- IMKB
% - Altın
6495.18
%2.16 - Dolar
44.3489
%0 - Euro
51.3612
%-0.34
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 21:23 - BANKA ŞUBESİNDE SATIRLA GASP GİRİŞİMİ: MASKELİ ŞÜPHELİ KISA SÜREDE YAKALANDI
- 20:12 - IRAK TÜRKLERİ, HUN-TÜRK KURULTAYI'NA DAVET EDİLDİ
- 20:08 - ANTALYA-ISPARTA KARAYOLUNDAKİ FECİ KAZADA HAYATINI KAYBEDENLERİN İSİMLERİ BELLİ OLDU
- 19:43 - YOLCU TRAFİĞİ 3 MİLYONU AŞTI
- 18:58 - ANTALYA-ISPARTA KARAYOLUNDA İŞÇİLERİ TAŞIYAN MİNİBÜS İLE BETON MİKSERİ ÇARPIŞTI: 7 ÖLÜ, 7 YARALI
- 18:57 - GİRİŞİMCİ DESTEK PROGRAMI İŞ GELİŞTİRME DESTEĞİ DÜZENLENDİ
- 18:53 - MERSİN’DE MİSKET BÜYÜKLÜĞÜNDE DOLU ETKİLİ OLDU: ORMAN VE BAHÇELER BEYAZA BÜRÜNDÜ
- 18:13 - TARSUS’TA NARKOTİK OPERASYONU: 95 ŞÜPHELİ DEŞİFRE EDİLDİ, 40 TUTUKLAMA
- 18:03 - ISPARTA-ANTALYA KARAYOLUNDA FECİ KAZA: 7 ÖLÜ
- 17:58 - TARİHİ ÇARŞIDA MOTOSİKLET KAZASI: YAYAYA ÇARPIP KAÇTI
- 17:58 - GAZİPAŞA TARIM FUARI AÇILDI
- 17:33 - OSMANİYE’DE SEL ALARMI: 251 ARAÇ, BİN 93 PERSONEL GÖREVDE
- 17:13 - ALANYA’DA 75 BİN KULLANIMLIK UYUŞTURUCU MADDE ELE GEÇİRİLDİ: 2 GÖZALTI
- 17:06 - HACISÜLEYMAN'DAN GAZİPAŞA'YA '2050 VİZYONU' ÇAĞRISI
- 17:03 - ALANYA’DA TRAKTÖR SÜRÜCÜSÜNÜN CENAZESİ YAKINLARINA TESLİM EDİLDİ
MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR


KÜRT DENİLEN OLUŞUMUN TARİHİ VAR MI?
Kürt tarihi hakkında bilime uydurulmaya çalışılan ilk düşünceler, 93 Harbi’nden sonra Rusların Doğu Anadolu’yu işgaliyle başlar. İki Rus subayı, bilim adamı kimliği altında Kürt tarihi yaratmakla görevlendirilir. Bunlar Vladimir Minorsky (1877-1966) ve Nikitin’dir (1885-1960). Her iki isim de oryantalisttir. Kürtler üzerine Rus siyasetiyle irtibatlı araştırmalar yaptıkları ileri sürülmektedir. Rusların Ermeni meselesinden sonra bölgede yeni bir unsur olarak Kürtleri devreye sokmak istedikleri, bu çerçevede de bu iki ismin bir Kürt ulusu inşa etme fikrine hizmet ettiği savunulmaktadır.[5][7]
Şerefhan adıyla bilinen kişinin yazdığı Şerefname’nin el yazması nüshası Petersburg’a götürülmüştür. Bu eserden hareketle bir Kürt tarihi tezi kurulduğu ileri sürülmektedir. 1597 yılında yazılan Şerefname verilerine göre adeta laboratuvar ortamında bir Kürt tarihi tezi oluşturulmuştur. Bu iki oryantalist, ana kaynak olarak Şerefname’yi esas alıp bir Kürt tarihi kitabı yazmışlardır.[4][5]
Halbuki Şerefname’de Kürt ve Kürtçülük kavramları bugünkü ideolojik muhtevasıyla yer almaz. Kullanılan Ekrad kelimesinin, dağlarda yaşayan konar-göçer topluluklar manasında kullanıldığı ileri sürülmektedir. Türkçe “Kürt” kelimesinin, Arapça çoğul yapıya sokularak Ekrad hâlinde “dağlı” manasında kullanıldığı; bu iki bilginin de Ekrad kelimesinin çoğul niteliğini kaldırıp “Kürt” kelimesini yalın hâlde bölge insanının adı gibi kullandıkları savunulmaktadır. Türkçe bir kelimenin Arapça ef‘âl veznine sokulmasının dilbilim bakımından tartışmalı olduğu da ayrıca vurgulanmaktadır.[4]
Şerefname bir millet tarihi değil, bölge olaylarının hikâyesidir. Yaklaşık beş yüz sayfadır. Şeref Han, Osmanlı’ya bağlı, bağımsızlık talebi olmayan birisidir. Çeviriyi yapanlar bu eseri Kürt ulusunun tarihi olarak tanımlamışlar; ek ve yorumlarla kitabın özünü zedelemişlerdir. Farsça yazılan bu eser Batı dillerinden Türkçeye çevrilmiştir. Eserde geçen Ekrat/Ekrad kelimesi Osmanlı mufassal defterlerinde konar-göçer manasında kullanılır ve bu kelime Türkmenleri de kapsar.[4]
Vladimir Minorsky, Urmiye kentinde dışişleri görevlisi olarak göreve başlar. Görevinin, bölgede kendisini farklı hisseden ve Kürt olarak adlandırılan topluluklara millî bilinç vererek onları harekete geçirmek; 1914-1918 yılları arasındaki Rus işgali sırasında da Rusların Basra Körfezi’ne inmesine zemin hazırlamak olduğu ileri sürülmektedir. Kürtleri araştırır, bir kitap hazırlar; bu kitabın Rus Genelkurmayı tarafından basılıp milliyetçi Rus subaylarına dağıtıldığı söylenir. İran’da Basra Körfezi’ne inmek için bir yumuşak karın bulunduğu, bu yumuşak zeminin de Kürtler olduğu ifade edilir. Kürtlerin kullandığı kelimeler üzerinden yapılan tasnifte, konuşma dilinin yaklaşık yüzde 70 Farsça, yüzde 15 Arapça, yüzde 10 Türkçe ve yüzde 5 bilinmeyen unsurlardan oluştuğu kaydedilir. Minorsky, bu kitabın basılmasından sonra üst göreve alınır; Urmiye’ye konsolos olarak atanan Nikitin de Kürt tarihi ve diliyle ilgili çalışmaları sürdürür. 1917’de Rus Devrimi olunca yeni yönetim savaştan çekilir; İran’daki çalışmalar bu kez İngiltere ve Fransa himayesinde devam eder. Bu iki Rus’a profesör unvanı verilerek Londra ve Paris üniversitelerinde imkân sağlanır.[1][5][7]
Nikitin, 1918 yılında Urmiye’de Rusça ve Kürtçe bir kitap hazırladığını beyan ederek Amerika’ya iltica talebinde bulunur.[1]
Minorsky, Kürtçülük ideoloğu olmasına rağmen bir Kürt dili ve Kürt soyuna ulaşamamış; bunların İranlı kavimler içinde değerlendirilmesi gerektiği yönünde karar vermiştir. Bununla birlikte MÖ 2000’li yıllarda Mezopotamya’daki Kar-da-ka bölgesinde hakiki Kürt soyunun yaşadığını, sonra da İran toplumu içinde eridiğini ileri sürmüştür. Buna göre Kürtler, eskiden Karadaka bölgesinde yaşayan bir halktır; fakat tarih içinde dili de, mezarı da, kemiği de yok olmuştur. Metnin eleştirel dili bu noktada “derin tarih” vurgusunu öne çıkarmaktadır.[2][7]
Bu yaz Ksenefon’un On Binlerin Yürüyüşü adlı eserini ikinci defa okudum. Eserde “Kürt” adı geçmez. Metinde geçen Kardukha/Karduklar ifadesi, doğrudan bugünkü anlamda “Kürt” olarak okunabilecek açık bir etnik ad niteliği taşımaz. Minorsky’nin bu adı doğrudan Kürt şeklinde yorumlaması tartışmalıdır. Nitekim Ksenefon’un metni, bugünkü etnik kabulleri Eski Çağ’a aynen taşımaya elverişli kesinlikte bir veri sunmamaktadır.[2][3]
Minorsky çok yoruldu; bir Kürt dili ve tarihine rastlayamadı. Sonra şöyle yazdı: “Kürtlerin kökeninin sorununu çözümünde, Kürt gelenekleri ve İslam kaynakları yeterli olamamaktadır.”[2]
Nikitin’e gelince; o işi kökünden çözdü. Dedi ki: Kürtler çağımıza kadar gelmiş tek Hint-Avrupalı göçebelerdir. Bu tezini açıklamak için Avrupalılarla Kürtlerin göz ve saç renklerini inceleyerek sonuca varır. Kürtler Avrupalıdır. Göçebeler oldu Avrupalı. Belki maratonda yürüyen koşucu da Kürt’tü. Bu kürdolog da Kürtlerin atasını bulamadı.[5]
Mezopotamya bölgesindeki kavimler olan Hurri, Mitanni, Urartu ve Hititlerin dili çözülmüştür; bunların Kürtlerle hiçbir alakası yoktur. Dilbilim açısından Kürt dil varlığını Mezopotamya’da bulmak mümkün değildir. Bölgede bulunan arkeolojik bulguların da Kürtlerle hiçbir alakası yoktur. Çünkü Kürtler kendilerini Hint-Avrupa dil ailesine mensup Aryanlar olarak görürken, Mezopotamya bulgularındaki dil verileri eklemeli ve Turanî, yani Asyatik karakterdedir. Kürtlerle alakalı değildir. Kürtlere ait bir alfabe olmadığından, dolayısıyla Kürtlere ait bir arkeolojik bulgu da yoktur. Kürtler Mezopotamyalı bir kavim değildir. Kürtlere ait ortak bir ata da bulunamamıştır.
Nikitin, Kürtlerin ilk dilinin Arapça olduğunu söylemiştir. Nasılsa bu dili unutmuşlardır. Bugünkü gerçek ise, kendilerinin tespitiyle, Kürtlerin kullandığı kelimelerin yüzde 70’inin Farsça oluşudur. Arapçadan Farsçaya nasıl geçildiğini Nikitin izah edememektedir. Kürt adı bile Kürtçe değildir. Kaşgarlı, Kürt kelimesine “kayın ağacı” ve ses yansıması olarak anlam vermiştir.[5]
Bu iki Rus’un kitapları 1980 yılına kadar kaynak olma özelliğini korumuştur.
1991 yılından sonra İzady adlı bir isim tarafından Kürt tarihi üzerine yeni bir tez ortaya konur. Bu eser ana kaynak gibi sunulur ve medya ile desteklenir. İzady’nin tarih tezi şöyledir:
İzady’nin Kürt tarihi tezi, en kısa hâliyle, Kürtlerin Ortadoğu’nun kuzey dağ kuşağında çok eski çağlardan beri varlığını sürdüren, kökleri pre-İslamî döneme uzanan, İranî dil ailesi içinde yer alsalar da yalnız dille açıklanamayacak kadar güçlü bir tarihî, dinî ve kültürel sürekliliğe sahip ayrı bir halk olduğu düşüncesine dayanır.[6]
İzady’ye göre Kürt kimliği, Osmanlı sonrası ya da modern milliyetçilik çağında ortaya çıkmış yeni bir siyasal kurgu değil; çok daha eski etno-kültürel tabakaların devamıdır. Bu devamlılık özellikle dağlık coğrafya, aşiret örgütlenmesi, dinî çeşitlilik, halk inançları ve bölgesel kültür yoluyla korunmuştur. İzady ayrıca Kürt tarihinin resmî Arap, Fars ve Türk merkezli tarih yazımları içinde gölgede bırakıldığını, bu yüzden Kürtlerin geçmişinin parçalı devlet tarihleri içinde eriyip görünmezleştiğini savunur; kendi çalışmasının amacını da bu “örtülmüş mirası” yeniden görünür kılmak olarak açıklar. Bu yaklaşımın tartışmalı yanı ise, bu sürekliliği kurarken etnik ve kültürel devamlılığı yer yer fazla geniş ve özcü yorumlamasıdır.[6]
İzady’nin tezindeki temel çelişki şudur: Kürtleri ayrı ve kadim bir millet olarak sunarken, Kürtçeyi bağımsız ve kurucu bir millî dil gibi değil, İranî dil sahası içinde değerlendirmektedir. Oysa dil, milletleşmenin en temel taşıyıcılarından biridir. Dil bakımından daha geniş bir Farsî-İranî havza içinde yer alan bir topluluğu, yalnızca coğrafya, aşiret yapısı ve kültürel unsurlarla kesintisiz ayrı bir millet saymak, ilmî olmaktan çok yorum ağırlıklı görünmektedir.[6]
İzady müthiş bir Kürt tarihi yaratır. Kürtleri, evrimleşen insan-maymunlara kadar götürür. Erbil şehrinin kuzeydoğusunda bulunan Şanidar Mağarası’nda 50 bin yıl önce yaşayan insanların Kürt olduğunu söyler. İzady’ye göre Homo sapiens’ler Kürt’tü. Bu kürdoloğa göre her insan biraz Kürt’tü. Yani insanlığın ataları Kürtlerdi. İzady, Kürt tarihini kaynaksız oluşturmuştur. Homo sapienslerin Kürt olarak ilan edilmesi zaten son noktadır.[6]
Amerikan mantığıyla oluşturulan bu tarih tezinin yanı sıra, Sovyetler Birliği Ermeni Enstitüsü ve Ermeni Lazarev çevresi de Ermeni derin devletinin gözüyle bir Kürt tarihi yazarak piyasaya sürer. Bunlara ilâve olarak Batı başkentlerinde Kürt tarihiyle ilgili yayınlar filizlenir.
Pan-Kürdizm ile Pan-Amerikanlık yandaşlaşmış; Kürtler Amerikalıların tetikçileri hâline gelmişlerdir. Pan-Kürdizm, Batının ve Amerika’nın tetikçileri olarak Ortadoğu’da kazan; Kürtler ise kepçedir. Bu kepçe, sırasıyla Ortadoğu’daki görevlerini icra etmektedir.
KAYNAKLAR
[1] Gökçe Fırat, Türk Yurdu Anadolu, İleri Yayınları, İstanbul, 2024, s. 141.
[2] Gökçe Fırat, a.g.e., s. 143.
[3] Ksenefon, Anabasis / On Binler’in Dönüşü, çev. Ari Çokona, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul.
[4] Şerefhan Bitlisî, Şerefname, Türkçe baskı.
[5] Basil Nikitine, Kürtler, Örgün Yayınevi, İstanbul, 2008.
[6] Mehrdad R. Izady, Kürtler / Bir El Kitabı, çev. Cemal Atila, Doz Basım-Yayın, İstanbul, 2004.
[7] Vladimir Minorsky, “Kurdistan, Kurds”, The Encyclopaedia of Islam, 1st ed., 1927.
HASTA BİNA SENDROMUAHMET İLBARS
KAZANANI OLMAYAN, KAYBEDENİ ÇOK OLAN SAVAŞNİZAMETTİN ŞEN
YARIM KALAN AMA DEVAM EDEN BİR HAYATŞAFAK ÇELİK
KÜRT DENİLEN OLUŞUMUN TARİHİ VAR MI?MUHARREM YELLİCE
MURATPAŞA'DA PARA VAR, HUZUR VAR!..VEDAT GÜRHAN
MAHALLE NİÇİN MUHALEFETE OY VERSİN?TARIK ÇELENK
ANTALYASPOR İÇİN ALTYAPI ÖNEMLİ Mİ?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ANKARAŞENER METE
ORTAĞI OLDUĞUN ANFAŞ’A SAHİP ÇIKMADAN, EXPO ÜZERİNDEN VİZYON SATAMAZSINISÜLEYMAN EKİN
GÜÇLÜ KADIN MI, YORULMUŞ KADIN MI?DERYA DEMİR
BİR TÜRKÜNÜN ARKA SOKAKLARI: ÜSKÜDAR'A GİDERKEN ALDI DA BİR YAĞMURGAZANFER ERYÜKSEL
BELİRSİZLİĞİN GÖLGESİNDE YAŞAMAK…MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR İLE “YUNUS EMRE VE MEZARI” ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
ZİNCİRLERİ KIRMAK: AYN RAND'DAN MELEK YATIRIMCILARIN DÜNYASINAIŞIK YARGIN
GÖRME SANATINURİ SEZEN
VAPORETTODAN SIZAN ARKAİK SESLER: BİR BİENAL BOZGUNUGÖZDE SARI
ÇÖL VİZYONU VE AKDENİZ GERÇEĞİCEM ARÜV
KART KULLANIMIAV İBRAHİM GÜLLÜ
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE BAYRAMLARŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
YOL KABUL ETMEKTEN GEÇİYORBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
CHP’NİN ZOR SINAVIALİ İHSAN DİLMEN
ANTALYA'NIN 'ZİRVE' BEREKETİ: COP31 YOLUNDA HUMMALI HAZIRLIKDİLEK DEMİRKAN
HUZUREVİNDE BAYRAM...OYA BOYSAN
SAVAŞ VE GETİRDİĞİ: TRUMP STAGFLASYONUPROF DR MUSTAFA YILDIRAN
İSMAİL BAHA SÜRELSAN ANISINA ÖDÜL TÖRENİ
NAFAKA NEDENİYLE ENGELLİ MAAŞI BAĞLANMADI
HEM TEDAVİ GÖRÜYORLAR, HEM PARA KAZANIYORLAR
TÜRK TARIMI İÇİN STRATEJİK KAZANIM FIRSATLARI
8'İNCİ ETNOSPOR FORUMU ANTALYA'DA
3 ÇOCUK ANNESİ GAMZE, BABA MESLEĞİ FIRINCILIĞI SÜRDÜRÜYOR
BATI AKDENİZ İHRACATI İLK ÇEYREKTE YÜZDE 4,49 ARTTI
ATB MART AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





