- IMKB
% - Altın
6506.68
%0.4 - Dolar
47.7019
%0.12 - Euro
54.9856
%-0.12
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 00:43 - SİDE ANTİK KENT’TE KUYUYA DÜŞEN ÇOCUĞA NEFES KESEN KURTARMA OPERASYONU
- 00:05 - ATSO BAŞKAN ADAYI HATİCE ÖZ, ATİP'İN KONUĞU OLDU
- 23:34 - USLU: KUMLUCA YANGIN BÖLGESİNDE HÜKÜMETİMİZ VATANDAŞIMIZIN YANINDA
- 23:08 - İŞTE O İSİM
- 21:58 - KOCAGÖZ: "ORMANLARI KORUMAK, ORTAK SORUMLULUĞUMUZ"
- 21:33 - ATSO BAŞKAN ADAYI ÇETİN SEÇİM OFİSİNİ AÇTI
- 20:47 - ÜVEY BABA İLE DEDE TUTUKLANDI
- 20:26 - 2 ŞÜPHELİ SERBEST BIRAKILDI
- 19:38 - ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUŞTURMASINDA 2 ŞÜPHELİ SERBEST BIRAKILDI
- 18:48 - ALANYA’DA MİKROPLASTİK KİRLİLİĞİNE KARŞI MÜCADELENİN STARTI VERİLDİ
- 18:38 - MERSİN ERDEMLİ ‘DE 3,4 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM
- 18:03 - PASAJDA ÖLÜ BULUNAN EYÜP CAN DAVASI SÜRÜYOR
- 17:47 - YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
- 17:21 - EŞYALARI GÖTÜREN EŞE TAZMİNAT CEZASI
- 17:09 - SICAK VE NEM BUNALTTI
ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR


HİKAYEMİZİ KİMLER YAZIYOR?
Toplumumuzda yazgı, alın yazısı dediğimiz bir kabullenme vardır.
Doğrusu bu bizim hikayemizin özüdür.
Buna kadercilik demek mümkün.
Kelimelerin ortak anlamları bizim davranışlarımızı şekillendirir.
Bu sebeple yönetenler, kelimeler ve kelimelere yükledikleri anlamlar vesilesiyle iktidarlarını sürdürürler.
“Sağcılık, solculuk” tabirleri siyasetin basit ve ayrıştırıcı tanımlarıdır.
Dindarlık, vatanseverlik, özgürlük, cumhuriyet, demokrasi, hukuk devleti, adalet, eşit muamele, adil bölüşüm ile bizler safımızı belirleriz.
Bu sebeple kavramları bilmek önemlidir ve ben bunlar üzerinde kısaca durmak, sizlerle hasbihal etmek isterim.
****
Kim vatansever?
Ülkesini şahsi hırsları, ideolojik körlükleri için bulunduğu makam aracılığı ile özgürlük alanlarımızı daraltan, düşünce dünyamızı çoraklaştıran, yandaş ve akraba ayrıcalığı ile ülkenin zenginliklerini yandaşa ve akrabaya transfer eden, halkını yoksul bırakan otoriter yönetimler ve kusurlarını örtmek için vatan, millet, bayrak edebiyatına dört elle sarılanlar mı?
Yoksa, bütün olup biten haksızlık ve hukuksuzluklara itiraz eden, böyle davrandığı için ailesinin ve kendisinin hayatını tehlikeye atan, gündelik iaşesini kazanmak için; tarlada, bahçede, fabrikada, atölyelerde üretime omuz veren, kazancının vergisini verenler mi?
Hangisi yurtsever?
Kim dindar?
Ülkesinde yaşanan olumsuzluklara karşı inandığı değerlere bağlı kalarak halkı ve yöneticileri uyarmayı sürdüren, böyle yaptığı için meslektaşları tarafından eleştirilen, yaptıkları yüzünden ailesini ve kendisini sıkıntılara sokan din adamlarımı, samimi müminler mi yoksa yapılan yanlışlara itiraz etmenin bedelini ödemeyi göze alamadığı için susan, başkalarının da susmasını ve hatta yöneticilere itaatin bir emir olduğunu söyleyen, desteklediği yöneticilerden itibar ve çıkar umanlar mı?
Başları her sıkıştığında çıkış yolu olarak hamaset ile duyguları istismar edenler mi?
Hangisi gerçek din görevlisi ve mü'min?
Özgürlük nerede?
İnsanların hayatlarına özgürlük vaatleri ile müdahale edenler.
Gelişen olaylar karşısında duruşlarını biçim vermek isteyenler,
etrafa korku salarak,
davranışlarımıza kısıtlılıklar getirenler,
insanları sevdiklerinden ayıranlar,
yapılanlara itiraz edenleri, kapalı bir alanlara koyanlar,
insanların özgür iradelerine sınırlar koyma tehdidiyle özgürlük tanımını farklı anlam yüklemeye çalışanlar.
Bütün bu sınırlamaları “Beka” diyerek meşrulaştırma çabasına girenler.
Bilmiyorlar ki, gerçek özgürlüğü talep edenler bu kısıtlılık ve sınırların konmasından, neyi nasıl inanacağı ve düşüneceğinin buyurulmasından rahatsız durumdadırlar.
Ve bu insanlar, kendilerinin hayat alanlarına yapılan saldırılar ve hukuksuzlukları itiraz etme hakkından vazgeçmeyerek özgürlük alanlarını korumanın gerekliliğinin bilincindedir.
Şimdi sormak gerekmiyor mu?
Hayır deme iradesi gösteremeyen büyük çoğunlukla beraber davranmak mı özgürlük?
Yoksa, hukuksuz bir şekilde istenenleri yapmayan, itiraz eden, hayır diyebilme hakkını kullanmak mı özgürlük?
Çoğunluk anlayışı ve kamu güvenliği gerekçesiyle bireyin hak ve özgürlüklerini kısıtlamak mı özgürlük?
Cumhuriyet nedir?
TDK'ya göre,
Cumhur kelimesinin anlamı, topluluk ve halk demektir.
Cumhuriyet, siyasi gücün halk ve temsilcileri tarafından paylaşıldığı bir devlet yönetim şeklidir ve yapısı gereği monarşinin yokluğu üzerine kuruludur.
TDK’ya göre anlıyoruz ki, şüpheye yer bırakmayacak şekilde cumhur toplumun tamamına dendiği gibi cumhuriyet de bütün toplum kesimlerini kapsayacak şekilde yönetim anlayışına sahip olmaktır.
Peki, yönetim erki nasıl oluşur?
Yönetim çoğunluğa göre oluşur ve anayasa ve yasa ile ve hatta altına imza attığımız uluslararası hukuk kurallarına göre çalışmak zorundadır.
Yani “Ben çoğunluğum” diyerek keyfi yönetim yapılamaz.
Devlet olmanın gereği yasalara uyarak çalışmaktır.
Hiçbir iktidar “çoğunluk bende” diyerek mecliste tecelli eden “Milli İrade”yi iktidarının tekelinde göremez.
Çünkü, muhalefeti temsil eden seçilmişler de mecliste cumhurun verdiği oylarla meclistedir.
Cumhurun bir kısmını yok saymak, çoğunluk tahakkümü kurmaya yeltenmektir.
Bu ve benzeri tahakküm heveslerini engellemek ise ancak hukukla çerçevesi çizilmiş demokrasi ile gerçekleşebilir.
İnsanlığın elinde, ister cumhuriyet, ister monarşi olsun var olan yönetimler mutlaka hukuk ve demokrasi ile şekillenmeli, kendilerinden hem sandık yoluyla hem hukuk yoluyla hesap sorulabilir olmalıdır.
Haysiyet nedir?
TDK'da ''Haysu'' kelimesinden türetilmiş olan haysiyet sözcüğü, günlük hayatta sıklıkla kullandığımız kelimeler arasında geliyor. Dilimize Arapçadan geçmiş olan bu sözcük, kişinin kendisine duyduğu saygı anlamına gelir. Haysiyet aynı zamanda bir kişiye toplum tarafından verilen değer manasında da kullanılmaktadır.
Kişilerin kendine duyduğu özsaygıdan en çok insanları manipüle etmek isteyen kişi ve kurumlar rahatsız olur ve onlar için insanların onurlarını, özsaygılarını zedelemek isterler.
Zira, bireylerin ve toplumların taşıdığı bu değerler kendilerinin istismar edilmesini engelleyecek manevi güce sahiptir.
Tahakküme meraklı insanların en büyük özelliği birey ve toplumların özsaygılarını, kendilerine olan güvenlerini kaybetmelerini, olanlar ve olacaklar karşısında çaresizlik duygusu yaşamalarını isterler.
Bu istek, birey ve toplumda, bir şeyleri değiştirme gücünden kendilerini yoksun ve çaresiz hissetmelerini içerir.
Bu ise sınır tanımamakla eş değer bir tutumdur.
Bu duygunun baskısı altına alınan birey ve toplumların sık sık kullandığı gerekçe “biz ne yapabiliriz, neyi değiştirebiliriz? Bu düzen hep böyledir” ifadeleriyle ortaya çıkar.
İşte bu çaresizlik duygusu, insanda önce özgüveni sonra özsaygıyı, yani haysiyet duygusunun önce zedelenmesi sonra yitirilmesine sebep olur.
Birey veya toplum için bundan daha büyük felaket olamaz.
Bu felaket ise, bütün felaketlerin meşruluk ve çaresizlik kaynağdır.
Bu eziklik duygusu, abartılmış “milliyetçilik, kaderciliğe hapsedilmiş dindarlık” ile ete kemiğe büründürülerek ve eksiltilen özsaygı duygusuyla tamamlanma yoluna gidilir.
Şimdi soru şudur:
Bizim hikayemiz hangisi ve biz bu hikayenin neresindeyiz?
KAHVERENGİNURİ SEZEN
GAZÂLÎ’DEN AYDINLATMAYA: NEDENSELLİKMUHARREM YELLİCE
TARİH BİLGİSİ VE TÜRKİYE SOLUEŞREF URAL
YENİ ARAYIŞLAR ve SORUMLULUKLARALİ İHSAN DİLMEN
YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YENİ YÖNETMELİK ve ESKİ DÜZENLEME İLE KARŞILAV CÜNEYT KARASU
TÜKETİCİNİN PAZARDA ÜRÜNLERİ SEÇME HAKKI VAR MI?AV İBRAHİM GÜLLÜ
CAZİBE YA DA SOSYAL ZARAFETAHMET İLBARS
ANTALYA'NIN İHTİYACI, BİR DENİZCİLİK MASTER PLANIDIRCEM ARÜV
MÜCEVHERİN GÜCÜ VE ÖNEMİSERDAR YILMAZ
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN SESSİZ SEMBOLÜ: YERE ATILAN İZMARİTMUSTAFA YALÇIN YALÇINKAYA
NİŞAN SADECE YÜZÜK TAKILAN GÜN DEĞİLDİR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
NEYZEN TEVFİK (1879-1953)GAZANFER ERYÜKSEL
TEVAZU:HARCI TER, GÖZYAŞI, EMEK, BİLGİ, ZAMAN, SABIR, DİRENÇ VE İNANÇTANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
KOCAGÖZ: "ORMANLARI KORUMAK, ORTAK SORUMLULUĞUMUZ"
YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
ANTALYA DENİZCİLEŞME PLATFORMU'NDAN DRON SALDIRISINA KINAMA
ÖZDEMİR, GÖKBEL GÜREŞLERİNE KATILDI
YAZIN BÖBREK TAŞINA KARŞI 4 ETKİLİ ÖNLEM!
ATB, TEMMUZ AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






