- IMKB
% - Altın
6495.18
%2.16 - Dolar
44.3489
%0 - Euro
51.3612
%-0.34
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 02:00 - İHRACATÇILARA SANDIK ÇAĞRISI
- 01:48 - EŞİ TUTUKLANDI
- 23:28 - EVDE SIKILAN KADINLAR KIRAATHANEYE GELİP MASA OYUNLARIYLA STRES ATIYOR
- 23:13 - ANTALYA AÇIKLARINDA 4.2 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM
- 23:03 - ANTALYA’DA GENÇ KADININ ÖLÜMÜYLE İLGİLİ EŞİ TUTUKLANDI
- 21:29 - İKLİM PLATFORMUNDAN COP31 İÇİN 'TARİHİ FIRSAT' VURGUSU
- 20:18 - DÜNYACA ÜNLÜ SAHİLDE CAN PAZARI: 2 KARDEŞ KURTULDU, KUZEN HAYATINI KAYBETTİ
- 19:25 - ANTALYA'DA ASAYİŞ OLAYLARININ YÜZDE 99.8'İ AYDINLATILDI
- 19:17 - BÜYÜKŞEHİR'E ZABITA ALIMI BAŞVURULARI SÜRÜYOR
- 18:43 - ADANA’DA OTOMOBİL SULAMANA KANALINA DÜŞTÜ
- 18:41 - ANTALYA TEKNOKENT'TEN COP31 İŞBİRLİĞİ
- 18:18 - KONYA-ANTALYA KARAYOLUNDA FECİ KAZA: 1 ÖLÜ, 3 YARALI
- 18:08 - TARIM ALANLARI SU ALTINDA KALDI
- 17:59 - ATB MART AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
- 17:43 - PENCEREDEN BAKAN EV KEDİSİ İTFAİYEYİ ALARMA GEÇİRDİ
CEM ARÜV / KONUK YAZAR/ÇEVRENİN SESİ


İLLERİN YÖNETİMİNDE ÇOK BAŞLILIK VE FELAKETLERİN MEVZUATLA İLİŞKİSİ
Yaşadığımız felaketler tesadüf değildir; çoğu zaman yönetim sistemindeki çok başlılık, açıklık ve uyum eksikliği ile izin mevzuatının zayıf uygulanması gibi yapısal sorunların sonucudur. Bu gerçek, yalnızca merkezi ve yerel yönetim arasındaki koordinasyon zorluklarına değil; aynı zamanda doğal kaynakların korunması, imar kararları, çevresel risk değerlendirmeleri ve afet yönetimi sistemine kadar uzanan geniş bir yelpazeye yayılır.
Türkiye’de kamu yönetimi yapısı gereği birçok kurum benzer konularda yetki ve sorumluluk üstlenebilir. Bu durum teoride “yetki paylaşımı” sağlasa da uygulamada rollerin çakışmasına, karar alma süreçlerinin gecikmesine ve halkın mağduriyetine yol açar. Özellikle izin süreçleri bu çakışmanın merkezi bir parçasıdır; yanlış ya da geciken izinler, riskleri artırır ve felaketlerin etkisini büyütür.
1. Çok Başlı Yönetim ve Mevzuat Karmaşası
Türkiye’de merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki görev ve yetki dağılımı karmaşıklaşmıştır. Bir alanda faaliyet gösteren kurumlar — örneğin çevre, imar, afet yönetimi ya da şehir planlama konularında — aynı konuda farklı izinler, denetimler ve yönetmelikler isteyebilir. Bu yönetim çok başlılığı, kamu kaynaklarının etkin kullanımını zorlaştırır, planlama süreçlerini geciktirir ve halkın güvenini zedeler.
Afet yönetimi bağlamında da benzer bir tablo ortaya çıkar: AFAD, bakanlıklar, valilikler ve yerel belediyeler farklı görev alanlarına sahip olsa da aralarında etkin bir koordinasyon olmadan çalışıldığında riskler artar ve sorunlar büyür. Bu koordinasyon eksiklikleri, afet ve acil durumlara hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinin zayıf kalmasına neden olabilir.
2. Mevzuatın Rolü: Yönetimden Kaynaklanan Riskler
Afetlerin sonuçları sadece doğa olaylarının şiddetiyle ilgili değildir; aynı zamanda bu olaylara nasıl hazırlık yapıldığını, nerelere izin verildiğini ve hangi risk değerlendirmelerinin yapıldığını belirleyen yasal çerçevelerle de ilgilidir.
Mevzuat, çevresel bozulmayı önlemek, belirli faaliyetleri denetlemek ve riskleri en aza indirmek için vardır. Örneğin çevre kanunları, kirletici faaliyetleri düzenlemek, atık yönetimini planlamak ve çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) gerekliliklerini belirlemek içindir. Ancak bu düzenlemeler yeterince sert uygulanmadığında veya izin süreçleri tavizlerle geçildiğinde, çevresel riskler artar ve felaketlere zemin hazırlanmış olur.
Örneğin maden, inşaat veya turizm projeleri için verilen izinler, bu faaliyetlerin oluşabilecek çevresel riskleri yeterince değerlendirmeden verildiğinde, sel, heyelan veya su baskını gibi felaketlerin etkileri şiddetlenir. Bazen bu felaketler doğrudan mevzuatın gevşek uygulanmasından kaynaklanır; mevzuat açık olsa bile uygulamadaki zayıflık sonucu denetimler etkinleşmeyebilir. Bu da halkın sağlığı, yaşam alanları ve geçim kaynakları üzerinde ağır sonuçlar doğurur.
3. Afet Yönetiminde Hukuki Zayıflıklar
Türkiye’nin afet yönetimi mevzuatı, risk azaltma ve acil durum planlamasını düzenlemek için çerçeve sağlar. Örneğin, 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının kuruluş ve görevlerini düzenleyen kanun, afet risk yönetimi ve müdahale yetkilerini belirler. Ancak bu kanunlar uygulamada tüm paydaşların katılımını, yerel bilgiyi ve yerel karar süreçlerini yeterince kapsamayabilir.
Birçok akademik çalışma, Türkiye’de afet yönetim mevzuatının teknik ve uygulama zayıflıklarına dikkat çeker. Mevzuat, merkezi kontrolü güçlendirirken yerel katılımı sınırlayan yapılarla merkezileşmiş bir organizasyona yönelmiştir. Bu durum, yerel aktörlerin faydalı bilgilerinin ve hızlı müdahale kapasitesinin kullanılamamasına neden olabilir.
4. Denetim Eksikliği ve İmar Mevzuatı
Felaketleri tetikleyen bir diğer önemli unsur da imar mevzuatı ve denetim eksiklikleridir. Türkiye’de geçmişte yaşanan depremler ve diğer afetler göstermiştir ki, yapı denetimleri ve imar izinleri ne kadar sağlam düzenlenirse düzenlensin, uygulamada ciddi boşluklar oluşmuştur. Özellikle bazı yapı stoklarının kaçak veya denetimsiz olması, afetlerde yıkıcı sonuçlara neden olmuştur.
Bu, yalnızca teknik bir sorun değil; halkın güvenliğini doğrudan etkileyen bir mevzuat uygulama sorunudur. Denetimsiz yapılar sadece bina güvenliğini tehlikeye atmaz; aynı zamanda altyapı, su, enerji ve ulaşım sistemlerini de afete karşı savunmasız bırakır.
5. Koordinasyon Eksikliği ve Felaket Yönetimi
Çok başlılık ve mevzuat uyuşmazlığı, afet yönetimi süreçlerini de olumsuz etkiler. Bir sahada risk analizi yapılırken farklı kurumların benzer sorumlulukları olduğunda, uyumlu bir erken uyarı sistemi, veri paylaşımı ve acil müdahale planı oluşturulması zorlaşır. Bu tür koordinasyon eksiklikleri, felaketin geldiği anda hızlı ve etkili müdahaleyi engeller.
Antalya gibi afet riskleri bulunan bölgelerde, farklı kurumların planları uyumlu şekilde çalışmazsa riskler büyür. Örneğin sel ve taşkın riskine karşı alınacak önlemler sadece bir kurumun işi değildir; ulaşım, altyapı, meteorolojik erken uyarı ve yerel halkla iletişimin senkronize edilmesi gerekir.
6. Halkın Mağduriyeti: Mevzuatın Toplumsal Yansıması
Tüm bu idari ve hukuki karmaşanın en ağır bedelini halk öder. Afet ve felaketlerde halk sadece mal kaybı yaşamaz; aynı zamanda güvenini, yaşam alanlarını, geçim kaynaklarını ve umutlarını yitirir. Özellikle düşük gelirli, kent merkezinden uzak yaşayan veya altyapıdan uzak mahallelerde yaşayanlar, mevzuat eksikliklerinin doğrudan sonuçlarıyla karşılaşır.
Felaketler, yalnızca doğa olayları olarak görülemez; aynı zamanda devlet politikalarının, izin süreçlerinin, denetimlerin ve yerel yönetim kapasitelerinin bir sonucudur. Bir toplumun refahı, yalnızca ekonomik göstergelerle değil, afetlere hazırlıklı olma kapasitesiyle ölçülür.
Mevzuat Güçlendirilmeli, Yetki ve Denetim Açıkça Belirlenmeli
Yaşadığımız felaketler, sadece doğa olaylarının rastlantısı değildir; izin mevzuatlarının eksik uygulanması, koordinasyon zorlukları ve yetki karmaşası gibi yapısal sorunların sonucudur.
Bu yapısal sorunları çözmek için:
Mevzuat sadeleştirilmeli ve çok başlılık azaltılmalıdır.
Denetim mekanizmaları “güçlü ve bağımsız” olmalıdır.
Yerel yönetimler, afet risk azaltımı ve çevresel planlamada daha etkili bir rol almalıdır.
Erken uyarı sistemleri, yerel veri ve risk analizi karar süreçlerine daha fazla dahil edilmelidir.
Bu adımlar yalnızca yönetim sistemini iyileştirmekle kalmaz; halkın güvenini, yaşam kalitesini ve afetlere karşı dirençliliğini artırır. Halkın mağduriyetini önlemek istiyorsak, izlediğimiz felaket politikalarının kaynağını doğru okumalı ve mevzuatı uygulamada daha adil, net ve etkili hâle getirmeliyiz.
VAPORETTODAN SIZAN ARKAİK SESLER: BİR BİENAL BOZGUNUGÖZDE SARI
ÇÖL VİZYONU VE AKDENİZ GERÇEĞİCEM ARÜV
KART KULLANIMIAV İBRAHİM GÜLLÜ
YAZACAĞIZ DA NE OLACAK?VEDAT GÜRHAN
5 YILDIZ TURİST DEĞİL, DENEYİM ARİSTOKRATI GELİYOR!NİZAMETTİN ŞEN
SIRADANLIĞIN ERDEMİAHMET İLBARS
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE BAYRAMLARŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
CHP DURUM TESPİTİ YAPIYOR MU?TARIK ÇELENK
MİLLİ MAÇI KAZANALIM; VİLLALARI ALTYAPIYA VERELİMKAHRAMAN KÖKTÜRK
YOL KABUL ETMEKTEN GEÇİYORBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
HEPSİ ALTI SANİYEGAZANFER ERYÜKSEL
BİRİNCİ YENİ: KARŞI DEVRİM DEĞİL, ŞİİRİN İNSANA VE HAYATA DÖNÜŞÜDÜRMUHARREM YELLİCE
CHP’NİN ZOR SINAVIALİ İHSAN DİLMEN
ANTALYA'NIN 'ZİRVE' BEREKETİ: COP31 YOLUNDA HUMMALI HAZIRLIKDİLEK DEMİRKAN
HUZUREVİNDE BAYRAM...OYA BOYSAN
KAYBOLAN KÖYLERNURİ SEZEN
SAVAŞ VE GETİRDİĞİ: TRUMP STAGFLASYONUPROF DR MUSTAFA YILDIRAN
VURAL SAVAŞ İLE BİR ÇAY SOHBETİYUNUS YAŞAR
OK GERİLDİ, HEDEF 2031: ANTALYA'NIN DİJİTAL VE YEŞİL ROTASIIŞIK YARGIN
KADIN OLMAK….MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNE BAŞVURUAV CÜNEYT KARASU
NEPOTİZM VE ÖRGÜTSEL ETKİLERİPROF DR RAMAZAN DEMİR
DİL POLİTİKALARI (KARAHANLI DÖNEMİ)DOÇ DR BEKİR DİREKCİ
GÖKYÜZÜNDEN DÜŞEN SORU İŞARETLERİSÜLEYMAN EKİN
ATB MART AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
YEŞİLAY'DAN UYARI: "SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIK OLUŞTURUYOR"
KALP AMELİYATI SONRASI: "KOŞSAM KOŞACAĞIM"
SEZEN AKSU ŞARKILARI KONSERİ BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI
KAYALIKTAN DÜŞEN KADINI SIRTLARINDA TAŞIDILAR
KAÇAK BAKILAN 33 'UÇAN SİNCAP' REHABİLİTASYONA ALINDI
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ İLKOKULUN KAPILARINI BOYADI
PARKTAKİ GÜRÜLTÜYE POLİS DENETİMİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





