Bugün 02 Ocak 2026 Cuma
  • Antalya1 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    5997.158
    %0.53
  • Dolar
    42.9734
    %0.12
  • Euro
    50.2892
    %0.34

BAHAR UYSAL HAMALOĞLU / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
BAHAR UYSAL HAMALOĞLU / KONUK YAZAR

TEŞEKKÜR EDERİM GÜNEŞ

02 Ocak 2026 Cuma 00:56

 

   Çocukluğumda ve gençliğimde yeni yıla girmeden önce bir sofrada toplandık hep. Bayramlar ve yılbaşı hep uzun sohbetlerin, bereketi paylaşmanın, bir arada olduğumuza teşekkürün, sevgi ve bağlılığımızın tescillenmesiydi. Büyüklerimiz belki de o günlerde hayat boyunca değil de kendi ömürleri boyunca bizim yanımızda olacaklarına dair bir yemini geçirdiler içlerinden biz çocuklarsa birer birer dünyadan göç edeceklerini aklımızdan hiç geçirmeyip inanç ve umutla geleceğe dair düşler kurduk. Sonra yılbaşlarında sofradakilerin azalması derin çentikler atsa da yüreğime her yeni yıla girmeden bir hafta önce salonun köşesindeki çam ağacına simli, yaldızlı kürecikler, renkli balonlar, altunî, gümüşî, kenarı kıvrımlı şeritler asmayı hiç bırakmadım. Oğlum için acemice sarıp sarmaladığım bir hediye, çamın altından ve annemin kokina demeti, salondaki masanın vazosundan hiç eksik olmadı.

     Burada, beş gün önce Noeli kutladılar, Noel yerini hemen yeni yıl kutlamasının heyecanına, telaşına bıraktı. Dün kentin sokaklarını arşınladım, kocaman plastik çam ağaçlarının arasından, kapılarına irili ufaklı, devamlı renk değiştiren lambalar asılı dükkânların önünden geçip, bağrışıp çağrışan, aceleci ama neşeli telaşe kitlesinin arasına karışıp sürüklendim limandan kentin merkezine doğru. Ana caddede gökyüzünden küçüklü büyüklü, ışıltılı yıldızlar, parıltılı sarı süslemeler yeryüzüne inmişlerdi. Geçmişte kim olduğumla gelecek yılda kim olacağıma cesaret ettiğim kişi arasındaki yazılı metinler yerini çoktan sıradan bir günün heyecansızlığına, hayatın olağan akışına bırakmıştı bile.

     Eduardo Galeano, senenin sonundaki yeni başlangıç için şunları demiş:
‘’İnsanları sonla değil, başlangıçla selamlamayı, melankoliye karşı umudu tercih ederim. Başarısızlıklardan çok projeleri severim. Önümde daha uzun bir hayat olduğunu düşünmeyi seviyorum. Her yıl  şöyle deriz: Aralık ayı kolay bir ay değil. Koşuşturma, kaygılar, aşırılıklar, sadakat çatışmaları, olmayanlar, yalnız olanlar, biriyle birlikte olup da kötü bir ilişki içinde olanlar, birlikte olmak istemedikleri biriyle birlikte olmak zorunda kalanlar. Ve bazıları, daha aklı başında, daha tutumlu olanlar, neler olup bittiğini anlamışlar: işe yaramayan şeyleri zorlamadığınız, bazen hissedilmeyen bir mutluluğu dayatmadığınız, sevdiklerinizin sevgisinin, 31'inde saat 12'de sizinle kadeh kaldıramadıkları için yargılanmadığını. Bunun yerine başlangıçları, yeni bir defteri, yepyeni kıyafetleri, artık bize hizmet etmeyen, gereksiz yer kaplayan şeylerden kurtulmayı düşünelim. Dünya çok hızlı değişiyor, bazen o kadar hızlı ki bunu anlamakta zorlanıyoruz  ama bu, başkalarıyla birlikte değişmek için iyi bir fırsat; bir araya gelip düşünmek, yapmak, hissetmek, vermek, sevmek, adaletsizliğe karşı isyan etmek, biraz daha özgür olmak, başkalarına daha fazla saygı göstermek, daha kapsayıcı ve destekleyici olmak, zihinlerimizi açmak ve farklı düşünmek için. Birlikte yapabileceğimiz tüm şeylere bakın. Dünya değişiyor, evet. Bunun en iyisi olup olmadığını kendinize sormayın. Bu bizim dışımızda olup biten bir şey değil; siz bunun bir parçasısınız ve katıldığınız değişimlerin kendisi olacaksınız. Kurmak istediğiniz ilişkiler, seçtiğiniz arkadaşlar, uğruna mücadele ettiğiniz davalar ve kendinize ayırmaya karar verdiğiniz zaman siz, siz olacaksınız. Hızlı yürümeyin, zamanınızı böyle daha iyi kullanamazsınız, aksine zamanınız siz nasıl geçtiğini anlamadan geçip gider. Bu günlerde herkes süpermarketlere ve alışveriş merkezlerine akın ederken, siz parka gidin, yavaşça yürüyün, gökyüzüne bakın, kuşları dinleyin, başkalarını gözlemleyin.
Ve yeniye hoş geldiniz... Yeni bir başlangıcı kutluyorsunuz."

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - — - - -

     Bu kentte Noel kutlanırken uzaklarda Güneş’in onur konuğu olduğu ülkeler ve halklar var. Takvimleri bizim karar kıldıklarımızdan farklı olan insanlar yaşamlarındaki kırık ve çatlaklarla bile olsa ilerlemenin, sessiz bir umut biçimi olduğunu kavramışlar. Bizim dillendirdiğimiz sözcüklerden daha önce doğmuş bir takvimin sahibi bu insanlar. Kiribati, Tuvalu, Samoa ve Tonga'nın geleneksel bölgeleri olan adalarda zaman, sabit aylarla değil, güneşin, denizin ve rüzgârın davranışıyla ölçülüyor. Yıl, takvimlerin söylediği zaman değil, ışığın değiştiği zaman başlıyor. Güneşin Güney yarımkürede gökyüzünde en yüksek noktaya ulaştığı ve günlerin uzun ve parlak olduğu Aralık gündönümüne yakın zamanlarda, insanlar, Güneş’in tam gücüne geri dönüşünü, yeni bir yaşam döngüsünün başlangıcı olarak kabul edip onu kutluyorlar.

     O gün ya da o hafta, insanlar şafak vakti okyanus kıyısında toplanıyor. Güneşin sudan yavaş yavaş, sarıdan turuncuya, turuncudan kırmızıya dönüşüp bir küre gibi yükselişini seyrediyor, şarkı söylüyor, şükrediyor ve basit yiyecekler paylaşıyor: balık, hindistan cevizi, kökler, meyveler gibi. Bu gürültülü bir şölen değil. Bu bir uyum töreni; insan bedeni ile dünyanın bedeninin uyumu. Yaşlılar, güneşin uzun fırtınalar sırasında nasıl kaybolduğundan ve her zaman nasıl geri döndüğünden söz eden hikâyeler anlatıyor. Çocuklar bunları masal gibi değil, yaşayan bir anıymış gibi dinliyor ve belleklerinde saklıyorlar.

     Bugün bazı evlerde kiliseler, yapay ağaçlar ve ithal Noel şarkıları olsa da, birçok aile hâlâ şafak vakti bu töreni gerçekleştiriyor. Eski bir gelenek olduğu için değil, gerçekliğini koruduğu için. Bu adalarda daha büyük bir doğum kutlanıyor. Yeniden büyüyen günün doğumu, geri dönen sıcaklığın doğumu, devam eden yaşamın doğumu. "Mutlu Noeller" demiyor birbirlerine bu insanlar. Daha basit bir şey söylüyorlar: “Teşekkür ederim, Güneş. Geri döndün." Bu sabah yeni yılın ilk günü ve baktım Güneş geri dönmüş. Yeni yılda da mucizeler olmayacak ama annemin tembihlediğini yapacağım. Şu kısa dünya misafirliğinde iyiyi çağırmaya devam edeceğim.

Bu yazı toplam 141 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim