekte büyük bir istihdam dönüşümünü işaret ediyor. İnsan emeği, yerini veri akışlarına ve yapay zekâya bırakıyor. Ancak bu değişim, toplumların hazırlıksız yakalandığı bir süreci de beraberinde getiriyor. Dijitalleşme eğitimden hukuka, sosyal politikalardan etik değerlere kadar her alanda yeniden düşünülmek zorunda.

Etik Bir Dönüm Noktasında

Teknoloji hayatı kolaylaştırırken, sorumluluk sorusunu da gündeme getiriyor: Bu sistemin yönü kimin elinde? Kararları kim veriyor? İnsanla makine arasındaki sınır nerede çizilmeli? Yüz tanıma sistemleri güvenliği artırabilir, ancak mahremiyetin sınırlarını bulanıklaştırır. Yapay zekâ iş süreçlerini hızlandırabilir, ama insan onurunu göz ardı edebilir.

Bu nedenle, teknoloji politikalarının etik temeller üzerine kurulması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve insan merkezli yaklaşım dijital çağın en önemli ilkeleri olmalıdır. Aksi halde insan, kendi yarattığı sistemin pasif bir parçasına dönüşür.

Teknoloji İnsan İçin mi, İnsanın Yerine mi?

Bugün teknoloji, insana dokunmadan işleyen bir düzen kurmuş durumda. Seyahatten eğlenceye, ticaretten kamusal hizmetlere kadar her şey makineler aracılığıyla yürüyor. Bu düzenin sunduğu kolaylık inkâr edilemez; ancak asıl soru şudur: Teknoloji, insan için mi çalışıyor, yoksa insanı gereksiz mi kılıyor?

Teknolojiyi anlamlı kılan şey, onun insanı dışlamadan, ona değer katarak ilerlemesidir. Eğer bu denge kurulmazsa, geleceğin şehirleri yalnızca daha akıllı değil, aynı zamanda daha yalnız olacaktır. Gerçek ilerleme, insanı merkeze alan teknolojinin inşasıyla mümkündür.

Bu yazı toplam 163 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim