- IMKB
% - Altın
6784.09
%0 - Dolar
48.3905
%0 - Euro
56.495
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 10:23 - "ENERJİMİ KORUYORUM" TİYATROSU HATAY’DA 3 BİNDEN FAZLA ÇOCUKLA BULUŞTU
- 10:08 - MERSİN’DE HAFIZ ÖĞRENCİLER KUTSAL TOPRAKLARA GÖNDERİLDİ
- 10:08 - OTOYOLDA TIR KARŞI ŞERİDE GEÇTİ, ORTALIK SAVAŞ ALANINA DÖNDÜ:1 ÖLÜ, 2 YARALI
- 09:48 - UZMANINDAN UYARI: "KALP KRİZİ ARTIK GENÇLERDE DE GÖRÜLÜYOR"
- 09:33 - ADANA’DA LİMON HASADI BAŞLADI: BAHÇEDE KİLOGRAMI 6-12 LİRA
- 09:23 - MERSİN’DEKİ UYUŞTURUCU OPERASYONLARINDA 16 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 09:08 - ÇIRAK BULAMAYAN BABASININ YARDIMINA KOŞAN 13 YAŞINDAKİ ECRİN, ‘SANAYİDE KIZ MI ÇALIŞIR’ SÖZLERİNE ALDIRMADAN 3 YILDA USTA OLDU
- 09:03 - DEPREM SONRASI HATAY’DA İNŞA EDİLEN 134’ÜNCÜ CAMİ İBADETE AÇILDI
- 09:03 - KAZANIN ARDINDAN OLAY YERİNDE SOSYAL MEDYA YAYINI AÇAN YAŞLI KADIN KAMERADA
- 09:03 - DEPREM SONRASI TEKNESİNİ BAĞLAYACAK YER DAHİ BULAMAYAN KAPTAN, ŞİMDİ İSKENDERUN’DA VATANDAŞLARI DENİZLE BULUŞTURUYOR
- 09:03 - MOTOSİKLETLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI
- 01:03 - VALİ MASATLI, KIRIKHAN ROKETSAN ENDÜSTRİ BÖLGESİ’NDE İNCELEMELERDE BULUNDU
- 01:03 - ARSUZ’DA 4 DERSLİKLİ ANAOKULU EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA HAZIRLANIYOR
- 01:03 - İSKENDERUN’DA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 1 TUTUKLAMA
- 01:03 - KIRIKHAN’DA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 1 TUTUKLAMA
YUNUS YAŞAR / KONUK YAZAR


ABDULLAH ŞANAL, ÇETİN BOĞA VE BİR RESİMLİ ŞİİR SERGİSİ
(Değerli şair dostlarım Abdullah Şanal ve Çetin Boğa’yı özlemle anarak)
Yıl 2005. Aylardan Ekim. Antalya Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde kişisel “Resimli Şiir” sergim var. Selçuklu döneminden kalma tarihi bir külliye, Atmışlı yıllarda restore edilerek Güzel Sanatlar Galerisi olarak hizmete açılmış. Antalya’nın merkezinde ve Cumhuriyet Meydanı’nın hemen yan tarafı.
Kapalı mekânın dışında, Cumhuriyet Caddesi’ne bakan bahçesinde, üstü tente ile kapatılmış, sabit panolardan oluşan bir de açık hava sergi yeri de var. Benim sergim bahçede.
Bizim toplumumuz, kapalı mekanlarda gerçekleştirelen kültür/sanat etkinliklerine hep çekinceyle bakmıştır. Parklarda, sokak aralarında, meydanlarda yapılan açık hava etkinliklerine ilgi alanı olsun ya da olmasın durur bir köşeye göz ucuyla da olsun izler. İlgisini çekmiş ise daha yakından katılır.
Ben, genellikle sokak sergilerini tercih ediyorum. Bana tahsis edilen tarihler arasında, her sabah saat 10.00 gibi tabloları panolara asıyorum; akşam 11.00 - 12.00 gibi topluyorum.
Masanın üzerine kitaplarımı koyarak Antalyalı kitapseverlerle hem sohbet ediyor, almak isteyenlere de imzalıyorum.
Bir akşam üzeri. Antalya’nın bunaltıcı sıcağı ağır ağır yerini meltem serinliğine bırakıyor. Abdullah Şanal geliyor ziyaretime. Bir ara; “müsaade edersen masanın bir ucuna ben de kitaplarımdan bir kaçını koysam. Hem sana yoldaş olurum, hem de sohbet ederiz” diyor.
“Olur” diyorum. Abdullah Şanal, kalkıp park ettiği arabasının bagajından bir poşet kitapla geri dönüyor. Masanın bir ucundan yer boşaltıyorum. Kitaplarını yerleştiriyor.
Okulların dağılma vakti. Bir kız öğrenci galerinin bahçesinden içeri girerek bize doğru yöneliyor. Ben, Abdullah Şanal’ın öğrencisi diye düşünüyorum. Önümde durup bir kitap uzatıyor. Bakıyorum, “Ekin Kokan Ellerin”. 1971 yılında Çukurova Radyosu Müdürü, şair Ergun Evren’in önsözü ve katkılarıyla yayımlanan bir kitabım. Şaşırıyornum.
“Nerden geçti elinize?” diyorum. “Bu kitap bende yok. 12 Eylül darbesinden sonra İstanbul Selimiye’de idamla yargılanırken, polisler bir gece yarısı gelip kitaplığımdaki bütün kitaplarla birlikte arşivimi vekendi yazdığım kitapları da götürmüşler.”
Öğrenci, söze giriyor; “Babam 1971 yılında Mersin Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’ndeaçtığınız bir serginizde imzalatmış size. Ben ikinci kez imzalatmaya geldim” diyor. Duygulanıyorum. Gözlerim yaşarıyor.
“O zaman siz dünyada değildiniz daha. Babanızı gönülden kutlamak isterim. 12 Eylül faşizminin uyguladığı baskı ve korkudan herkes kitaplarını yakarken; saklanmış, korunmuş, yangınlardan terhis olmuş bir kitap. İzin verirseniz bir fotokopisini alabilir miyim?” diyorum.
“Sizde kalsın” diyor öğrenci. “Çok etkilendim. Madem ki sizde yok, benden size hatıra olsun.”
“Olmaz!” diyorum. “Siz şöyle buyurun, ben hemen fotokopisini alır gelirim”
“Lütfen Hocam!” diyor öğrenci.
Koşarak gidip, Ekin Kokan Ellerin’in fotokopisini yaptırıyorum.
Çok Sesli Ağıtlar, Benim İşim Seni Sevmek adlı şiir kitaplarımla birlikte Ekin Kokan
Ellerin’i de ikinci kez imzalayıp öğrenciye teslim ediyorum.
*
Bir başka gün. Cumartesi, akşamüzeri. Adana’dan şair dostum Çetin Boğa geliyor sergimi ziyarete. Masadaki bir boş sandalyeye oturtuyorum. Bir kolu alçı/sargıda. Yüzünde darp izleri var. Kucaklaşıyoruz. “Geçmiş olsun” diyorum, “Ne oldu size?”
“Sorma yav Yunus. Kaleiçi’nde bir pansiyorda kalıyorum. Kafam iyi. Gece geç vakityatmaya giderken üç kişi yolumu kesti. Bir yetmişlik şarap parası istediler. Olsa verirdim birilsin, inan ki yoktu. Beni ortalarına alıp bir güzel benzettiler. Cebimde ne var ne yok hepsini çekmişler. Kendimden geçmişim. Sabah bir uyandım ki, hastanede yatıyorum. Kolumda kırıklar var. Alçıya aldılar. İki saat önce taburcu oldum.”
“Aç mısın?” diyorum, “Hastanede verdikleri kahvaltıyla duruyorum.” diyor. Caddeden geçmekte olan seyyar simitçiye sesleniyorum. Evden eşimin kattığı biraz da kuru pasta ve börek var. Çay söylüyorum.
“Bilirsin” diyor Çetin Boğa, “Antalya benim için özel bir kent. Sen varsın, ANSAN (Antalya Sanatçılar Derneği) var. Kültür ve sanatın kalbinin atığı yer. Bütün sanatçıların uğrak yeri. Ne zaman gelsem mutlaka birkaç dostla karşılaşırım. Etkinlikler, sergiler, söyleşiler, paneller, imza günleri..”
“Yanında kitap getirdin mi” diyorum.
“20 kitap almıştım valizime. İkisini pansiyonda tanıştığım iki arkadaşa imzaladım.”
“Kalanları getir, burada hem sohbet eder, hem de isteyen olursa imzalarsın”
“Zaten Adana’ya dönecek param da kalmadı. Umarım satılır”
Kaldığı pansiyon’a gitti. Kalan 18 kitabı masanın ön karafında bir bere yerleştiriyoruz.
Şiirden, edebiyattan, dergicilikten.. derken saat akşamın geç vakti oluyor.
“Haydi şansın varmış” diyorum. “Kitapların hepsi satıldı.”
“Sağ olasın Yunus” diyor, “Dönüş parası çıktı da, pansiyona biraz borcum var.”
“Bu günkü benim imzaladığım kitapları da dahil edersek.. Yetiyor mu?”
“Sağ ol be Yunus. Bu günü hep tatırlayacağım.”
Sergiyi birlikte topluyoruz. Çetin Boğa’yı pansiyona bırakırken, vedalaşıp ayrılıyorum.
ABDULLAH ŞANAL, ÇETİN BOĞA VE BİR RESİMLİ ŞİİR SERGİSİYUNUS YAŞAR
SEYAHATİNİZİ ARTIK SİZ Mİ SEÇECEKSİNİZ, ALGORİTMA MI?TUGAY TOYDEMİR
İNTERNET ALIŞVERİŞİNDE KARGO SORUNLARI: SORUMLU KİM?AV CÜNEYT KARASU
ÇOCUKLARIMIZIN YAŞADIĞI DÜNYA GÜVENLİ Mi? ADİL Mi?IŞIK YARGIN
HİZMETİ DEĞİL, KALIPLARI TARTIŞANLARAHMET DİKİCİ
ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN TÜTER Mİ?VEDAT GÜRHAN
TAŞA KAZINAN DEVLET AHLÂKI – IMUHARREM YELLİCE
ÇİFTÇİYİ KAYBEDERSEK, MUTFAĞIMIZI KAYBEDERİZTALİP BAYRAM
9 EYLÜL 1922 VE TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ-2PROF DR RAMAZAN DEMİR
OKULLAR AÇILIRKEN: HER ÇOCUK İÇİN EŞİT BİR GELECEKGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
KENDİMİZE VERDİĞİMİZ DEĞERİ NEYE GÖRE ÖLÇÜYORUZ?SEDA ARPACI
ALİ TAŞ’IN UYARILARIEŞREF URAL
KLÂSİK DAVRANIŞLAR!ALİ İHSAN DİLMEN
PARA NEREDE DÖNÜYOR, KİMİN CEBİNE GİRİYOR?CEM ARÜV
YANGINDAN SONRA DEĞİL, YANGINDAN ÖNCE!MEHMET YENİKAYNAK
ANTALYASPOR'DA ÇİRKİN OYUNLAR…..TURGAY ALP
CELALETTİN ARİF DEMİREL’İN TANIKLIĞI İLE KEMAL TAHİRAHMET İLBARS
DELİ KADİR'İN İNANILMAZ LEZZETLİ BURDUR ŞİŞLERİBİHTER GÖRDÜ
OLMAYACAKSA MEVLÜT İLE OLMASINKAHRAMAN KÖKTÜRK
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER/ADLON'UN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİNİZAMETTİN ŞEN
KÖYDE SANATIN İZİGÖZDE SARI
KURTULUŞ SAVAŞI VE YERLİ RUMLARŞENER METE
KOLEKTİF BİR NARSİZM; MİLLİYETÇİLİĞİN AHLAK EŞİĞİTARIK ÇELENK
ÖMÜR, TÜRKÇE'NİN MAKRO KOZMOZUNDA TEK BİR NEFESTEN BAŞKA NE Kİ?BAHAR UYSAL HAMALOĞLU
İMPARATOR ATTİLA KILICIYLA SAHNEYE ÇIKACAK
ANTALYA HAVALİMANI'NDA AĞUSTOSTA 5,8 MİLYON YOLCU TRAFİĞİ
MİLLİ SPORCU ÇAĞLA BÜYÜKAKÇAY, MİNİK TENİSÇİLERLE MAÇ YAPTI
SAĞLIK KONUSUNDA 3 TEMEL ÇAĞRI
ANTALYASPOR'DA BÜLENT KORKMAZ DÖNEMİ SONA ERDİ
HERLİNGS DÜNYA MOTOKROS ŞAMPİYONU
KOCAGÖZ, ZABITA TEŞKİLATI'NIN KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLADI
5 YILDIZLI OTEL KONFORLU YURT
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






