- IMKB
% - Altın
6555.38
%0 - Dolar
50.1424
%0 - Euro
55.9074
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 22:03 - THOMAS REİS: "BUGÜN SAVAŞAN BİR TAKIM GÖRDÜM"
- 21:58 - JOAO PEREİRA: "MAĞLUBİYETE RAĞMEN TAKIMIMIN PERFORMANSINDAN MUTLUYUM"
- 21:42 - ALANYASPOR-TRABZONSPOR: 0-2
- 20:38 - TRENDYOL SÜPER LİG: CORENDON ALANYASPOR: 0 - TRABZONSPOR: 2 (MAÇ SONUCU)
- 19:38 - TRENDYOL SÜPER LİG: CORENDON ALANYASPOR: 0 - TRABZONSPOR: 2 (İLK YARI)
- 19:23 - TFF 2. LİG: ISPARTA 32 SPOR: 0 - ERBAASPOR: 1
- 18:18 - YÜREĞİR ZİRAAT ODASI BAŞKANI DOĞAN: "ÇİFTÇİ KAYIT DIŞI KAYITLARINA BAKILARAK YERİNDE TESPİTLER YAPILMALI"
- 18:08 - DALGALARIN ARASINDA KALAN KADINI SAHİL GÜVENLİK EKİPLERİ KURTARDI
- 17:33 - BÜYÜKŞEHİR’DEN FİKRİYE NİNENİN İNEKLERİNE TIRNAK BAKIMI
- 17:16 - KEPEZ'DE OTODRAG ŞAMPİYONASI SÜRÜYOR
- 17:08 - TARSUS’TA ÇATIDAN DÜŞEN 2 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ
- 17:08 - NAİME İSMİNİ TAŞIYAN BABAANNE VE TORUNU AYNI GÜN VEFAT ETTİ
- 16:52 - SOLAK KÖYÜ, COP31 YOLUNDA ÖRNEK OLUYOR
- 16:33 - BAKAN KURUM’DAN COP31 ZİYARETÇİLERİNE ÇAĞRI: "SOLAK KÖYÜNÜ GÖRMEDEN GİTMEYİN"
- 16:18 - TARSUS’TA FESTİVAL COŞKUSU SON GÜNDE DE DEVAM ETTİ
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


SUYU ARAYAN ÜLKE
Ne kadar yakıcı, ne kadar sarsıcı, ne denli muhteşem ve ne kadar umut verici bir kitaptır. Suyu Arayan Adam! Şevket Süreyya Aydemir’in bu eşsiz otobiyografik eseri niçin okullarda ders kitabı olarak okutulmaz, hiçbir zaman anlayamamışımdır. Yolunu, tarihini, imkânını, devletini ve ülkesini kaybetmiş bir genç adamın gördükleri, yaşadıkları, hissettikleri, hayalleri, acıları ve sevinçleri, her biri bir zehirli ok gibi kalbinize çakılır kitabı okurken. Aslında yolunu kaybeden kişi sadece Şevket Süreyya Bey değildir tarihin o diliminde, bütün Türkiye ülkesi, bütün Anadolu ve Rumeli Türk coğrafyası hem yolunu, hem ülkesini, hem de geleceğini kaybetmiştir. Ve böyle dramatik bir dönemde, genç bir adam, yol bulmaya, kendi deyimiyle, “suyu aramaya” çıkar. Epey sağa sola savrulduktan sonra, aradığı “suyun”, yoksul, bakımsız, unutulmuş Anadolu topraklarında olduğunu fark eder ve ömrünün bundan sonrasını Anadolu’nun aydınlanması mücadelesine vakfeder.
Aslında Türkiye tam iki yüz senedir “suyu arıyor”. İki yüz sene evvel dünyada çok büyük değişiklikler yaşanmaya başlamıştı ve Osmanlı Türkiyesi, bu değişimlere uyum sağlaması gerektiğini nihayet anlamıştı. İlk akla gelen devletin ve ordunun islah edilmesi, yani modernizasyonu oldu. Ama devlet bürokrasisinin aldığı bu radikal kararlar, geleneksel bürokrasi ve askeri kadrolar tarafından hiç hoş karşılanmadı. İsyanlar çıktı, iç savaş yaşandı, devlet kendi ordusunu darmadağın etmek zorunda kaldı, ülke parçalanma ve işgal edilmenin eşiğine geldi. 1830’lu yıllardı. Sonra idari ve kamusal düzenlemeler, Batı normlarında bazı özerk kurumlar, kanunlar yayımlandı ve uygulanmaya çalışıldı. Ama bu çabaları hayata geçirmek elbette kolay değildi, çünkü küçük bir ulus-devletten değil, pek çok milli ve dini unsurun birlikte yaşadığı koca bir imparatorluktan söz ediyoruz burada.
Bunca çabaya rağmen, 1878 yılında imparatorluk çok büyük bir coğrafyayı terk etmek zorunda kaldı, çünkü Çarlık Rusyası’na çok fena yenilmiştik. Elimizde kalan topraklarda Müslüman nüfus daha yoğun görünüyordu, bu nedenle devlet yetkilileri, bu tarihten itibaren “İslamcılık” programına geçti. Bu sayede elde kalan toprakları ve devleti koruyabileceğini düşünüyorlardı, fakat olmadı. 1900’lü yıllara girdiğimizde İslamcılık reçetesinin de çare olamayacağı anlaşılmış görünüyordu. Belli ki bu doğrultuda gidilerek “aranan su” bulunamayacaktı.
Ama ülkenin aydınları suyu aramaya devam edeceklerdi, çünkü başka çareleri yoktu. Gözleri ve kulakları Avrupa’da olduğu için, “meşrutiyet” diye bir devlet modelini takibe aldılar ve bu modeli Türkiye’ye getirmek için mücadeleye giriştiler. Sanıyorlardı ki, meşruti bir anayasa yürürlüğe girerse bütün dertler sona erecek, aranan su bulunacaktı. Ne var ki tarih başka bir kanala girmişti ve yeryüzünde yaşayan herkesi, her devleti, her ulusu, bu yeni kanala doğru sürükleyecekti. Evet, meşrutiyet ilan edildi, ama onun kurumsallaşması için ne zaman vardı ne de zemin. Dünya büyük bir boğazlaşmaya doğru gidiyordu ve böyle bir iklimde anayasa, meşrutiyet, hak, hukuk vs. gibi kavramlara yer yoktu.
1920’lere geldiğimizde ise elimizde sadece Anadolu coğrafyası ile Trakya’da küçük bir toprak parçası kalmıştı. Sarsıcı idi, moral bozucu idi, yıkıcı idi, ama realite buydu. Şimdi yapılması gereken tek şey, Cumhuriyet modeline geçmek ve Anadolu coğrafyasını baştan imar etmekti. Tıpkı Şevket Süreyya’nın yaptığı gibi, mecburen “suyu” Anadolu’da arayacaklardı, buna giriştiler. Yeni bir anayasa, yeni bir ulus-devlet modeli, yeni kurumlar, modern bir eğitim-öğretim seferberliği, yeni yollar, yeni fabrikalar, yeni okullar… Nihayet “aranan su” bulunmuş gibi görünüyordu.
Taa 2000’li yıllara kadar, düşe kalka, kör topal da olsa demokratik bir cumhuriyet modeline bağlı kaldı Türkiye. Bazı tersliklere, olumsuzluklara ve yanlışlarına rağmen, yine de, “laik-demokratik Türkiye Cumhuriyeti” mottosu, aranan su olarak kabul görüyor gibiydi. Artık suyu aramaya gerek kalmamıştı, aranan su bulunmuştu!
Fakat 2015-16 yıllarından başlayarak Türkiye yeniden “suyu aramaya” başlayacaktı. Yeni bir rejim, başkanlık sistemi, yeni bir anayasa, yeni bir devlet-kamu modeli arayışı falan. Halen de bu sürecin içindeyiz ve bu ülkede yaşayan milyonlarca insan bu yeni sürecin nerelere evrileceğini merak ediyor.
Hülâsâ, baştan da söylediğim gibi, Türkiye tam iki yüz senedir “suyu arıyor”. Bazen arıyor bulamıyor, bazen de buluyor, ama bulduğunu fark etmiyor. Bir tuhaf tarih, bir acayip kader.
Peki bu ülke, iki yüz senede bulamadığı suyu tarihin bu kaotik zamanlarında bulabilir mi?
Cevabını size bırakıyorum, benden bu kadar.
57 YILLIK BİR ÖMRE SIĞAN BİR CUMHURİYET…MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİR KADININ HAYATINDA İŞ, AİLE VE KENDİSİSİBEL ARSLAN
CUMHURİYETİ İNGİLİZLER Mİ KURDU?EŞREF URAL
UTANÇOYA ÖZGÜR
YAN YATMIŞ SEKİZİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
COP 31/2 TARIM VE TURİZM: AYNI GELECEĞİN İKİ TEMELİIŞIK YARGIN
BAŞARIYA KOŞANLAR: FEYZA DAĞALYA ŞAHİN
İNUİT MOĞOL TÜRK YURDU GRÖNLAND'DA BİR GÜNHÜSEYİN KARABULUT
SEZON BİTTİ, KİRAYI DA ASKIYA ALABİLİR MİYİZ?TUGAY TOYDEMİR
VEYSEL EFENDİ KAHVECİSİGAZANFER ERYÜKSEL
“KIRKMERDİVEN” EDEBİYAT DERGİSİ VE “ANSAN” 4YUNUS YAŞAR
YENİDEN ÇORUM’A GELDİMMERAL KILINÇ
STOKTA YOKSA SATMA! TÜKETİCİNİN PARASINI KASANDA TUTAMAZSIN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
FİBONACCİ’DEN DOĞAL DENGEYEAHMET İLBARS
SUSMAK TARAFSIZLIK MI?DERYA DALMAZ
ANTALYASPOR KAYBETMEDİKAHRAMAN KÖKTÜRK
DİKKAT ÇAĞINDA DEĞERİNİ KAYBEDEN BİLGİMELTEM YUVARLAK
EKOLOJİK ADALET: ÇEVRE KRİZİNİN BEDELİNİ NEDEN EN AZ KİRLETENLER ÖDÜYORCEM ARÜV
EMLAK VE GAYRİMENKUL OFİSLERİ CAN ÇEKİŞİYORAHMET DİKİCİ
ÖLMEYE YATMAK ROMAN KAHRAMANI AYSEL, USTA ROMANCININ KENDİSİ MİYDİ?YALÇIN DUMAN
AZERBAYCAN-BAŞÖRTÜSÜ-OTORİTERLİK / BİR TUTUM OLARAK ÖZGÜRLÜKÇÜLÜKALİ İHSAN DİLMEN
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-12NİZAMETTİN ŞEN
ÖMÜR HANIM'IN SONBAHAR RİTÜELLERİBİHTER GÖRDÜ
BATI'DA MERAK, BİZDE MASLAHATTARIK ÇELENK
ANTALYA, AVUSTURYALILARIN SONBAHAR TERCİHİNDE İLK SIRADA
COP31'DE SIFIR ATIK SEFERBERLİĞİ
3. ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI FESTİVALİ BAŞLIYOR
SERALARI SEL VURMASINA RAĞMEN SEBZE FİYATLARI DÜŞTÜ
KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ'NDE SANAT DOLU BEŞİNCİ GÜN
ÖZDEMİR, KADIN MUHTARLARA ANITKABİR GEZİSİ SÖZÜNÜ TUTTU
19 İLÇENİN PEYNİRLERİ ENVANTER ALTINA ALINIYOR
KIRMIZI HALIDA ŞIKLIK YARIŞI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





