Bugün 13 Eylül 2026 Pazar
  • Antalya29 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6784.09
    %0
  • Dolar
    48.3905
    %0
  • Euro
    56.495
    %0

EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR

ALEVİLER FİKİRLERİNİ SÖYLEMESİN Mİ?

13 Eylül 2026 Pazar 17:30

Mevzuya girmeden evvel baştan belirteyim, Alevi değilim. Ailemin bilinen tarihinde bir Alevilik öyküsü yok. İnanç olarak Sünni-Hanefi-Maturidi bir gelenekten geliyoruz. Aleviliğe olan ilgim, bu toprakların tarihine ve kültürüne olan merakımdan ve sevgimden kaynaklanıyor. Alevi kültür-inanç geleneğinin bu ülke açısından ne anlam ifade ettiğini bilen birisinin, kendilerini “Aleviler” olarak tanımlayan bu sosyal yapıya ilgi ve sevgi duymamasını hiçbir zaman anlayamayanlardanım.

Son günlerde bazı politikacılar ve yorumcular, Alevi toplum kesimlerini incitecek şekilde ve son derece yersiz, haksız, aşağılayıcı bir dil kullanarak ülke gündemini işgal ettiler. Mesela bir Kürt politikacı, “sokaktan getirip milletvekili yaptığımız insanlar” şeklinde korkunç bir cümle sarf edebildi. Meselâ muhafazakar bir yorumcu, “Nusayrilerin tamamı imha edilse yeridir” diyebildi. Hiç kuşkusuz bu cümleler mantıklı, vicdanlı ve ahlaklı bir insanın söyleyeceği sözler değildir.  

Bu mesele ülke gündemine şöyle geldi. Bir grup Alevi aydın, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın İdris-i Bitlisi ve Yavuz Selim arasında kurulan tarihi ittifakı yeniden dile getirmesine itiraz eden bir metin yayımlamışlardı, o kadar. Vayyy, sen misin bu bildiriyi yayımlayan! Senin haddine mi? Sen devlet işlerinden ne anlarsın?! Otur oturduğun yerde, bu işlere karışmaaaa!!! Aslında üslup hakikatte tam olarak böyle. Mikrofonlara söylenirken birazcık yumuşatılmış sadece. O da ne kadar “yumuşatılmışsa” artık.

Yahu Aleviler bu ülkeye dair fikirlerini, önerilerini, kaygılarını ve endişelerini dile getirmesinler mi?

Yani bu ülkenin bin yıllık tarihinde, taa Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyetin kuruluş günlerinden beri bu ülkenin kaderinde başat rol oynamış bir sosyal kesim, ülkemizin geleceğine dair fikirlerini ve tereddütlerini kamuoyu ile paylaşmasın mı?

Yani herkes konuşsun ama Alevi sussun, öyle mi? Bu mudur istenilen?

Bakınız Alevi aydınlar yayımladıkları ortak bildiride nelere dikkat çekiyorlar:

“16. yüzyılın bir diliminde Yavuz Selim ile İdris-i Bitlisi’nin işbirliği sonucu on binlerce Alevi’nin katledilmesi ve Alevilerin yüzyıllarca sürecek can, mal ve namuslarına yönelik saldırıların başlaması, bu ittifakın en ağır sonuçlarındandır. Abdullah Öcalan’ın siyasi yol haritası için bu ilişkiyi referans göstermesi; insan hakları, evrensel değerler ve barış adına kabul edilemezdir. Bu yaklaşım Aleviler için tehlike potansiyeli taşıyor.”

Bu paragrafın neresi yalan? Neresi yanlış? Böyle olmadı mı? Yavuz Selim / İdris-i – Bitlisi ittifakından sonra Doğu Anadolu’da hayat, yüzbinlerde Türkmen Alevi için cehenneme dönmedi mi? Binlerce Alevi bu süreçte katliamdan geçirilmedi mi? Alevi Türkmenler bu günlerde şeyhülislam fetvalarıyla lanetlenmediler mi? Kendi kurdukları devlet tarafından ötekileştirilip aşağılanmadılar mı? Yeni bir İdris-i Bitlisi hatırlatmasından Alevi toplum kesimlerinin tedirgin olmasından daha doğal ne olabilir?

Herkes konuşsun, herkes diyeceğini desin, alacağını alsın, ama Aleviler yüzlerce yıldır olduğu gibi susup bir köşede otursun, öyle mi? 

Şimdilik şu kadarını söylemekle yetineceğim, bu topraklarda bin senedir Alevi inancına mensup milyonlarca insanımız yaşadı, yaşıyor ve her daim bu ülkenin kaderinde rol aldılar, söz söylediler. Osmanlı’nın kuruluşuna bakın, bu gerçeği görürsünüz. Milli mücadeleye bakın, bu gerçeği görürsünüz. Cumhuriyetin kuruluş serüvenine bakın, yine bu gerçeği görürsünüz. Alevilerin kendi öz yurtlarında yüzlerce yıldır itilip kakılıyor ve türlü iftiralara maruz kalıyor olmaları asla bu gerçeği değiştirmez.

Aleviler hiçbir kimsenin, hiçbir siyasi kurumun ya da sosyal kesimin şamar oğlanı değildirler!

Alevilerin de hepimiz ve her toplumsal kesim kadar bu ülkede olan biten hakkında söz söyleme, fikir üretme ve gerektiğinde itiraz etme hakları vardır, nokta!

Bu yazı toplam 139 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim