Bugün 13 Eylül 2026 Pazar
  • Antalya29 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6784.09
    %0
  • Dolar
    48.3905
    %0
  • Euro
    56.495
    %0

MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR

TAŞA KAZINAN DEVLET AHLÂKI – II

13 Eylül 2026 Pazar 17:04

 

I.Ankara’dan Orhun’a: İki Hükümdar, İki Taş

Remzi Oğuz Arık’ın incelemesinin kanaatimce en özgün tarafı tam burada ortaya çıkmaktadır. Arık, Göktürk ve Bilge Kağan yazıtlarını da res gestae türü içinde düşünür; fakat Augustus ile Orhun arasına önemli bir ahlâkî mesafe koyar.

Orhun Kitabelerinde de savaşlar vardır.

Zaferler vardır.

Kağanın yaptığı işler vardır.

Fakat yenilgiler de vardır.

Türk milletinin hataları vardır.

Devletin nasıl kaybedildiği vardır.

Çin’in tatlı sözüne ve yumuşak ipeğine aldanmanın doğurduğu felâket vardır.

Yöneticilerin yanlışları vardır.

Ve bunların ardından devletin yeniden kuruluşu anlatılır.

Kül Tigin yazıtı 732’de, Bilge Kağan yazıtı 735’te dikilmiştir. Bilge Kağan, dağılmış milleti yeniden topladığını, güçlendirdiğini ve yaptığı hizmetleri anlatır. Tonyukuk yazıtında ise bağımsızlık için verilen mücadele ve bunun devletin yeniden kuruluşundaki yeri öne çıkar.

İşte Augustus ile Bilge Kağan arasındaki temel ayrım burada belirginleşmektedir.

Augustus ağırlıklı olarak kendisinin ne yaptığını anlatır; kendi hükümdarlık portresini kurar.

Bilge Kağan ise kendisinin ne yaptığından hareket ederek milletin neden yükseldiğini ve neden çöktüğünü anlatır.

Augustus’un taşında hükümdarın hatırası ve kendi özgeçmişi ağır basar. Orhun’da ise hükümdarın hatırasını aşan bir devlet hafızası vardır.

Bilge Kağan’ın başarısının ölçüsü yalnız kazandığı savaş değildir. Dağılmış milleti toplamak, yoksulu varlıklı hâle getirmek, gece gündüz çalışmak, azalmış milleti çoğaltmak, aç milleti doyurmak, çıplak milleti giydirmek ve devleti yeniden ayağa kaldırmak azmi vardır.

Bu nedenle Orhun Kitabelerini yalnız bir hükümdarın başarı listesinden ibaret görmek yanlıştır.

Orhun’da kağan adeta gelecek nesillere şöyle seslenmektedir:

“Biz bu devleti nasıl kurduk, nasıl kaybettik ve bir daha kaybetmemek için neyi unutmamalıyız?”

Bilge Kağan’ın çağrısının özü, bugünün diliyle söylersek, Türk milletinin kendisini ve tarihini idrak etmesi, geçmişin hatalarından ders çıkararak kendi varlığına sahip çıkmasıdır. Orhun’un hitap ettiği Türk adı ve tarih şuuru, on üç yüzyıl sonra da yaşamaktadır.

II.Taştaki Düşüncenin Kuruma Dönüşmesi: Selçuklu ve Osmanlı

Remzi Oğuz Arık, anılan eserin 71. sayfasında Roma’nın eyaletlerden elde ettiği servetle merkezini mamur etmesi üzerinde dururken Selçuklu ve Osmanlı yönetimini bundan farklı bir çizgide değerlendirir.

Arık’ın bu hükmünü mutlaklaştırmak doğru olmaz. Arık, Roma’nın eyaletleri sömürdüğünü ve Roma’yı bu servetle bezediğini ileri sürer. Ancak Roma eyaletlerinde de yollar, köprüler, su kemerleri, limanlar ve şehirler inşa edilmiştir. Nitekim “Her yol Roma’ya çıkar” sözü de bu tarihî gerçekliğe işaret eder. Selçuklu ve Osmanlı dünyasında da vergi yükleri, statü farklılıkları ve merkezî talepler vardır. Fakat Arık’ın işaret ettiği merkez–çevre ilişkisi üzerinde yine de ciddi biçimde durulabilir.

Anadolu Selçukluları yalnız başkent Konya’yı imar etmemiştir. Doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yolları boyunca Anadolu’yu kervansaraylarla donatmışlardır. Bu yapılar güvenlik, barınma, ticaret ve mal muhafazası gibi işlevleriyle devletin yalnız merkezde değil, yol üzerinde de görünür olmasını sağlamıştır.

İmparatorluklarda hükümdarlığın meşruiyeti yalnız sarayın ihtişamında görünmez.

Yolda görünür.

Köprüde görünür.

Handa görünür.

Tüccarın güvenliğinde görünür.

Osmanlı döneminde bu hizmet anlayışı vakıf, imaret, han, hamam, köprü, çeşme, medrese ve külliye yoluyla çok geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. İstanbul elbette büyük bir imparatorluk başkenti olarak yoğun yatırım almıştır. Fakat Osmanlı mimarî ve vakıf mirası yalnız İstanbul’da değildir; Saraybosna’dan Üsküp’e, Edirne’den Şam’a, Anadolu’nun küçük şehirlerinden Balkan kasabalarına kadar yayılmıştır.

Bu yazı toplam 120 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim