Bugün 11 Eylül 2026 Cuma
  • Antalya24 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6786.35
    %0.81
  • Dolar
    48.5919
    %0.09
  • Euro
    56.3844
    %-0.3

IŞIK YARGIN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
IŞIK YARGIN / KONUK YAZAR

ÇOCUKLARIMIZIN YAŞADIĞI DÜNYA GÜVENLİ Mi? ADİL Mi?

11 Eylül 2026 Cuma 22:22

Okul kapıları bir zamanlar dış dünyanın karmaşasından sığınılan en güvenli limanlardı. Bugün ise şiddetin, okul sınırlarının dışından başlayıp sınıflara, koridorlara, hatta tahtaların dibine kadar ulaşabildiğini görüyoruz.

Geçtiğimiz yıl Kahramanmaraş’ta bir öğretmenimizi ve gencecik öğrencilerimizi kaybettiğimiz o karanlık gün, yalnızca eğitim ortamlarının güvenliğini değil, hepimizin sorumluluğunu yeniden düşünmemiz gerektiğini hatırlattı.

Artık sadece “Çocuklarımız ne kadar iyi eğitim alıyor?” diye sormak yetmiyor. Bir soru daha var: Çocuklarımız ve öğretmenlerimiz okula giderken kendilerini güvende hissediyor mu ve akşam evlerine güvenle dönebiliyor mu?

Her yeni eğitim-öğretim yılının başında, bize umutla hatırlatılan o tanıdık cümle yeniden söyleniyor: “Bugünün küçükleri, yarının büyükleridir.”

Ne güzel bir söz…

Ama bu sözün gerçekten anlam kazanması için çocuklara yalnızca iyi bir eğitim vermek yetmez. Onlara, yeteneklerini keşfedebilecekleri, kendilerini ifade edebilecekleri, hata yapıp yeniden deneyebilecekleri ve en önemlisi kendilerini güvende hissedebilecekleri bir ortam da hazırlamak gerekir.

Çünkü geleceğin refahı yalnızca okulda öğretilen bilgilerle değil, çocukların o bilgiyi hangi koşullarda öğrendikleriyle de şekilleniyor.

Eğitimde fırsat eşitliği dediğimizde çoğu zaman aklımıza gelir düzeyi, bölgesel farklılıklar, teknolojik imkânlar ya da okullar arasındaki donanım farkları geliyor. Oysa bugün bu başlıklara bir yenisini daha eklemek zorundayız: güvenlik.

Bir yanda dijital imkânlara, çağdaş eğitim araçlarına ve güvenli eğitim ortamlarına erişebilen çocuklar var. Diğer yanda coğrafi ve ekonomik koşulların yanı sıra, okulunda kendisini yeterince güvende hissedemeyen çocuklarımız…

Kız çocuklarının okullaşmasından kırsal bölgelerdeki imkânlara, öğretmenlerin çalışma koşullarından okullardaki güvenlik tedbirlerine kadar pek çok başlık aslında aynı soruya çıkıyor:

Çocuklarımızın geleceğe eşit şartlarda hazırlanmasını sağlayabiliyor muyuz?

Okul kapısının ardında bir çocuğun kendisini güvende hissetmesi, eğitimin en temel şartlarından biri olmalı. Çünkü güven duygusunun olmadığı yerde merak etmek, soru sormak, öğrenmek ve kendini geliştirmek de zorlaşıyor.

Eğitim sisteminin amacı yalnızca müfredatı tamamlamak değil. Çocuklarımızı çağdaş değerleri benimseyen, yaratıcı, özgür düşünebilen ve kendi hayatının sorumluluğunu alabilen bireyler olarak yetiştirmek.

Bunu yapacak olanların başında da öğretmenlerimiz geliyor.

Bir öğretmenin bir çocuğun hayatına dokunması bazen bir ders saatinden çok daha fazlasıdır. Bir çocuğun yeteneğini fark eden, ona cesaret veren, “Sen bunu yapabilirsin” diyen ilk kişi çoğu zaman öğretmenidir.

O halde öğretmenlerimizin de kendilerini güvende hissettiği bir eğitim ortamı oluşturmak zorundayız.

Çünkü geleceği çocuklarımız kuracaksa, onların yanında duran yetişkinleri de korumak zorundayız.

Fırsatı olan çocukların yanına, fırsatlara erişmekte zorlanan çocuklarımızı da katmak; eğitimdeki eşitsizlikleri azaltmak; okullarımızı daha güvenli, daha adil ve daha çağdaş hale getirmek yalnızca devletin değil, hepimizin ortak sorumluluğu.

Yeni bir eğitim yılına başlarken belki de “Bugünün küçükleri, yarının büyükleridir” cümlesini bu kez biraz daha farklı düşünmeliyiz.

Onlara yalnızca yarını anlatmayalım.

Yarına güvenle ulaşabilecekleri bir bugün de bırakalım.

Çünkü zaman hızla akıyor ve çocuklar gerçekten çok çabuk büyüyor.

Eğer onlara büyüyebilecekleri güvenli bir dünya bırakabilirsek…

Bu yazı toplam 128 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim