Bugün 13 Mart 2026 Cuma
  • Antalya5 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    7256.27
    %0.88
  • Dolar
    44.1709
    %0.08
  • Euro
    50.7756
    %0.01

CEM ARÜV / KONUK YAZAR/ÇEVRENİN SESİ

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
CEM ARÜV / KONUK YAZAR/ÇEVRENİN SESİ

ÜNİVERSİTELER KAPATILMALIDIR!

13 Mart 2026 Cuma 07:33

Bugün üniversite sayımız çok, mezunumuz bol; ama ne bilgi var ortada, ne yetkinlik.
Eğitim sistemimiz nitelik üretmiyor, kopyalıyor. Artık bu sistemi kapatıp yeniden kurma zamanı geldi.

“Diploma, bir kâğıt parçasına dönüşmüşse, o kâğıdı değil sistemi sorgulamak gerekir.” Cem Arüv

Üniversite Sayımız Çok, Üniversitemiz Yok

Bugün Türkiye’de 200’den fazla üniversite var. Ama şu soruyu sormak gerekiyor: Gerçek anlamda üniversite kaç tane var?

Üniversite demek bina değildir. Üniversite, düşünen, sorgulayan, araştıran, bilim üreten, topluma yön veren kurum demektir. Ama bizde üniversiteler, tabelası olan, içinde öğrencisi ve akademisyeni bulunan ama ruhu olmayan kurumlara dönüşmüş durumda.

Diploma veriyoruz, ama eğitim veremiyoruz.
Sınavla seçiyoruz, ama düşünmeyi öğretemiyoruz.
Gençler mezun oluyor, ama meslek sahibi olamıyor.

O yüzden diyorum ki: Bu haliyle faaliyet gösteren üniversiteler kapatılmalıdır.

Niteliksiz Eğitim, Niteliksiz Mezun, Niteliksiz Toplum

Bugün üniversite eğitimi alan gençlerimizin çoğu, ne yazık ki nitelikli bilgiye ulaşamadan mezun oluyor. Dersler yüzeysel, akademik kadrolar yorgun, laboratuvarlar yetersiz, sistem ezbere dayalı.

Sonuç ortada: Kendini geliştirmemiş, araştırmayı bilmeyen, analitik düşünemeyen, yabancı dil bilmeyen bir gençlik. Ve bu gençlik, mezun olur olmaz bir duvara çarpıyor: İşsizlik.

Her yıl yüz binlerce mezun veriyoruz, ama istihdam edemiyoruz. Çünkü üniversiteler, artık meslek kazandıran değil, zaman harcatan kurumlara dönüşmüş durumda.

500 Binincinin Mühendis Olması, 10 Binincinin Doktor Olmaması Gerek

Bir ülkenin geleceğini belirleyen şey, o ülkenin en iyi öğrencilerinin hangi meslekleri seçtiğidir. Ama bugün geldiğimiz noktada mühendislik fakültelerine, 500 bininci sıradaki öğrenciler girebiliyor. Bu, bir mühendislik fakültesine değil, insan hayatına yapılan en büyük haksızlıktır.

Bir mühendis, bir binayı ayakta tutacak aklı, bilimi ve vicdanı temsil eder. Ama o mühendis, sınavda son sıralardan gelen bir öğrenciyle yetişiyorsa, o bina da o kadar sağlam olur.

Tıp fakülteleri için de durum benzer. Tıp eğitimi alacak öğrenciler, en başarılı yüzde birlik dilimden, yani ilk 10 binden seçilmelidir.
Mühendis olacak kişi ilk 50 bin içinde olmalıdır. Çünkü bunlar, sadece diploma değil, insan hayatıyla ilgilenen mesleklerdir.

Bugün niteliksiz eğitimin bedelini her alanda ödüyoruz! sadece işsizlikte değil, can kaybında da.

Kahramanmaraş Depremi: Eğitimsizliğin Bedeli

2023 Kahramanmaraş Depremi’nde 55 binden fazla insanımızı kaybettik. Evet, deprem doğaldı ama yıkım insan elindendi. Bu binaları yapan mühendisler, o projelere onay veren denetçiler, o eğitimi veren fakülteler…
Hepsi aynı zincirin halkalarıydı.

Yıkılan her bina, aslında eğitim sistemimizin çöküşünü temsil ediyor. Çünkü o kolonları yanlış hesaplayan mühendis, o eksik betonu onaylayan denetçi, bilgiyle değil, diplomayla donatılmış bir mezundu.

Eğer üniversiteler gerçek bilgi üretseydi, o bilgi mühendislerin elinde bilince dönüşseydi,
bugün binlerce can toprağın altında olmazdı.

Akademi Çöktü, Bilim Sessiz

Bugün üniversitelerin içinde akademisyen çok ama akademik kalite yok. Yüksek lisanslar tezsiz, doktora tezleri kopya, yayınlar sahte. Birçok üniversitede aynı sunumu üç farklı hocadan dinliyorsunuz. Çünkü akademi, üretimden değil tekrardan besleniyor.

Bilimsel üretim, kariyer basamaklarına indirgendi. Makale yazmak bir yarış haline geldi, ama fikir üretmek suç gibi görülüyor. Bu düzen içinde, gerçek akademisyenler yalnızlaşıyor, sistem sessizleşiyor. Ve sonunda, diploma var ama bilim yok.

Üniversiteyi Kapatmak Değil, Yeniden Kurmak Gerek

Ben “üniversiteler kapatılmalıdır” derken şunu söylüyorum: Bu sistem çökmüştür.
Bu çarpık yapıyı onarmak yerine, sil baştan yeniden kurmak gerekiyor.

Gerçek bir üniversite:

  • Sorgulayan birey yetiştirir,
  • Eleştirel düşünmeyi öğretir,
  • Üretimi teşvik eder,
  • Ahlakı, bilimi ve vicdanı birleştirir.

Bir ülke, eğitim sistemini düzeltemezse; ekonomisini, şehirlerini, adaletini de düzeltemez.

Bugün üniversiteler kapatılsın diyorum çünkü bu düzenle kaliteli öğrenci yetişmiyor, kaliteli hoca kalmıyor, kaliteli ülke olmuyor.

Toplumun Sorgulama Yetisi Yok Oluyor

Bugün üniversite mezunlarının çoğu, sorgulamak yerine ezberliyor. Oysa üniversite, “doğruyu öğretmek” değil, “doğruyu aramayı öğretmek” yeridir. Ama biz, soru soran gençleri susturan bir sistem kurduk. Yaratıcılığı öldüren, bağımsız düşünceyi cezalandıran bir eğitim modeli inşa ettik.

Sonra da diyoruz ki: “Neden yenilik yok? Neden gelişmiyoruz?”  Cevap basit: Çünkü üniversitelerimiz, fikrin değil, formun üretildiği fabrikalara dönüştü.

Bir Ülkenin Yıkımı, Eğitimin Çöküşüyle Başlar

Bugün ekonomik kriz de, liyakat sorunu da, toplumsal yozlaşma da, temelinde eğitimdeki çöküşten kaynaklanıyor. Üniversiteler sadece bilgi değil, ahlak ve sorumluluk da öğretmelidir. Ama bu sistemde, vicdanın yerini not ortalaması aldı.

Son Söz: Gerçek Üniversiteleri Yeniden Kurmak

Üniversiteler kapatılmalıdır! ama yerine gerçek üniversiteler kurulmalıdır. Bilimin, özgürlüğün, vicdanın ve liyakatin üniversiteleri.

Eğer bu cesareti göstermezsek, her yeni mezunla birlikte biraz daha yıkılırız. Her yeni diploma, biraz daha boşalır içi.

Ve bir gün, bu ülkenin en büyük enkazı cehalet olur.

Bu yazı toplam 126 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim