Bugün 03 Ekim 2022 Pazartesi
  • Antalya30 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    996.241
    %0.83
  • Dolar
    18.5433
    %0.26
  • Euro
    18.123
    %0.00
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Ülkemizin dağlarında al bayrak gibiyiz”
22 Eylül 2022 Perşembe 13:54

“Ülkemizin dağlarında al bayrak gibiyiz”

Öz Orman İş Sendikası Antalya Şubesi 4. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Genel kurulda Ahmet Ali Şişaneci güven tazeleyerek tekrardan başkanlığa seçildi. Orman işçilerinin özverili çalışmalarına dikkat çeken Şişaneci, “İş kolumuzda görevli her bir

Öz Orman İş Sendikası Antalya Şubesi 4. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Genel kurulda Ahmet Ali Şişaneci güven tazeleyerek tekrardan başkanlığa seçildi. Orman işçilerinin özverili çalışmalarına dikkat çeken Şişaneci, “İş kolumuzda görevli her bir arkadaşımız, ülkemizin burçlarında, sarp dağlarında al bayrak gibidir. Bizim diğerlerinden farkımız vatanın en ücra yerlerini iş yerlerimiz olarak görmemizdir” dedi.

 

Öz Orman İş Sendikası Antalya Şubesi 4. Olağan Genel Kurulu, Antalya Öğretmenevi’nde gerçekleştirildi. Divan başkanlığını Öz Orman İş Genel Teşkilat Sekreteri Zeki Sungur Kızılkaya’nın yaptığı genel kurula AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın, Antalya Orman Bölge Müdürü Vedat Dikici, Öz Orman İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, Öz Orman İş Genel Sekreteri Ali Bilgin, Genel Mali Sekreter Halil Turan, Genel Teşkilatlanma Sekreteri Zeki Sungur Kızılkaya, Genel Eğitim Sekreteri Ramazan Gün, Denizli Şube Başkanı Kenan Atalay, Isparta Şube Başkan Süleyman Atasoy, sivil toplum örgütü Antalya temsilcileri ve delegeler katıldı. Divanın oluşturulmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan ve tek liste ile seçime gidilen genel kurulda başkan Ahmet Ali Şişaneci güven tazeleyerek yeniden 4 yıllığına başkanlık görevine seçildi.

sam-3891.JPG

“YEŞİLİ YAŞAT Kİ ÜLKE YAŞASIN, BÜYÜK BİR CAMİAYIZ”

Sendika olarak; tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründe mücadele verdiklerini belirten Öz Orman İş Antalya Şube Başkanı Ahmet Ali Şişhaneci, “Sendikal anlamda yeşili yaşat ki ülke yaşasın sloganı üzerine inşa ettiğimiz mücadelemize hız kesmeden devam ediyoruz. İnsan için gerekli olan asıl ihtiyaçları karşılayan iki önemli unsur üzerinde duruyoruz.

Bunlardan bir tanesi her daim gölgesine ihtiyaç duyduğumuz yeşili yaşatmak, diğeri ise her zaman soframızda bulunması gereken aşın mimarları olarak mücadele veriyoruz. Kısaca Öz Orman İş mücadelesi demek nefes almak için ormanı, karnımızı doyurmak için de TİGEM’lerimizde ülke çıkarları için ter döküyoruz. Bizler emeğin temsilcisi olan, ekmeğini nasırlı ellerle kazanan ve ülke kazanımına doğrudan katkı sağlayan büyük bir camiayı temsil ediyoruz” dedi.

 

“HER GÜN İŞTEN ÇIKARILDIK MI? KORKUSU YAŞIYORDUK, BUGÜN 12 AY ÇALIŞMANIN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ”

Sendikal mücadelenin önemine dikkat çekerek geçmişe yönelik hatırlatmalarda bulunan Şişaneci, örgütlenmenin yeni başladığı 2004 yılında Türkiye’nin en düşük ücretini alan ve sadece bir yılda 120 gün çalışan işçiler olduklarını kaydetti. 120 gün çalıştıkları için sosyal güvenlik haklarından yararlanamadıklarına dikkat çeken Şişaneci, “Her gün gittiğimiz iş yerinin kapısına bakıp, acaba işten çıkarıldık mı? korkusu yaşıyorduk. Dün 120 gün çalışabilecek miyiz? derken

bugün 12 ay çalışmanın mücadelesini veriyoruz. Nereden Nereye diyeceğimiz bu mücadeleyi o gün Öz Orman İş Sendikası başlattı. Bugün ise başarısını zirveye taşıdı” diye konuştu.

ahmet-ali-sisaneci.JPG

“HİÇBİR ZAMAN YILMADIK”

“Büyük bir ferasetin, geleceği inşa etmede doğru adım atmanın ve öngörüler üzerine yapılan tespitlerde sıfır hata ile temsil makamını en iyi şekilde korumanın mesleğimize duyduğumuz aşk ile mümkün olabildiğini hep birlikte görüyor, yaşıyoruz” diyen Şişaneci, “Bugün bu salonda yaşamak için yaşatmaya çalışan mesleğine aşk ile bağlı olan siz değerli kardeşlerimle birlikte olmanın haklı sevincini yaşıyorum. Sendikal mücadele orman kanunlarıyla yönetilen ahkâm kesmeyi yok etmiştir. Seksenli yılların inşa etmek istediği sendikal bakış açısı ile bugünün bakış açısı arasında çok büyük farklar vardır. Kırmanın, dökmenin, yıkmanın geride kaldığı karanlık yıllardan, diklenmeden dik durabilen, sendikal hakları en iyi şekilde alabilen ve hep birlikte büyüyen ekmekten payını isteyen önemli bir döneme evrildik. Bu ülkenin milli ve manevi değerlerini öncelik olarak görüp, vatanımız yoksa ehemmiyetimiz de yok diyerek sivil toplum olarak sorumluluk aldık. Ülkemizi karanlık odalarda pazarlamak isteyenlere karşı bir ve bütün olduk. Sendikal geleneğimiz açısından bizim için asli olan hususlara asla halel getirmedik. Bugün ülkemizin ihya ve inşasında güvenlik güçlerinden sonra en önemli unsurun sivil toplum örgütleri olduğunu bir kez daha ispatladık.

Biz anlamını asla kaybetmeyeceğimiz bir mücadelenin neferleri olarak hiçbir zaman yılmadık. Başta Genel Başkanımız olmak üzere genel merkez yönetimimizin, şube ve bölge başkanlıklarımızın, işyeri ve üyelerimizin desteğini, gücünü her zaman yanımızda hissettik. Her zaman ‘Sen yoksan biz 1 eksiğiz’ söylemi üzerinde bir ve bütün olduk” ifadelerini kullandı.

sam-3937.JPG

“NEFES ALMANIN YAŞAMAK OLDUĞUNU, ATEŞİN İSE ÖLÜM GETİRDİĞİNİ EN İYİ BİZ BİLİRİZ”

İş kolumuzda görevli her bir arkadaşımız, ülkemizin burçlarında, sarp dağlarında al bayrak gibidir. Bizim diğerlerinden farkımız vatanın en ücra yerlerini iş yerlerimiz olarak görmemizdir” diyen Şişaneci, konuşmasına şöyle devam etti:

“Biz yeri geldiğinde yeşil vatanın göbeğinde gök kubbeyi kendimize yorgan, yeri geldiğinde toprak anayı kendimize döşek yaparız. Aldığımız nefesin, içtiğimiz suyun değerini kaybettiğimiz gün anlarız. Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bu hayatta bir nefesin ne denli önemli olduğunu en iyi bizler biliriz. Yeşil vatanın düşmanı olan ateşe karşı dururken siyah dumanların acımasız yüzünü en iyi biz biliriz. Nefes almanın yaşamak olduğunu, ateşin ise ölüm getirdiğini en iyi biz biliriz. Yaşamanın, yaşatmanın sınırında dururken çocuklarımızdan, ailelerimizden uzak olduğumuz her bir saniyenin ne denli riskli, tehlikeli olduğunu en iyi biz biliriz. Bugün verdiğimiz yaşatma mücadelesi için aramızda olamayan 135 şehidimiz var. Onlar nefeslerini yeşil vatana adadılar. Canlarını, hayatlarını, yarınlarını yeşil vatan için feda ettiler. Bugün bizler nefes alırken onlara bir nefes borcumuzun olduğunu, onlar sayesinde nefes alabildiğimizi, yaşayabildiğimizi unutmamamız gerekiyor. Sendikal mücadelemizde vefanın yeri çok büyüktür. Öz Orman İş Sendikası şehit olan yol arkadaşlarımızın emanetçileri olan evlatları için şehitlik hakkı istiyor. Başardıklarımızın neler olduğunu, başaracaklarımızın neler olabileceğini birlikte yaşayıp göreceğiz. Fakat en asli görevlerimizden bir tanesi olan şehitlik hakkı için gerekli olan bütün adımların Genel Başkanımız tarafından atıldığını hatırlatmakta fayda görüyorum.”

sam-3897-001.JPG

“BAŞKALARININ HAYALLERİNİ SÜSLERKEN, MÜCADELEMİZDEN ASLA GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

Türkiye’de sendikalı olmanın, sendikayı temsil etmenin ahlak, aidiyet ve dava bilinci ile doğrudan orantılı olduğunu vurgulayan Şişaneci, “Çalışırken ahlakla yoğrulmak, mücadele verirken ülke aidiyetine sahip olmak, görev alırken vatan sevdasını dava olarak görmek farkındalığımızdır. Bu farkındalık dün ve bugün arasındaki farkla daha da netlik kazanır. Kıran, döken sendikal mantığın günümüz dünyasında yeri yoktur. Bu sebeple Çalışma Bakanlığımızın kayıtlarına göre ülkemizde 304 sendikanın içerisinde Öz Orman İş sendikasının yeri, anlamı çok daha farklıdır. Yaşatmak için canını ortaya koyan başka hiçbir sendika bulamazsınız. Yine 304 sendika içerisinde işçileri için gece gündüz demeden mücadele veren, işçilerinin hak ve menfaatlerini savunma noktasında gündem oluşturan, gündemde kalan başka bir sendika gösteremezsiniz” diyerek sözü geçici mevsimlik işçilere getirdi. “Önümüzde geçici mevsimlik adı altında orman işçilerimizin gelecek hayallerini kurmada engel olan büyük bir tümsek bulunmakta” diyen Şişaneci, “Öz Orman İş Sendikası olarak Genel Başkanımız bu hususla ilgili gereken mücadeleyi vermiş, siyasi ve medya anlamında en etkili gündemi oluşturmuştur. Diğerleri dediğimiz sendikalardaki işçi arkadaşlarımız Öz Orman İş Sendikası’nın verdiği mücadeleye imrendikleri gibi aynı etkiyi kendi sendikalarında görmenin hayali içerisindeler. Biz başkalarının hayallerini süslerken, kendi gerçeğimiz olan mücadelemizden de asla geri adım atmayacağımızı her defasında göstermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

 

“SONUÇ ALINCAYA KADAR MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”

Verdikleri mücadeleler neticesinden orman işçilerinin çalışma sürelerinin 5 ay 29 günden 9 ay 29 güne çıkarıldığını hatırlatan Şişaneci, 9 ay 29 günden 12 aya çıkaranın da yine Öz Orman İş Sendikası olacağını söyledi. Genel Başkan Settar Aslan’ın her zaman ‘Orman Genel Müdürlüğü çatısı altında artık geçici mevsimlik kavramları olmayacak’ dediğini hatırlatan Şişaneci, bu mücadelelerinin sonuç alıncaya kadar devam edeceğini vurguladı.

 

“BÜYÜK BİR AİLE OLMANIN GEREĞİNİ YAPTIK”

Geride kalan 4 yıllık zaman zarfında yaptıkları çalışmalardan da bahseden Şişaneci, “Gece gündüz demeden mücadele verdik. Üyelerimizin acılarını paylaşmak, mutluluklarına ortak olmak için her zaman sahada birlikte hareket ettik. İş yerlerinde yaşadıkları sorunları kırıp dökmeden çözmek için diyaloğu birinci adım olarak gördük. Yangınlarda mücadele veren arkadaşlarımız bize neredesiniz? Demedi. Çünkü her zaman onların yanı başında olduk. Çalışma hayatı içerisinde oluşabilecek kaza ve afetlerde Öz Orman İş Sendikası olarak işçilerimizin yanına ilk koşan olduk. Yapılan destekleri reklam yapmadan işçimizin onurunu da, gururunu da koşulsuz kural olarak belirledik. Öz Orman İş Sendikası’nın varlığını, samimiyetini, sıcaklığını üyelerimize hissettirmek için büyük bir aile olmanın gereğini yaptık. Genel merkezimizin ve bağlı bulunduğumuz konfederasyonumuzun ulusal ve uluslararası programlarında her zaman yer aldık” diye konuştu.

 

“HEPİMİZ BİRBİRİMİZİ TAMAMLIYORUZ”

Meslekte eski olduğuna dikkat çekerek işçilerin nereden nereye geldiğini iyi bildiğini belirten Antalya Orman Bölge Müdürü Vedat Dikici ise, “3 ay, 4 ay çalıştırıp hatta hakkı zayi olmasın diye yıllık 15 gün çalıştırdığımız işçiler vardı. Siyaset ne tarafa çekerse ya da yönetici kimi arzu ederse çalıştırdığı rastgele bir düzenden bugün geldiğimiz düzen ortada” dedi. İşçi ile memurlar arasında hiçbir fark olmadığını vurgulayan Dikici, “Hepimiz ormancıyız. Hepimiz birbirimizi tamamladığımız için bu teşkilat belli yerlere geliyor. Siz ya da biz diye bir şey yok, biz varız. Hep beraber varız. Kardeş kardeş hep beraber orman teşkilatımızda hem devletimize hem milletimize en iyi katkıyı sağlayacak şekilde elimizden ne geliyorsa, içtiğimiz çorbanın helal olduğunu düşündürerek bu işi devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.

vedat-dikici.JPG

“BU SENDİKA BİZİM EVLADIMIZ”

Kendisi de ormancı olan Antalya Milletvekili İbrahim Aydın ise, “Bu sendika bizim evladımız. Evladımızdan da memnunuz. Ben önce ormancıyım, ikinci olarak siyaset yapmaya çalışıyorum. Meslek ve siyasi hayatında yaptığın en iyi çalışma ne deseler bu sendikanın kuruluşundaki katkı ve daha sonraki aşamalarında yaptığım desteklerdir. En iyi yaptıklarımdan birisi budur. Ömrümüzün sonunda torunlarımıza anlatabileceğimiz bir konu varsa bu sendikanın doğuşu, büyüyüşü ve hizmet edişidir” dedi.   

ibrahim-aydin.JPG

“EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ MÜCADELE VERİYORUZ”

Geçen yıl Manavgat yangınında verilen mücadelenin eşi benzerinin olmadığını söyleyen Öz Orman İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan ise, “Aynı zaman diliminde dünyanın birçok yerinde orman yangınları oldu, fakat ülkemizde yaşanan orman yangınını kahraman ateş savaşçılarımız 16 gün gibi kısa bir sürede söndürdü” dedi. O günden bugüne Antalya, Muğla, Mersin, Denizli, Isparta ormanlarını tekrar yeşertmek adına ciddi gayretler sarf edildiğinin altını çizen Aslan, özellikle ormanların eski haline döndürülmediğini sosyal medya üzerinden montajlı resimlerle medyaya sunan kişilerin yanlış algılarla siyasi argümanla rant devşirdiklerini söyledi.

 

“SİYASETLE İŞİMİZ YOK, AMACIMIZ YEŞİL VATAN”

“Siyasetle işimiz yok amacımız yeşil vatan” diyen Aslan, “Yeşil vatan için ülkemiz, orman köylerimiz, yeşil sevdalıları büyük bedeller ödedi. Orman yangınlarının olduğu ilk günden bugüne teşkilatımız sahada ormanlarımızın içindedir. Bizim amacımız kaybedilenleri eski haline getirmekti. Bugün yangınların yaşandığı alanlarda yeniden inşa çalışmalarının sürdüğünü hepimiz net bir şekilde görüyoruz. Bu bize şunu gösteriyor, ne ormanlarımızın ne de ormancılarımızın kirli siyasete alet edilmemesi gerektiğini belirtmek istiyorum” şeklinde konuştu.

settar-aslan.JPG

“ŞEHİTLİK HAKKI TANINMASINI, MORAL VE MOTİVASYONUN KADRO İLE TAÇLANMASINI İSTİYORUZ”

“Geçen yıl burada 3 kahraman kardeşimizi kaybettik, acılarımızın üzerinden siyasi devşirme yapılmasını uygun bulmuyoruz” diyen Aslan, “Bugün konuşulması gerekenler kaybettiğimiz kardeşlerimizin emaneti olan çocukları için şehitlik haklarının tanınması ve yeşil vatan uğruna canını hiçe sayan kardeşlerimizin moral ve motivasyonlarının kadro ile taçlanmasıdır. Siyasi kimlikler konuşacaksa bunları konuşmalılar. Aksi durumda zaten biz yapmamız gerekenleri en iyi şekilde yapıyoruz. Biz Öz Orman İş Sendikası olarak bugüne kadar kazanılmış olan bütün hakların altına nasıl ki imzamızı atmışsak, şehitlik hakkının da mimarı, kadro talebinin de mimarı yine biz olacağız” ifadelerini kullandı. HABER: YUSUF KATRAĞ

Bu haber toplam 1039 defa okunmuştur
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim