- IMKB
% - Altın
6865.09
%0 - Dolar
48.7547
%0 - Euro
55.9994
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 13:08 - HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
- 12:18 - BELEDİYENİN FOTO KAPANINA SALDIRI
- 12:13 - 2 BİN YILLIK ATMOSFERDE SANAT VE MANZARA BULUŞTU
- 11:43 - ESKİDEN ÇUL DOKUMA VE KIL ÇADIRDA KULLANILAN KOYUN KILLARI ARTIK ÇÖPE GİDİYOR
- 11:41 - GÖÇ YOLUNDA ÇOK SAYIDA TEHDİT
- 11:23 - MURATPAŞA, ALZAYMIR FARKINDALIĞI İÇİN YAŞLI EVLERİNDE BULUŞTU
- 11:23 - 33. ULUSLARARASI ASPENDOS OPERA VE BALE FESTİVALİ’NDE CARMİNA BURANA SEYİRCİYLE BULUŞTU
- 11:18 - ADANA’DA GENÇ ŞAHIS BOŞ ARAZİDE ÖLÜ BULUNDU
- 11:03 - ANTALYA’DA PANELVAN KONTROLDEN ÇIKTI: 1 YARALI
- 11:03 - YANGINDA KÜLE DÖNEN KARGILAR 3 HAFTADA YENİDEN FİLİZLENDİ
- 10:58 - İHA’YA ’YILIN EN İYİ SPOR HABERİ’ ÖDÜLÜ
- 10:48 - VALİDEN KUM HIRSIZLIĞINA KARŞI BOĞAZ SAHİLİ’NE KAMERALI TAKİP TALİMATI
- 10:38 - AYNI CADDEDE BİRKAÇ DAKİKA İÇİNDE 2 AYRI KAZA
- 10:28 - KAHRAMANMARAŞ’TA KADINLARIN İMECE USULÜ YUFKA EKMEK MESAİSİ
- 10:23 - MERSİNLİ MUHTARLAR SABAH SPORUNDA BULUŞTU
TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


MUHALİF SAĞ PARTİLER NE YAPAR?
Geçtiğimiz günlerde nitelikli ve popüler bir YouTube kanalından, Türkiye’de sağ partilerin iktidar olma şansı üzerine bir söyleşi önerisi aldım. İlk tepkim, “AK Parti ve MHP zaten iktidarda; bu durumda neyi, nasıl konuşabiliriz?” şeklinde oldu. Ancak kastedilenin, muhalif sağ siyaset ve onun toplumsal tabanı olduğu sonradan teyit edebildim.
Bu konuda sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için önce mevcut tabloyu doğru okumak, ardından olasılıkları tartışmak gerekiyor. Öncelikle Türkiye’de belirleyici seçmen profilinin, popüler tabirle benim “mahalleli” dediğim yerli-millî sağ zihniyete sahip geniş toplumsal kesim olduğu görülüyor. Bu seçmen kitlesinin zihinsel dünyasında otoriter ve hiyerarşik eğilimler, güçlü devlet arzusu, tarih nostaljisi, seçilmiş travmalar ve çözülememiş toplumsal kırılmalar önemli yer tutuyor. Benzer bir durumun, biçim değiştirerek neo-Kemalist seçmende de bulunduğunu söylemek mümkün.
Bunun yanında ülkede üçüncü belirleyici unsur, uzun yıllardır devlet tarafından oldukça siyasallaştırılmış Kürt seçmendir. Ayrıca gençler ile daha esnek düşünebilen muhafazakâr ve seküler beyaz yakalı orta sınıf da yeni dönemin belirleyici aktörleri arasında yer almaktadır. Bugün seçmen davranışına yön veren temel motivasyonları ise kabaca şöyle sıralayabiliriz:
“Erdoğan gitsin, kim gelirse gelsin”, “CHP sakın gelmesin”, “Bu coğrafyada güçlü lider zorunludur” veya “Savunma sanayi devam etmelidir.” Mevcut popülist, güvenlik odaklı ve otoriter siyasal düzen ise bütün tartışmalara rağmen meşruiyetini seçimlerden almaya devam etmektedir. Bu nedenle seçimlerin yapılması sadece anayasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda sistemin meşruiyet kaynağıdır.
Yeni anayasa tartışmaları, “terörsüz Türkiye” süreci ve seçim beklentisi bile toplumda belirli ölçüde umut üretmektedir. Kaygıları sürekli tetiklenmiş ve kutuplaştırılmış ülkenin, güven verecek yeni bir siyasal dile ve zihniyet değişimine ihtiyacı olduğu açıktır. Ancak böyle bir dönüşüm, toplumdaki adalet duygusunu yeniden onarabilir ve ülke insanının hak ettiğini düşündüğü refahı sağlayabilir.
Bugün toplumun önünde birkaç temel soru duruyor: “İktidar kendi yanlışlarını fark edip ülke için bir restorasyon vizyonu geliştirebilir mi?”, “CHP mevcut kadrosu ve siyasal diliyle ülkeyi yönetebileceğine dair güven verebilir mi?”, “Kürt siyaseti Cumhur İttifakı’yla yakınlaşırken taban-tavan gerilimini aşabilecek mi?” ve belki de en önemlisi, “Muhalif sağ partiler dağınıklıklarını toparlayabilecek mi?”
Önümüzdeki süreç için üç temel ihtimal öne çıkıyor. Birincisi, mevcut AK Parti hükümetinin muhalefetin dağınıklığından yararlanarak yeni ittifaklarla “yenilenmiş istikrar” görüntüsü altında iktidarını sürdürmesi. İkincisi, CHP’nin tüm zaaflarına rağmen “Erdoğan ne olursa olsun gitmeli” psikolojisi üzerinden bir iktidar deneyimi yaşaması. Üçüncüsü ise ülkenin daha sağlıklı bir geçiş dönemi yaşayabilmesi için onarıcı bir koalisyon modelinin ortaya çıkmasıdır. Bu senaryoların hepsinde ortak varsayım, muhalefetin güçlü ve kapsayıcı bir aday üretmekte zorlanması ya da seçmenin “kim olursa olsun muhalefet adayı” anlayışıyla hareket etmesidir.
Gelelim sağ seçmenin muhalif sağ partilere bakışına. Öncelikle şunu kabul etmek gerekiyor: Muhalif sağ içinde belli ölçüde ilgi gören veya potansiyel taşıyan aktörlerin önemli kısmı, doğrudan AK Parti hikâyesinden gelmeyen isimlerdir. Toplum, AK Parti’nin içinde yer alırken güçlü bir özeleştiri geliştirmemiş siyasetçileri bugün tutarlı bulmuyor. Bu isimler çoğu seçmenin gözünde ya “trenden indirilmiş” ya da “küsmüş” figürler olarak algılanıyor. Bu ayrışma, kimi zaman toplumsal psikolojinin baskısıyla, kimi zaman da aktörlerin kendi tercihleri nedeniyle hiçbir zaman net biçimde yapılamadı.
Bununla birlikte AK Parti’den memnun olmayan ciddi bir muhafazakâr mahalleli kesim de bulunmaktadır. Bu seçmen, CHP kadrolarındaki mevcut ısrarı gördüğünde; kendi değerlerini koruyabilecek, “din düşmanı” olarak algılamadığı kadrolara sahip, kamu yatırımlarını ve savunma sanayisini sürdürebilecek bir muhalif sağ arayışına yönelmektedir. Bu nedenle güven verecek liderlik ve teknik kapasitesi yüksek kadrolar burada büyük önem taşımaktadır.
CHP Sağ seçmene bir AP-ANAP, RP-AK Parti veya MHP-İYİ Parti dönüşümü güvencesini mevcut Genel Başkanın iyi niyetli çabaları, fakat zihniyetini değiştirmemekte ısrar eden çalışma arkadaşları ve vitrin baş örtülü aday adaylarıyla verebilir mi pek zor gözükmekte.
Bugün bakıldığında İYİ Parti, geçmiş hikâyesi ve yüzde 5’in üzerinde oy alma potansiyeliyle etkili bir muhalif sağ aktör olmaya en yakın parti görünümündedir. Benzer şekilde Yeniden Refah Partisi ve Anahtar Parti için de belirli bir potansiyelden söz edilebilir. Ayrıca Mahmut Arıkan liderliğindeki Saadet Partisi de dikkat çekmektedir. Ancak bu partilerin büyük ölçüde 1970’lerin MSP ve MHP ideolojik geleneğinin devamı olduklarını görmek gerekiyor. Buna karşılık AK Parti’nin ideolojik zemini; DYP, ANAP, MSP ve kısmen MHP geleneğinin popülist ve pragmatik bir mutasyonu olarak şekillenmiştir.
Muhalif sağ partiler ise hâlâ büyük ölçüde 1970’lerin diliyle siyaset yapmaktadır. Açıkçası bu durum bana oldukça yorucu ve tekrar eden bir tablo gibi geliyor. Çünkü 2020’lerin Türkiye’si ve dünyası için gerekli olan yüzleşmeler, yeni fikirler ve vizyon tartışmaları konusunda güçlü bir perspektif ortaya koyabilmiş değiller. Muhalif sağ seçmen de bunun farkındadır. Buna rağmen AK Parti’den kopmuş deneyimli ve proje üretebilecek kadrolardan ziyade, daha klasik Türk sağı reflekslerini temsil eden bu partilere yönelmesi dikkat çekicidir. Bu durum belki de doğrudan politik psikolojinin
konusudur.
Sonuç olarak muhalif sağ siyaset, beklediği büyük çıkışı ancak “Erdoğan artık gitmeli” düşüncesi ile “CHP de gelmemeli” kaygısının kesiştiği toplumsal zeminde yakalayabilir. Ancak acı gerçek şu ki, bugün ülkede reform yapabilme kapasitesi hâlâ büyük ölçüde iktidarın elindedir; muhalif sağda ise böyle bir kapasite henüz görünmemektedir.
Yeni bir vizyon ve radikal çıkışlar üretemeyen, yüzde 5’lerin üzerine çıkmayı başarı sayan muhalif sağ siyasetin önünde, seçim dönemlerinde CHP veya AK Parti ile pazarlık yapmaktan başka güçlü bir siyasal alan-seçenek de şimdilik görünmemektedir.
Medyascope'tan alıntılanmıştır.
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
BÜYÜK AMBALAJI ALDIM, DAHA UCUZA GELDİ!” DİYE DÜŞÜNMEYİN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
NİYETİNİZ BATSIN!..VEDAT GÜRHAN
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLER-5NİZAMETTİN ŞEN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
ANADİLİ DIŞINDA ESER VEREN TÜRK YAZARLARGAZANFER ERYÜKSEL
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞUDUR 9 EYLÜLPROF DR RAMAZAN DEMİR
İNTERNET ALIŞVERİŞİNDE KARGO SORUNLARI: SORUMLU KİM?AV CÜNEYT KARASU
ÇİFTÇİYİ KAYBEDERSEK, MUTFAĞIMIZI KAYBEDERİZTALİP BAYRAM
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
İMPARATOR ATTİLA KILICIYLA SAHNEYE ÇIKACAK
ANTALYA HAVALİMANI'NDA AĞUSTOSTA 5,8 MİLYON YOLCU TRAFİĞİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





